İçeriğe geç
Kami

Enkaz Altında Kalan Ruhlar

RomanDevam ediyorRomantik

Yer aniden titriyor. Uyanıyorlar. Sema'nın sesi yankılanıyor odada: “Feyza, kalk! Sallanıyor!” Ama kalkamıyorlar. Bir uğultu… sonra çöküş. Tavan başlarına iniyor. Her şey bir saniyede kararıyor. Gözlerini açtığında nefes alamıyor Feyza. Boğazında toz, alnında kan. Hareket edemiyor. Sadece bir eli serbest. Diğer kolu, vücudunun altında sıkışmış. Kalbi panik içinde atıyor. İlk düşündüğü şey: Sema. “Sema!” diye bağırıyor, sesi çatlak, hırıltılı. “Buradayım!” diye karşılık geliyor tanıdık bir fısıltı. Eller uzanıyor. Parmaklar buluşuyor. O karanlıkta tek sıcaklık o dokunuş. “Sakın bırakma beni,” diyor Sema. “Bırakmam.” Saatler geçiyor. Belirsiz. Belki beş, belki sekiz. İkisinin de sesi arada kesiliyor ama elleri hep birbirine sarılı. Feyza'nın zamanla algısı kayıyor. Sema konuşuyor: gelecekteki konserden bahsediyorlar, birlikte gidecekleri kütüphaneden… hayal kuruyorlar. Çünkü hayal kurmazlarsa delirecekler. Ama fark etmediği bir şey var: Sema, son iki saattir hiç cevap vermiyor. Feyza hâlâ konuşuyor. “Çıkınca ilk nereye gidelim biliyor musun? O eski kitapçının arka sokağındaki çaycıya…” Cevap yok. Feyza buna alışkın. Yorulmuştur, diye düşünüyor. Uyuyordur. Ama uyumaması gerek. “Sema, uyan. Söz verdik birbirimize. Hani birlikte çıkacaktık buradan?” Cevap hâlâ yok. “Sema?” Eli hâlâ onun elinde ama... soğuk. Çok soğuk. Saat 17.51. Feyza, çığlık çığlığa dışarı çıkarılıyor. AFAD görevlileri sevinç içinde: “YAŞIYOR! KIZ YAŞIYOR!” İnsanlar alkışlıyor. Kameralar patlıyor. Ama Feyza sadece geri dönmek istiyor. “Sema içeride! Onu da kurtarın! Onun eli hâlâ oradaydı!” Bir görevli yanaşıyor. Yüzünde yorgun bir gölge: “Kızım… çok üzgünüm. Yanındaki genç… muhtemelen dört saat önce… kalbi durmuş.” Feyza, kelimeleri duymuyor. İnanmıyor. İnanmak istemiyor. Çünkü dört saat boyunca, o soğuk ele tutunarak konuşmuştu. Ona umut vermişti. Sema cevap vermemişti ama Feyza, onun yaşadığını sanmıştı. Karanlıkta bile, onun orada olduğuna inanmıştı. O el hâlâ avuçlarının içinde gibi hissediyor şimdi. Ama artık sadece boşluk var. Ve Feyza'nın içi... tamamen enkaz. O günden sonra bir yıl geçiyor. Kimse onunla tam olarak konuşamıyor. Çünkü herkes "ölüm"ün ne zaman geldiğine odaklanıyor. Ama Feyza hâlâ, o dört saatin içinde yaşıyor. Ve hâlâ, bazen rüyasında Sema’yla konuşuyor. Soğuk bir el tutuyor onu orada. Ve hep aynı cümleyi fısıldıyor: “Ben seni bırakmadım. Sen de beni bırakma.”

Bölüm
2
okunma
1
Beğeni
1
Puan
—
Puan ver

Benzer eserler