İçeriğe geç

ejderha savaşçısı

Bölüm 13 · 6 dk okuma

ejderha savaşçısı

Bölüm 13

Çorak Topraklar Ve Karargah

Dördü yola çıkalı neredeyse yarım saat olmuştu ama yol sanki uzadıkça uzuyor gibiydi souren canı sıkkın bir şekilde ıslık çalıp ritim tutuyordu, Prens Alexander sinirlenmeye başlamıştı ve souren in ıslığı işleri daha da sinir bozucu yapıyordu souren 'e baktı

"keser misin şunu"

"neyi" dedi souren hala ıslık çalıyordu

Alexander elini yüzüne vurdu

"aptal aptal konuşma tabii ki de şu ıslığı"

Souren Alexander' a sinirli bir şekilde

"gelmeyi sen istedin kalende kalabilirdin" dedi

Alexander kendisine bu denli yaklaşımı beğenmemişti nasıl olsa bir prensti ve bu

Yaklaşım onun öfkesini arşa çıkarmaya yeterliydi hemen atını souren in atının önüne sürdü

"sen bana ne yapacağımı söyleyemezsin ben prensim anladın mı"

Souren bu ani çıkış karşısında öfkesi artmaya başlamış gibiydi ve sağ elinde kırmızı alev belirtmişti ve Alexander 'a baktı gözlerindeki öfke okunabilir bir hal aldı

"benim sınırlarımı zorlama Alexander emin ol ki seni yakmaktan çekinmem" dedi

"dene istersen" dedi Alexander dik duruşu ile

Tanya bir kavga çıkacağını anladı ve ikisinin arasına girerek

"ikinizde kesin şunu amacımızı unutmayalım babamı kurtaracağız" dedi

Souren elindeki ateşi söndürdü ve Alexander 'a elini uzattı

"dost muyuz" dedi

Alexander elini uzattı sıkıca sıktı

"dostuz" dedi

Bu ufak sürtüşmeden sonra yola devam ettiler yolda giderlerken ağaçlar sıklaşmaya, toprak ise yerini siyah kuma bırakıyordu bu arada bull bir şeyin kokusunu almış gibi kafası kaldırıp etrafına bakındı biraz ileride bir harabe duruyordu bull orayı göstererek

"bull orda bir şey olduğunu hissetti" dedi

"ne gibi" dedi souren

Bull biraz daha havayı kokladı

" ejder savaşçısı " dedi ve kurdunu harebeye doğru sürdü

"hey bull nereye bizi bekle" dedi

Ve bull un arkasından gittiler bull kurd undan inerek harabenin içine girdi tabii ki souren tanya ve Alexander da onları izledi koşarak bull 'a yetişmeye çalıştılar. Sonra bull' u eski bir zırh'ın önünde buldular, souren bull'un omzuna dokundu

"tamam dostum sadece eski bir zırh gerçek ejder savaşçısı değil" dedi

Alexander bir arkeolog gibi

"bu şey bayağı eski yaklaşık 70 senelik" dedi

Tanya zırha uzandı ve kumaş üzerinde ellerini gezdirdi sonra souren 'e seslenerek

"souren bunu görmelisin dedi"

Souren tanya' nın yanına geldi

"neyi görmem gerekiyor" dedi

"sadece dokun" dedi ve souren 'nin elini zırha dokundurdu. Souren bir illüzyon gördü savaşta yine bu dokunduğu zırh giyinimli birden fazla kişi vardı ve bir adam geldi

"iyi misin tucker" dedi elini uzattı

Souren adamın yerdeki adamın elini uzatıp geldiğini gördü ve doğruldu diğer adam ona bakarak

" daha dikkatli ol bir adam daha kaybetme lüksümüz yok"

"bilemiyorum skal karım ve oğlumu bırakmak bana doğru gelmiyor" dedi

Diğer adam ciddi bir şekilde

"merak etme oğlun John senin gibi bir ejder savaşçısı ve ejder toplarını koruması için ellen e verdik ya" dedi skal

"iyi de daha John bir bebek onları nasıl koruyacak" dedi tucker

"merak etme dostum ellen'e diğer bütün tapınaklara ejder toplarını dağıtması için gönderdim "

Bir balta skal'ın üstüne gelirken tucker

"dikkat et" dedi ve gerinerek

"fsuradha" dedi ve balta dönerek geri gitti

Souren gergin bir şekilde elini geri çekti nefessiz kalmış gibi derin derin nefes aldı

Alexander merakla

"ne gördün"

Souren daha da nefes alıp verdi

" sanırım dedemi gördüm" dedi

"emin misin" dedi Alexander

"tam olarak değil ama babamdan bahsetti" dedi

"aman ne harika" dedi Alexander

Souren derin bir nefes aldı ve ayağa kalktı diğerlerine dönerek

"hadi yapmamız gereken bir işimiz var değil mi"

Sonra souren Atına bindi diğerleride atına bindi sonra tanya ya bakarak

"peki nereden gitmemiz gerikiyor tanya"

dedi

Tanya kesin bir şekilde

"batıya doğru iki saatlik bir yolumuz var"

dedi ve yola devam ettiler Alexander souren 'e bakarak

"o kızla aranda bir şey mi var"

Souren bu soru karşısında inkar etmeye çalıştı ama yanakları kızarmaya başladı

"ne ben ve tanya mı hayır hiç bir şey yok aramızda" dedi

Alexander souren kızardığını görünce

"tamam aşk çocuğu ben hiç kimseye söylemiyecem sözüm sözdür" dedi

Souren Alexander 'a bakarak

"peki ya senin"

"ne hayır devlet işlerinden aşk meşk işleri ile uğraşacak vaktim yok" dedi

Tanya ikisine seslenerek

"hey buradan" dedi

Tanya' nîn arkasından ilerlemeye devam ettiler ve bir illerdeki tepenin önünde durdular.

