İçeriğe geç

ERTAŞ

Bölüm 6 · 7 dk okuma

ERTAŞ

Bölüm 6

HEYECAN

Gününüzün güzel geçmesi dileğiyle iyi okumalaarrr. Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayinnn.

BU SEFER SINIR KOYACAĞIM

20 OY

20 YORUM

Gelirse öyle yeni bölümü paylaşacağım.

&

Ertaş çalan telefonunu açıp, benden biraz uzaklaşıp konuşmaya başladı. Gizlice dinlemeye çalıştım ama duyamıyordum. Galiba sesi de kısmıştı.

Onun dediklerinden de tahmin yürütemiyordum. Taa ki o kelimeyi duyana kadar.

"Alo.. Tamam geliyorum... Müsait değilim.. 15 dakikaya orada olurum güzelim.. Görüşürüz."

Güzelim miii!! Galiba cidden sevgilisi vardı. Şimdi oturup ağlayacağım. Telefonu kapattıktan sonra bana döndü. "Şuan gitmem lazım gelin sizi eve bırakayım." Dedi. Bende tabikide kabul etmedim.

Sevgilisi olan biriyle bu kadar yakın olmaya gerek yok bence. "Gerek yok bizim arabamız var, Ceyda ile tek gideriz." Dedim.

Özellikle tek kelimesini bastırarak söyledim. "Ela bak sana açıklayacağım ama şuan doğru bir zaman değil. Yemeğe çıkacağımız gün gelip herşeyi açıklayacağım." Dedi.

"Tamam, görüşürüz. Seni bekleyen biri vardır. Daha fazla tutmayayım seni" dedim. O da acelesi olacak ki beni Ceydanın olduğu mağazaya kadar getirdi ve görüşürüz diyip hemen gitti.

Demek ki düşündüğüm şeyler doğruydu. Mutsuz şekilde Ceydanın yanına gittim. "Ceyda hadi gidelim çok yoruldum. Hem yağmur da çoğaldı başka zaman kafeye gideriz." Dedim.

Olanları şuan anlatmayı düşünmüyorum. Ertaş bana herşeyi açıklayana kadar kimseye söylemeyecektim. Ceyda da fazla kurcalamayıp kabul etti. "Tamam balım şunları ödeyip geliyorum. Al anahtarı arabaya geç sen." Dedi.

Daha yeni elinin dolu olduğunu görmüştüm. Bir sürü şey almıştı. Eve gidince kesinlikle deneyecekti. Beni de jüri olarak kullanacaktı kesin. Ben arabada Ceydayı beklerken çok geçmeden geldi.

Eve geçtik. Ben üstümü değiştirip Ceydanın yanına gittim. "Ceyda ben çok acıktım ne yesek" dedim. O da yorulduğu için dışarıdan yemeyi teklif etti. "Bilmiyorum vallahi çok yoruldum. Dışarıdan söyleyelim en iyisi." Dedi.

İyi de bizde hiçbirinin numarası yoktu. "Bizde burada ki restorantların falan numarası yok." Dedim. O da göz kırpıp," Ertaştan iste o zaman"dedi. Gözlerim kocaman açıldı. " Olmaz, belki işi vardır. Yazmayalım, aramayalım. Biz en iyisi yemek yemeyelim gel boşver." Dedim.

"Abartma Ela sen aramazsan ben ararım hem olmasa onu da davet ederim" dedi ve ben engel olamadan Ertaşı aradı ve hoparlöre koydu.

"Alo, Ertaşcım selam senden birşey rica edecektim."Dedi.

"Tabi rica edebilirsin, bir sorun mu var?"

"Ah, yok bir sorun yok. Sadece yemek sipariş etmek istedik ama bizde hiçbirinin numarası yoktu, sende varsa verebilir misin diyecektim"

"Var tabikide, hemen yolluyorum."

"Teşekkürler, eğer işin yoksa sende bize katıl. Tabi istersen."

Bende heyecanlandım. Acaba gelecek miydi? Ayyy gelseydi ben nasıl yemek yiyecektim. Ne kadar bir hanımefendi olsam da yemek yerken bir hayvana benziyordum.

"Aslında güzel olur akşam işim yok. İsterseniz eve sipariş etmek yerine restoranta gidip yiyelim." Dedi.

Ben yastığa başımı bastırıp çığlık attım. O sırada Ceyda götüme bir şaplak attı. Ufff bununda eli çok ağır.Bana kaş göz yapıp insan olmamı 'rica etti' canım arkadaşım.

