Tanya kendine geldiğinde büyük bir duvarın önündeydi yukarıya baktı
"hey! Beni içeri alın ben dostum" diye bağırdı "
Muhafızlardan biri aşağıya baktı
" gat Alê hara "
Tanya muhafızın ne dediğini anlamıştı
" hayır ejder savaşçısını görmeye geldim ve giriş talep ediyorum "
Muhafız cevap vermedi
Tanya kendi kendine konuşarak
" iyi bana seçenek bırakmadın "dedi koşarak duvara tırmanmaya çalıştı ama başaramadı duvar çok yüksek üstüne üstlük çokta kaygandıda tanya her deneyişte yere düşüyordu ve muhafız tanyanın düşmesinden keyif alıyormuş gibi görünüyordu tanya kendi kendine söylenmeye başladı sonra hector ile geldiğini hatırladı hector 'a dönerek
"hector souren' i bul dedi hector anlamış gibi bir şekilde havladı ve hızlı bır şekilde tanyanın yanından ayrıldı
***
Bu arada duvarın arkasında souren Eric ile birlikte satranç oynuyordu Eric filli üç kare ilerleterek
" şah!" Dedi
Souren elini çenesine koyarak
"hmm 19 yaşındaki bir çocuk için hiç fena değil" dedi
"teşekkür ederim sonuçta kalede hep oynardım" dedi Eric
"ama unuttuğun bir şey var prens eric dedi
Ve souren şah'ını kaçırdı
" neymiş o" dedi
Atını G5'e alırken
"satranç 'ın rakibin hamlerini incelemektir
Dedi ve vezirini eric' in şahı'nın önüne getirerek
" şah ve mat "
Eric şaşkın bir şekilde satranç tahtasına bakarken
Souren elini uzattı ve eric ile tokalaştı bu arada hector koşarak souren' in yanına geldi. Souren şaşırarak
"hector burada ne işin var tanya nerede" dedi
Hector havlayarak onu sürüklemeye çalıştı
Eric hectorun ne anlatmak istediğini anlamıştı
"sanırım onu takip etmemizi istiyor dedi
" ne duruyoruz o zaman" dedi ve hector 'u takip ettiler
Hector büyük duvarın önüne gelerek patilerini duvara sürtüyordu
"ne oldu oğlum" dedi souren
Hector havlayarak partilerini duvara sürtmeye devam ediyordu.
Souren kafasını yukarı kaldırdı ve nöbetçiye seslendi
"hey sen dışarıda kim var"
Gardiyan aşağıya baktı kolundaki aletle oynadı ve
"efendim bir kız sizi soruyor"
Souren bunun tanya olabileceğini düşündü ve gardiyana seslenerek
"daha ne duruyorsun içeri al" dedi
Gardiyan yanındaki kolu çevirerek kapıyı açtı
Kapı ağır ağır açıldı tanya soureni kollarını kavuşturmuş bir şekilde
"beklettiğine deydi mi bari"
Souren bu ani tribin ne olduğunu anlamadı
"üzgünüm Eric le satranç oynuyorduk" dedi eric'i göstererek
Eric tanyayı selamlamak için hafifçe eğildi
Souren tanya'nın soluna ve sağına baktı
"Elliot ve Neil nerede" dedi merakla
"onlar uzak diyarda kaldılar" diye karşılık verdi tanya
"yani sen tek geldin" dedi souren bir kaşını kaldırarak
"evet ve hemen gitmeliyiz buradan " dedi tanya
"ne hakkında" dedi souren ve tanya'yı köşeye çekti
Tanya direterek
"zamanımız yok buradan derhal gitmeliyiz" dedi ve soureni kolundan tutarak asıldı yüzünde korku dolu bir ifade vardı. Ama bir tek adım dahi atmadı tanya ya direterek
"neden gitmemiz gerekiyor anlat tanya "
"anlatamam souren anla" dedi
ve tekrar asılmaya başladı souren elini çekerek tanya'yı kendine doğru çevirdi
" sen anlatana kadar hiçbir yere gitmiyorum" dedi
Tanya derin bir iç çekti ve
"oburlar bu tarafa doğru geliyor bir kaç saat içinde burada olurlar" dedi
Souren şaşkın bir şekilde
"sen ciddi misin"
