İçeriğe geç

Eksik Kraliçe

Bölüm 9 · 11 dk okuma

Eksik Kraliçe

Bölüm 9

Bela kaynağı ♡

Gözlerim ağır ağır açıldı. Yataktan doğruldum. Pencereye doğru yürüdüm. Dışarıya baktım . Güneş yavaş yavaş gözükmüş . Etrafın karanlığını bölüyordu. Bugün krallığıma dönücektim. O yüzden biraz daha özenli giyinmeyi düşünüp. Dolaba gittim. Neyseki dolaptaki her kıyafet mavi renkti biraz göz gezdirdim. Sonra elimi attım. Gözüme çarpan bir elbise seçtim. Fakat bu biraz sadeydi. O sırada ne kadar kararsız olduğumu anladım. O sırada içimdeki şeytan su lordu mu ateş lordu mu? dedi . Hemen bu düşünceden kurtulmaya çalıştım. Gözlerimi kapattım. O sırada ateş lordunun siması gözümün önünde belirdi. Gülüyordu ah tanrım biri gülerken bu kadar karizmatik olamaz dedim. Sonra bana yaklaştı. Hala kararsız kalmana şaşırdım beni seçmeni bekliyordum kırıldım dedi. Gözlerimi açtım ve içimden saydırdım. O sırada gözlerim bana ihanet eder gibi tekrar kapandı. Silüeti belirdi sonra gülerek çok terbiyesizsin dedi. Gözlerimi açtım .

"Ah kafayı yiyorum galiba "dedim . Sonra hızla elbise seçimine devam ettim. Bol taşlı bir elbise çarptı gözüme. Arkasından bir tül sarkıyordu. Askılı elbise tam üstüme olmuştu. Ayağıma beyaz bir işlemeli topuklu giydim. Hafif bir göz makyajı yaptım. Dudaklarımı hafif kırmızı ve parlak bir ruj sürdüm. Hazırdım saçımıda açık bıraktım. Sarı saçlarım hafif kıvırcık bir hal almıştı. Tarayınca dalgalı oldu . Aynada kendime baktım . Bence gayet güzel olmuştum.

Odadan çıktım . Merdiven indim . O sırada karşıma Vanessa çıktı. Elinde saksıda çiçekler vardı. Çiçeğe bakınca bunun geçen Eliv ile yanında oturduğumuz çiçek olduğunu fark ettim. Fakat çiçek parçalanmış ve solmuştu . Vanessa bana baktı ve gülümsedi. Saksıya baktığımı fark edip oda çiçeğe baktı. Sonra elinin birini açtı . Çiçegin yapraklarını elledi. Ellediği yerler yeniden yeşerdi. Çiçek tekrar sağlıklı ve canlıydı.

"Günaydın iyi misin? Dün seni gördüm sinirli gibiydin "dedi tebessüm ederek

"Ah iyiyim sadece canım sıkılmıştı Darun nerde ?"

"Sofrada kahvaltı yapıcaz bende seni çağırmaya gelicektim ama çiçeği iyileştirip gelicektim Ama sen çoktan uyanmışsın "

"O zaman sofraya geçelim mi? "

"Olur çiçeği bırakıp geliyorum sen geç şurada yemek odası"dedi. Gösterdiği yere doğru gittim. İçeri girdim. O sırada direk masanın başında kral yanında kraliçe oturuyordu. Kraliçenin karşısında Darun vardı. Girince selamlamamı yaptım ve kraliçenin yanına oturdum. Kral bana bakarak

"Geçmiş olsun kızım"dedi kraliçe bana döndü

"Saldırı gerçekleşti ve derinler zindana atıldı tabi sağ kalanları . Darun ve Vanessaya güvenip bu görevi onlara vermen bizi onurlandırdı "dedi mavi gözleri ve kahve gibi saçları olan kraliçe .

Ah şu hava krallığındakilerin naziklikleri çok hoş .

"Saolun bana yardım ederek onlar beni gururlandırdı "dediğimde Vanessa içeri girdi. Yüzünde gülücük saçan kız kızıl saçlarının ihtişamıyla selam verip Darun'un yanına oturdu. Kahvaltı boyunca sohbet ettik . Sohbetleri çok tatlıydı. Kahvaltı bitince toprak krallığından gidicegimi söylediğimde beni yolcu etmek için sarayın çıkışına kadar bana eşlik ettiler .

