9. Bölüm — Hatırlamak
Aynadaki çatlaklar yavaş yavaş çoğalırken odada garip bir sessizlik oluştu.
Gökçe elindeki mektuba tekrar baktı.
“Yarım kalmış bir hayat…”
Bu söz aklından çıkmıyordu.
“Bana yardım et,” dedi kadın.
Gökçe başını kaldırdı.
“Nasıl?”
“Hatırlamak istiyorum.”
Annesi yıllardır sakladığı bir kutuyu getirdi.
Kutunun içinden eski fotoğraflar çıktı.
Birinde dedesi genç hâliyle duruyordu. Yanında ise aynadaki kadın vardı.
Gökçe fotoğrafı eline aldığında kadın bir anda irkildi.
“Ben…”
Gözlerini kapattı.
“Bu bahçe…”
Annesi şaşkınlıkla ona baktı.
“Hatırladın mı?”
Kadın başını salladı.
“Deden beni buraya getirmişti. Aynayı da o zaman görmüştüm.”
Gökçe fotoğrafın arkasını çevirdi.
Küçük bir not vardı:
“Elif, bir gün bu aynadan kurtulursa, ona korkması gereken biri olmadığını anlat.”
Gökçe donup kaldı.
“Elif…”
Kadın gözlerini açtı.
“Benim adım…”
Sesi titredi.
“Elif.”
O an aynadaki bütün çatlaklar aynı anda parladı.
Gökçe annesine döndü.
“Artık biliyoruz.”
Annesi sessizce başını salladı.
Elif aynaya baktı.
“Bunca yıl kendimi bile hatırlamadan yaşadım.”
Gökçe elini onun omzuna koydu.
“Artık yalnız değilsin.”
Elif ilk kez gerçekten ağladı.
Gökçe onu pencerenin önüne götürdü.
“Bak. Dışarıda hayat devam ediyor.”
Elif sokağa baktı.
“Ben de devam edebilir miyim?”
“Edebilirsin.”
Annesi araya girdi.
“Bunun için aynanın seni tamamen bırakması gerekiyor.”
Gökçe aynaya döndü.
“Peki nasıl?”
Annesi mektubun son sayfasını açtı.
Sayfanın en altında daha önce görünmeyen bir cümle vardı:
“Ayna, içinde kalan kişiyi ancak kendi isteğiyle serbest bırakır.”
Elif aynaya yaklaştı.
Elini camın üzerine koydu.
“Gitmek istiyorum.”
Ayna sessizce titreşti.
Gökçe onun elini tuttu.
Bu kez Elif aynaya değil, Gökçe’ye baktı.
“Teşekkür ederim.”
Saat 02.41’i gösteriyordu.
Ayna bir anda ışıkla doldu.
Elif’in bedeni hafifçe parlamaya başladı.
Gökçe korkuyla elini daha sıkı tuttu.
“Beni bırakma.”
Elif gülümsedi.
“Beni ilk kez biri gördü.”
Sonra aynanın içinden son bir ses duyuldu.
“Şimdi sıra sende.”
Ve ayna tamamen sustu.
Gökçe elinde yalnızca küçük, eski bir anahtarla kaldı.
