Bir odada şöminenin başında duran başına hafif aklar düşmüş bir adam düşünceli bir şekilde oturmaktaydı. Kapı aniden açıldı ve içeriye pekte yaşlı olmayan güzel yüzlü bir kadın girdi ve adama bakarak
"sorun ne zargoth" dedi
Zargoth omuz silkti ve tekrar şömineye bakmaya döndü kadın eline beline koydu kehribar gözleri bir ara sinirden titredi tekrar zargoth 'a baktı
"peki o zaman birileri bugün benimle ilgilenmek istemiyor" dedi
Zargoth kadına döndü yavaşça oturduğu yerden kalktı kara gözleri yakılan kömür gibi alevlendi
"bana bak Eva ben neyin derdindeyim sen neyin derdindesin ben burada çocuklarıma daha iyi bir krallık bırakmaya çalışıyorum ama sen fingirdeşmekten söz ediyorsun"
Eva bu denilenler karşısında dondu kaldı ve ağlayarak kapıdan dışarı çıktı, zargoth tekrar yerine oturdu bir asker içeri girdi ve kral'a baktı yorgun ve nefes nefese kalmıştı
"efendim... Uh huh... Kara pençenin başı khel geldi sizinle konuşmak istiyor"
Zargoth eliyle çekilme bilirsin dedi ve içeriye dev bir böceği andıran ama yüzü insan'a benzeyen bir kişi geldi zargoth kalkmaya yeltendi ama o eliyle otur dedi
Zargoth yerinden kımıldamadı. khel onun yanındaki sandalye 'ye oturdu
"merhaba zargoth işler nasıl gidiyor"
Zargoth kızgın bir şekilde khel' e baktı gözleri titriyordu
"sadede gel khel neden buradasın"
khel işaret parmağını iki yana salladı yünde hafif bir gülümseme vardı
" çık çık çık... sinirli halin sana yakışmıyor" dedi
Zargoth onun kendine karşı olan tavırlarından nefret ediyordu keşke bu işe kalkışmasaydı ama artık iş işten geçmişti, zargoth sakin bir şekilde khel'e baktı
" tamam ne istiyorsun khel"
Khel yüzündeki pis sırıtış dahada arttı ve parmağını koltuğun kenarına vurup duruyordu
" 2. Ejder topunu hala ele geçirmedin"
Zargoth bu soru karşısında şoke oldu ama bozuntuya vermeden
"üzerinde çalışıyorum khel"
Khel güldü ve düşündü elleri kocaman olmasına rağmen geniş yüzünü kapamamıştı
"demek üzerinde çalışıyorsun sende bana ihanet edip sırtımdan vurmayı düşünmüyorsun demi"
Kral hayır anlamında başını salladı ardından bir asker içeri girdi yüzünde gergin bir ifade vardı ve sesi hafif titreyerek
"eee-fendim gönderdiğiniz grup geri dönmedi"
Zargoth bu haber karşısında deliye döndü sinirden koltuğun köşesini yumrukladı ve ayağa kalkarak askerin yakasına yapışarak
"ne diyorsun sen zorbat bir adam nasıl olurda 10 kişiyi haklar"
Zorbat boğuluyordu ağzında bir şeyler geviyordu sonra zorgoth zorbat 'ı yere bıraktı ve
"şimdi konuş seni sefil"
Zorbat boğazını temizledi ve öksürdü sonra da ayağa kalktı ve ürkek bir şekilde
"ama efendim gözcülerimize göre ejder topu o adam da değil bir çocukta ve üç kişilermiş"
Kral düşündü adamın planı ne olabilirdi ejder topunu bir çocuğa vermekte ne demek oluyordu. Khel arkası pencereye dönük bir şekilde
" tanya yardım ediyor olmalı hıh salak kız istediği kadar çocuğa yardım etsin babası elimdeyken tekrar geri dönecektir eminim. Zargoth bu iş bende sen anlaşmamıza sadık kal o bana yeter" dedi
Ardında pencereden uzaklaştı ve kapıya yöneldi kral Khel 'in bu tür çıkışlarını alışmıştı nede olsa patronuydu zorbat ayakta kalmış beklerken zargoth ona keskin bir bakış attı
" hala ne bekliyorsun yıkıl karşımdan zorbat" dedi
Zorbat kapıdan eğilerek dışarı çıktı zargoth tekrar şöminenin karşısına geçip koltuğa oturdu anlaşmayı düşündü eğer khel 'e yardım ederse ejder toplarının yarısını alacak ama kızı bethy yi khel' in oğlu khel Jr 'la evlendirmek zorunda kalacaktı bu düşünceler kafasını kurcalarken göz kapakları ağırlaştı ve uyuya kaldı. Ertesi sabah kapı çaldı zargoth ağır bir şekilde koltuktan kalktı ve kapıyı açtı karşısında kalenin kahyası sebastiyan vardı, sebastiyan saçlarına ak düşmüş dudağının üstünde ince bir bıyık vardı, 18 yaşından beri kral ve kraliçe sine hizmet etmişti ve şimdi 68 yaşındaydı ama hala işlerini yürütebiliyordu. Sebastiyan zargoth 'a baktı
"kralım kahvaltı hazır herkes sizi yemek odasında bekliyor" dedi ve çekildi .
