Kapı tıklandığında gel dedim. Ayaz içeri girdi. "Banden önce kimler burdaymış" dedi. Onunda elinde yastık vardı.
"Bence Doruk abimi ortaya alalım." Ayaz kafasını iki yana salladı. "Ortaya sen, tek prenses sensin" el mecbur kabul ettim ve Duruk abime biraz daha sokuldum.
Büyük bir abimizdi. Yani geniş ama şişko anlamında değil sanki kasları ermişti.
Ayazda sol tarafıma yattı. Ayaz elini belime kafasınıda hemen benim yastığıma koymuştu.
Doruk abim ise sırt üstü yatarak tavana bakıyordu. Gene düşünüyordu.
"Sana düşünmek yasak"
"Sana düşünmek yasak"
Ikizimle aynı anda söylemiştik. Doruk abime bize gülümsedi.
Ayaz kafasını geri yastığa koydu. Bu çocuk uyumayı seviyordu. Gerçi bende severdim.
Bende kolumu Doruk abimin karnının üzerine attım. İnledi. Neden. Yarasımı vardı.
Dogruldum. "Karnına ne oldu" dedim. Cevap yok. Ayazda benimle doğrulmuştu. Elimi tişörtünü attım. Eliyle engelledi. Ayaz en sonunda zorla tişörtünü kaldırdı.
Belinin yan tarafında dikiz izleri vardı birde çeşitli yerlerde morluklar . Ameliyat izlerini kastederek "Bu ney izi"
"Masaya vurdum"
"Harika bahane"
"Buraya.ne.oldu.dedim." bastırarak üstledim.
"Ben ölüyorum."
Ha?
"Ne"
"Ne. Neden" diye sordum korkuyla.
"Bir böbreğimi almışlardı. Diğerine iflas etti. Ölüyorum. Bir kaç günden daha fazlam yok."
Ne. Yaşlar gözlerimden akmaya başlamıştı. Kollarımı beline doladım. Hıçkırarak ağlıyordum. Ayazda üstümden Doruk abime sarıldı.
"Ben sana böbreğimi veririm. Bende iki tane var. Paylaşabiliriz istersen" masum soruma gülümsedi.
"Dokularımız uyuşmayabiliri."
"Uyuşan buluruz o zaman" Ayazında sesi titremişti.
Ekledi. "Yarın bu konu konuşulacak" diyip yanağımı sertçe öptü ve yattı. Benide yatağa çekti. Bende Doruk abimi çektim. İkisininde yanağını öpüp yattım.
🪷🪷🪷
Efe hariç herkese söylemiştik durumu. Hastanede de hepimiz test yaptırmış bekliyorduk. Araz abim odaya girdi.
"Sonuçlar ne" babam sordu. Bir yandan annemi sakinleştirmeye çalışıyordu.
Araz abim sıkıntılı bir nefes üfledi. "Hiç birinizin uymuyor. Bir tek benimki uyuyor. En kısa zamanda ameliyata gireceğiz."
Oh. Böbrek bulundu. Şükür ya Rabbım. Abim kurtuluyordu. Doruk abime sarıldım. Elini sırtıma koydu.
Hastaneden çıkarken Ata abimle arabasına yuruyorduk. "Abi sana neden arabayı erken aldılar." Dedim.
Yanaklarımı işaret ve baş parmağıyla sıkıştırdı böylece dudaklarım balık gibi olmuştu. "Senin abi diye ağzını yerim."
"Ben eskiden beri arabalara meraklıyım. Ondan" dedi.
Eve gelince Efenin soru yağmuruna tutulmuştuk. Ona durumu şak diye söylediğim için 8 çift gözle bakmıştım. Ama Efe çok ağlamadı. Sadece üzüldü.
Ağlayınca dayanamayıp ona sarıldım. "Ablacım özür dilerim" dedim. Ağlamayı bırakıp bana sarıldı. Efe çok ağlak biri değildi sadece üzüntü duygusunu yoğun yaşıyordu.
Askılı atletimi ve şortumu giydim. Yatağa uzandım. "Abla" Efe gülümseyerek yanıma geldi. "Ha" Ne kadar kibarım demi. "Gel"
"Canım ablam. Seni çok seviyorum. Iyiki varsın" diyip yanaklarımı öptü. "Bende seni çok seviyorum aşkım." Dedim. Resmen her gün başkasıyla yatıyordum.
🪷🪷🪷
Sabah saçımda bir el hissetmemle uyandım. Gözlerimi açmadım. Sonra anlımda bir öpücük. "Kızım, babacım hadi uyan ameliyata bu gün alabilirlermiş abinleri" dedi.
Heme yataktan zıpladım. Banyoda işlerimi hal ettikten sonra giyindim.
Hastaneye vardığımızda heyecanlıydım. Umarım iyi geçerdi. Abilerime birer öpücük verip yolladım.
🪷🪷🪷
Arkadaşlar bölümü yayınladım sanıyordum. Yayınlanmamışım özür dilerim.


