İçeriğe geç

En Derinime

Bölüm 8 · 12 dk okuma

En Derinime

Bölüm 8

{6}

Bölüme hoşgeldin,umarım severek okursun.

Bide Alihana söverek👍👍👍

Train wreck

İn shirt

"Söyle bakalım Tamer,Akselleri tatile götüreyim mi ?" Sorduğu soru ile gözlerimi sımsıkı yumdum.

Uzun zamandır aksel değildim,beni kendime yabancı etmişlerdi.

Bir insanın kendine yabancı olması kulağa tuhaf geliyordu çünkü ben,benimdir değil mi ?

Olması gereken budur çünkü .

Ama ben babamı gördüğüm ilk gün haberim olmadan kendime yabancı olmuştum.

Ben Derin AKSEL değildim ben Derin Yakuttum böyle olmak zorundaydı kendi ağzı ile söylese bile Red edicektim çünkü buna alıştırılmıştım.

"Kendini Tanıt."

"Ben Derin Ak-" saçlarımdan tutup aşağı doğru çekti.

"Sen Yakutsun!"dedi

"DEĞİLİM!SAÇLARIMI BIRAK!"kendimi kurtarmaya çalışıyordum ama nafile.

"SEN DERİN YAKUTSUN DUYDUN MU!"

Hayatımın belli bir bölümünde bana empoze edilen şeydi bu ve başarılı olunmuştu daha doğrusu baba ilk günden başarılı olmuştu.

"Ben -"diye söze başlamıştım ki baba omzumu sıkınca susmak zorunda kaldım . Acıyordu.

"Sana değil güzel kızım ona sordum!Tamer verecek kararı"

"Büyük aksel gitsin sadece."dedi dimdik babaya bakarak.

Söylediği cevap ile buz kestim.

"Emin misin?"

"Hayır hayır ne olur hayır de!" diyerek Tamere yaklaştım.

"Tamer hayır de ne olur or-orda ba-bnaa dokunuyorlar,tanımadığım kokan adamlar üstüme geliyor.Istemedigim şeyleri yapıyorlar.Ne olur yalvarırım beni gönderme nolur.Her istediğini yaparım yemin ederim yaparım!"ellerim ile birleştirmiş ona yalvarıyordum.

Gözlerime bomboş bakıyordu.

"Ben dayanamam,birilerinin bana dokunmasına dayanamam lütfen." dedim koluna tutunarak.

Ama ne işe yarardiki Tamerin içinde bana duyduğu azıcık merhamet duygusu kalmışsa bile bugün onu kendi elim ile yok etmiştim.

Ama insan her şekilde insanlığını yapmaz mıydı bir kızı öyle bir yere gönderir mıydı bir insan?

Gözlerimin içine bakarak "Eminim."dedi.

İnsan her şekilde insanlığını yapmaz,insan bir kızı oraya kendi isteği ile göndere bilirmiş.

Kapıya baktım,açıktı buradan hızla çıkıp koşarsam belki kaçabilirdim.

Bir hız ile koşmaya başlamış ve açık kapıdan çıkmıştım arkamdan bağıran baba ve korumalar vardı.

Bu sokak hep bu kadar boş muydu?

Cebimden hızla telefonu çıkartarak' bir telefona bakar'diyen Kıraçı aradım.

"Dolan göz?" diye açan Kıraç ile konuşmaya başladım."kurtar be-" saçımdan tutulup elimdeki telefon ile yeri boyladık.

Benim saçlarım neden hep çekiliyordu,sevgi ile okşanması istemiyordum sadece dokunulmasın bu bana yeterdi.

"Benden kaçamayacağını daha öğretemedim mi sana ?"dedi.Telefona ayağı ile basarken

"YARDIM EDİN!YARDIM EDİN!"

Avazım çıktığı kadar bağırıyordum bağırmasina da etrafta kimse yoktu.

Derin,sırf sesler duyulmasın diye herkesin olduğu yerden değil onun iki sokak üstünde eviniz var.

