Souren ani bir gürültü ile uyandı, gözlerini aralayıp etrafı inceledi kız bağlarından kurtulmuş, çuvalı kurcalıyordu. Souren kuvvetli bir ıslık çaldı hector kulaklarını kaldırdı sesleri kolacan etti ardından kafasını kaldırdı kızı farketti havlayarak kızın üstüne koştu, kız hector 'un geldiğini görünce arkası üstü düştü. Hector onu ısırmaya çalıştı kız onu kafasından tutarak kendisini ısırmasını engellemeye denedi en sonunda dayanamıyarak
"çek şu uyuz itini" dedi
souren tiz ıslık çaldı hector yavaşça geriye çekildi ve souren' e doğru yürüdü souren yere çömeldi ve hector'un kafasını sevdi sonra doğruldu kıza doğru yürüdü yanına oturdu yine o donuk göz bebeği olmayan gözlere baktı souren elini ağzına götürdü, kız bundan korkmuş olacak ki biraz yana kaydı. Souren tiz bir ıslık çıkardı hector yanına geldi, kız dona kaldı hector kıza doğru hırladı souren onu kulağının arkasından tuttu
"shh sakin ol oğlum" dedi
hector kıza kötü kötü baktı ve bir kenar 'a kırıldı souren kıza tekrar baktı
" kimsin sen ve beni neden öldürmeye çalıştın."
Kız yüzüne düşen bir tutam saçı kulağının arkasına attı
" mecbur kaldım" dedi
Souren şaşırdı ve yavaşça kalktı çuval' a doğru ilerledi içinden bir ekmek aldı ve kıza uzattı
"al beni öldürmeye çalışsanda aç kalmana müsaade etmem" dedi
kız bir anda souren 'in elinden ekmeyi aldı hızlı bir şekilde yalayıp yuttu. Sonra kız ağzını elinin tersi ile sildi ve souren' e bakarak
"teşekkürler adın ne senin" souren dostane bir şekilde uzattı
"ben souren" dedi
Kız souren 'in elini kavradı ve tokalaştı
"tanya"
Souren tekrar ayaklandı çuvalı bir kez daha kurcaladı çuvalın içinden iki sarı bıçağı aldı ve tanya' ya uzatarak
"al bakalım bunlar galiba sana ait"
Tanya bıçakları inceledi sonra kılıfına sokarak doğruldu souren 'e yeniden baktı
"beni neden öldürmedin"
Souren çuvalı ata bağladı baltasını sırtına takarken
"bir sebebi yokken bir kızı öldürmem" dedi ve ata bindi tanya arkasından bağırarak
"bende seninle geliyorum"
Souren kafasını iki yana salladı
"hayır olmaz" tanya atın yularıdan tuttu ve kara rüzgar 'ın gitmesine engel oldu
"benide götüreceksin" souren tekrar kafasını iki yana salladı kız sinirlenerek souren' i asıldı yere düştü hector saldırıya hazırlandı souren sakinleştirerek
"sakin ol hector " hector hırladı ve beklemeye başladı souren ayağa kalkarak
"iyi hamle lakin seni tam olarak tanımıyorum hem ayrıca kara pençe örgütüne çalışıyorsun"
tanya derin bir nefes verdi
"sana söyledim mecburdum" souren biraz sinirlendi
"neye mecburdun" tanya kolunu ovdu
"şey bunu sana söylersem onu tehlikeye atamam" souren kızmaya başladı
"kimi be kim bu kadar önemli olabilir." tanya üzüntülü bir şekilde kafasını eydi ve kekeleyerek
"b-babam" dedi
souren bir anda dondu kaldı sonra kendini düşündü tanya'nın yerinde olsa o da babasını kurtarmayı seçerdi ardından tanya'nın omzunu kavrayarak dostane bir okşadı
" tamam benimle gel herhalde nereye gittiğimi biliyorsundur"
Tanya kafasını salladı
" alvador 'a değil mi" souren kafasını salladı
"hayır üç Tavşan Ayağı Kasabasına gidiyorum belki bu konu hakkında bilgi verebilirler"
tanya soru sorarak
" hangi konu" dedi souren cebindeki ejder topunu çıkardı ve tanya' ya gösterdi
Tanyanın boş gözleri kamaşmış bir şekilde
"bu babamın notları arasında adı geçen ejder topları mı" dedi. souren kafasını salladı
"evet ve kara pençe den kurtarmak için güneydeki tapınağa götürüp oradaki diğer topları koruyacağım."
