Okulun taş merdivenleri, sabahın gürültüsünü yukarı doğru taşıyordu. Kalabalık henüz tam dağılmamıştı ama Feyza için bu önemli değildi. Ayağının altında çatlayan basamaklara aldırmadan yukarı tırmanıyordu. Omzundaki çantasının kayışını sıkıca tutmuştu, yüzü asıktı. Yeni gelen edebiyat öğretmeninin ilk dersiydi ve geç kalmak istemiyordu.Hiç kimseye bakmıyor, sadece çıkıyordu. Sol ayağı, sağ ayağının önüne tekrar tekrar geçiyor; nefesi hızlandıkça yürüyüşü sertleşiyordu. O an, etrafındaki hiçbir şey onun için anlamlı değildi. Ne konuşmalar, ne ayak sesleri, ne de birinin onu izlediği gerçeği.İki basamak gerisinde Arda vardı. Sessizdi. Adımları daha yavaştı, sabahın kasvetini üzerinde taşıyordu. Henüz kimse onun adını bilmiyordu ama o neredeyse herkesin yüzünü ezberlemişti. Feyza’yı da... Bugün ilk kez bu kadar yakından görüyordu onu.Kız hızlıydı, kararlıydı. Gözleri yere sabitlenmişti ama yürüyüşündeki amaç dikkat çekiciydi. Omzundan düşmek üzere olan bir kitap, kaymaya yüz tutmuş çanta askısı, dağınık bir acele... Ama yine de düzenli bir ciddiyet vardı üstünde. Ve uzak bir telaş.Arda, onu geçmeye çalışmadı. Sadece izledi. Birkaç saniye, kim olduğunu merak etti. Nereye böyle sabırsızca yürüdüğünü... Neden kimseye bakmadığını. Sanki dünya onun için sadece bir şeylere yetişmekten ibaretti. Ya da bir şeylerden kaçmaktan.Feyza dönüp bakmadı. Göz göze gelmediler. Merdiven bittiğinde, iki adım arayla iki yabancı yukarıya ulaştı.Ve hiçbir şey olmadı.Ama belki her şey o anda başladı.
Bölüm 2
Yukarı
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.