İçeriğe geç

Elveda asker

Bölüm 19 · 3 dk okuma

Elveda asker

Bölüm 19

18.Bölüm -Eski Oyuncak

18.Bölüm

Eski Oyuncak

Ertesi gün öğleden sonra Diana ve Emir birlikte şehir merkezine çıkmışlardı. Hava sakindi. Sokaklarda insanlar alışveriş yapıyor, dükkânların önünden geçiyordu. Diana bir oyuncakçının önünde durdu.

“Emir, buraya girelim mi?”

Alp vitrindeki oyuncaklara baktı.

“Olur.”

Oyuncakçıda Diana rafların arasında dolaşırken bir anda küçük, sevimli bir köpek peluşun önünde durdu.Peluşu eline aldı. Yüzünde eski bir anının gülümsemesi belirdi.

“Biliyor musun, benim çocukken böyle bir peluşum vardı.”

Alp ona baktı.

“Senin mi?”

Diana başını iki yana salladı.

“Hayır. Alp'e almıştım.”

Alp'in yüzündeki ifade bir anda değişti.

“Alp kim?”

Diana birkaç saniye sustu. Sonra peluşa bakarak gülümsedi.

“Benim Mavişim Azul ”

Alp'in kalbi bir anlığına sıkıştı.

Mavişim... Diana devam etti.

“Çocukluk arkadaşımdı. Çok yakındık.”

Alp belli etmemeye çalışarak sordu:

“Sonra ne oldu ona?”

Diana'nın gülümsemesi yavaşça kayboldu.

“Kayboldu.”

Alp sessiz kaldı. Diana peluşu elinde tutmaya devam etti.

“Yıllar önce onu kaybettiğimi düşündüm. O yüzden bu peluş benim için çok önemliydi.”

Alp'in içi acıdı.

Çünkü Diana'nın karşısındaki kişi, yıllardır kaybettiğini sandığı Alp'in kendisiydi ve Diana'nın “Mavişim” diye anlattığı çocuk hâlâ karşısında duruyordu ama Alp bunu söyleyemezdi. Sadece yutkunup sordu:

“Peki... ona ne oldu?”

Diana başını eğdi.

“Sanırım... o öldü.”

Alp'in gözleri bir anlığına doldu ama bunu belli etmedi.

Diana ise hiçbir şeyden habersiz, peluşu yerine bıraktı.

“Bazı insanları ne kadar beklersen bekle geri gelmiyorlar.”

Alp ona baktı.

İçinden yalnızca tek bir cümle geçti:

“Ben geri döndüm, Diana.”

Ama bunu ona söyleyemedi.

ೃ ✦ ✧ ∗ ❥ ҉

Akşam saatlerinde hava bir anda değişti. Gökyüzünü koyu bulutlar kapladı. Bir süre sonra yağmur başladı. Diana malikânenin bahçesine çıktı. Yağmurun altında birkaç adım yürüdü. Alp onu bahçede görünce yanına geldi.

“Yağmurda ne yapıyorsun?”

Diana gülümsedi.

“Bilmiyorum. Hoşuma gidiyor.”

Alp başını salladı.

“Hasta olacaksın.”

“Bir şey olmaz.”

Diana elini uzatıp yağan yağmuru hissetti.

“Bazen böyle havalarda dans etmek istiyorum.”

Alp şaşkınlıkla baktı.

“Şimdi mi?”

Diana gülerek:

“Evet.”

Birkaç adım geri çekilip yağmurun altında dans etmeye başladı. Alp onu izledi. Diana elini ona uzattı.

“Sen de gel.”

Alp kısa bir süre tereddüt etti.

Sonra yanına geldi. İkisi yağmur altında birkaç adım dans etti. Diana gülerken Alp de istemeden gülümsedi. Bahçenin diğer tarafından onları gören Deniz başını uzattı.

“Bunlar ne yapıyor?”

Sarp da ona baktı.

“Bilmiyorum.”

Deniz “Ben gidip—”

Sarp hemen kolundan tuttu.

“Bırak.”

Deniz ona baktı.

“Niye?”

“Yağmurda dans ediyorlar. Bozma.”

Deniz gözlerini kıstı.

“Sen romantik mi oldun?”

“Hayır.”

Deniz güldü.

“Kesinlikle oldun.”

Gece ilerlediğinde Deniz odasında sessizce oturuyordu. Diana'nın dayısı onu yıllar önce evlat edindiğinde Deniz henüz çok küçüktü. Deniz'in ailesi yoktu. Alberto o zaman evliydi. Eşi de Deniz'in hayatına girdiği dönemde ona kendi çocuğu gibi yaklaşmıştı. Fakat yıllar sonra Alberto'nun eşi hayatını kaybetmişti. Deniz için bu ikinci büyük kayıptı. O günden sonra Alberto onu hiç yalnız bırakmadı. Deniz artık malikânede onun ailesinin bir parçasıydı. Geçmişini çok fazla konuşmasa da bazı anılar hâlâ aklının bir köşesinde duruyordu. Sabah hava hâlâ serindi. Deniz bahçeye çıktığında Sarp'ı gördü. Deniz kollarını ovuşturdu.

“Çok soğuk.”

Sarp ona baktı.

“Üşüyorsan bunu giy kızıl tilki”

Üzerindeki ceketi çıkardı ve Deniz'e uzattı. Deniz şaşkınlıkla cekete baktı.

“Sen ne yapacaksın?”

“Ben üşümüyorum.”

Deniz ceketi aldı.

“Ben senin ceketini giymem mafya bozuntusu.”

Sarp kaşını kaldırdı.

“Tamam.”

Ceketi geri almak için elini uzattı. Deniz hemen geri çekti.

“Tamam tamam! Ver.”

Sarp gülümsedi. Deniz ceketi giydi. Ceket ona oldukça büyük gelmişti. Kolları ellerini neredeyse tamamen kapatıyordu. Deniz kollarına baktı.

“Bu bana niye çadır gibi oldu kızıl tilki?”

Sarp güldü.

“Çünkü büyük.”

“Fark ettim.”

Deniz kollarını sıvadı.

“Böyle daha iyi.”

Sarp başını salladı.

“Yakıştı.”

Deniz hemen ona baktı.

“Ne?”

“Hiç.”

Sarp arkasını dönüp yürümeye başladı. Deniz ise onun ceketinin içinde kalıp birkaç saniye arkasından baktı. Sonra kendi kendine söylendi:

“Gıcık.”

Ama ceketi çıkarmadı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.