İçeriğe geç

EFSUNLU AŞK

Bölüm 38 · 7 dk okuma

EFSUNLU AŞK

Bölüm 38

38

İçinde bulunduğumuz çevrenin gözdesi olan şık otelin , oldukça geniş odasında hazırlığımızın sonlarına gelmiştik. Annemin saçına geçilmeden benimle beraber Eylül de tamamen hazırdı. Kahve saçlarımı sıkıca toplattırmış ikisinin bayılarak aldırttığı elbiseme uygun sade makyajım yapılmıştı.

Yüzüm sade fakat elbisem dehşet !

Son olarak altın sarısı topukluları giyinip komodinin köşesine oturdum. Eylül siyah straplez tül bir elbise giyinmişti. Göğüs kısmında üç boyutlu renkli çiçekler vardı ve çok güzel görünüyordu.

-"Sanki ilk kez evleniyormuşum gibi heyecanlıyım !" dedi annem odaya giren arkadaşlarıyla konuşurken.

Orta yaşlı ama bakımlı olan kadınlar bana ufak bir gülümseme gösterip annemle ilgilenmeye devam ettiklerinde Eylül yanıma geldi.

-"Aşağıya inelim mi annemler gelmiştir onlara bakarız." diyip elimden çekti ve kaldırdı.

Gözlerim endişe ve heyecanla büyürken vücudumu yüksek ateş sarmaya başladı. Atahan'ı göreceğim için bacaklarım o kadar titriyor ki.

-"Biraz daha dursaydık." diye mırıldandım.

Bana gözlerini devirip kırmızı küçük çantamı elime verdi. Kendisi de alıp odanın kapısına yürüdü.

-"Biz iniyoruz gelin hanım." dedi anneme imalı gülüşüyle. İkisinin anlaşmasına seviniyorum.

-"Tamam güzeller görüşürüz aşağıda !"

Ona el sallayıp bende odadan çıktım. Aldığım derin nefesi üflerken gözlerim durmadan etrafı tarıyordu.

-"Şuracıkta bayılacağım."

-"Bayılmadan inelim o halde." diyip çağırdığı asansörün kapısını açtı.

Beni takmayacağını anlayınca peşi sıra asansöre girdim. Aynada kendime bakıp sertçe yutkundum. Çok tedirginim. Ne tepki vereceğini , benimle konuşup konuşmayacağını bilmiyorum. Tek bildiğim özlemekten öldüğüm.

Balo salonuna girip yan yana durduk. İki yandan dizilmiş sandalyelerle ortadan yol yapılmıştı. Tamamen beyaz süslenmiş ortam göz alıcıydı. En önde de çiçeklerden bir nikah bölümü.

Konukların bir kısmı oturmuş sohbet ederlerken erkekler bu kısıma ait balkonda duruyorlardı. Çok kişi çağırılmamış olsa bile yinede kalabalık.

-"Yengecim ?" Sağ tarafta kalan balkon girişinden gelen seslenmeyle o yöne baktım.

Lacivert takımıyla Serhan karşımdaydı. Onu görünce Atahan'ın yakınlarda olduğu düşüncesi beni yeniden ürküttü.

-"Serhan ? Hoşgeldin." dedim gülümsemeye çalışıp.

Yanaklarımızı değdirip geri çekildi. Beni baştan aşağı süzerken utançtan yanaklarıma sıcaklık akıverdi.

-"Seni görünce daha bir hoşbuldum. Bu ne güzellik ? Bizim kızgın boğa iyice delirecek seni görünce."

Gözleri bir anlık Eylül'e kayınca ona da gülümsedi.

-"Merhaba ben Serhan. Sizde sanırım benim yengemin arkadaşıydınız. Onların evinde görmüştüm. "

Eylül başıyla onayladı.

-"Evet öyle. Memnun oldum." dedi.

Serhan bana göz kırpıp geriye doğru baktı. Sonra elimi kavrayınca duraksadım.

-"Atahan'a götüreyim seni."

Dur demeye kalmadan balkona çıkarttı ve tek başına dışarıya bakan Atahan'ın arkasında durduk. Hala kolumu kurtarmaya çabalasam bile Serhan çoktan Atahan'a seslenmişti.

-"Dostum bak sana peri kızını getirdim."

Of ama Serhan bu yapılır mı şimdi ? Ben daha onu görmeye hazır değildim ki !!

Şuan da tam şu saniyede beni öfkeyle süzen gözlerine hiç hazır değilim ! Gözleri uzun süre bacaklarımda kaldı. Bense hayran hayran ne kadar yakışıklı oluşuna bilmem kaçıncı kez düştüm.

Ardından gözlerimiz birleşti. Hasretle özlemle ifadesiz bir şekilde ona doya doya baktım. Kalçasını korkuluklara yaslayıp ellerini cebine sokuşunu izledim. Neden konuşmuyorsun be adam ?

Görmedikçe daha bir kalıplanmış geldi gözüme.

-"Siz takılın burada bende Eylül'le bize içecek bir şeyler almaya gideyim. Değil mi ?" Kolunu uzatınca Eylül ilk başta bocalasa da elini dirseğine koyup onunla uzaklaştı.

Atahan hala beni inceliyordu. Onun olduğu balkonda kimse yoktu ama kapısı olmadığı için içerdeki konuklar rahatlıkla görebiliyordu.