"Hepinize çok teşekkür ederim "dedim el sallayarak

"Kapımız her zaman açık "dedi kral

"Keşke biraz daha kalsaydın "dedi kraliçe kahverengi saçları uçuşurken .

"Ah kralım, Kraliçem bende artık gideyim . Zaten yol üstü hem Mira 'yada eşlik etmiş olurum. "

"Peki kızım tekrar bekleriz "dedi kral daha sonra içeri girdi.

"İyi günler varislerim "dedi Darun tebessüm edip ikimize bakarken daha sonra kraliçe içeri geçti.

"İyi günler lordum "dedi Vanessa arabaya binerken

"İyi günler Darun ziyarete gel yoksa ben bu kadar yolu gelemem. Birazcık üşengeç biriyim"dedim

"Bunu yüce su varisi mi söylüyor "dedi

"Ta kendisi "dedim el sallayıp arabaya bindim. Biraz ilerledik ne ben konuştum nede Vanessa . Sonra bir anda araba durdu. Vanessa aşağı indi. Bana bakıp el salladı. Sanırım onun sarayı burasıydı. Aslında neredeyse pek bir fark yoktu sadece buranın dağa büyük bahçesi vardı ve gökyüzü inceleme odası oldugunü düşündüğüm camlı bir yer vardı. Buraya gelirsem ilk işim buraya girmek olacak. Düşüncelerimi tatlı bir ses böldü. Vanessa inmişti ve bana el sallıyordu.

"Dikkatli ol Mira "

"Peki sende Vanessa "dedim.

Kapıyı kapattım. Yola devam ederken uykum geldi. Gözlerim hafifçe kapandı. Sonra aklıma su lordu geldi . Onuda davet etmiştim ama gelmemişti. Kızım sende salaklık var mı? Dün adamı benden uzak dur demedin mi ? ama ginede özür dilemek için gelebilirdi. Ne var yani gelseydi. Ya bundan sonra hiç gelmezse. Aklıma gelen bu düşünce ile irkildim. Lordsuz bir varis büyük rezillik. Ben bunları düşünürken uyuya kalmıştım. Gözlerimi hafifçe araladım. Kafamı kaldırdım. Yanımda biri vardı. Tiz bir çığlık attım. O sırada Yanımdaki kişi ağzımı kapattı. Sonra erkek sesi arabanın içinde yankılandı.

"Hey ! Sakın ol benim "dedi tabikide siyah ve kırmızının harika uyumuyla bana bakan ateş lordu.

"Ne işin var burada "

"Seni görmek istedim "kolunu cimcikledim

"Senin bana bakan gözlerini oyarım gevezelik etme burada ne işin var "

"Sana eşlik etmeye geldim . Tek başına olduğunda bela mıknatısı gibi belaları başına çekiyorsun. Fakat nasılsa onlardan hiçbir zarar görmeden kurtulmayı başarıyorsun "

"Saol ama şimdi dışarı çık "çıkçık çekti

"Ayıp ya sen hepmi böyle kabasın "aklıma dün su lorduna dediklerim ve yaptıklarım geldi. Bu düşünce ile iz aklıma geldi. Sinirle yanımda olan ateş lorduna baktım.

"Sen bunu neden yaptın "dedim izi göstererek

"Yalnız yakışmış "

"Neden yaptın! "

"Yoksa lordcuğunla aranız mı bozuldu. Ah hemen anlamıştır o zeki ve güçlü lordcuk "

"Düzgün konuş yoksa konuşmanı sağlıcak bir ağzın kalmıcak"güldü

"Hımm bana uyar bunu nasıl yapıcaksın"dedi. Gözlerim fal taşı gibi büyüdü. İma ettiği şey sinirimi son damlasına getirdi.

"Senin derdin ne git bunları kendi varisine desene. Neden benle uğraşıyorsun. Senin bir varisin benimde bir lordum var . Böyle imalarda bulunmamalısın. Şimdi arabadan in"dedim. Fakat o bana bakıp gülüyordu. Ah tanrım deliriicem ama hayır gülüşüne değil yüzsüzlüğüne. İç sesimi susturup ona baktım . Kahkaha attı.

