Souren, tanya, hector ve bull dağa doğru tırmanmaya başladılar souren bull 'a sordu
"hikayen ne anlatsana"
bull kurdunnun yelesinden tutarak sürüyordu ve souren' e bakarak
"bull küçük bir drax iken Bronxlar bull 'un etrafını sarmıştı ve bull çok korkmuştu birden bir ışık parladı ve bull kör oldu bull kendine geldiğinde önünde efendiyi gördü efendi arsasını yere vurdu ve bronxlar etrafta kaçıştılar bull efendiden o an için korkmuştu ama efendi elini uzattı ve bull' u koruyacağını söyledi ve efendi bull 'u tahtadan bir mağaraya götürdü. "
Souren kafasını salladı içinden
" tahta mağara mı hangi mağara tahtadan olur ki dedi "
Bull ilerideki ormanı göstererek
" bu taraftan efendinin mağarası ormanın içerisinde "
Souren yutkundu ve ormana baktı bu ormanın adını babasının ansiklopedisinde görmüştü ve bu ormana giren bir daha geri dönemiyordu karamsar bir şekilde bull 'a seslendi
"aaa! Bull bunda eminmisin bu orman tehlikeli gözüküyor"
Bull alttan alan bir tavırla souren' e güldü
"bull'a güven bu yol insanların uzak durması için efendi bu ormanı yarattı "
Souren in kafası karıştı bull'a baktı
"nasıl yani bu bir gizleme büyüsümü"
Tanya aniden attan inip ormanın ağzına gitti ve elini uzattı eli yarıya kadar kayboldu sonra elini geri çekti ve sonra souren 'e döndü
"bull haklı olabilir bunun arkasında bir şey var"
Souren inanmadı ve biraz da korkarak
"bull önce sen git"
Bull souren in korktuğunu anladı derin bir iç çekti boynunu kütletip kurdunu ormana sürdü, ve ortadan kayboldu ardından souren tanya 'ya baktı
"şimdi sen" tanya sinirlendi öfkeyle baktı
"neden ben neden sen değil"
Souren korktuğunu söyleyemezdi o yüzden bir bahane bulmalıyıdı
"çünkü bayanlara öncelik verilir" dedi
Tanya souren' in korktuğunu hissedebiliyordu bu yüzden üstünde durmadı ama aklına souren 'e şaka yapmak gelmişti atına geri bindi ve ormanın içlerinde kayboldu bir tek souren kalmıştı yavaşça dikkatlice hector ile beraber ormanın ağzına gitti ve senlendi
"tanya, bull orda mısınız" elini ormanın ağzına tam dokunacakken bir el onu çekti souren var gücü ile bağırdı kolunu tutan kişinin tanya olduğunu gördü
"ne yaptığını sanıyorsun sen ödümü patlattın"
Tanya katıla katıla gülüyordu souren kızmaya başlamıştı
"komik olan ne tanya"
Tanyanın gülmekten gözünden yaşlar geldi gözünden akan yaşı elinin tersiyle
"tıpkı küçük Bir kız gibi çığlık attın"
Souren daha da sinirlendi
" ben asla korkmam" dedi inkar edercesine
Tanya dalga geçerek
"hıhı eminim öyledir" dedi
Souren iyice öfkeden kızardı bull ikiliye bakarak
"hadi bu taraftan efendinin mağarası az ileride" dedi ve eliyle ileriyi gösterdi ve yola devam ettiler Bi süre sonra büyük ve şatafatlı bir malikanenin önünde durdular
Bull söze girerek
"işte burası efendinin tahta mağarası" dedi
Souren şaşırmış bir şekilde içinden "yani tahta mağara derken malikaneden bahsediyormuş" diye geçirdi
Bull kurdundan indi verandanın üzerine çıktı ve kapıyı çaldı kapının tepesinden bir parça açıldı sarı iri gözler bull 'a bakıyordu souren bunların bir krondor gözü olduğunu düşündü . Sarı gözlerin sahibi
" ne istiyorsunuz "
Bull yine drax aksanı ile
"kardeş grimm bull yeni arkadaşlar getirdi bize içeri alır mısın"
Grimm derin bir iç çekti sonra gözü kapattı kilit açılma sesi duyuldu kapı açıldığında sarı gözlü mavi tonlarında bir yaratık eliyle gelin içeri dedi souren çantayı çuvalı alıp yavaşca kapıdan içeri girdi hemen hector da souren in arkasından içeri girdi. İçerisi çok genişti neredeyse souren sarayda olduğunu sandı bull grimm 'e baktı
"efendi yokmu kardeş grimm"
grimm arkasına bile bakmadan
"efendi şu an meditasyon yapıyor ve sende biliyorsun ki efendi rahatsız edilmekten hoşlanmaz.
