Akşam yemeğine bize Gökalpla ailesi gelmişti. Ailelerimiz sevgili olduğumuzu biliyorlardı. Abiler biraz huysuz olsada.
"Prensesim." Aras abim yanağımı öpmüştü. "Benim prensesim lan o" diyerekte araz abim bu sefer öptü yanağımı.
"Sakin olun ikinizde haremime alabilirim."
"Senin haremine ben varım" diye çıkıştı Gökalp.
"Ama ben kalbindeyim" Ayaz demişti bununda.
"Abla. Ben neredeyim."
"Kanımdasın Efe. Sen benim alyuvarlarımsın." Kafasını öptüm. Bu çocuğu bir gün yicem. Çok tatlı bakıyor.
Bize uzaktan bakan Doruk abime baktım. Ata abim onunla konuşmaya çalışıyordu. Kapı çaldı Efe açmaya gittiğinde içeri Batı girdi.
"Ayza" diyerek bana sarıldı. "Neredesin oğlum sen" dedim. "Zorlu bir cenazeyi de atlattık. En azından okulu astım ve kaydımı aldırabildim."
Şükür yav.
"Bu kim" diye kulağıma fısıldadı. Doruk abimden bahsediyordu.
"Atakan piçiyle karışmış abim. Atakandan bin kat daha seviyorum. Ama konuşmuyor haberin olsun."
"Neden"
Dudaklarımı bilmiyorum anlamında büzdüm.
🪷🪷🪷
Büyükler arka bahçeye çıkmışlardı. Bende mutfakta tatlı koyuyordum. Canım ikizim ve canım sevgilim bana yardım ediyorlardı Ben koyuyorum onlar taşıyordu.
Sonunda bitmişti. İçeri gececekken kapıda Doruk abimi gördüm.
"Bir şeymi istemiştin?" Dedim gülümseyerek.
"Su alabilirmiyim" dedi. Cekingence sormuştu. Gülümseyip bir bardak su koydum.
"Neden çekiniyorsun. Burası bizim kadar seninde evin. Çekinmeye gerek yok. Bir de sen konusabiliyormuşsun. Neden konuşmuyorsun?"
"Sevmiyorum." Harika kısa bir cevap. "Tatlı yedin mi. Ben yaptım." Diyerek içeri yürüdüm. Yememiştir beni beklemişlerdi.
Herkes bir çatal aldığında durdular. Zar zor çiğneyip yuttular.
"Nasıl begendinizmi"
"Evet"
"Eline sağlık"
"Çok güzel abla"
"Efeye katılıyorum"
"Bende ikizime"
"Eline sağlık kanka"
"Eline sağlık sevgilim. Bokta yapsan yerdim ben."
Bende bir çatal aldım. Çiğnedim. Iyy iğrençti bu.
"Damak zevkinizmi yok be bu ne" iğrenç olmuştu. Mutfaktaki max yeteneğim işte. Aslında Gazel hanım tarif etmişti ama neden olmamıştı bilmiyorum.
Babamlar içeri girdi. Ultra yakışıklı babamın içeri girdi. "Senin kız ne zaman dönüyor Buğra" Gökalpin babasıydı. Bahsettikleri de ablasıydı. Gökalpin anlattığı kadarıyla kocası ölmüş, 2 yaşındaki oğluyla yurt dışında yaşıyordu.
"Nasipse haftaya pazar Fırat"
"Gene gelin bize Ayla kızımı da görmek isterim"
Ay görünceye tanışacaktım. Kaynanam iyi kadındı. Melek hanım. Ay umarım Gökalple evleniriz.
Aminler buraya.
Herkes çayını çorbasını içtikten sonra evlerine gittiler. Bende duş alıp pijamalarımı giydim.
Bu gün Doruk abimle yatacaktım. Bu kararı şimdi verdim. Odamdan çıkıp üst kata çıktım. Kapıyı tıklattıma ama ses seda yoktu. Dank diye içeriye daldım.
Huh. Balkonda ki koltukta oturuyordu. Yastığım elindeydi yaptığımla ayrılamayız.
Doruk abime yakın davranmaya çalışıp onu açmak istiyordum. Çekingen davranıyordu. Muhtemelen her şeyi içine atıyordu.
Beni görünce şaşırdı ama kısa bir an. "Abiciğimmmmm ben geldim. Seninle yatıcam. Kabul etmeme gibi bir şansın yok." Diyerek yanağını sesli bir şekilde öptüm. Kızarmıştı.
Aslına bakarsak yakışıklı ve güzel bir aileyiz. Efenin Doruk abimin Araz ve Aras alimlerin gözleri yeşildir. Saçlarıda kahverengi. Benim Ata abimin ve canım ikizimikide siyahtık.
Utanınca da çok tatlı olmuştu. "Burda ne yapıyorsun" diye sordum. Veee. Evet. Cevap yok.
Bıkkınlık nefesimi üfledim. Üzerimde ip askılı atlet altımda şort vardı. Ama gerginliği beni de üsüttü.
"Derdin var sanki" diyince kafasını salladı. Doğru tahmin.
"Bana her zaman anlatabilirsin" dedim. Gülümsedi. Bende ona gülümsedim. İçeri girip yatağa yatmıştı. Üstüne atladım. "Yaa ben seni çok seviyorum. Hatta hiç bu kadar kısa sürede bir insana alışamadım. Sen beni sevmiyormusun yoksa?"
Geciken adetimin meyvesi. Ani duygu değişimi. Genelde sinirli olurdum.
"Hayır."
"Bu neyin hayırı"
"Hayır. Seni seviyorum."
"Ayy Bende seni" diyip sesli bir şekilde gene öptüm.