"Ne olur beni oraya götürme, ne olur."dedim ama nafileydi

İnsanlığı unutan bu insanlardan,insanlık istemek de benim ayıbım olsun:)

Umarım Kıraç,duyup beni anlamışsındır.

Saçlarımdan sürüklenerek çalışır halde duran arabaya bindirildim.

Sesiz duruyordu ve bu beni daha çok korkutuyordu.Ne olur beni oraya götürmesin!

Ama geçtiğimiz yollar bile nereye gittiğimizi açık açık yüzüme vuruyordu.

Dakikalar sonra sesizliği bozarak konuşmaya başladı "Buraya en son geldiğinde hayatın değişmişti hatırlıyorsun degil mi?"

"Unutmak ne mümkün!"dedim.

Sonuçta insan,kendini kaybettiği günü unutmazdı.

"Seni tam kıvamına getirdim diyorum bir bakıyorumki sen hala anı asilik aynı sinir."

"Çünkü ben böyle biriyim."

"Hayır Derincim,güzel kızım sen bana itaat eden bir kızsın."dedi ve beni kendine çekti.

"Çünkü sen böyle öldün!"dediği sözler ile kendimi ondan kurtarmaya çalıştım.Aklıma gelen anlar ile midem ağzıma geldi ve daha fazla tutamayıp üstüne kustum.

Ellerinden kurtulmuş ve geri çekilmiştim.

"Bana dokunma!"diyerek ikaz ettim ama ne faydası var bilmiyorum.

"Neden anlaşmamız da 'Bir sır açığa çıktığı an her şeyi yaparım 'demiştim güzel kızım."

Kendimce kurduğum plan nasıl götümde patlıyor oynat bakalım.

Üzerindeki kusmuğa bakıp yüzünü ekşitti "Nuray iyi alıştırmış seni." dedi ve duran arabadan indi.Ceketi çıkartarak yere attı kapıdan çıkmak istemiyordum.

Tam şuanda yok olabilir miyim?

Şoför koltuğundan inip benim kapıma gelip açarak beni içinden zorla çıkartan Samet Amcaya baktım. "Abi nolur sen bana yardım et" dedim ama nafileydi yüzüme bakmıyordu bile.

"Bunu burda bırakalım onlar bakar icabına." Beni tutan adama yaklaşarak söylediği sözler beni korkudan titretecek türdendi.

"Senin ile bir oyun oynayacağız. "

"Hayır,bırak nolur beni!"dedim

Burada ki bir oyun her şeyi mahvetmişti bir oyun düzelte bilir miydi?

Derin,öyle basit mi senin yaşadıkların?

"Ama neden sana kurtuluş şansı doğuyor."

Bu zamana kadar patlaması gerekiyordu,içeride his şeyler olmayacaktı.

Kolumdan tutulup sürüklenmeye başladım hurdalığa doğru.

İçeriden gelen sesler ile kendimi geri çekmek istedim ama çok sıkı tutuyorlardı.

Keşke benim ruhum da bana böyle sıkı tutansaydı

"Oyun ne?"dedim.

Başı ile işaret verince kolumu çeken adam durarak kolumu bıraktı.

"Burdan çıkarsan gidersin"

Bu sefer kaç kişi vardı?

Derin yapamayız kendimizi böyle riske atamayız nolur kabul etme ne olur!

Burdan nasılsın çıkacaktım belki burda kalırsam anca ölü bedenim çıkardı.

Ne güzel işte her şey biter.

Melek ne olacak,ona kim sevgi gösterecek onu kim hayatta tutacak?

Bu hurdalık,şehirden uzakta bir orman içindeydi,ben burdan kurtulursam ormandan kaybolurdum ama bunun önemi yok burdan çıkmam yeterdi.

"Tamam."dedim.

Ya bugün kendi ellerim ile ölüm şeklimi yazmıştım yada bu eller ile kendime yeni bir hayat kurmuştum.