Souren bu efendinin kim olduğunu merak ediyordu
Grimm' e bakarak
" efendiniz kim acaba "dedi birden arkasından bir ses duyuldu
" benim! hoşgeldiniz savaşçılar " souren arkasına döndüğünde yaşlı bir cüce ona bakıyordu
Grimm şaşırarak
" efendi Elliot sizin meditasyon yapıyor olmanız gerekmiyormu "
Elliot kafasını yana sallayarak
" grimm grimm grimm beni biliyorsun 200 yaşını geçmiş olmam hala konukları karşılamayacağım anlamına gelmiyor"
Grimm sessiz kaldı sonra eğilerek oradan uzaklaştı. Elliot bull 'a baktı
"aferin bull görevini yerine getirdin şimdi konuklarımızı al ve duşun yerini göster"
Souren bull' un yanından sıyrıldı ve Elliot 'a baktı
"bizi neden buraya getirdin"
Elliot arkasına döndü ve koridordan merdivenlere yöneldi
"yakında öğreneceksin James yakında"
Souren şaşırmıştı nasıl olurda bu cüce adını bilirdi. bull souren ve tanya' ya baktı
"banyo bu taraftan" dedi merdivenlerden çıkmaya başladılar souren banyonun bulunduğu kapıya yöneldi ve kapıyı açtı içeriye bir göz attı etrafı mumla çevreli bir küvet ve bir sürü şampuan vardı souren içeri girdi ve kıyafetlerini çıkartıp küvette atladı sıcak suyun verdiği hissiyat o kadar rahatlatıcıydı ki buradan hiç kalkmamak gibi bir niyeti vardı ve kendini iyice serbest bıraktı aklından
(keşke bizim evdede küvet olsaydı)dedi bir anda kapı çaldı souren irkildi ve doğruldu
"kim var orada" dedi souren
kapının ardından ince bir ses geldi
" temiz kıyafet getirmiştim" dedi ses
"kapının altından atı ver" dedi souren kapının altından temiz bir gömlek ve saten yapım bir şort vardı souren küvetten çıktı kıyafetleri giyerek kapıyı açtı içine derin bir nefes çekti kendisini tazelenmiş gibi hissediyordu merdivenlerden aşağıya indi bull onu karşıladı üzerinde atlet ve kırmızı kadıfe bir eşofman vardı.
"bu taraftan" dedi souren bull 'un arkasından gitti büyükçe bir masa nın bulunduğu odaya girdiler en uç köşede Elliot vardı onun sol tarafında tanya oturmaktaydı souren sağ taraftaki sandalye ye oturdu Elliot ona baktı
"kıyafetler sana uymuş bakıyorum" dedi souren üstündeki kıyafetlere baktı sonra tekrar Elliot 'a baktı
"evet teşekkür ederim" dedi
"mühim değil" dedi Elliot sonra ellerini çırptı ve elinde tepsi bulunan bir tarkarank girdi ve tepsiyi masanın üzerine koydu tepside büyük bir sığır bifteği vardı Elliot tarkarank' a döndü
"eline sağlık traınk kendi gene aştın"
Traınk ses etmeden mutfağa doğru yöneldi Elliot ikiliye baktı
"hadi buyurun" dedi souren çatalı ve bıçağı alarak etten bir parça kopardı ve tabağına aldı ve afiyetle yedi Elliot 'a baktı
"şey hala bizi neden buraya getirdiğinizi anlayamadım"
Elliot etinden bir ısırık aldı
"bak James karanlık yaklaşıyor bunu sende biliyorsun değil mi"
souren evet anlamında başını salladı
"işte bu yüzden seni eğitmek için buraya getirdim. Hem ayrıca babana bir sözüm var"
Souren durakladı ve çiğnediği et boğazına takıldı ve öksürmeye başladı bull ufak vuruşlarla sırtına vurdu souren rahat bir nefes aldı ve
"babamı tanır mıydınız"
"elbette babanda zamanında burada kaldı ve yetişti hatta üstündeki kıyafetler babana ait" dedi
souren beyninden vurulmuş 'a döndü ama nasıl olurduda babası bundan bahsetmemişti. Elliot tekrar souren' e baktı
"baban annele tanıştığında buna karşı çıktım ama sonra vazgeçtim çünkü baban çok inatçıydı yaklaşık 3 yıl sonrada senin doğduğunun haberini aldım ve buradan çiftliğinizin yolunu tuttum hiç merak etmedin mi sana neden souren yerine James diyorum çünkü adını ben koydum evlat ".
Souren birkez daha dondu kaldı. Elliot devam ederek
" eğer kendisine bişey olursa oğlunu koruyacağıma söz verdim "
Souren yanındaki bardaktan bir yudum aldı ve bardağı yeniden masaya koydu
Elliot eliyle tanyayı gösterdi
" bu arada arkadaşın bir aized melezi" dedi souren tanya ya baktı
"bu doğru mu tanya sen Bir aized misin
Tanya kafasını salladı.
Souren in başı dönmeye başladı sanki oda ona doğru geliyordu bu kadar gerçek ona fazla ağır gelmişti ve sandalyeden yavaşça kalktı ve odadan çıktı balkonun bulunduğu tarafa yöneldi derin bir nefes aldı arkasından bir el omzuna dokandı
Elin sahibine baktı bu tanyaydı beyaz gözleri ona bakıyor siyah saçları ise rüzgarda dalgalanıyordu
Souren kafasında onca şeyler tekrarlanırken bu zordu ve ona doğru bakarak
"sen bir aizedlisin yani ha"
Tanya kafasını salladı
"buna inanamıyorum hala"
Tanya onu yatıştırarak
"sakin ol tamam bu anlatılanlar doğru mu onu bile bilmiyoruz ama şu var ki ben aizedliyim yalan yok bu olan gerçek
Bir şey sorabilir miyim"
Souren ay ışığına baktı ve
"tabii"
Tanya sol kolunu sıvazladı
"sence herşeyi yoluna girebilir mi"
Souren derin bir iç çekti
"bilmiyorum tanya inan ki bilmiyorum"
Birden bir at kişnemesi souren 'in dikkatini çekti
"hey orda biri var"
Tanya şaşkınlıkla
"nerede"
Souren eliyle işaret etti
"orada" dedi tanya souren' in gösterdiği yere baktı ve
"ne duruyoruz hadi inelim" dedi tanya
Ve hızlı adımlarla aşağıya indiler.