Tanya kocaman heybetli binayı göstererek

"işte orası" dedi

Souren karşıdaki binayı elini alnına siper ederek

"çok uzak hiç bir şey göremiyorum" dedi

Alexander belinden bir dürbün çıkararak

"al bununla daha iyi görürsün"

Souren dürbünü hızlıca Alexander 'ın elinden hızlıca aldı ve dürbünü gözüne yaklaştırarak binayı incelemeye başladı çok kalabalıktı ve direkt olarak binaya girmenin anlamı yoktu sonra binadan gözlerini yandaki boruya gitti burası lahım olmalıydı ve genelde zindanlar veya hücreler hep lağım 'ın üstünde olurdu souren dürbünü çekti ve üçlüye döndü

"bina kalabalık direkt olarak girmek mümkün değil o yüzden lağım borusunu kullanarak içeri gireceğiz" dedi

Tanya ve bull bu fikri onayladı ama Alexander bu fikirden hoşlanmadı

"ben gelmem" dedi

Souren ona baktı

"bak dostum biliyorum pek hoş değil ama elimizdeki tek seçenek bu anladın mı"

Alexander sıkkın bir şekilde

"üff tamam gelicem ama bana bir zırh borçlusun ona göre"

Souren gülmeye başladı sonra onayladı ve

"peki şimdi atları burada bırakalım" dedi

Borunun bulunduğu tarafa ilerlediler boru büyük ve pisti souren ilk önce karşıyı kontrol etti gelin diyerek ilerlemeye başladılar karanlık lağım boyunca ilerlediler tam tepelerindeki ızgarada iki asker konuşuyordu

"sende mi nöbet 'e kaldın"

"evet" dedi diğeri

"sigara ister misin" dedi ilk asker

"yok kullanmıyorum" dedi ikinci asker

"şu aizedliyi daha ne kadar tutacağız" dedi ikinci asker

İlk asker dumanı soluyup güldü

"vallahi ben fraze' in yalancısıyım ama onu tanya ejder topunu alana kadar tutacakmışız" dedi

İkincisi duvara yaslanarak

"eğer ejder topu her kimdeyse çoktan ölmüştür"

İlk asker öteki askere bakarak

" muhtemelen ama bence kör bir kızı göndermek ne kadar iyi bilmiyorum" dedi

Souren tanya ya baktı şaşırmış bir şekilde

"sen kör müsün"

Tanya omuz silkti

"tam olarak sayılmaz aslında sadece gölge seçebiliyorum babam bunun için çalışıyordu"

"peki taaamam... Neyse bull hadi koçum görem seni" dedi souren taşra ağzı ile

Bull ızgaraya yürüdü, tüm gücünü ızgaraya vererek ızgarayı yerinden söktü souren, tanya Alexander yukarı tırmandılar bull söküğü ızgarayı bırakarak yukarı tırmandı. Souren tanya 'ya bakarak

"peki nereden"

"İlerideki koridordan sağ döceğiz" dedi tanya

Dördüde yavaş, sakin ve ağır adımlarla ilerlediler tam sağ tarafa dönecekken son anda iki muhafızı fark edip duvarın arkasına saklandılar.

"şimdi planımız ne"

Tanya souren' e bakarak

"bir planım var ama yardımın gerek" dedi

Souren sorgusuz sualsiz

"tamam" dedi

Souren 'in ensesinden tutarak

"hadi yürü seni pislik"

İki asker şaşkın bir şekilde

"burada neler oluyor"

"Ejder topunu alan çocuğu getirdim onu bir hücreye tıkacağım " dedi

Askerler tam da yüzleri onlara dönükken bull ve Alexander arkalarından gelerek askerlerin ensesinden vurdu askerler yere yığıldılar. Souren bull 'a büyük kapıyı kırmasını işaret etti bull koşarak omzu ile kapıyı parçaladı,etraf toz bulutu içindeydi odanın içerisinde kolları zincirkenmiş bir adam duruyordu tanya adama koşarak

"baba!" sarıldı

Souren adamı inceledi beyaz bir ten' e masmavi gözlere ve kel kafasında üç nokta vardı souren içinden "herhalde tanya annesine çekti" diye. adam kafasını kaldırdı

"t-tanya kızım" dedi

Tanya hançerleri ile zincirleri kırdı ve babasını kolunun altına girdi souren 'e bağırarak

"hadi ne duruyorsun yardım etsene" dedi

Souren adamın diğer koluna girdi ve sağ eliyle cebindeki Eliot' un verdiği taşı aldı ve yere attı taş parçalanarak etraf mavi duman ile kaplandı duman dağıldığında Elliot asası ile karşılarındaydı souren Elliot ' a baktı

"Elliot bizi limitless kalesine götür" dedi

Elliot asasını havada sallayarak yere vurdu bir ışık hüzmesi patladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.