İçeriğe geç

Eksik Kraliçe

Bölüm 8 · 5 dk okuma

Eksik Kraliçe

Bölüm 8

Sonsuzluk işareti

Gözlerimi kapattım. Kalbim durmak üzere iken kendimi topladım . Su lorduna ihanet edemezdim. Ellerimi açtım. Suyu onun ağzına doğru ilerlettim. Bunü fark etti. Hemen uzaklaştı. Bana atakta bulunmak için ellerini hareket ettirmeye başladı . O sırada bana doğru gelen bir ateş kılıcı gördüm. Sinirle ayaklarımı yere vurdum.

"Kopyacı "diye bağırdım.

O sırada bana gelen kılıcı unuttum . Kılıç tam önümde durdu. Bende hareket etmedim. O bana bakıyordu ben ona. Elimi arkada hareket ettirdim. O an arkamda büyük bir kılıç ona doğru ilerledi. İlk onun kılıcı buhar oldu . Ona doğru hızla ilerledi vee bingo tam tutturmuştum. Bana sinirli bir bakış attı ama o çoktan ıslak bir kargaya yada kediye benziyordu. Arkamı döndüm ve geç kaldığımı fark ederek . Hızlanmaya başladım. O sırada sağ kolumda bir acı hissettim. Fakat sinek ısırığı gibiydi bu yüzden koluma bakmadan yola devam ettim. Yıldızlı gölün yolunu tuttum. Ağaçlar büyük ve yemyeşildi. Ormanda ilerlerken gölün su sesi duyuldu. Daha güneş yeni batıyordu. Havada uçan yusufcuklar acele ile bir oradan bir oraya uçuyordu. Kelebeklerin ihtişamlı görüntüsü gözümün önünden kayıp gitti. Göle varmıştım. Suyun akan sesi huzur veriyordu. Etrafında rengarenk çiçekler olan gölün yanında taşlardan yapılmış bir oturak ve birde masa vardı. Taşlar yosun kaplamış ve çiçek açmıştı. Burası akşam olduğunda gökyüzünü üstünde taşıyormuşçasına yıldızı ve ayı yansıtıyordu bu yüzden buraya yıldızlı göl deniyordu. Taşın üstüne oturdum. Soğuk beni kendime getirdi. O sırada arkamda birinin kokusu burnuma doldu . Kokusunda bir denizin huzurunu ve hırçınlıgını bir arada taşıyordu. Bir koku insana bu kadar uyumlu olamazdı . Yanıma oturdu . Ona baktım . Derin bir nefes çekti . Ellerini saçından geçirdi. Sonra gözünden küçük bir su damlası düştü. Bir anda bedenime sarılan kollarla irkildim . Bir anda dudaklarını saçımın üzerinde hissettim. Sonra uzaklaştı ve gözlerini bana sürmeden göle baktı. Bir dakika yanakları kıpkırmızıydı. Ah kızım az önce sana sarıldı. Aklıma ateş lordu geldi. Beni öpücekti ve lordum olmadığı halde. Ben bunları düşünürken sesi kulaklarımı doldurdu. Sinirli gibiydi

"Aklımı kaybettim sana-sana birşey oldu sandım. Bir daha ben yanındayken beni asla bırakma"dedi. O sırada göl hırçınlaştı. Su havaya kalktı . Bir an ne yaptığının farkına vardı. Su sakinleşti. Boğazımı temizleyerek

"Kusura bakmayın lordum, fakat beni birkaç kere görmenize rağmen benim için bu kadar endişelenmenizi biraz garip buldum. Ah pardon ben olmazsam su krallığı tehlikeye girer "dedim çenemi tutamamtayarak. Kahkaha attı. Ben ona bakarken neye güldüğünü anlamaya çalışıyordum. Bana döndü ve üstüme hafifçe eğildi.

"Doğruymuş, açık sözlülük konusunda sizden daha iyisi olmadığını duymuştum "

"Ben olanları söylüyorum. Eveleyip gevelemek benim işim değil "

"Peki, seni ne kadar görüp görmediğim fark etmez . Seni ilk gördüğümde kalbim durdu. Seninle ilk konuştuğumda kalbim durdu. Seni gördüğüm halde kalbimi durdurdun , birde seni görmezsem neler olur sen tahmin et varisim "dedi . Ben birşey demedim bir şey yapmadım. Üç dakika boyunca böyle sürdü. Son anda aklımı ve beynimi kullanmak aklıma geldi.

Hey!kızım kendine gel . Adam sana aşkını ilan ediyor. Sen adama mal mal bakıyorsun...

