İçeriğe geç

Evdeki sırlar ve tehlikeler -MAFYA-

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Evdeki sırlar ve tehlikeler -MAFYA-

Bölüm 2

Limandaki tehlike

Menekşe, duştan çıktıktan sonra odasında hızla giyindi. Üzerine siyah deri ceketini geçirdi, belindeki iki adet özel yapım silahı kılıfına yerleştirdi. Aynadaki yansımasına baktığında gözlerinde en ufak bir merhamet kırıntısı bile yoktu. Ancak göğsünün ortasında, geçmişten kalan ağır bir taş oturmuş gibiydi. Çocukluğunda babası Akif’in attığı dayaklar, annesinin çığlıkları ve odanın köşesinde sinerek geçirdiği o karanlık geceler zihninde bir anlığına şimşek gibi çaktı. Başında aniden beliren keskin ağrıyla şakaklarını sıktı. Nefesi daraldı, gözleri karardı. Duvara tutunarak dengesini zor sağladı.

Bu krizler son zamanlarda daha sık yaşanmaya başlamıştı. Travmaları, bedenini en zayıf anında yakalamaya çalışıyordu. Ancak şimdi bayılmanın ya da zayıflık göstermenin sırası değildi. Derin bir nefes aldı, dolaptan çıkardığı ilacı hızla yuttu ve soğukkanlılığını yeniden kazandı.

Aşağı indiğinde annesi ve Baran salonda oturuyordu. Menekşe, annesinin yüzündeki o huzurlu ifadeyi gördüğünde içindeki öfkeyi bastırmaya çalıştı. Annesi, kızının kurduğu bu lüks hayatın arkasındaki kanlı gerçeklerden tamamen habersizdi.

"Menekşe kızım, banyo yapabildin mi? Karan bir sorun çıkarmadı ya?" dedi Baran amca nazikçe.

"Hayır, bir sorun yok," dedi Menekşe soğuk bir sesle. Annesine döndü. "Benim şirketle ilgili acil bir toplantım var, dışarı çıkıyorum," dedi.

Annesi endişeyle ayağa kalktı. "Bu saatte mi kızım? Yine ne işin var? Artık biraz dinlensen..." dedi.

"Merak etme anne, halledip döneceğim," dedi Menekşe ve hızlı adımlarla evden çıktı.

Kapının önünde bekleyen siyah lüks araca bindi. Sürücü koltuğunda en yakın arkadaşı, sırdaşı ve operasyonlarının beyni olan Nergis oturuyordu. Nergis’in yüzündeki gerginlik, durumun ciddiyetini özetliyordu.

"Durum nedir Nergis?" dedi Menekşe, emniyet kemerini takarken.

"Liman bölgesinde durum karışık Menekşe," dedi Nergis ve gaza bastı. "O yeni türeyen rakip kartel bizim limandaki sevkiyatımıza el koymak istiyor. Başlarındaki adam bu gece bizzat limana iniyormuş. Eğer bu gece o bölgeyi temizlemezsek, bütün otoritemiz sarsılır."

Menekşe’nin gözlerinde tehlikeli bir ışık parladı. "Demek sınırları zorlamak istiyorlar... Bu gece o limanı o adama mezar edeceğiz," dedi.

Araç gaza basıp karanlık sokaklarda kaybolurken, evin balkonunda duran Karan elindeki viski bardağını yudumluyordu. Banyoda gördüğü o mor menekşe dövmesini düşündü bir an. Yeraltı dünyasında nam salan "Menekşe" kod adlı liderin simgesiyle aynıydı. Ancak Karan bunu tamamen bir tesadüf olarak değerlendirdi. Üvey kardeşinin böyle kanlı bir dünyayı yönetebileceğine ihtimal vermedi.

Telefonu çaldığında Karan cihazı kulağına götürdü.

"Efendim patron," dedi telefondaki adamı. "Liman bölgesindeki adamlarımız hazır. 'Menekşe' denilen o kadının adamları bu gece sevkiyatı basacakmış. Ne yapalım?"

Karan’ın dudaklarında acımasız bir tebessüm belirdi. "Hepsini temizleyin," dedi buz gibi bir sesle. "O Menekşe denilen kadına da söyleyin; bu şehirde iki lider fazla. Bu gece onun sonu olacak," dedi ve telefonu kapattı.

Karan deri ceketini giyip evden ayrıldı. İki amansız düşman, aynı evin çatısı altından çıkıp birbirlerinin kanını dökmek üzere limana doğru ilerliyordu.

