Duman kalktığında kendilerini mermer bir kapının önünde buldular askerler aşağıya bakarak
"sizde kimsiniz ve neden geldiniz"
Elliot yukarı bakarak
"ben druid Elliot buraya kral baromi için geldim onunla ejder topu hakkında konuşucağız. Dedi
" kanıtla "dedi asker
Elliot asası ile tanya ve Neil'i de içine alacak şekilde bir daire çizdi ve sopasını yere vurdu. Toprak kalkarak yüksek duvarın tepesine kadar yükseldi askerler öylece baka kaldılar, Elliot onlara müstesçen bir gülümseme ile
" ikna oldunuz mu beyler"
Askerler şaşkınlıklarından dona kaldılar
"bizi krala götürün hadi"
Askerler olayın şokunu atlatamadan onları lapis taşından oyulmuş kapıya kadar getirdiler Elliot askerlere dönerek
"teşekkürler beyler bundan sonrasını biz hallederiz" dedi
Kapıyı çaldı birkaç dakika sonra çok ta yaşlı olmayan siyah takım elbiseli bir adam çıktı
" bir şey mi istediniz lordum" dedi
Elliot sopasını sıkıca tuttu
" kral baromi ile görüşme talep ediyorum" dedi
Adam efendi bir şekilde bakarak
"üzgünüm lordum ama kral baromi başkasını bekliyor lakin adınızı bahşederseniz daha sonra sizinle ilgilenecektir dedi."
Elliot asasını daha sıkı tuttu ve adını söyledi
"Elliot"
Adam Elliot adını duyunca gözleri açıldı
"ne neden baştan söylemediniz lordum kral sizi bekliyor buyurun dedi" kapıyı iyice açtı ve içeriye adımlarını attılar koridor boyunca mumdan yükselen ateşin dışında bir ses yoktu taa ki altın işlemeli bir kapının önünde durana kadar adam kapıyı açarken
"taht odasına hoşgeldiniz" dedi kapı açıldığında siyah saçlı, uzun kulaklı, mavi gözlü ve beyaz giyimli biri tahtın etrafında dört dönüyordu
"efendim geldiler" dedi beriki
Elliot belinin elverdiğice eğildi
"merhaba kral baromi"
Kral baromi Elliot 'a baktı
"eğilmene gerek yok büyücü" dedi
Ardından tahtına ağır adımlarla giderek oturdu sonra yüzünü eline dayadı
"eee ne için geldin anlat bakalım"
Elliot yavaş bir ses tonu ile
"baromi sizden verdiğimiz ejder topunu almaya geldim" dedi
"neden" dedi baromi net bir şekilde
"çünkü karapençe örgütü ejder toplarının peşinde eğer bütün topları ele geçirirlerse felaket yakındır" dedi Elliot
"pekala istediğini yapacam büyücü" dedi baromi
"bir şey daha" dedi Elliot
"Yine ne istiyorsun" dedi baromi sesi biraz sinirlenmişti
"güney tapınağında konsey kurulcak temsilci göndereceksin" dedi Elliot
"peki kızım anuri yi sizinle göndereceğim. Ama bir şartım var" dedi baromi
"nedir" dedi Elliot
"kızımın saçının tek bir teline zarar gelmeyecek " dedi baromi
"kabul" dedi Elliot
"şimdi biraz dinlenin alistar size odalarınıza kadar eşlik edecek" dedi
Alistar onları yanına akarak odalarına doğru götürdü. Koridor uzun ve neredeyse ıssızdı birkaç kaç meşale dışında hiç bir ışık kaynağı yoktu alistar üç odayı göstererek
"işte geldik burası dedi"
Ve sağdaki ilk odanın kapısını açarak
"efendi Elliot burası sizin odanız" dedi
"teşekkürler evlat" dedi Elliot kibarca