tanya kafasını salladı ve
"bu işe bende varım ve sana belki yardım edebilirim." dedi souren eliyle gel işareti yaptı ata bindiler sonra ıslık çalarak
"hadi hector gitme vakti dedi yola koyuldular souren kara rüzgarı Hızlandırmak için mahmuzlarına vurdu at hızlanarak koşmaya devam etti souren tanya 'ya seslenerek
" arkada rahat mısın " tanya uğultudan dolayı az bir şey duyabildi
" keşke bir atımız daha olsaydı" dedi
Souren rüzgardan dolayı dağılan saçını düzeltti
"üç Tavşan Ayağı Kasabasına varabilirsek orada dinlenebilir ve belkide at alabiliriz" dedi
köyün girişi görüldü souren kara rüzgarın
Kayışını asıldı ve at biraz ilerledikten sonra durabildi. Girişte cüce bir asker bekliyordu asker ikiliye baktı
"hoşgeldiniz geçiş ücreti alabilir miyim" souren şaşırdı
"geçiş ücreti mi" dedi asker elini uzatarak souren 'e baktı
"evet 10 gümüş" dedi souren ceplerini yokladı ve birey bulamadı
"maalesef gümüş yok yiyecekle takas kabul ediyor musun"
Asker kafasını iki yana salladı ve
"hayır gümüş vereceksiniz" dedi souren sinirlendi
"hadi geçmemize izin ver" dedi asker souren 'i söyle bir inceledi sebinde parlayan saati fark etti asker souren' e bir teklif yaparak
"seninle bir anlaşma yapalım cebindeki saate karşılık sizi geçireyim" dedi
souren cebine baktı dedesinden kalma saate son bir kez baktı ve istemeyerek de olsa saati askere uzattı asker saati inceledikten sonra barikatı kaldırdı
"geçebilirsiniz dedi"
tanya şaşırarak
"hani paran vardı"
Souren sessiz kaldıktan sonra
"var ama paramız geçmezdi"
tanya şaşırdı
"nasıl yani" dedi
souren hafif bir şekilde güldü
" cüceler gümüş derken değerli eşya anlamında kullanırlar" tanya denilenden hiç bir şey anlamamıştı kasabanın meydanına girerken pazar yerleri ve kıymıklı popo adında bir han vardı souren atı han'ın önüne doğru sürdü attan indiler ve hanın içine girdiler souren, tanya ve hector bir masaya oturdu içeride her çeşit yaratıklar vardı bir masada üç tane krondor bir domuzu parçalayıp yiyiyorlardı. Başka bir masada ise iki burbon bira içip şarkı söylüyorlardı
Souren hancıya seslendi sarıklı kırmızı ipek yelekli bir cüce geldi
"buyurun ne istemiştiniz"
Souren 24 alvador altını çıkarıp hancıya uzattı
"bize iki oda ayarla masaya da iki kadeh hindistan elma suyu ve bir bütün kuzu" dedi hancı altınları aldı ve eğilerek
"tamam patron hemen getireceğim" dedi.
Ozanlar sazları nı tınkırdatırken diğerleri ritim tutuyorlardı buna bir müddet sonra souren de katıldı hem yemeklerini yerken hemde ritim tutuyorlardı kapı çarpılarak açıldı ve içeriye kapşonlu iriyarı biri girdi sourenlerin masasına doğru yöneldi ve boş sandalyeye oturdu souren şaşırdı ve sorarak
"sende kimsin" adamın kalın bir sesi vardı kapşonunu açarak
" benim adım Bull " dedi souren karşısında bir drax görünce şaşırdı. Bull souren 'e dik dik baktı kırmızı gözleri sanki iki yakutmuşçasına parladı ve
"sen souren James coberain mısın"
souren şaşkındı çünkü bu drax nasıl olurda adını bilebilirdi souren istifini bozmadan
"evet benim" dedi Bull altın bulmuş madenci gibi sırıttı kocaman sarı dişleri gözüktü
"efendim seni bulduğuma sevinecek dedi"
Tanya her ihtimale karşı eli hançerindeydi ardından kapı bir kez daha açıldı içeriye parlak zırhlı şövalyeler girdi,sövalyelerden biri duyuru yapar mışçasına elindeki kağıdı açarak fotoğrafı gösterdi ve
"bu çocuğu görürseniz ölü yada diri kral'a teslim edin"
dedi souren fotoğrafa baktı kendisini görünce baltasını eline aldı kapşonlu bir adam souren 'i göstererek
"işte o aranan çocuk yakalayalım onu" ve dedi ve oradaki herkes souren' in üstüne atıldı bull iki tanesini kafalarından tutarak yere kapakladı ardından souren 'e işaret ederek
"kaçın bull onları oyalayacak" dedi souren kafasını iki yana salladı ve bull' a bakarak
"kimse kimseyi bırakmaz" dedi ve baltasını alarak kalabalığa daldı Tanya sıçrayarak bıçaklarını fırlattı ve iki adamı yere serdi hector koşarak bir tane askerin kolunu ısırdı ve kopardı etraf kan gölüne döndü bull souren 'e dönerek
"hadi bull sizi efendiye götürecek dedi ve dışarı çıktılar dışarıda kara rüzgar bir tane daha at ve birde irice bir kurt vardı bull atı göstererek
" bu kız için "dedi ve kayışı ile Tanya' nın önüne getirdi ardından kurda bindi souren kara rüzgara bindi Tanya da ata bindikten sonra bull ebott dağını göstererek
" bu taraftan efendi bizi bekliyor "dedi ve dağa doğru yola çıktılar