Zargoth iyice bir gerindi ve odadan çıktı kırmızı halı kaplı koridorda yürüdü duvarlarda atalarının tabloları asılıydı koridor boyuncada zırhlar ve heykellerle doluydu koridorda ilerledi ve yemek odasının işlemeli kapısından girdi uzun masanın ucuna oturdu etrafa söyle bir baktı iki kocaman pencereden ışık hüzmeleri giriyordu ipek perdeler ise pencerelerin iki yanına sabitlenmişti zargoth masanın diğer ucuna baktı Eva iki elini birleştirerek ona doğru bakıyordu
Sesinden sinirli olduğunu anlaşılıyordu
"toplantı nasıl geçti zargoth"
Zargoth ilk defa Eva yı bu kadar sinirli görüyordu bu sefer ses çıkarmadı masa kızı ve ikinci oğlunu göremeyince sebastiyan 'a seslendi
"sebastiyan çocuklar nerede"
Sebastiyan koşarak geldi yüzünde gergin bir ifade vardı
"efendim küçük hanım ve bey yok"
Zargoth şaşırdı birazda sebastiyan' a kızdı ve bağırmaya başladı
"nasıl yok be adam"
Sebastiyan ürkek bir şekilde
" ikisinin de odalarına baktım ama maalesef odalarında yoktular ama küçük hanımın masasında bulunan bir not buldum"
Zargoth derin bir iç çekerek sebastiyan 'a gel işareti yaptı. Sebastiyan ürkek adımlarla geldi ve notu zargoth' a uzattı zargoth kağıdı okumaya başladı
(sevgili babacığım dün konuştuklarını abim duymuş ve beni bir insecth ile beni evlendirecekmişsin kabul etmiyorum abimle bir plan yaptı ve şimdi gidiyorum beni takip etme
Sevgili kızın bethy)
Zargoth bu notu okuyunca deliye döndü ve sebastiyan 'a dönerek
"sebastiyan hemen bana zorbat' ı çağır." dedi sebastiyan eğilerek dışarı çıktı
***
"onları terk etmemiz doğrumu abi" dedi Bethy
Kafası tıraşı kirli sakalı olan adam Bethy 'ye döndü ve
"elbette doğru bir karardı yoksa babam seni o böcek kafalının oğluna verecekti"
Bethy biraz üzgün bir şekilde
"ama yine de babamdan kaçmamalıydık"
Kirli sakallı genç
"bethy seni korumaya çalışıyorum bu yüzden seni abimizin bulunduğu kuzeydeki üste götürüyorum."
Bethy saçını düzelti derin bir iç çekti sonra yola devam ettiler bir süre sonra bir ses duyuldu sakallı genç ağaçların arasına sürdü ve Bethy 'ye sessiz olmasını söyledi genç sesin geldiği yere baktı ve dört asker vardı izleri inceliyorlardı askerlerden biri arkasını döndü ve komutanına seslendi
"izler hale taze çok fazla uzaklaşmış olamazlar." dedi genç komutana baktığında tanıdık bir yüz gördü bu komutan zorbat başka birisi değildi zorbat askerlere bağırarak
"aramaya devam edin buralarda bir yerlerde olmalılar" dedi
Bethy burnunu kaşımaya başladı aniden hapşurdu askerlerden biri
"o sesde neydi" dedi bir diğer asker çalıları göstererek
"çalılardan geliyor efendim" dedi
Genç yukundu biraz endişeliydi ve içinden
"kahretsin şimdi ne yapacağım" dedi sonra Bethy 'ye döndü
"Bethy hemen ata binip buradan git ben onları oyalayacağım" dedi
Bethy üzgün bir ifade ile
"ama abi seni öldürürler ve sen yanımda olmasan ben ne yaparım"
Genç göz kırptı ve
"sen güçlü bir kızsın al bunu" dedi
Genç kınından bir hançer çıkardı ve Bethy 'ye uzattı. Bethy istemeyerek de olsa hanceri aldı ve ata bindi ve uzaklaştı. Genç çalıların arasından çıktı ve kılıçını çekti zorbat yavaşça alkışlayarak
"vay vay vay bakın burada kim varmış kaçak prens Eric"
Eric kızgın bir şekilde
"General zorbat ve yancıları" dedi eric kılıcını çekti
"prens Eric seni kral adına tutukluyorum" dedi zorbat
Eric güldü ve kılıçını sıkıca kavradı
"beni canlı yakalayamıyacaksınız" dedi zorbat kahkaha attı sırtından devasa kılıcı çekti ve Eric 'e saldırdı Eric darbelerden kaçınarak kurtuldu biraz yorulmuştur ama kardeşine zaman kazandırmalıydı ve zorbat' a saldırdı zorbat hemen kaçındı ardından dizi ile Eric 'in karnına vurdu Eric soluksuz kaldı zorbat bunu fırsat bilerek iki asker' e işaret verdi iki asker atın sırtından ağ alarak Eric 'in üzerine attı Eric ağla debelenirken zorbat Eric' in başına vurdu Eric oracıkta bayıldı. Bir süre sonra Eric gözlerini zindan da açtı başı çok garip bir şekilde ağrıyordu zindanın ana kapısı açıldı ve içeriye zargoth uzun kafanı ile girdi, Eric 'e şöyle bir baktı direk söze girdi
"Bethy nerede Eric"
Eric ses çıkarmadı sadece kızmakla yetindi bir süre sessizlik oldu zargoth bir kez daha tekrarladı
" sana bir daha sormayacağım Eric Bethy nerede" dedi
Eric sinirlendi ve babasının yüzüne tükürdü ve
"senin gibi bir babam olduğu için utanıyorum" dedi
Zargoth bu söz karşısında öfkelendi ve
" pekala büyüklerine saygılı olana kadar zindanda geçireceksin" dedi ve hızlıca oradan çıktı
Eric tahta yatağa oturdu ve parmaklarının arkasından bakarak
"çok dikkatli ol Bethy" dedi.