Addison Pearl
Gün ışığı yüzüme çarpıyordu.Yavaşça gözlerimi araladım.Yattığım yerden doğruldum.Gerindim ve bileğimi kaşıdım.Koltuktan kalkıp örtüyü ve yastığı kaldırdım.Sessiz adımlarla yukarı çıktım.Odamın kapısının önüne geldiğimde örtüleri tek elime alıp sessizce kapıyı açtım.Alex küçük bir çocuk gibi yorganın bir kısmına sarılmış uyuyordu.Ona gülümsedim.Sessiz adımlarla elimdekileri yatağın önündeki pufa koyduktan sonra telefonumu açıp Alex’in fotoğraflarını çekmeye başlarım.Yeterince fotoğraf çektikten sonra video kısmını açıp başlat tuşuna bastım.Telefonumu çalışma masamın kenarına yaslayıp Alex’in yanına gittim.Yatağın yanına oturup saçlarını okşamaya başladım.Kısık kısık mırıldanırken
—Aşkım,nerdesin?
dedi.Bana ilk defa böyle seslenişinden dolayı şaşırıp utanırken bir yandan hoşuma da gitmişti.Saçlarına küçük bir öpücük kondurdum.Gözlerini araladı,sonra ışıktan dolayı kaşlarını çatıp örtünün altına girdi.Gülümseyerek
—S-san-na d-da g-gün-nay-ydın A-al-lex.
dedim biraz da şakayla karışık sitemle.Örtünün altından
—Günaydın meleğim.Bugün de ışıl ışıl parlıyorsun.Gözümü aldın.
dedi Alex.Kısa bir kahkaha attıktan sonra
—O-o b-ben-nden d-değ-ğil g-gün-neş-şten-ndir.
dedim ve ayağa kalkıp örtü ve yastığı dolabıma kaldırdım.Belimdeki eller ve omzumdaki ağırlıkla ürpersem de kim olduğunu bildiğimden ses çıkartmadan ben de kafamı onun başına değdirdim.Alex öylece eli belimde dikilirken
—H-had-di s-sen h-haz-zır-rlan,b-ben d-de b-bur-ray-yı t-top-parl-lay-yay-yım.
dedim ellerini belimden çekerken.Alex bir elimi alıp öptükten sonra banyoma girdi.Yaptığına kalbim anında karşılık verirken sakinleşsin diye elimi kalbimin üstüne koydum.Yanaklarım kızarmıştı.Daha fazla orada dikilmekten vazgeçip kaydı kapattım odayı toplamaya koyuldum.
Çalışma masama geçip aldığımız ansiklopedilerden birini açtım.Aristoles Fiziğini anlatıyordu.Aristoles Fiziği dünyadaki her şeyin dört elementten-ateş,su,hava ve toprak- çıktığına inanılan bir fiziğe dayanır.Ve belki bu bana yardım edebilir.Sayfaları itinayla okurken gözüme bir bölüm çarptı.”Temel Elementler ve Diğer Elementlerin Doğası”.Lütfen burada olsun lütfen!Heyecanla bölümün her kısmını okudum.İlk sayfada klasik Aristoles şeması vardı.Sayfalar ilerledikçe Dünya’daki her varlığın hangi temel elemente dayandığını söylüyordu.Bir tanesi gözüme çarptı,enerji.Okumaya başladığımda temellerinin hava ve ateş elementine dayandığını,görünmez bir kütle olduğu fakat kullanımına göre çok tehlikeli ya da tamamen zararsız olabileceğini söylüyordu.Buydu!Aradığım buydu!Şimşekler çakmıştı.Heyecanla yerimden kalktım ve odamdan çıktım.Gülerken
—B-bul-ldum!
diye bağırıp koşarak aşağı indim.Bağırmalarıma herkes toplanırken büyükanneme sarılıp zihnimden
—Buldum!
dedim gülerek.Büyükannem
—Ne oldu?Neyi buldun pamuğum?
diye sordu.Gülümseyerek zihnimden
—Gelin benimle!
diyerek büyükannemin odasına koştum.Herkes peşimden geliyordu.Ben koşarak çalışma alanına gittim.Herkese zihnimden
—Büyükanne,hepiniz gözetlemeye geçin!Hemen!