Tanya susmakla yetindi. Souren bunun evet olarak kabul etti ve Eric 'e dönerek
"Eric bana abin ile argus' u çağır"
Eric kafasını salladı, doğruca kaleye doğru koşmaya başladı
Birkaç dakika sonra Eric Alexander ve argus ile birlikte geldi. Argus direkt olarak souren 'e baktı
"sorun nedir Eric bize acil durum olduğunu söyledi" dedi
Souren doğrudan konuya girerek
" oburlar bu tarafa geliyor buradan gitmeliyiz"
"oburlar da ne" dedi argus şaşkın bir şekilde
"oburlar insan bağırsağı yiyen bir kabile" dedi Alexander
"kulağa o kadar da tehlikeli gelmiyor" dedi argus
"sen öyle san oburları hiç birşey durduramaz onlar önüne çıkan herşeyi yok eder ve yerler güney seferim sırasında bin kişilik ordumla on kişilik bir obur gurubuna saldırdık ve sadece elli kişi olarak sağ çıktık gerisini sen düşün" dedi Alexander
Argus yutkundu kısık bir sesle
"peki planımız ne" dedi
Souren ileri atılarak
"bir müddet savunuruz ardından kral onları oyalarken gidebiliriz"
"İyide tam olarak nereye" dedi Eric
"tabii ki de güneye luger 'e doğru gideceğiz" dedi tanya
"iyi o halde ben babamla konuşayım" dedi argus, hızlı adımlarla kale doğru yürüdü
"bende limitless kalesine bir mesaj yollayayım güneye gitsinler" dedi Alexander o da oradan ayrıldı eric' te abisinin arkasından gitti.
Souren tanya ya bakarak
"orda umarım Elliot ve babanın başına birşey gelmez" dedi Souren
"sanmam babam ve Elliot birbirini kollar özellikle de babam, ha bu arada biliyor musun" dedi tanya
"neyi biliyormuyum" dedi Souren
" 70 yıl önceki savaşı, ınsechler kazanmış" dedi tanya
" biliyorum grolden herşeyi anlattı ve neden böyle birşey yaptı bir şey mi saklıyor acaba" dedi Souren
"bilmiyorum, hadi hazırlanalım " dedi
tanya sarayın yolunu tuttular
İki saat sonra hava karanlıktı Souren ve diğerleri sılahlarını çekip beklemeye başladılar bir ses gecenin sessizliğini bozdu
"Aanval!"
Bir anda duvar kırıldı içeriye
Siyah tenli kertenkele pulu ile yapılmış zırhları içeri girdiler
Grolden bağırarak
"gaaa! Knoitawk"
Bütün askerler ki buna souren ve diğerleride dahildi saldırıya geçtiler iki grup meydanın ortasında kana kan dişe diş bir mücadele veriyordu ama sonları gelmiyordu bir müddet sonra bir kaçı ölmüştü
"ne yani bu kadar mıydılar" dedi argus
"bir daha bak istersen aptal" dedi Alexander
Karşıdan bir grup daha geliyordu
Eric alexander'a bakarak
"ne yapacağız abi"
Alexander kızgın bir şekilde
"bilmiyorum kahretsin ki bilmiyorum" dedi Alexander
Grolden souren 'e baktı
"biz onları oyalayacağız derhal burayı terkedin" dedi
"ama baba..." dedi argus
Grolden argus' a bakarak
"aması maması yok evlat arkadaşlarını koruman lazım" dedi
Argus kafasını salladı souren ve diğerleri ile birlikte atlara doğru koştular hızlı bir şekilde atları bindiler oradan uzaklaşmaya başladıklarında bir obur savaşçısı onları görmüş olacak ki asker onlara doğru hançer fırlattı hançer tam bethy ye gelecekken argus
"bethy dikkat et" dedi ve bethy'ye sarılarak hançer in önüne geçti
"ahh!" argus yere yığıldı Alexander hançeri atan askere doğru atını sürdü ve bir kılıç darbesiyle askerin kafasını kesti
Sonra bethy 'yî atına aldı souren bulla bakarak
"argusu al onu iyileştirebilecek birini tanıyorum" dedi
Bull söyleneni yaptı ve doğruca krenderix Ten uzaklaştılar.