Saatler gece yarısını gösterdiğinde liman bölgesi yoğun bir sis tabakasıyla kaplanmıştı. Konteynerlerin arasında sessizce ilerleyen Menekşe ve Nergis, ellerindeki susturuculu silahlarla pozisyon aldı.

Karşı tarafta ise Karan, adamlarına emirler vererek çemberi daraltıyordu. Taktiksel olarak iki taraf da birbirini köşeye sıkıştırmaya çalışıyordu.

Aniden bir çatışma koptu. Silah sesleri geceyi yırttı. Menekşe, konteynerlerin arkasından sıçrayarak rakip adamları tek tek etkisiz hale getirdi. Ancak Karan’ın profesyonel ekibi geri adım atmıyordu.

Karan, siste ilerlerken ileride duran gölgeyi fark etti. O gölge, Menekşe’ye aitti. İkisi de birbirine doğru hamle yaptı. Aralarındaki mesafe sadece birkaç metreye kadar düşmüştü. Yüz yüze gelmelerine, birbirlerinin gerçek kimliklerini görmelerine ramak kalmıştı. Karan silahını doğrulterek siste yürüyordu.

Tam o anda, yan taraftaki yakıt varillerinden birine saplanan bir kurşun büyük bir patlamaya yol açtı.

GÜM!

Alev topu gökyüzüne yükselirken çıkan devasa ses ve patlama dalgası limanı sarstı. Patlamanın şiddetiyle çıkan metal sesleri, Menekşe’nin zihninde çocukluğuna dair bir kapıyı sonuna kadar araladı. Babası Akif’in kapıları tekmeyle kırdığı, annesini döverken çıkardığı o korkunç gürültüler zihninde yankılanmaya başladı.

Menekşe aniden olduğu yerde donakaldı. Görüşü bulandı, kulakları çınlamaya başladı. "Hayır... Şimdi değil..." diye fısıldadı kendi kendine. Ancak bedeni söz dinlemedi. Göğsü sıkıştı, nefesi kesildi. Bacaklarındaki güç çekildi ve elindeki silah yere düştü. Travmanın getirdiği ağır panik atak ve bayılma krizi onu tam savaşın ortasında yakalamıştı. Menekşe dizlerinin üstüne çöktü ve bilincini kaybederek yere yığıldı.

Sis ve dumanın arasından yaklaşan Karan, patlamanın etkisiyle gerilemek zorunda kalmıştı. Duman hafiflediğinde, az önce önünde duran gölgenin yok olduğunu gördü.

Nergis ise patlamanın ardından hızla fırlayarak yerde pingsiz yatan Menekşe’nin yanına ulaştı. Düşman kurşunları üzerlerine yağarken Nergis, Menekşe’yi omzundan tutarak konteynerlerin arkasına doğru sürükledi.

"Menekşe! Uyan! Şimdi sırası değil!" diye bağırdı Nergis, ama Menekşe derin bir baygınlığın içindeydi.

Nergis, Karan’ın adamlarının yaklaştığını görünce sis bombasını yere fırlattı. Etrafı kaplayan yoğun beyaz duman sayesinde Menekşe’yi arabaya kadar taşımayı başardı ve limandan hızla uzaklaştı.

Karan, sis dağıldığında boş kalan alana geldi. Yerde sadece düşürülmüş özel yapım bir kovan ve hafif bir kan izi vardı. Rakip liderin elinden kaçtığını anlayan Karan öfkeyle küfretti. Ancak o liderin, şu an aynı evde yaşadığı üvey kardeşi Menekşe olduğundan hâlâ tamamen habersizdi. Yüz yüze gelmelerine ramak kalmış ama kader bu tehlikeli sırrı şimdilik korumuştu.

Bölüm sonu

2 yorum

  • Bence anlatım şeklin güzel bence betimlemeyi de güzel yapmışsın ellerine sağlık 

    1Yanıt
  • Şimdi zaten ikisinin adı da Menekşe ve kızın dövmesi var. Karan, Adrien değil ise bu kısım fazla saçma olmuş. Kızın kod adı bir kere gerçek isminden farklı bir şey olur genellikle. Mesela "Mor" olabilirdi ya da çiçeklerle alakalı daha yaratıcı bir isim. Onun dışında cümlelerini beğendim ama sürekli ana karakterlere isimle hitap etme bence. Onun yerine "Menekşe, onu görmüştü." dedim diyelim. Buradaki 'onu' zaten Karan'ı temsil ediyor.

    1Yanıt