dedim heyecanla.Kendimi hazırladım,ellerimi sürttüm.Hoparlörlerden David
—Hazırız Addie,ne göstereceksin?
diye seslenince derin bir nefes verdim ve ellerime odaklandım.Ellerimde yine bir şeylerin ağırlığını hissedince gülümseyerek daha da güç yükledim.Ellerimdeki soyut güç yerini şimşek demetine bırakırken iki elimle şimşeğe yön verdim.İki elimde de işaret ve orta parmağımı kaldırıp diğerlerini kapattım.Elimdeki şimşeği iki parmağımda yönetip şimşeği duvara fırlattım.Duvarda şimşekler çaktı,o şimşek duvarlarda ilerledi ve metal duvarlar kalktı.Lena şok içinde aşağı indi.Yanıma ilerlerken gülümseyerek
—Heyt be!Arkadaşıma bak sen!Pikachu halt etsin yanında!
diye bağırınca gülmeye başladım.Birisinin beni omuzlarına almasıyla küçük bir çığlık attım.Alex de bana gülümseyerek bakıyordu.Beni omuzlarına alan David
—Yaşasın yerli Pikachu!
diyip tezahürat etmeye başladı.Hepsi David’e katılırken ben gülüyordum.David’e zihnimden
—Hadi indir beni.
dedim ama David beni duymadı ya da duymazlıktan gelmeye karar verdi.Onlar tezahürat etmeye devam ederken zihnimden
—David,indir beni hemen!
dedim daha yüksek sesle. David başını arkaya yasladı ve bana gülümseyip
—Peki fıstık.
dedi.Yere inince kollarımı gerdim.Alex yanıma gelip saçlarıma küçük bir öpücük kondurdu.Başımı ona yaslayarak zihnimden
—Antrenman yapmak isteyen?
diye sordum.Alex kaşlarını çatarak
—Hayır Addie.Yatıp dinlen.Akşam gidiyoruz zaten.Gücünü toplamalısın.
diye bana küçük bir çocukmuşum gibi kızınca somurttum.David de
—Alex haklı fıstık.Hadi doğru odana.
diyince el mahkum odama gittim.Odama geçince elime cadılarla ilgili olan ansiklopediyi aldım.Sayfaları araladım ve okumaya başladım.
Olduğum yer sarsılırken gözlerimi araladım.Ne ara uyumuşum ki ben?Bir anda hoplayınca tutunacak bir yer aradım.Sevdiğim maviler bana baktı.Alex gülümseyerek
—Uyandırdıysam özür dilerim.
dedi.Gülümseyerek başımı olumsuz anlamda salladım ve kucağından indim.Holdeydik.Üstüm başım iyi olduğundan sadece yukarı çıkıp saçlarımı yapacaktım.Yukarı çıktım,Parfümümü sıktım,saçlarımı fırçalayarak düzgün bir topuz yaptım,yüzüme birkaç kez su çarptım.Dudağıma nemlendirici sürüp güneş gözlüğümü taktım.Yanıma bakım ürünlerimin olduğu çantamı da alıp aşağı indim.Lena ve David’in bileğinde bileklikler vardı.Onlara gülümsedim.Büyükanneme sıkı sıkıya sarılıp ıslıkça
—Kendine çok dikkat et.Bir şey olursa bize bir şekilde haber yolla.
diyip ayrıldım.Büyükannem başıyla onaylayıp arkamızdan el salladı.Ona son kez bakıp Lena’nın yanına geçtim.Dördümüz birlikte bizim için gelen limuzine bindik.