Derin,sen buna inandın mı? O mu sebi bırakacak güldürme şu durumda bizi.

Beni hurdalığın içine doğru ittirmişti adamlardan biri.

Samet amca yüzüme dahi bakmıyordu.

Ittirilince kaybettiğim dengem ile yete düşmüştüm,en olmaması gereken yerde yaşanmıştı bu olay.

Burda düşen yenilir,kaçan yedirilir,ölen acınılır.

Ensemde hissettiğim nefes ile kendimi geri çekerek ayağa kalktım.Arkama dönmedim göz göze gelmezsem benden uzak dururular.

" Oo Alihan sende ki kızların da maşallahları var."dedim eli ile belimi okşamaya çalışan adam kendimi hızla geri çektim.

"Bir zahmet ben kötü olanın tadına bakar mıyım?"

Bu nasıl bir iğrençlikti.

"Bunun tadına birlikte mi bakalım ne dersin?" adam kullandığı maddeden yada içtiği alkolden kelimeleri düzgünce söyleyemiyor Ağzının içerisinde geveliyordu.

Kendimi yavaşça ondan uzaklaştırdım.Ben burdan nasıl çıkabilirdim.

Çıkamazdık.

Gözlerimi vicdanı olduğunu düşündüğüm Samet amcaya çevirdim.Onun da bir kızı vardı beni anlamaz mıydı?

Gözlerime baktığında hızla geri çekmişti.

Demek ki bir kızı olması onu vicdan sahibi yapmıyordu.

Etrafta gözlerimi gezdiriyordum burdan nasıl çıkabilirim diye ama en kötü şeyi yapmıştım.

Biri ile göz göze gelmiştim.

"Göz göze geldim!"diyerek bağırarak bana yaklaşan adam ile bir kaç adım geriledim sırtım birine çarpıp belimi tutuldu.Gozlerimi sımsıkı yumarak kendimi o pis ellerden kurtarmayı denedim.

Bağırarak söylenen söz ile bir kaç ayyaş daha bana doğru yaklaşmaya başlamıştı.

Aklıma düşen görüntüler ile birebir dejavu yaşamış gibiydim.

"Ben onların oyalarım siz kaçın.Duydunuz mu ?"

diyen Benan Hanım ile telaşlı gözler ile Derinin elini tuttum.

"Ben koşamam canım çok acıyor."diyerek kasıklarına elini bastıran Derin ile korkum kat be kat arttı.

"Ne demek koşamam.Dayanabildiğin yere kadar Burdan çıkalım güzelim sonra söz veriyorum acını dindireceğim."

Benan hanım kızını sakinleştirecek şeyler söylüyordu.

"Anne burdan çıkamayız,çıkış yok."dedi karnını daha sıkı tutarken.

"Derin,"diyerek yanıma gelip elimi tuttu.Yüzü ve neredeyse tüm vücudunda morluklar vardı.

"Sen gidebilirsin değil mi burdan çık ve kendini kurtar."dedi.

"Be-" diyerek söze başlamıştım ama arkadan gelen bir adam ile göz göze gelmiştim.

"Bakma kimsenin gözüne bakma!"diyerek elleri ile gözümü kapattı.

"Ooo küçük çıtır benim gözüme baktı benimdir!"diyerek Benan Hanımın arkasından gelip onu kenara ittirerk bana yaklaştı.

Ama yaklaşan kişi sayısı ne bir di ne ikiydi...

Bana yaklasna kişiler ile baba adamlarınıda alarak arkalarına dönmüş çıkıyorlardı.

Vücuduma değen ellerden kaçmaya çalışıyordum

"BABA NE OLUR BENI BURDA BIRAKMA BENI NE OLUR GÖTÜR!"

Benim sözlerim gram etki yaratmamış şoför son model arabasının kapısını açmış önünde eğiliyordu .

"Samet amca bari sen yardım et kurban olayım korkarım ben burdan ."

Arabaya binen patronu ile kapıyı kapatmış bana acıyan gözler ile bakıyordu

Yardım etmeyecekti.