"Son kez söylüyorum git burdan "git artık . İstemiyorum neden anlamıyorsun iç sesim sustu. Bir anda ciddiyetini takındı. Arabaya durmasını söyledi. Hızla indi . Hiçbir şey demeden kapıyı kapattı. Ve gözden kayboldu. Derin bir nefes aldım. Yola devam ederken hava krallığının önünden geçiyorduk. O sırada Luca ile terasta oturan bir kız gördüm. Bu kız Luca'nın beni kurtarmak için yardım aldığı kızdı. Gülüyorlardı onları görünce bende gülümsedim. Birbirlerine yakışıyorlardı. Arabayı durdurdum. Arabadan indim. Eteğimi savurdum . Luca ile göz teması kurup selam vardım . Selamımı yapıp kafamı kaldırdım. İkiside aynı anda kalktı ve onlarda beni selamladı. Bahçeye doğru yürüdüm. Hava krallığının bahçesine girdim. Eliv koltukta oturmuş biri ile konuşuyordu. Bu kişide hava krallığından olduğunu belli eden giyinme tarzı vardı . Eliv ayağa kalkı. Çocukta ayağa kalktı elini Eliv'in beline koydu. Fakat o bundan rahatsız gibiydi. Eliv'in yanına gittim. Arkasında belirdiğimde korktu. Sonra bana sarıldı . Çocuk bize bakarken ona ters bir bakış attım. Onu sevmemiştim.

"Eve gidiyorum yanına uğramak istedim "

"İyi yapmışsın bak bu hava krallığından Linda 'nın kuzeni Roy"Linda yukarıdaki kız olmalı.

"Selam ,su varisimiz denilenler yalan değilmiş hatta az bile o kadar güzelsiniz "dedi . Sadece kafamı salladım .

"Seninle konuşmalıyız bir ara gel yanıma "dedim

"Peki görüşürüz "dedi el sallayarak

Sarayıma vardığımda Mare beni kapıda bekliyordu. Direk ona sarıldım. İçeri geçtik biraz konuştuk sonra çay ve kurabiye yedik. Görüşmedigimizden beri neler yaptığını anlatıyordu. Bende onu dinliyordum. Biz gülüp eğlenirken muhafızlardan biri annemin beni çağırdığını söyledi. Babam burda değildi. Akşama dönecekmiş. Ağır adımlarla annemin yanına gittim. Kapıyı çalıp içeyim girdim. Bana bakıyordu. Fakat gözleri şimşek çakıyordu. Üstüme yürüdü ben milim kıpramadım . Suratıma iğrenerek bakıp

"Sen o davette nasıl bize öyle davranabilirsin . Kendine çeki düzen ver . Ayrıcalıkla derseri boşladın. Bu bir hafta sekiz saat dersin olucak . Su şifacısı olduğun için kendini geliştir. Bir daha bana öyle bir saygısızlığını görmek istemiyorum. Şimdi çık dışarı. "

"Neden yaptın? "Mare olanları hatırlatmak istedim ama o soran gözlerle bana baktı.

"Neyden bahsediyorsun? "

"Ah peki sen çoktan unutmuşsun o kadar önemsiz yani "

"Dışarı çık dedim sana "dedi .

Dışarı çıktım. Mare gezmek istesede ona hayır diyerek odama geçtim. Uykumu almak istiyordum. Bu aralar yorulmuştum ve dahada yorulacaktım.

( 1 hafta sonra )

Bu bir hafta sürekli çalışıp alıştırma yapmıştım. Ne Eliv nede başka biri gelmişti yanıma. Bugün için kendime plan yaptım ve çıkmaya karar verdim. Güzelce hazırlanmaya karar verip elbise bakmaya başladım.