Havaalanının önüne geldiğimizde akşam güneşi vuruyordu.Korumalara arkamızda bizi takip ederken Lena kolumdan tutup
—Addie,geçin şuraya ikinizin fotoğrafını çekeyim.
diyince Alex’le bakıştık.Gülümseyip Alex’in elinden tuttum.Onunla ağaçlık bir yere geldiğimizde Lena
—Işık süper!İstediğiniz gibi poz verin!Çocuklarınıza kalacak!
dedi sonunu imayla.Aklıma Sol ve Sirius gelince kalbim heyecandan ritmini bozdu.Alex gülümseyerek Lena’ya
—Dilediğin gibi çek baldız!
diyip beni etrafımda döndürdü.Kıkırdadım.İnsanlardan bazıları bize gülümserken bazıları kıskançlıkla bakıyordu bize.Onları umursamadan anın tadını çıkardım.Alex beni kendine çekip elini yanağıma koydu.Gözleri çok güzeldi.Biraz parmak ucuma çıkıp dudaklarımızı değdirdim.Gözlerimi alnın güzelliğiyle kapattım.Dudaklarımızı ayırınca Alex gülümseyerek bu sefer daha kısa bir öpücük kondurdu dudaklarıma.Fısıldayarak
—Çok güzelsin.
dedi,gülümsedim.Lena ve David üzerimize atladı.David gülümseyerek
—Yeğenlerim teyzeleriyle dayılarını da görsün.
diyince kısa bir kahkaha atıp kolumu Lena’nın omzuna attım.Benim yanımda Alex,Lena’nın yanında David gülümseyerek İnstax kamerası tutan korumaya baktık.Lena gözümden gözlüğü çıkarıp
—Yeğenlerim gözlerini görsün.
dedi sırıtarak.Ona göz devirerek zihnimden
—Yeğenlerin zaten o zaman benim gözümü görürler merak etme.
dedim.Koruma fotoğraflarımızı çektikten sonra ayrıldık.Lena korumaya teşekkür edip fotoğrafları ve kamerayı aldı.Gözlüğümü tişörtümün yakasına astıktan sonra Lena’nın yanına fotoğraflara bakmak için gittim.Elinde tuttuğu dördümüzün olduğu fotoğrafta David ve Alex arkamızdan iki kulak yapmışlardı.Lena’yla katıla katıla gülerken David Lena’nın arkasından gelip sarıldı.Lena sahte bir kızgınlıkla koluna vurup
—Bunlar ne bebeğim?Niye başımızda tavşan kulakları var?
diye sordu.David muzipçe sırıtıp
—Yaa,öyle mi olmuş aşkım?Eh elimiz kaymış.Değil mi damat?
diye sorunca Alex de yanımıza gelip
—Evet ya!Tüh!
dedi elini belime atarken.Diğer resimimize baktığımda bu sefer normal bir şekilde çekindiğimizi gördüm.Alex uzanıp Lena’nın elinden birkaç fotoğraf aldı ve incelemeye başladı.Bakmak için kolunu biraz aşağı indirdim.Alex’in beni döndürdüğünde çekilen fotoğrafı elime alıp daha dikkatli inceledim.İkimizin yüzündeki o tatlı gülümseme yüzümde küçük bir gülümseme oluşturdu.Alex’e fotoğrafı verirken elinde beni öptüğü fotoğraf vardı.Bunların hepsine ileride bakıp anılarımızı canlandıracağımız düşüncesi yüzümü gülümsetti.Alex’in yanağını öpüp
—G-gid-del-lim m-mi?
dedim kısık sesle.Bana gülümsedi ve
—Gidelim meleğim.
dedi.
Alex Jones
Arkamızda ve yanımızda korumalarla havaalanına ilerlerken meleğim güneş gözlüğünü yine takmıştı.Kimseye belli etmemekte çalışarak zihnimden
—Meleğim,gözlüğünü çıkarabilirsin bence.
dediğimde Addison da bana bakmadan
—Yok iyiyim ben.
dedi.Derin bir nefes verip zihnimden
—Gözlerinden utanma.Çok güzeller.
dedim.Korumalarla beraber bir yer bulup yerleştik.Herkes bize garip garip bakarken Lena ve David ayaklanıp
—Biz kahve alıyoruz ister misiniz?
diye sorunca Ben başımı olumsuz anlamda salladım,o da kısık sesle
—Y-yok.
dedi.Başlarını sallayıp gittiler.Hemen meleğimin başını omzuma yasladım.Kokusu burnumu uyuştururken saçlarını oynayarak
—Neden utanıyorsun?Aynada hazırlanırken hiç bakmıyor musun gözlerine?Hiç takılı kalmıyor musun?