Çünkü para bir çocuğun korkusundan daha önemliydi onun için.

Çünkü para bir çocuğu ölümden kurtarmaktan daha önemliydi.

"Siz insan değilsiniz!DUYDUN MU ALİHAN BEY SEN VE SENIN KÖPEKLERIN INSAN DEĞİL!"

Bağırıyordum işe yaramayacağını bildiğim halde.

Umut ediyordum belki içlerinde biraz da olsa vicdan denilen o şeyden vardır diye ama ne yazık ki umut çaresiz kalanların dayandığı saçma bir dayanaktı.

Araba son sürat çıkmış ben bu körpe,ıssız hurdaların arasında bırakmışlardı beni korkutan ıssız olması değildiki beni korkutan etraftaki inilti sesleri idi o anın verdiği hisse miydi bu tepki yoksa çektikleri acıya mıydı bilmiyorum ve bir fikrimin olmasını istemiyorum.

Bana doğru gelen,arkadan bana dokunan insanlar ile kaçmaya başladım arkadaki hurdaliklara doğru gitmeliyim ordaki arabaların içine saklana bilirdim.

"Senin Anne bu kadar naz yapmadı bize küçük çıtır." duyduğum ses ile gözlerimi sımsıkı yumdum.

Yine olmazdı.

Gözgöze gelmemeye dikkat ederek açtım ve hızla koşmaya başladım.

Etraftaki inilti seslerine kulaklarımı tıklayarak arakaya doğru koştum.

Önüme çıkan adam ile hızımı ayarlamayıp tekrardan düşmüştüm bundan faydalanarak üstüme çıkmıştı.

"BIRAK,ÇEK ELLERINI DUDAKLARINI !"

dudakları ile boynumdan başlayarak beni öpüyordu.

Yine mi aynı şeyleri yaşayacaktım yine mi ?

Ellerimi üstümdeki adamı itmek için kullanıyordum ama pek mümkün değildi.

"YARDIM EDİN!"

Bugün sadece bu kelimeyi kullanmıştım ve kimseden dönüş alamamıştım.

Oysa ben birilerinden yardım istemekten nefret ederdim,bir insanı kendi ile celistirmek ne kadar da basitti.

Ağlama Derin.

Tüm gücüm ile adamı üstümden itirdim,hızla ayağa kalkarak koşmaya başladım çıkışı bildiğim bu hurdalıkta ama bazıları ben ile birlikte koşuyordu.

Ne olur kimse ile göz göze gelmeyim,kapıya kadar düşmeden gidebileyim.Lütfen

Önümü kesen adamlar ile kafamı hiç kaldırmadan arkaya doğru döndüm ama çok geçti,arkamda da bir çok insan vardı.

Derin,galiba bu sefer kurtuluşumuz yok.

Hayır,hayır var Derin kurtuluruz biz nelerden kurtulmadık.

Sadece koş Derin arka kapıya doğru koş kimse ile göz göze gelmeden kaç.

Önüme çıkan bedene çarpıp düşmem ve etrafıma toplanmaları o kalabalık içindeki insanların gelip kollarımdan ve bacağımdan tutmaları saniyeler içinde oldu.

Kalabalık sanki bir avcı,ben ise yemeleri gereken o avdım.

"Öğrenemediniz;düşen yenilir,kaçan yedirilir,göz göze gelen si-" cümleyi tamamlamadan birisi onun kafasına arkadan hızla vurmuştu."Konuşma da tadına bakalım." Bir anda üstüme gelen 3 kişi ile birlikte kaçacak yer aradım,ama tutulan kollarım ile buna bir küfür savurdum.

Bir şeyler demem bir şey değiştiri mıydı burda?

Hayır,

Peki,biz kurtulur mıyduk ?

Şu saatten sonra hayır.

Gözlerimi sımsıkı yumdum.

"Canımı al,ne olur canımı al."

