İçeriğe geç

Elveda asker

Bölüm 24 · 4 dk okuma

Elveda asker

Bölüm 24

23.Bölüm - Bir Adım Uzakata

23.Bölüm

Bir Adım Uzakta

Diana’ın gözündeden

Yağmur sonunda durmuştu. Diana sabah uyandığında penceresinden dışarı baktı. Günlerdir kapalı olan gökyüzü ilk kez biraz olsun açılmıştı. Islak çatıların üzerinden güneş ışığı süzülüyor, bahçedeki damlalar parlıyordu. Bir süre yatağında oturup dışarıyı izledi. Son birkaç gündür evin içinde sürekli bir hareket vardı. İnsanlar, konuşmalar, oyunlar, tartışmalar... Ama bugün nedense her şey daha sessizdi. Diana aşağı indiğinde salonda Emir'i gördü. Emir pencerenin yanında durmuş dışarı bakıyordu. Diana birkaç saniye onu izledi. Onu hâlâ tam olarak çözemiyordu.

Emir'le konuşurken kendini rahat hissediyordu. Yanında gülebiliyor, onunla saatlerce konuşabiliyor, bazen hiçbir şey söylemeden aynı yerde oturabiliyordu.

Ama bazen...

Bazen Emir ona baktığında içinde tarif edemediği bir şey oluşuyordu. Diana bundan hoşlanıp hoşlanmadığını bile bilmiyordu.

“Hava sonunda düzeldi.”

Emir başını çevirip ona baktı.

“Evet.”

Diana pencereye yaklaştı.

“Günlerdir yağmur yağıyordu. Artık sıkılmıştım.”

Emir hafifçe gülümsedi.

“Sen sıkılınca bütün evin başına iş açıyorsun.”

Diana ona döndü.

“Ne demek istiyorsun?”

“Hiç.”

Diana gözlerini kıstı.

“Emir.”

“Ne?”

“Bence bir şey demek istedin.”

Emir gülümseyerek başını salladı.

“Çok düşünüyorsun.”

Diana istemeden güldü.

“Sen de çok kaçıyorsun.”

Emir cevap vermedi. Diana onun yanından geçip dışarı çıktı. Bir süre sonra Emir de peşinden geldi. Bahçenin ötesindeki tarlaya doğru yürüdüler. Diana neden oraya gittiklerini bilmiyordu. Sadece yürümek istemişti. Yanında Emir vardı. Belki de bu yüzden yol daha kısa gelmişti.

⋆°.☾⋆࿔*:⋆

Tarlaya vardıklarında hava tamamen açılmıştı. Yağmurdan sonra toprak hâlâ nemliydi. Hafif rüzgâr ekinlerin üzerinde dalgalar oluşturuyordu. Diana birkaç adım ilerledi.

“Burası çok güzel.”

Emir etrafa baktı.

“Evet.”

Diana ona döndü.

“Sen hiç burada dans ettin mi?”

Emir şaşkınlıkla baktı.

Dans mı?”

“Evet.” dedi diana

“Hayır.”

Diana gülümsedi.

“Ben de etmedim.”

Kısa bir sessizlik oldu. Sonra Diana elini Emir'e uzattı.

“Dans edelim.”

Emir eline baktı.

“Burada mı?”

“Evet.”

“Diana, ortada müzik yok.”

Diana omuz silkti.

“Piyano varmış gibi düşün.”

Emir gülümsedi.

“Sen gerçekten garipsin.”

“Biliyorum.”

Emir elini uzattı. Diana onun elini tuttu. İlk adımı Diana attı. Sonra Emir ona uydu. Müzik yoktu. Ama Diana'nın zihninde bir melodi vardı. Yavaşça döndüler. Diana güldü. Emir de gülümsedi. O an Diana'nın dünyasında yalnızca ikisi vardı. Emir'in eli... Emir'in bakışı... Emir'in gülümsemesi... Diana bir an durdu. Kalbi normalden biraz daha hızlı atıyordu. Nedenini anlayamadı. Emir ona baktı.

“İyi misin?”

Diana hemen gülümsedi.

“İyiyim.”

Ama gerçekten iyi miydi?

Bilmiyordu. Çünkü Emir'e baktığında bazen çocukluğundan kalan başka bir yüzü hatırlıyordu. Alp. Çocukluğundaki Alp.

Mavişim.

Kaybettiği çocukluk arkadaşı. Diana yıllardır onun geri dönmeyeceğine inanmıştı. Şimdi ise hayatına giren Emir, ona nedense geçmişteki o güven duygusunu hatırlatıyordu. Belki de sorun tam olarak buydu.

Emir'e duyduğu şeyin ne olduğunu ayırt edemiyordu.

Sarp onları bulmak için tarlaya geldiğinde uzaktan iki kişiyi gördü. Diana ve Alp. Tarlanın ortasında dans ediyorlardı.

Sarp olduğu yerde durdu. Birkaç saniye onları izledi.

Sonra telefonunu çıkardı. Uzaktan bir fotoğraf çekti.

Sarp telefonun ekranına baktı. Fotoğraf gerçekten güzel çıkmıştı. Sarp hafifçe gülümsedi.

Eve döndüğümde her şey normal görünüyordu. Ama benim içimde bir şey normal değildi. Odaya çıktım ve yatağın kenarına oturdum. Bugün Emir'le dans etmiştim. Bunun nesi bu kadar kafama takılıyordu?

Bir arkadaşımla dans etmiş olabilirdim.

Bunda garip olan ne vardı?

Ama Emir'in elini tuttuğum anı düşündüğümde...

İçimde farklı bir his oluşuyordu. Kendime kızdım.

“Ben ne hissediyorum?”

Cevap yoktu. Belki Emir'den hoşlanıyordum. Belki de sadece ona güveniyordum. Belki de geçmişimde kaybettiğim birinin bıraktığı boşluğu, farkında olmadan Emir'in yanında doldurmaya çalışıyordum. Ama birinden hoşlanmak...

Birini sevmek...

Bunlar benim için kolay şeyler değildi. Çünkü sevdiğim insanları kaybetmekten korkuyordum. Birini gerçekten seversem ve sonra onu da kaybedersem?

Ya yine yalnız kalırsam?

Ya bir gün Emir de giderse?

Ya Arti'den sonra gerçekten kimsem kalmazsa?

Bu düşünce bile içimi sıkıştırıyordu. Belki de bu yüzden insanları kendime fazla yaklaştırmıyordum. Belki de bu yüzden Emir'e yaklaşırken bile bir adım geride duruyordum.

Çünkü ona ne kadar yaklaşırsam, onu kaybetme ihtimali o kadar korkutucu geliyordu ve ben birini daha kaybetmeye hazır değildim. Kapının önünde bir süre durdum. Sonra pencereye baktım. Aklıma tarladaki an geldi.

Emir'in gülümsemesi...

Elimi tutuşu...

Ve o an hissettiğim şey.

Gözlerimi kapattım.

“Ben sana aşık mıyım?”

Bu soruya cevap veremedim. Çünkü içimdeki cevap henüz bir kelimeye dönüşmemişti. Belki de en korkutucu olan buydu. Emir diyebildiğim kişi aslında Alp'ti. Ama ben bunu bilmiyordum. Benim için o sadece Emir'di ve belki de kalbimin ona doğru attığı her adımın önüne, geçmişten kalan korkularım bir duvar örüyordu.

Bu yüzden Emir'e yaklaşmak istediğim hâlde...

Hep bir adım uzakta kalıyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.