İçeriğe geç

Evdeki sırlar ve tehlikeler -MAFYA-

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Evdeki sırlar ve tehlikeler -MAFYA-

Bölüm 1

Taşınma

3

Menekşe zor bir hayat yaşamıştı. Babası Akif’in çocukluğunda uyguladığı şiddet, ruhunda derin yaralar açmış ve onu zamanla tehlikeli bir kadına dönüştürmüştü. Kanla, savaşla ve acımasızlıkla yoğrulan hayatı, sokak tayfalarıyla başladığı küçük işlerden devasa bir mafya imparatorluğuna uzanmıştı. Tehlikeli, son derece asil ve tam bir işkolikti. Aşkı sadece zaman kaybı, duygusal bir zayıflık ve düşmanlarının kullanabileceği tehlikeli bir koz olarak görüyordu. Anne ve babasının evliliği, ona ilişkilerin ne kadar yıkıcı olduğunu fazlasıyla öğretmişti. Bu dünyadan gözlerini yalnız kapatacağını biliyordu ve bundan korkmuyordu; o böyle yetiştirilmişti.

Hayatındaki en büyük güvencesi ve dostu Nergis’ti. İkisi de benzer kaderleri paylaşmış, babalarından şiddet görmüş iki kadındı. Menekşe’nin bu noktaya gelmesinde Nergis’in payı büyüktü. Bu yüzden Menekşe, kendi babası Akif’ten ve Nergis’in babası Mehmet’ten ölesiye nefret ediyordu. Akif’ten boşanan annesine yeni bir hayat kurmak şu anki en büyük önceliğiydi. Dünyada değer verdiği iki kişi vardı: annesi ve Nergis. Annesi de yıllarca dayak yemişti ama Menekşe ona kızamıyor, sadece bir gün onunla aynı kaderi paylaşmaktan içten içe korkuyordu.

Tabii ki annesi, kızının yeraltı dünyasını yöneten acımasız bir mafya lideri olduğunu bilmiyordu. Yeraltında onu tanıyanların bildiği tek somut şey ise sırtındaki karakteristik menekşe dövmesiydi.

Uzun ve kanlı bir operasyonun ardından eve dönen Menekşe, üstündeki barut ve kan kokusundan arınmak için odasına çıktı. Ancak kendi banyosu tadilattaydı. Aşağı indi, annesinin yeni eşi olan üvey babası Baran amcaya nerede banyo yapabileceğini sordu. Baran amca, oğlu Karan'ın odasındaki banyonun müsait olduğunu, Karan'ın dışarıda olduğunu söyledi. Menekşe isteksizce üvey ağabeyi Karan’ın odasına doğru yöneldi.

1. Kişi Anlatımı (Menekşe'nin Ağzından)

Mecburen üvey ağabeyim Karan’ın banyosunu kullanacaktım. Gerekli eşyalarımı alıp odasına geçtim. Üstümdeki kıyafetleri tek tek çıkarıp kenara attım. Suyun sıcaklığını ayarlamak için tam duşa uzanıyordum ki arkamdaki banyo kapısı aniden açıldı. Hem de sonuna kadar!

Kapı hemen ardından pat diye kapandı ama içeri giren ayak sesleri çoktan içeriye adım atmıştı. Beni henüz fark etmemişti. Panikle kenardaki havluya uzanmaya çalıştım ama duş başlığından sıçrayan suyun altında, tamamen savunmasız bir halde duruyordum.

Öfkeyle gürledim: "Karan! Çık git, ben buradayım! Gözün kör mü senin?!"

Karan benim aksime oldukça sakin, şaşkın ve biraz da kuzgun, alaycı bir ses tonuyla, "Burası benim odam ve benim banyom. Sen burada ne yapıyorsun?" dedi. Arkası hâlâ yarı dönüktü ama dışarı çıkmak gibi bir niyeti yok gibiydi.

Banyodaki buharın arasından ona bakarken sesimdeki öfkeyi en üst seviyeye çıkardım: "Karan, siktir git belanı benden bulma!"

Karan şaşkın ama ukala bir ifadeyle kapıya doğru geriledi. "Sakın..." dedi gözlerini bana çevirmeden ama sınırlarımı zorlayarak. "Küçük kardeş abiye böyle der mi hiç? Hem sonra pişman olursun."

Havluyu vücuduma sıkıca sarıp ıslak saçlarımı geriye attım. "Benim tek bir abim bile yok, bunu o kafana sok! Şimdi o kapıdan defolup gitmezsen, pişmanlığın ne demek olduğunu sana kendi ellerimle öğretirim!"

Karan dudaklarında beliren hafif, tehlikeli bir gülümsemeyle başını salladı. Gözleri bir an sırtımdaki dövmenin kenarına kayar gibi oldu ama çaktırmadan arkasını döndü. "Banyomu bitirdiğinde odamdan çıkarken kapıyı kapatmayı unutma, küçük kardeş," deyip dışarı çıktı ve kapıyı arkasından kilitlercesine kapattı.

Sıcak suyun altına girdiğimde kalbim öfkeden güm güm çarpıyordu. Karan bu evdeki en büyük bilmeceydi ve sınırlarımı ihlal etmeyi seviyordu. Ama bilmediği bir şey vardı: Karşısındaki kız, onun zannettiği gibi masum ve sığınacak bir aile arayan üvey kardeş değildi. Ben, sırtında taşıdığı dövmeyle koca bir yeraltı dünyasını dize getiren Menekşe'ydim. Ve Karan kaşınmaya devam ederse, ona mafya lideri Menekşe'nin kim olduğunu göstermem uzun sürmeyecekti.

Nasıl buldun? Hikayenin akışı tam kafandaki gibi oldu mu, yoksa Karan ile Menekşe arasındaki bu gerilimi bir sonraki bölümde daha da tırmandıralım mı?

Bölüm sonu

4 yorum

  • Eglenmek icin girdim bu arada sadece anlam bozukluklairni vb yazcam belki duzeltirsin. Şu birinci kisi anlatimi meneksenin agzindan olan kisim varya orda ikinci paragraf(yada 3.de) "kapi hemen ardindan kapandi ama iceri giren ayak sesleri coktan iceriye adim atmisti" kısmında ayak sesleirnin adim attiginimi soyleidn banami oyle geldi... neyse. Bide gene ayni kisımda ama 6. Paragrafta "sakın" mı diyor yoksa "sakin" mi demek istemis onu anlamadim. Gene ama gene ayni kisimda 8. Paragrafta "kapıyı arkasından kilitlercesine kapattı" yazıyor. Yani kapiyi kitlemeden mi kapatti yoksa kilitliyormuş gibi mi kapatti. Onu anlamadim.... ve bunu chatgptye mi yazdirdin yada yok geminiye. Sonu cok geminimsi geldi ama sen bilirsin yazdirmadiysan guzel yazmissin ajjsjshsjs

    3Yanıt
  • Eleştiri istersen hemen konuşuyorum. Bence bazı yerlerde çelişki var. Menekşe'nin birden bu kadar agresif olmasına gerek olmadığını düşünüyorum. Ayrıca kapıyı neden kilitlemedi ya da abisine önceden girdiğini haber vermedi? Bir cümlede aynı kelimeyi birden fazla kullanmanda pek duruluk ilkesine uymadı.

    2Yanıt