Vücudum da hissettiğim iğrenç dokunuşlar ile ağlamak istedim ama hayır ağlamayacaktım. Ama midem coktan bulanmıştı,kusmaya başladığım an kollarımı tutanlar bıraktı.

Hayatımda ilk kez anneme teşekkür ediyordum.

"Her ağladığında kusman inan işe yarar "diyen Nuray ne kadar ileri görüşülüydü.

Üstümde ki yırtık tişört ile önümü kapattarak kusmaya devam ettim.

Kusmaya bıraktığım an o pislikler beni bulucaktı ve ben nasıl kurtulacaktım?

Vücuduma değen eller ile kendimi geri çektim ama neye yarardı.

"Uzatma."diyerek yayık ağız ile konuştu.

Uzatma mı,benim burada masumluğum temizliğim gidiyordu.

Ne uzatmaması?

Yerdeki toprağı alıp arkamdaki adamın yüzüne attım en azından bu bana süre kazandırırdı.

Ama size söylemiştim değil mi şans hiç bir zaman benden yana olmazdı.

Adam,bu hareketim ile sinirlenmişti ama ona bakmayı bırakarak hızla koşmaya çalıştım ama ne etten duvardan geçiliyordu nede pis eller vücudumdan çekiliyordu.

Karnıma yediğim tekme ile yeri boyladım ve bir anda karnımda hissettiğim acı ile gözlerimi sımsıkı yumdum.

Birisi beni bıçaklamıştı umarım bu beni burdan kurtarırdı.

Yaşadığım şeyler bir tekerleme misali tekrarlanıyor,gittikçe kirlendiğimi hissediyordum.

"Bırak kızı!"diyerek üstümdeki adamlar bir anda duyduğu komut ile çekildi.

Gözlerimi hafiçe açarak karşımdaki adama baktım.

"Hızlı ol!"diyerek bana elini uzattı yerden destek alarak kalktım.

"Bu kız ile ben doyucam!"diyerek beni kendine çekti

Saçmalıklardan saçmalıklara savrulanlarda bugün Derin ile birlikteyiz.

Beni kolumdan çekiştire çekiştire arkaya doğru götürdü.

Pardon da ordan bakınca her yere sürüklenen o çuvala mı benziyorum?

Evet,diğer soru Derin.

"Bırak!"diyerek yine bağırdım ve bu sefer işe yaradı.

"Burdan hızla kaç duydun mu orman sonunda ana yol var oraya doğru koş."

Adamın söylediği sözleri yanlış anladım mi diye düşündüm.

Bu adam benim kaçmama mı yardım edecek?

Derin sorgulama kaç.

🧸

Nefesimin,gücümün yetebildigi kadar koşmuştum.Acıyan Ayağıma rağmen ormandan çıkmış ana yola varmıştım.

Elbet bir araba geçerdi,geçmek zorundaydı karnımdaki bu yara ile daha ne kadar dayanabilirdim hiç bir fikrim yoktu.

Elim ile tuttuğum yaraya baktım.

Kanıyordu ama acımıyordu,bu yara olanlar kadar acıtmıyor Derin.

Buna da acıyor diyemezsin hakkın yok.Ağlama sakın ağlama Derin.

Dakikalardır ana yolda geçen arabaların durması için işaret yapıyordum ama ne biri durmuş ne de biri yardım etmişti.

Köpekler havlıyor,gök gürlüyor gelecek olan yağmurun haberini veriyordu.

Daha fazla dayanamayıp bir direğe yaslanarak soluklanmaya başladım.

Oturalım Derin dinlenmiş oluruz.

Geri kalkamazsın Derin o kadar gücümüz kalmadı.

"Biz bir araba durduralım elbet otururuz." Kendi kendime motive ederek ayakta yarama bastırarak acısını azaltmaya çalıştım ama işe yaramıyordu.

Hadi ya gerçekten yaramıyor mu,neden acaba ?

Saçlarımda hissettiğim ıslaklık ile gökyüzüne baktım.