Üstüme su gibi akan bir elbise ve altına siyah topuklu giymistim. Ellerime harika işlemeli takımı takıp. Dudağıma bir ruj sürüp aşağı indim. Arabaya bindim. Bugün biraz müzikli ortamlara katılmaya karar verdim. İlk gördüğüm yerde indim ve şoförü kapıda beklemesini söyledim. İçerisi renkli ışıklı , uzun ince masalı süslü ve orta düzey bir yerdi. İçeri girdim. Her tipten vardı. Kelin biri bana bakınca ona göz devirip bara doğru gittim. Barmen bağırarak "ne alırsınız" dedi. "Fazla çarpmasın yeter ne olursa olsun ver. " İçkimi yudumlarken. Yanıma biri geldi . Sarı saçlı ela gözlü , hafif sakallı hoş bir adamdı. Bir dakika bu...bu Eden 'dı. O beni fark etmemişti. Hemen boynuna atladım. O bir anda kollarımı ondan uzaklaştırdı. Suratıma baktı. Bir anda beni kucakladı . Ah tanrım o burdaydı. Beni indirdi.

"Senin burda ne işin var güzellik "dedi özlediğim ses tonuyla

"Hiçç. Asıl senin burda ne işin var . Buraya geliyorsun fakat benim yanıma hiç uğramıyorsun "

"Daha üç saat önce geldim. Sen...sen çok güzelleşmişsin"

"Aptal beni bırakıp gittiğinden beri yaşlandım "

"Ah hadi ama dört yıl olmuş. Eee başka arkadaşın yok mu? Eliv nerde ? Mare nerede? "

"Tek geldim. Şansa bak ki sen çıktın karşıma eee kendine varis buldun mu?"dedim

" Hayır. Senin lordun var değil mi ? Yani onunla nişan yaptınız mı? "dedi . Sesi kalınlaşmıştı.

"Yani evet su lordum var. Fakat nişan yapmadık ki galiba yapmaz benimle "

"Neden ?"

"Boşver uzun hikaye "dedim

"Hala senin su krallığından olmana üzülüyorum eğer ateş olsaydın şimdi benimdiniz varisim "

"Ah keşke senın için ölüyorum"

"Arkadaşımla gelmiştim ama onun bir saatlik işi çıktı gelir birazdan sende bize katılçaksın itiraz yok Varis hanım "dedi

"Peki prens bey "onun ablası vardı. Fakat ablasını hiç görmemiştim. Çünkü kendisi sürekli ülke dışında özel eğitim yerlerinde eğitim görüyordu. Dediğine göre ablası ateş krallığının en güçlü varisi olarak yetiştirilmiş. Bu yüzden Eden ile fazla ilgilenen yok. Prensmiş, lordmuş kimse pek karışmaz. Zaten ablası ondan önce doğarak hem tahtı hemde krallıklarının ilki olmuş. Normalde ikinci veya daha fazla çocuk varsa ilk olan tahta diğerleri yanına geçerdi. Fakat Eden bunu da istemiyordu. O yüzden o işlere pek karışmazdı. Ablasının lordunun çok yakışıklı bir kas yığını olduğunu ve ablasının onu deli gibi sevdiğini söylemişti. O kas yığınını bende görmek istiyorum. Sus iç ses saçmalama

İlerleyen zamanlarda sohbet ederken . Birazcıkda içtik. Dans ederken kendinden geçmiş Eden'a baktıkça gülesim geliyordu. Ellerimden tuttu ve beraber zıplamaya başladık. Yavaşladım hafifçe dans etmeye devam ettim. Etraf dahada kalabalıklaştı. Eden kırmızılar içinde dans ederken bir yandan kızın birine öpücük atıp duruyordu. Onu kolundan tuttum. Fakat o hala kıza sarkıntılık ediyordu. Kız rahatsız olup gideceği sırada arkasında bir ayı...Ay pardon ayı gibi bir adam belirdi. Kız bişeyler dedikten sonra adam üstümüze yürümeye başladı. Eden ile geri geri gittik. Sonra durdum biz neden ondan korkuyorduk o bizden korkmalıydı. Adam önümde durdu ve elini yanımdaki masaya vurdu. Bir dakika masa kırıldı. Tamam bizde ondan korkabilirdik .Çüş Çüş be harbi ayıydı. Eden kolumdan tuttu ve arkama saklandı. Ah hadi ama bunu ben yapmalıyım. Arkama saklanan Eden üzgünüm der gibi bakıp bakışlarını adama çevirdi. Üstümu düzelttim. Sesimi topladım ve dik durdum . Durabildigim kadar .

