İçeriğe geç

Evde biri daha var!

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Evde biri daha var!

Bölüm 2

2. Bölüm

Bölüm 2 — 02.41

Gökçe sabah gözlerini açtığında gece duyduğu sesi hatırlamakta zorlanıyordu.

Bir süre yatağında oturup tavana baktı.

Tık.

Tık.

Tık.

Gece gerçekten böyle bir ses duymuş muydu?

Yoksa taşınmanın yorgunluğu yüzünden yarı uykulu hâlde bir şeyler mi hayal etmişti?

Telefonuna uzandı.

Saat 08.16’ydı.

“Geç kaldım!”

Yataktan fırlayıp banyoya koştu. Beş dakika sonra saçlarını aceleyle toplarken mutfaktan gelen kahve kokusunu fark etti.

Gökçe durdu.

Evde kahve yapmamıştı.

Mutfağa girdiğinde tezgâhın üzerinde yarım dolu bir fincan gördü.

Kaşlarını çattı.

“Ben bunu yapmadım.”

Fincanı eline aldı. Kahve hâlâ sıcaktı.

Tam o sırada kapı çaldı.

Gökçe irkilerek fincanı bıraktı.

Gelen Sevim teyzeydi.

“Elinde poğaçayla geldim. Kahvaltı yaptın mı?”

“Yok ama kahve varmış.”

“Sen mi yaptın?”

“Hayır.”

Sevim teyze fincana baktı.

Sonra Gökçe’ye.

“Belki dün akşam yaptın, unuttun.”

Gökçe omuz silkti.

“Olabilir.”

Ama içinden bunun pek mümkün olmadığını düşünüyordu.

İşe giderken geceyi tamamen unutmaya çalıştı.

Yayınevinde masasına oturduğunda önündeki dosyayı açtı. Bir yazarın gönderdiği romanın ilk bölümünü okumaya başladı.

Yirmi dakika sonra telefonu titredi.

Annesi arıyordu.

“Günaydın anne.”

“İlk gecen nasıl geçti?”

Gökçe birkaç saniye sustu.

“İyiydi.”

“Emin misin?”

“Anne, sadece eski ev. Biraz ses geliyor.”

Annesinin sesi bir anda değişti.

“Ne sesi?”

“Bir şey değil. Ahşaplar falan.”

Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu.

“Gökçe…”

“Efendim?”

“Salondaki aynayı sakın yerinden oynatma.”

Gökçe’nin eli kaleminin üzerinde durdu.

“Niye?”

“Öylesine söyledim.”

“Anne, sen niye böyle konuşuyorsun?”

“Akşam konuşuruz.”

Telefon kapandı.

Gökçe ekrana birkaç saniye boş boş baktı.

Annesi bir şey saklıyordu.

Bundan emindi.

O akşam eve döndüğünde ilk işi salona gitmek oldu.

Aynanın karşısında durdu.

Kendi yansımasına baktı.

“Ne saklıyorsunuz benden?”

Elbette cevap gelmedi.

Gökçe hafifçe güldü.

“Ben de kendi kendime konuşmaya başladım. Harika.”

Sonra odasına geçti.

Gece yarısını çoktan geçmişti.

Kitabının başına oturmuş, bir türlü yazamadığı bölümü tamamlamaya çalışıyordu.

Saatine baktı.

02.38.

Kalemi bıraktı.

Nedense içini garip bir huzursuzluk kapladı.

Saat 02.41 olduğunda salondan yine aynı ses geldi.

Tık.

Gökçe’nin kalbi hızlandı.

Bu kez ses daha netti.

Tık… tık… tık.

Ayağa kalktı.

Koridora çıktı.

Salonun ışığını açtı.

Ayna karşısındaydı.

Gökçe birkaç saniye ona baktı.

Hiçbir şey yoktu.

Sonra aynaya biraz daha yaklaştı.

Yansıması da ona doğru geldi.

Bir adım daha attı.

Yansıması da attı.

Gökçe durdu.

Yansıması durdu.

Derin bir nefes aldı.

“Tamam,” dedi.

Tam arkasını dönecekken aynadan çok hafif bir ses geldi.

Sanki camın diğer tarafından biri fısıldamıştı.

Gökçe dondu.

Yavaşça tekrar aynaya döndü.

Yansıması ona bakıyordu.

Ama…

Gökçe’nin yüzündeki korku yansımada yoktu.

Yansıması sakince gülümsüyordu.

Bölüm sonu

3 yorum