Bulutlar bile dile getiremediğim acım için ağlıyor gibiydi...

Bir anda ayağıma değen taş ile başımı çevirdim.

"Dolan göz!" diyerek bana doğru koşan Kıraç ile gözlerim kendini doldurmaktan hiç çekinmedi sanki bu anı bekliyormuşcasına .

"Kıraç!"dedim yaslandığım yerden kalkarak.

"Geldin."

Birisi ilk kez yardım çağrıma yanıt vermişti.

"Geldim benim güzelim geldim."diyerek beni hızla kendine çekerek sarıldı.

Bu kanayan yaramı acıtsada yaramı tutmayı bırakarak bende ona sarıldım.

"Sen çağır eğer olurda bir gün gelmezsem tüm suç,sana gelmeye çalıştığım yolların sana çıkmamasındandır..."

Beni kendinden çekti ve gozlerime bakarak devam etti "Ama dolan göz unutmaki benim tüm yollarım sana çıkar."

Baştan aşağı vücuduma baktı.Hasar kontrol yaparcasına.

Ama siyah sweatin altındaki o yara gözükür muydu sanmam.

Bir anda tüm gün yaşadıklarım aklıma gelmiş ve gözlerim dolmuştu.

"Neden doldu o badem gözlerin?"dedi yanağımı okşayarak.

"Canım acıdı taş yüzünden."dedim gözlerimi kaçırarak.

"Çok mu acıdı mı ?"

Sorduğu soru ile geceden beri tutmaya çalıştığım göz yaşları yağmur ile birlikte yanaklarımın üstünde misafirlik ettiler.

"Acıdı hemde çok acıdı."

Acıyor çok acıyor bu öyle bir acı öyle bir histi ki bir dağ olsam bu acı ile devrilebilir gibiydim.

Küçücük bir taş canımı çok acıtıyordu.

"Küçük bir taş mı seni bu denli ağlatan yoksa kimsesizliğin mi?"

Biliyordum ama ondan duymak sarsmıştı.

Ben gerçekten kimsesizdim.

Ve ben,kimsesi olmayan ben,her şeyi unuturdum bir gün ama bugünü unutmazdım.

Öz babamın beni oraya bırakmasını unutmam,bir bağımlının vicdanını unutmam. Kimsesizliğime lanet ettiğim bugünü unutmazdım.

Yanaklarımdaki yaşları silerek gözlerime baktı.

Ama benim artık gözlerimi açacak gücüm dahi yoktu.

"Eğer kimsesizliğinse seni ağlatan, boşuna o badem gözlerini doldurup kendini kusturtma."dedi ve devam etti.

"Çünkü kimsesiz değilsin ben varım ben senin kimsen de olurum,seni koruyup kollayan bir baba, sana sevgi gösteren annede olurum senin için." Dedi ve ayağa kalkarak beni oturduğum yerden kucağına alarak yürümeye başladı.

Ve ben bugünü unutmazdım çünkü benim artık bir kimsem vardı.

"Koca bir hiçin bir kimsesi olsa kaç yazar sen hiçsen senin kimsende hiçtir yani yoktur aynı senin gibi."

Beynimde yankılanan seslere içimden gülerek cevap verdim.

Ben bir hiç olsam bile benim bir kimsem var ve o gerçekten var benim hayal ürünüm değil.

Acıyan yaram ile elim direkt oraya gitti.

"Seni hemen hastaneye götürücem sen yeter ki ağlama."

Benim Ağlamam gerek yoktu zaten gök benim yerime o görevi üstlenmişti.

"Ağlama dolan göz ağlama,doldurma o badem gözlerini bulandırma o güzel beynini ."

Bu bölümü biraz kısa tutum çünkü olayları yazsaydım çok uzuyor olacaktı.

Umarım beğenmiş ve yıldıza tıklamışsınızdır.

Veee kitap hakkında fikirlerinizi buraya yazabilirsiniz?

03.06.23

Bölüm sonu

1 yorum