Hadi konuşsana dilini mi yuttun?

Biraz vakit iç ses korku denilen bir şey var .

Ah hadi ama sen su varisisin

"Karşında kim var haberin var mı senin ?"dedim

"Sence variscik olman umrumda mı?"

"Değilse hatırlatırım. Uzak dur yoksa ölün çıkar burdan "

"O arkada saklanan iti ver. Giderim ama onunla cezasını çekmeli. Kimin kızına yavşıyon lan"dedi sinirle karışık alayla

"Peki o zaman desene bu gece cenazen var "

"Bana bak bir vurumluk canın var sus !"dediği an harekete geçti . Elini kaldırdı. Eden'ı arkaya ittim. Adamın altından geçtim . Geçerken ortasına yumruk attım. Ayağa kalktım. Herkes kaçıyor yada saklanıyordu. Yumruk yaptığım elimi suratına indirdim ama boyum yetişmiyor. Tekmeler ile devam ettim. O sırada bacağımın birini yakaladı. Beni yere fırlattı. Kafamı çarptım. Dudağım kanıyordu . Kanı sildim. Elimi kullanıp. Suyumu ona saldım. O sırada bir ses böldü. Hayır Eden'ı götürüyorlardı. Acele ederek su ile birini boğdum . Yanından geçip kafasına tekme indirdim. Yere yığılan adamın üstünden atlayıp Eden'a uzandım. Fakat yetişemedim. Adamın biri boğazımı sıkıyordu. Elini ısırdım. Su ile onu bayılttım. Eden'ı dövüyorladı. Hemen ikisini yere indirdim . Birinin topuğuna tekme attım. Yere düşünce kafasına tekme attım. Bir yumrukla adam yerdeydi. Son bir kişi...ayı gibi olan adamdı. Eden kanlar içinde bana bakıyordu. Ayı gibi adamla biraz uzun sürdü ama yere serildi. Bayıldığını düşünürek. Eden'a gittim . Hemen onun elini yüzüne suyumu gönderdim . Suyum yüzünde gezindi. Yaraları kapandı. Bembeyaz sağlıklı bir yüze geri kavuştu. Bana hayran gözlerle bakarken tam onu azarlıyazarlıyacakken biri boğazımdan beni tutup duvara yapıştırdı. Ayı gibi olan adamdı . Bana bakıp güldü. "Şimdi ne yapıcaksın variscik " Eden engel olmak ister gibi oldu fakat başka bir adam gelip onu tuttu. Nefesim kesilirken ellerimi sıktım. Suyumu kullanmaya çalıştım ama olmadı. O sırada gözlerim kapanırken . Kapıdan biri girdi. Bir erkekti. Sesi ortalığı inletti. Dediği şeyi anlamasamda galiba "Kimin kızını boğmaya çalışıyorsun lan sen "demesiyle heyecanlandım . Boğazımdaki eller bir anda yok oldu nefesim geri geldi. İçime nefesimi çektim. Yanıma biri geldi, Eden koluma girerek. Beni dışarı çıkardı. Gözlerimi açmadım. Eden elini yüzüme koyup

"Özür dilerim kardeşim hepsi benim suçum sen iyi misin? "

"Hayret hatalarını kabul etmeye başlamışsın "dedim gülerek.

Bir dakika az önce biri" Kimin kızını boğmaya çalışıyorsun lan sen"demişti . Aklıma gelen bu sesle irkildim . Kimin kızıyım ki ben . Ne saçmalıyorsun ya . Hızla içeri geçtim. İçeride bana doğru gelen ellerinden kan akan biri yürüyordu. Kaşı patlamış ama karizması ile ortalığı kasıp kavuran biri. Bana baktı ve güldü.

"Sen gerçekten bela mıknatısısın hem belaları hem beni kendine çekiyorsun ama unutma ben belanın ana kaynağıyım"dedi . Hala gözlerim iri, ağzım açık kalmış bir şekilde ona bakıyordum. Eden'ın yanına gitti. Bir dakika Eden'ın bahsettiği arkadaşı bu muydu? Ah neden her yerde sen varsın...

yorum yapar mısın? Seni tatlı insan 💋

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.