17.Bölüm
Aşçı
Sabah malikânede her zamankinden daha sessiz başlamıştı. Alberto çalışma odasında Arti ve Kasırga ile konuşuyordu. Alberto koltuğuna yaslandı.
“Şimdi aşçımız da gitti. Ne yapacağız?”
Arti şaşkınlıkla baktı.
“Ben sana aşçı bulurum diyecektim.”
“Bulmamız lazım. Hem de hemen.”
Kasırga sessizce onları dinliyordu. Alberto devam etti.
“Kızlar sürekli yemek istiyor. Akşam ne yiyeceklerini düşünmek bile başlı başına mesele oldu.”
Arti başını salladı.
“Tamam. Ben birkaç kişiyle konuşurum.”
Tam Arti ayağa kalkacakken Kasırga araya girdi.
“Ben yaparım.”
İkisi birden ona döndü.
Arti kaşını kaldırdı.
“Ne yapacaksın?”
“Aşçılık.”
Alberto şaşkınlıkla baktı.
“Sen mi?”
Kasırga cebinden bir belge çıkarıp masanın üzerine bıraktı.
“Bakın.”
Arti belgeyi aldı ve inceledi. Kasırga sakin bir şekilde konuştu.
“Elektrikten anlıyorum, yemek yapmayı da biliyorum.”
Alberto belgeye baktıktan sonra gülümsedi.
“Mert, tamam artık. Sen aşçılık yapabilirsin.”
Kasırga başını salladı.
“Güzel.”
Alberto belgeyi tekrar eline aldı.
“Hem elektrikten hem aşçılıktan anlayan bir insanın elimizde olması harika.”
Şahin de odada onları dinliyordu. Kasirga'in aşçı olacağını duyunca bir anda aklına geçmişten bir anı geldi. Karargâhtan ayrılmadan önceki günlerden biriydi.
Şahin açlıktan mutfağa doğru bakmıştı.
“Açım!”
Mert ona dönmüştü.
“Yemek yapmak isteyen?”
Şahin ona bakmıştı.
“Sen yap.”
Kasırga hiç düşünmeden cevap vermişti:
“Ben ölsem yemek yapmam.”
Şahin'in gözünün önünden o an geçti.
Şimdi karşısında, “Ben ölsem yemek yapmam.” diyen aynı adam duruyordu. Ve bu adam birazdan mutfağa girip yemek yapacaktı. Şahin başını iki yana salladı.
“Hayat gerçekten garip.”
Kasırga ona baktı.
“Bir şey mi dedin?”
“Yok.”
Tam o sırada Elif içeri girdi. Kasirga'in mutfağa doğru yöneldiğini görünce ellerine baktı.
“Parmaklarını burada daha çok kesersin.”
Kasırga gülümsedi.
“Ne güzel. Parmaklarımda çocuk bantları olur.”
Elif gözlerini devirdi.
“Çocuk bandı mı?”
“Evet.”
Elif sandalyeye oturdu.
“Ben açım.”
Kasırga mutfağa doğru yürürken cevap verdi. Kasırga mutfağa girdi ve hazırlıklara başladı. Bir süre sonra mutfaktan yemek kokuları gelmeye başladı. Kızlar kokuyu alınca birer birer salona çıktılar. Deniz burnunu havaya kaldırdı.
“Bir dakika... Bu ne kokusu?”
Asya mutfağa doğru baktı.
“Yemek.”
“Elektrikçi Mert, aşçı Mert olmuş.”
Deniz başını salladı.
“Bu evde herkes her işi yapıyor.”
Kısa süre sonra Kasirga yemekleri hazırlayıp masaya getirdi.
“Tamam. Yemek hazır.”
Kızlar hemen masanın etrafına toplandı. Deniz ilk lokmayı aldıktan sonra Kasirga'ya baktı.
“Tamam...”
Kasırga kaşını kaldırdı.
“Ne?”
“Güzel olmuş.”
Kasırga gülümsedi.
“Teşekkür ederim.”
Elif de yemeğinden bir lokma aldı.
“Fena değil.”
Kasirga ona baktı.
“Fena değil mi?”
Elif gülümseyerek devam etti.
“Gayet güzel.”
Kasırga başını salladı.
“Onu kabul ederim.”
Herkes yemeğini yerken masada sohbet başladı. Bir süre sonra Diana çatalını bıraktı.
“Kızlar, ben kütüphaneye gideceğim. Gelen var mı?”
Deniz hemen elini kaldırdı.
“Bennn!”
Diana güldü.
“Tamam, sen gel.”
Deniz hızla ayağa kalktı.
“Hazırım.”
Lara onlara baktı.
“Ne kadar kalacaksınız?”
Diana çantasını aldı.
“Biraz çalışıp döneriz.”
Deniz kapıya doğru giderken seslendi:
“Ben kitap da bakacağım!”
Diana arkasından güldü.
“Önce ders.”
“Tamam tamam!”
İkisi birlikte malikâneden çıktı.
‧₊˚ ✩°。⋆♡ ⋆˙⟡♡ ⋆˙⟡♡⋆。°✩˚₊‧
Diana ve Deniz bir süre sonra kütüphaneye ulaştılar. Diana kapıya yaklaşırken çantasını düzeltti.
“Sonunda geldik.”
Deniz de yanında yürüyordu. Tam kütüphanenin kapısından içeri girecekken bir anda durdu. Nefesi kısa bir süreliğine sıkıştı. Deniz hemen kendini toparlamaya çalıştı. Belli etmemek için başını öne eğdi ve birkaç saniye bekledi.
Diana ona döndü.
“Deniz?”
Deniz hemen gülümsedi.
“Ne?”
“İyi misin?”
“İyiyim.”
Diana birkaç saniye ona baktı.
“Emin misin?”
“Evet. Hadi içeri girelim.”
Diana başını salladı.
“Tamam.”
İkisi kütüphaneye girdi. Onların biraz gerisinde Sarp vardı. Deniz'in az önceki hâlini görmüştü. Bir an durdu. Astımı var...
Bunu kimseye söylemedi. Deniz'in neden sakladığını bilmiyordu ama onu zorlamak da istemiyordu. Sarp sessizce kütüphanenin içine girdi. Deniz ise hiçbir şey olmamış gibi Diana'nın yanına oturdu.
“Şimdi hangi kitaptan başlayacağız?”
Diana gülümsedi.
“Önce ders.”
Deniz iç çekti.
“Yine mi?”
“Yine.”
İkisi kitaplarını açarken Sarp uzaktan onları izledi. Deniz'in az önceki nefes alışını aklından çıkaramıyordu. Ama şimdilik hiçbir şey söylemeyecekti.