Ardından tanya 'ya dönerek anahtarı fırlattı tanya el çabukluğu ile anahtarı hızlıca kaptı. Alistar soldaki ilk odayı göstererek
"burası da senin odan ufaklık"
Tanya kendisine böyle hitap etmesinden hoşlanmamıştı
"bu alistar denilen herifte birşey var" diye düşündü ama şimdi bunu düşünmeyecek kadar yorgundu ki şimdilik bunu es geçip uyumak istiyordu alistar sonra Neil 'e anahtarı vererek
"bu da senin odanın anahtarı" dedi
Neil elindeki anahtarı kapının kilidine soktu ve anahtarı çevirdi kapı açılır açılmaz içeri girdi. Tanya hala kapının önünde duruyordu alistar ona bakarak
" niye bön bön bakıyorsun odana gir ve zıbar" dedi
Tanya biraz sinirlendi ama bunu sakin bir şekilde kapıyı açarak içeri girdi oda genişti yatağın dışında bir masa sandalye bir gardırop ve hatta bir tahta adam bile vardı tanya yavaşça oda dolaştı zırhını çıkarttı hançerlerini masaya koydu gardıroba yöneldi ve içerisine göz attı içerisinde bir tane gecelik dışında bir şey yoktu. Tanya üstünü çıkarıp geceliği giydi ve kendini yatağa attı odanın tavanına bakarak
"Acaba souren iyi mi diye düşündü. "
Sonra yavaşça uykuya daldı gecenin ilerleyen saatlerinde bir gümbürtü tanya 'nın uyanmasına sebep oldu kalkıp kolacan etmek için kapıyı açtı babasının bulunduğu oda dumanla kapalıydı hiç düşünmeden içeri girdi
Neil öksürerek eliyle dumanı dağıtmaya çalışıyordu
"keşke lutonyum' u az koysaydım" dedi öksürerek
Tanya babasına bakarak
"baba yine mi deney yapıyordum"
Neil derin bir nefes aldı
"karşılaştığımız canlılar böcek olduğu için bir önlem yapmaya çalışıyordum sen sen ol sakın olaki lutonyum ile barutu karıştırma" dedi
Bu arada kral ve prenses geldiler kral kızgın bir şekilde bakarak
"burada ne haltlar dönüyor" dedi
Tanya af dilemek için diz çöktü
"üzgünüm kral babam bilim adamı olduğundan ve içinde bulduğumuz durum yüzünden düşmana karşı bir silah üretiyor lütfen affedin"
Baromi bunu duyunca bakışları yumuşar gibi oldu sonra
"pekala bu seferlik affediyorum çünkü biz elfler bilim konusunda meraklıyız" dedi tanya yavaşça ayağa kalkarak
"teşekkür ederim kralım" dedi kral ve prenses yavaşça oradan ayrıldılar
Neil duman çıkan odadan üstünü temizleyerek dışarı çıktı
"kral ne dedi tanya"
Tanya sakin bir şekilde
"bir daha olmasın dedi ben yatıyorum" dedi ve odasına girdi
Ertesi gün tanya geceliğini çıkarıp zırhını giydi ve hançerlerini masadan alıp kemerinin iki yanındaki kınlarına soktu sonra yemek salonuna yürüdü. Kapı yavaş yavaş açıldı tanyanın kapıdan girince uzunca bir masa karşıladı kral baromi masanın en ucunda oturuyordu, yanında ise kızı otururken diğer tarafında ise Elliot yer alıyordu ve onun yanındada babası tanya ses etmeden babasının yanına oturdu kapıdan içeriye hizmetçiler kahvaltı için gümüş tepsidekileri masaya koyuyorlardı kral baromi Elliot 'a bakarak
"evet Elliot karapençe cidden ejder toplarının peşinde mi" diye sordu
"evet" dedi ve ekliyerek
"bu yüzden son ejder doğan ve aynı zamanda ejder savaşçısı var"