"Çok güzel olur. Biz hazırlanalım. Yemek seçimini de sana bırakıyorum. Görüşürüz." Dedi.

"Tamam ben hallederim. Akşam görüşürüz." Dedi ve kapattı.

Akşam görüşeceğiz tabi canım. Lan- ben ne giyecektim. Olamaz, bunu düşünmemiştim. Ceydaya döndüm ve yavru köpek bakışları atıp yardım dilendim.

"Ceyda canım arkadaşım, sarışınım,güzelim, taş meteorumm, dünyanın en güzel arkadaş-" Ceyda olayı hemen anlayıp sözümü kesti.

"Tamam sus yalaka. Yardım edeceğim ama itiraz etmek yok kendini tamamen bana bırakacaksın" dedi. Bende en fazla ne olur ki dedim ve kabul ettim.

----

En fazla ne olabilir diye düşünen aklıma sıçayım. Pavyon güzeline çevirdi beni. Birazdan dilber evin barkın yok mu diye oynayacağım.

Biraz kalite de sorun var kusura bakmayın. Şimdiden özür dilerim.

"Ceyda yalvarırım bunu değiştirmeme izin ver. Hiç rahat değilim." Dedim. Çünkü Ertaşın karşısına böyle çıkarsam,çocuk bunu tanımıyorum der bırakırdı bizi o ortada.

Ceyda da sinirli şekilde kafama vurup,"Başımın etini yedin yardım et diye sonra da işime karışıyorsun. Ne yapıyorsan yap ben hazırlanmaya gidiyorum." Dedi ve odasına gitti.

Bende bu dilber halimi düzeltmek için dolabımın karşısına geçtim. Uygun birşeyler aradım. Beyaz uzun vücuduma yapışan askılı elbisemi giymeye karar verdim.

İşte şimdi birşeye benzemedim. Parfümümü de sıkıp Ceydanın yanına gittim. Ceyda da hazırlanmıştı.

"Vay vay vay hatuna bak, manken arkadaşım benimm" diyip hemen yalakalığa geçtim.

Ceyda da benim gibi beyaz bedene yapışan askılı karın ve göğüs dekolteli bir elbise giymişti.

"Tamam sus be. Neyse sonra trip atarım. Bu arada sende çok güzel olmuşsun. Birileri kesin sana düşecek." Diyip imada bulundu.

O sırada kapı çaldı. Büyük ihtimalle Ertaş geldi. Lan- agagagaggaa Ertaş gelmişti. Resmen at gibi koşup kapıyı açtım. Çok yakışıklı olmuştu.

Siyah bir tişört ve siyah bir pantolon giymişti. Ah bu erkeklerde siyah niye bu kadar çekici duruyor.

"Hoşgeldin Ceyda birazdan iner." Dedim. O da "Çok güzel olmuşsun Ela." Dedi. Benim kalbim tabikide havada uçan kuş gibi hızlandı. Değişik benzetmelerim vardı. Ay heyecandan saçmalıyorum.

Gülümseyip "Sende çok güzel- ay yani çok yakışıklı olmuşsun." Dedim. Aptal gibi adama az kalsın güzel diyordum. O sırada Ceyda kurtarıcım bebeğim aşağı indi." Hadi gidelim ben hazırım." Dedi.

Ertaşın arabasına geçerken Ceyda koluma girip fısıldadı." Sen öne bineceksin itiraz istemiyorum." Dedi. Ben tam reddedip arka kapıya doğru ilerlerken, Ertaş bana ön kapıyı açıp binmemi bekledi.

Bende mecbur öne bindim. Ceyda da at yarışında kazanmış amcalar gibi sevinip güya 'sessizce' güldü. Bende ona göz devirip önüme döndüm.

Bir süre sonra bir restorantın önünde durduk. Pardon- bir dakika lafımı geri alıyorum. Restorant değil kebapçının önünde durduk. İnanamıyorum.

BU KADAR HAZIRLANDIK VE BİZİ KEBAP YEMEYE Mİ GETİRDİ!!!? HALA ODUNUN TEKİ BU ÇOCUK!!

Etraftaki insanlar bize bakıyordu. Kebapçıya gelirken bu kadar süslenen insan görmediler tabikide. Ceyda o sırada gülme krizine girmişti. Ertaşta elini ensesine atıp sırıtıyordu.

Sinirli şekilde bir tane masaya oturdum, Ceyda ve Ertaşta masaya oturduktan sonra garson geldi.