diye sordum.Sanki bir sır saklarmışçasına
—H-her-rkez b-ban-na b-bak-kıy-yor.Ç-çok r-rah-hat-tsız e-ed-dic-ci.
dedi.Birkaç kişinin ona dönüp bakmasıyla başını yere eğdi.Utanıyor muydu kendinden?Kıkırdayarak
—Meleğim onlar senin güzelliğine bakıyorlar.Sen de diyorsun bak,gözlerinin güzelliğine bakıyorlar senin.
diyince yüzüme baktı.Gözlerini görebilsem de o renkleri soluktu.Gözlüğünü yakasına asınca rahatlayarak derin bir nefes verdim.Meleğim kaşlarını hafifçe çattı ve
—N-ne o-ol-ldu?
dediğinde
—Gözlerinin ışıltısı gözükmüyordu.Şimdi gözlerini tam gördüm ya,rahatladım valla.
dedim.Dediklerime bir kahkaha attı.Heh şöyle.Sen hep gül benim iyilik meleğim.Çünkü sana gülmek çok yakışıyor…
Uçağımızın kalkış zamanı yaklaştığında küçük bir oğlan gelmişti yanımıza.Masumca bana bakıp
—Şey,abi sen bu ablanın arkadaşı mısın?
diye sorunca önce omzumda yatan güzeller güzeli meleğe,sonra ona gülümseyip
—Evet koca adam.Bir şeye mi ihtiyacın var?
diye sordum.Çocuğun gözlerinin parladığına yemin edebilirdim.Meleğim yavaşça başını omzumdan kaldırıp gözlerini ovuşturdu.İyice ayıldığında önce bana,sonra da oğlana baktı.Küçük çocuk gülümseyerek meleğime
—Şey,abla sen çok güzelmişsin.Ben ne diyeceğimi unuttum.
diyince meleğim küçük bir kahkaha atıp
—T-teş-şek-kür e-ed-der-rim.S-sen d-de ç-çok t-tat-tlıs-sın.
dedi.Çocuk kıkırdadı,sonra arkasında olan ellerinden kırmızı bir gül çıkarttı.Ben şok içinde çocuğa bakarken Lena ve David de o sırada gelmişlerdi.Lena sessizce gülerken David kaşları çatık ama gülerek
—Oooo,fıstık?Sana bir tane daha mı aday çıktı?
diyince çocuk meleğime dönüp
—O da mı senin arkadaşın abla?
diyince meleğim başını salladı.Sonra Lena’yı gördü.Çocuk bir anda arkaya koşmaya başlayınca David gülmeye başladı.Ben hariç hepsi gülerken Addison’a
—Çok mu komik?Çocuğa bak ya,gelmiş meleğime çiçek veriyor!
diyince Addison daha da gülüp yanağımdan öptü.Öptüğünde ne zaman kasıldığını anlamadığım bedenim gevşedi.Ardından çocuk iki çiçekle geldi.Birisini Lena’ya,diğerini de meleğime verdi.Sonra ellerine bakarak
—Şey,ben normalde sana verecektim abla,ve sonra diğer abla da gelince ve ikiniz de güzel olunca ben de diğer çiçeği getirdim.
diyince Lena ile Addison gülmekten ikiye yarıldılar.Lena çocukla aynı hizaya gelip
—Ne iyi yapmışsın.Çok teşekkür ederiz tatlım.
dedi.Çocuğun annesi olduğunu varsaydığım kadın çocuğun yanına gelip
—Kusura bakmayın.Tutturdu ben ona çiçek vereceğim diye.Umarım rahatsız etmemiştir.
diyince Lena
—Olur mu hiç öyle şey?Aksine bizi çok mutlu etti yaptığı.Çiçek de çok güzel kokuyormuş.Tekrar çok teşekkür ederiz.
dedi.Kadın gülümseyerek çocuğun elinden tuttu.Çocuk üzgün gözlerle bize baka baka ilerlerken meleğim kalbini tutup
—Çok tatlıydı!Yalnız Lena çiçek çok güzel kokmuyor mu?
