İçeriğe geç

Ev arkadaşım

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Ev arkadaşım

Bölüm 8

Akşam Sakinliği, Damağa Düşen Bir Cümle

Şarap gibi kadın, ama daha keskin.” Salonun ışıkları açıktı ama loştu. Pencereden rüzgarın hafif sesi geliyordu. Televizyon açıktı ama ses kapalıydı—ekrandaki görüntüler sadece dekor gibiydi. İkisi de kendi koltuklarına yayılmış, günün yorgunluğunu atıyordu. Konuşmalar aralıklıydı. Barkın bir kitap kapağını kapattı, gözünü Bade’ye çevirdi. O sırada Bade aniden sordu: Bade: “Alkol sever misin?” Barkın hafif şaşırdı. Bakışını kaçırmadı ama ses tonunu değiştirdi. Barkın: “Nereden çıktı şimdi bu soru?” Bade: “Bilmek istedim. Aynı evdeyiz artık. Bazı akşamlar… ruhun başka bir şey ister. Kendini dinlemek mesela. Ama yanında biri varken o soruyu sormadan yapamazsın.” Barkın: “Ne sorusu?” Bade (hafif gülümseyerek): “‘Bu kişi beni yargılar mı?’ sorusu.” Barkın bir an düşündü. Barkın: “Yargılamam. Ama anlamaya çalışırım. Peki sen? Sever misin?” Bade (göz temasını hiç bozmaz): “Şarap severim. Ama öyle herkesle içmem. Çünkü şarap, sohbet seçer.” Sessizlik. Cümle odada asılı kaldı. Barkın bir şey demedi, sadece gözlerini yere indirdi. Bade koltuğa uzanmış, saçlarını arkaya atmış. Barkın tam karşısında. İkisi de yorgun ama huzurlu. Bir iki dakika sessizlik var. Sonra Barkın başını yana eğip hafif gülerek soruyor: Barkın: “Alkol sevdiğini söyledin. Başka neler seversin peki? Mesela… müzik mi, yoga mı… yoksa gece üçte derin iç çekişler mi?” Bade (gözlerini kısmadan bakar): “Gece üçte derin iç çekişler… güzelmiş. Ama o daha çok ‘dram seven’ tiplerin işi. Ben sade şeyleri severim.” Barkın: “Mesela?” Bade (omzunu silkerek): “Şarap… Uzun duşlar… Sessiz evler… Bir de… saçımı kurutmayı unuttuğum anlarda pencereden gelen rüzgar.” Barkın (kaşlarını hafif kaldırır): “Yani… şiir yazmıyorsun ama yaşarken yazıyorsun gibi.” Bade (gülümseyip göz devirmeye yakın bir bakış atar): “Şiir yazan erkeklere güvenmem.” Barkın: “Şiir yazmıyorum. Ama bazen… cümle kurarken fazla duraksarım.” Bade: “İyi. Fazla kurulan cümleler zaten yalan kokar.” Bir sessizlik olur. Ama gergin değil. Bade ayağa kalkar, koltuğun kolunu düzeltir gibi yapar. Bade: “Sana biraz fazla şey söyledim galiba.” Barkın: “Ben de hepsini duymuş gibi yapmadım zaten.” Bade (güler): “Bak bu hoşuma gitti.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.