Hepimiz sipariş verdikten sonra masada bir sessizlik oluştu. Sessizliği bozan Ertaştı." Ya ben açsınız diye buraya getirmeyi düşünmüştüm. Bu kadar süsleneceğinizi bilsem başka yerden rezervasyon alırdım." Dedi.

Tam cevap verecekken devam etti."Ayrıca burası da ünlü ve lüks bir yer yemekleri yüzünden eleştirmeyin" dedi. Tabikide eleştirmiyorduk hatta benle Ceyda kebap çok severdik.

Tek sıkıntı bu halde buraya gelmekti."Sorun değil biz sadece bilseydik buraya göre giyinirdik. Biraz fazla süslü kaldık buraya göre." Dedim. Ceyda sözümü kesip gülerek,"Yioo ben yine aynı giyinirdim. Şık olmak her zaman güzeldir." Dedi.

Ayağımla masanın altından tekme atıp susmasını sağladım. Ama vurduğum bacak Ceydanın değildi. Rezillik üstüne rezillik ben buraya geldim geleli niye bu kadar rezil oluyorum ya!!.

Ceyda da durumu fark edip gülme krizine girdi. Ertaşta gülmemek için kendini tutuyordu. O sırada yemeklerimiz geldi ve konuyu kapatıp yemeklerimizi yemeye başladık. Çok şükür!!

Yemekler bittikten sonra tatlı istedik. Tatlıları beklerken Ceyda, Ertaşı soru yağmuruna tuttu.

"Eee bir işin var mı? Ailen nasıl? Bu kasabaya ne zaman geldin? Daha önce yurt dışına çıktın mı? Kaç yaşındasın?Kaç dil biliyorsun? Sevgilin var mı?" Dedi.Son soruyu bende merak ediyordum.

"Bir işim var. Ailem yaşamıyor. Dedemin evinde kalıyordum. 4 yıl önce buraya geldim. Evet yurt dışına çıktım. 22 yaşındayım. Türkçe, rusça, İtalyanca ve Fransızca biliyorum. Sevgilim yok." Dedi.

22 yaşındaymış ha tam evlilik yaşına gelmiş. Sevgilisi de yokmuş. Acaba kaçırıp nikah mi bassam. Ayrıca vicdansız o kadar dili nasıl ezberledin. Tam evlenilecek adam.

Ceyda kızına koca adayı bulmuş anneler gibi gururla gülümseyip bana baktı. İlk kez gevezeliği işe yaradı. Eve gidince biraz yalakalık yaparım.

Tatlılarımızı da yedikten sonra kalktık. Ertaş bizi eve bırakırken Ceyda hemen inip eve geçti. Şerefsiz bizi yalnız bırakmak için ayaklarını götüne vura vura gitmediyse adım Ela olmasın.

Ertaşta benimle birlikte arabadan inip yanıma geldi. "Teşekkürler yemek için, başını biraz şişirmiş olabiliriz. Kusura bakma." Dedim. "Rica ederim ve başımı şişirmedin." Dedi. Gülümseyip "İyi akşamlar Ertaş" dedim. Bir anda bana sarıldı ve o da "İyi akşamlar Elam" dedi.

Ay kalbim birşeyler oluyor bana. O ben eve geçene kadar beni bekledi. Sonra gitti. Eve girdikten sonra eşek gibi tepinip çığlık attım. İyi ki gelmişim buraya.

Odaya koşup üstümü değiştirdim. O sırada Ceyda odama geldi. "Sizi gördüm sarıldınız. Evlilik ne zaman? Çocuk kaç aylık?" Diyip güldü. Bende gülüp "Abartma Ceyda alt tarafı sarıldık. Hadi çık uyuyacağım." Diyip onu odadan çıkardım.

Geceliklerimi giyip yattım. Bugün olanları düşündüm, mutlu şekilde uyudum.

---

Gözümü açtığımda rüyamda gördüğüm kurt karşımdaydı ve dibimdeydi. Korkudan ağzımı açamadım. Rüya mı diye düşündüm ama rüyada değildim. Gözlerim daha fazla dayanamayıp geri kapandı. Son gördüğüm şey o kurdun bana daha çok yaklaştığıydı.

&

Eveeett bu bölümü de uzun yazdım. Ama yorgunluktan öldüm, misafir geleceği için yemeğin hazırlanmasına yardım ediyordum ve öldüm bittim.

LÜTFEN OY VERİN VE YORUM YAPIN.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.