dedi Lena’ya.Uçak kalkış saatimiz anons edilince ayaklandık.Korumalar bizi hemen en öne geçirirken kimisi kavga çıkartmaya başladı.Birisi
—Hah!O kızı gördüm ve tam bir ucubeydi!Gözleri farklı renklerdeydi!Hatta kekemeydi!Nasıl bu kadar zengin olabilir?Kesin yatakta birilerini eğlendirmiştir sürtük!
diyince kan beynime sıçradı.Korumaları ve kalabalığı yararak onu diyen çocuğu bulup yakasına yapıştım.Çocuk afallayarak sendelese de o da benim yakama yapıştı.Pis pis sırıtarak
—Bak hele,o kızla eğlendin mi bari?Kaç pounda yapıyorsunuz?Ona göre ben de geleyim.
dedi.Sinirle burnuna kafa attım.Yakasını bırakıp yüzüne sert bir yumruk geçirdim.Nefes nefeseyken tekrar yakasından tutup cama yapıştırdım.Bağırarak
—Sen kimsin!Sen kimsin de sevgilime orospu dersin!Seni öldürürüm duydun mu beni!Öldürürüm!
dedim ve pataklamaya devam ettim.Bu sefer konumları değiştirip o beni pataklamaya başladı.Son koyduğu yumruk başımı döndürdü.Hızlıca kendime geldim,yakasından tutup
—Ne olmuş kekemeyse!Ne olmuş yani gözleri farklı renklerdeyse!O en azından senin aksine insan!Hem de dünyanın en iyi insanı!
dedim.Karnına dizimi geçirince iki büklüm oldu.Birisi kolumdan tuttu ve beni çekti.Addison’ın telaşlı gözleri bedenimi tararken kollarından sıyrılıp kaçmaya çalışan adamı tekrar yakaladım.Adam korkuyla
—Yapma!Yapma!
derken
—Özür dile sevgilimden!
dedim herk kelimenin sonunda yumruk atarken.Adam korkuyla
—Özür dilerim!Çok özür dilerim hanımefendi!Lütfen affedin!
diyerek meleğime gelmeye çalışınca korumalar önünü kapadı.Adam korkuyla kaçarken kolumdan çekilen elle arkaya savruldum.
Uçağın bizim için ayrılmış bölümüne gelince Lena ve David kaçarcasına bizden uzaklaştılar.Addison kolumu bırakıp zihninden
—Neden yaptın?Biraz yerinde duramıyor musun?
diye sordu.Ona
—Neden mi yaptım?Sana dediklerini duymadın herhalde?Gayet haklıydım!
dedim sinirle hafif bağırarak.Addison derin bir nefes verdi,yüzümü sıvazladı ve
—Biraz daha sakin olman lazım Alex.Bu kendine zarar verir.
dedi zihninden.Sinirle yerimde öne-arkaya yürürken
—Ama ben sinirlenmekte haklıydım!Adamın sana ne dediğini duydun!
dedim.Addison kolumdan tutarak zihninden
—İnsanları görmezden gelmeyi bilmelisin!Aksi takdirde başına daha beter şeyler gelebilir!
diye sesini yükseltince ben de ona
—Gelemem!Konu sen olunca gelemem duydun mu beni!Gözlerini görmedim mi zannetttin?Dolmuştu,çok utanmıştın!O çocuğa az bile yaptım ben!
diye bağırdım.Meleğimin gözleri doldu ve sarsak adımlarla gelip boynuma sarıldı.Kollarımı ona dolarken meleğim titrek bir nefes verip zihninden
—Sana bir şey olacak diye çok korktum.Sesimi yükselttiğim için özür dilerim.
dedi,boynuma küçük,sıcak bir öpücük kondurdu.Öptüğü yerden tüm vücuduma kıpırtı dalgası yayılırken yüzüne bakıp
—Ben de özür dilerim meleğim,bundan sonra daha sakin olmaya çalışacağım.
dedim.Gülümsedi,bir koltuğa geçip yanına gelmemi işaret etti.Yanına gelince hemen kafasını omzuma yaslayıp gözlerini kapadı.Saçlarını öpüp
—Seni seviyorum meleğim.
diyince meleğim gülümsedi ve
—B-ben d-de s-sen-ni s-sev-viy-yor-rum.
dedi…