Baromi şaşkın bir şekilde Elliot' a baktı
"bu imkansız ejder doğanlar savaşı kaybetti"
Tanya bunu duyunca Elliot 'a öfkeli ve hayal kırıklığı ile baktı
"bize yalan söyledin hani ejder doğanlar kazanmıştı "
Kral bir kez daha şaşırarak Elliot' a baktı
"kıza yalan mı söyledin"
Elliot köşeye sıkıştığını anlayınca
" üzgünüm yalan söyledim ejder doğanlar savaşı kaybettiler ama 10 kutsal ejderi kullanarak ejder toplarını yarattım ve ilerde insecthlerin topları ele geçireceğini düşünemedim şimdi ise tek umudumuz James"
Birden içeriye girerek kralın yanına geldi kulağına bir şeyler fısıldadı kral pür dikkat askeri dinliyordu kral askere alçak sesle
"çabuk dış kapları kapatın alistar dışarı çıkmamalı dedi" ardından asker dışarı çıktı tanya bir şeylerin ters gittiğini anladı ve kralla bakarak
"sorun nedir kral baromi" dedi
Prenses te merak ederek
"evet baba sorun ne" dedi
Kral panik olmamaları için
"herşey kontrol altında dedi"
Aniden dışarıdan bir ses geldi ve dışarıdaki askerlerin sesleri duyuluyordu
"çabuk buradan kaçıyor" dedi
Tanya sandalyesini yavaşça çekti pencereye doğru yöneldi aşağıya baktığında askerler alistar 'ı kovalıyorlardı tanya harekete geçmek için hazırlandı ama atlayamadı çünkü ortada yumuşak iniş yapabileceği hiç bir şey yoktu o anda kafasına dank etti hector da kendileri ile gelmişti parmaklarını dudaklarına götürdü ve kuvvetlice üfledi hector havlayarak aniden yanında belirdi yere çömeldi ve
"hadi oğlum yakalıyacağımız bir hırsız var dedi ve koşarak aşağı indiler ara sokaklarda hızlıca ilerlediler alistar ileri sokakta gözüktüğünde tanya bir ıslık daha çaldı ve hector atağa geçerek alistar'ın üzerine atladı alistar hector ile boğuşurken ejder topu cebinden düşerek tanyanın ayağına geldi tanya ejder topunu cebine koydu ve yavaşça yaklaştı
Alistar'ı yakasından tutarak
"seni kim gönderdi dedi"
Alistar kuvvetli bir şekilde kahkaha atarak
"beni hatırlamadın mı kör kız" dedi
Tanya biraz durakladı bu arada alistar değimeye başladı beyaz tenli kafasında mor ve mavi çizgiler bulunan ufak bir suka dönüştü
"fraze" dedi tanya şaşkın bir şekilde
"ding ding ding doğru cevap" dedi freza alaycı bir şekilde
"ne istiyorsun kodumunun suku"
"tabii ki de ejder topunu"
"başı alırsın anladın mı" dedi
Freza gülerek
"ya verirsin yada erkek arkadaşın akşama obur ziyafeti olur"
Tanyanın birden aklı durdu çünkü souren 'nin başında dert var ise buna dayanamadı
"bülöf yapıyorsun"
"inan ki bülöf yapmıyorum şu anda biz konuşurken Oburlar krenderix' e doğru yola çıktılar bile"
Tanya sinirlenmeye başladı ve tam yumruğu indirecekken freza ağzından mavi duman çıkararak ortadan kayboldu
Ondan geriye sadece yankılanan ses kaldı
"tekrar görüşeceğiz"
Bu arada kral ve Elliot arkadan geldiler
Tanya Elliot 'a bakarak
" beni hemen souren' in yanına götür"
"neden"
"sana götür dedim" dedi tanya sinirli bir şekilde Elliot tanya dahada sinirlendirme den sopasını yere vurarak hector la birlikte onu ışınladı