"Pardon , ben bir an dalmışım. Saolun lordum. "

"O günle ilgili birşey sormucam fakat daha dikkatli olmanızı rica ediyorum. "

"Ona pek söz veremem"

"Şey aileniz çok endişeliydi. Yani onları ziyarete gitmenizi tavsiye ederim varisim. "

"Evet gidicem lordum ama sizide davet etmek isterim "

"Elbette aslında çok uzak ama "güldüm.

"Ah , evet on dakikalık yol var saraylarımızın arasında bence gayet uzun bir mesafe "

"Kesinlikle size katılıyorum "dedi . Sonra bana baktı . Vücudumu inceledi. Gözleri kollarımda takılı kaldı. Korkuyla ayağa kalktı ve kolumu ellerinin arasına aldı.

"Bu nasıl oldu? "koluma baktım ve kolumda sonsuzluk işareti şeklinde ateş yanığı vardı. Aklıma buraya gelmeden önce kolumda hissettiğim bir sızı olduğu aklıma geldi.

"Bilmiyorum "

"Yanlış anlama diye sormadım varisim fakat kokunuzun arasında bir ateş kokusu hissettim. Ateş lordu bir şey mi yaptı? "

"Ne münasebet o bana hiçbir şey yapamaz(adam seni öpüyorduu! Daha ne yapsın ). Buraya gelmeden önce onunla küçük bir düello yaptık. Orada olmuştur herhalde "dediğimde gölün suyu yükseldi . Üstümüze doğru geldi . Büyük bir dalga bana bakıyordu. Ama su lordu burada değil gibiydi . Gözlerinde bir su dalgası vardı ve düşündükçe büyüyordu. Kolumu sıktı. Üstüme yürüdü. Üstüme eğildi. Belim ağaca çarptı . Ağaç ile onun arasına sıkışmış bir şekilde ona baktım. Gözleri yaranın üstünde geziniyordu.

"Ondan uzak dur ! Ona bir daha yaklaşmıyacaksın duydun mu?"dedi dalga tam bizi yutucakken. Ellerimi kurtardım ve onu üstümden ittim. Suyu geri yerine götürdüm. Sonra önüne dikildim . Elimi sıktım ve ona baktım ama hala burda değil gibiydi.

"Kendine gel "dedim . Hala gözleri garip bakıyordu. Suyun birazını aldım ve suyu suratına çarptım. O boğuluyormuşçasına öksürdü. Bana baktı ve hemen ne yaptığının farkına vararak elimi tutmaya çalıştı. Üstüne yürüdüm elimi çektim ve ona bakarak.

"Bir , bana kimse emir veremez. İki , bizi boğmak mı istiyorsun unutma sen istersin ama ben yaparım. Üç , benden izinsiz bana dokunamazsın bir daha bana bu şekilde yaklaşma "

"Ama o sana yaklaşmış. Hem -hemde seni öpmeye kalkışacak kadar "bunu nerden biliyordu. Bunu söylemedim.

"O buna kalkıştı ama onu engelledim sen olsan senide engellerim ancak sevdiğim biri bana böyle davranabilir "

"Ben sevdiğin adam değilim "dedi üzgün bir halde kafasını eğerek

"Hayır çünkü seni daha tam tanımıyorum "

"Onuda tanımıyorsun ama ben lordun olarak bile sana o kadar yaklaşamıyorum "

"Sen bunu nerden anladın"hafif tebessüm etti.

"İki kişi birbirine ilk öpücüğü verince bunun sonsuz olması için sonsuzluk işareti ile taçlandırılırmış . Söylesene seni öptü mü? O seni öptü mü? O dudaklarında kor ateşin izi mi var?"dediği an tokadı yüzüne indirdim. Ona bakmadan arkamı döndüm ve toprak krallıgına gitmek için hamle yaptım. Sonra arkamı döndüm ve bağırarak.

"Bir daha asla benimle konuşma, neyi kastettiğinin farkında mısın? Dediklerini kulağın duyuyor mu? Sen bir lord olarak varisine nasıl böyle şeyler dersin. Sen bana güvenmezsen ben sana nasıl güvenicem. Bir daha bana varisim deme . Çünkü lord olan varisine güvenir"dedim . Sarayın bahçe kapısına doğru yürüdüm. Sinirliydim ama sakinleşmeli ve kendimi kontrol etmeliyim. Kontrol yoksa sende yoksun dedim kendime . İçeri girdim yukarı kaldığım odaya çıktım. Kimse görünmüyordu. Büyük ihtimalle Darun ve Vanessa bataklık ormanına gittiler. Odaya girdim. Duş almak için suyu açtım . Suyu daha hızlı akması için elimi kullandım. Küvet dolar dolmaz üstümü çıkartıp içine girdim. Duşumu alıp. Üstüme alt üst takım giydim. Yatağıma girdim. Yarayı inceledim. Ona bakarken uyku beni ele geçirdi. Gözlerim kapandı. Uykuya bıraktım kendimi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.