Düşündüm de umursayan kim ?

Çantamı mermere koyup bacaklarının arasında girdim ve kollarımı beline doladım. Ceketinin kaygan kumaşı çıplak tenime değdi. Kokusunu derin derin çekip ciğerlerime doldurdum ve o görmeden gülümsedim.

Ceplerinden çıkarttığı ellerini bana doladığı anda dünyalar benim oldu.

-"Bana geldiğine göre o küçük aklında bir şeyleri yoluna koydun demek oluyor. Yada özlediğin için." Parmaklarımı sırtımın açıkta kalan yerlerini okşadıkça tüylerim ürperiyordu.

Yanağımı sakalına sürtüp başımı salladım.

-"İkincisi daha ağır basıyor." diye fısıldadım.

-"Oo sorunlar çözülmüşse bize de kutlamak düşer."

Serhan'ın gelişiyle Atahan'dan ayrılıp çantamı kenardan aldım ve onun gibi yaslandım. Ellerimizde şarap kadehlerini yarılamıştık ki giriş müziği sesi yükseldi.

Gelin ve damadın gelme vakti !

••

İnsanların yüzümüze bakarak fısır fısır dedikodu yaptığı yemek salonunda sağımdaki Eylül'le yemek tartışması yapıyorduk.

Nikah tazeleyen annem ve Akın abinin konuşulacağı yerde Atahan'la ben gündemdeydik.

-"After party için bana beklerim." dedi Serhan anneme.

-"O ne kız ?" Eylül'ün yanında oturan Melike teyzeye gülüp ona eğildim.

-"Yemekten sonra eğlenmeye gidelim diyor." dedim.

-"Ha aman kalsın."

-"Annem zaten sana göre değil partiler barlar ." diyen de Eylül oldu.

Başımı sola çevirip Atahan'a döndüm. Ona baktığımı hissetmiş olmalı ki o da bana baktı.

-"Balkondayım." diyip kalktı masadan.

Sigarasını içmeye giderken arkasından izledim. Benimde yemeğim bitmişti ve daha yiyemeyecek kadar doydum.

-"Olur Serhan. Sonra buraya geri döneriz bu gecelik değişiklik olsun diye oda ayırttım. İsteyen otelde kalabilir." dedi Akın abi.

-"Cici baban da pek düşünceli." Melike teyze Eylül'ün arkasından beni dürtüp konuştu.

Cici baba ?

-"Evet çok iyidir kendisi. Sizde kalın isterseniz." dedim gülümseyip.

-"Ay yok kızım gidelim. Eylül'de sabah okula geri dönecek. Hatta kalkalım biz."

-"Evet bize müsaade artık. Sağolun davetiniz için." diyip ayağa kalktı Mustafa amca.

-"Biz teşekkür ederiz geldiniz. Size hemen bir araba ayarlasınlar." Akın abi bir garsonu yanına çağırıp konuştuktan sonra bende onlarla alt kata çıkışa geldim. Kapıda bekleyen siyah spor bir arabaya binerlerken arkalarından el salladım.

Soğuk bahar gecesinde bu elbiseyle oldukça üşüyünce hiç oyalanmadan içeri girdim. Konukların dağıldığını görünce kenara çekildim. İyi geceler dileyen herkese tek tek karşılık vermek baya yordu.

-"Bizde geçiyoruz canım. İyi geceler." Kalabalığın arasından gelen Talia'yla sarılıp vedalaştık.

-"İyi geceler." dedikten sonra asansörden çıkan annemlerin yanına gittim.

-"Anne şimdi gidiyor muyuz ?" diye sordum.

-"Evet kızım. Hadi arabaya."

Yürüdükçe açılan bacaklarımdan geçen soğuk hava iyice ürpertirken Atahan'ın omuzlarıma ceketini bırakmasıyla ağırlaşmıştım. Arkaya bakıp tebessüm ettim. Elimi kavradığı gibi yüzüme bakmadan dışarıya sürükledi.

-"Benimkini getirsene." dedi valeye.

-"Tabi efendim." dedi ve koşarak uzaklaştı.

-"Siz birlikte mi geliyorsunuz ?" diyen annemi Atahan onayladı.

Otelin önündeki kalabalık dağıldığında en son çıkan anneannemle dedemi öpüp öyle gönderdim.

Asfalta derinden gelen motor sesiyle sabitlenen arabaya kaydı gözlerim. Simsiyah ve gıcır gıcır parlayan bugatti'ydi. Bir kaç defa çalıştığım kitapçıda dergilerde görmüştüm.

-"Eyvallah. " dedi Atahan gelen valeye.

Kaşlarım şaşkınlıkla havaya kalktı. Şoförü ve her zaman ki jipi neredeydi ?

Arabaya binince bende bindim. Deri kokan arabanın içi beni büyüledi. Çok şık dizaynı var.

-"Ne zaman değiştirdin ? Sen mi kullanıcaksın bundan sonra ?" diye ard arda sordum.

Araba hissettirmeden kalkıp yola girerken başını iki yana salladı.

-"Sıkıldım diye öyle bir kaç günlüğüne kullanayım dedim. Şoförüm de bir yerden para kazansın değil mi ? Bırakmak olmaz."

Anladım gibisinden başımı belli belirsiz salladım.

-"Bu arada Mustafa amcanın işini ayarlamışsın. Çok minnettarlar. Teşekkür ederim." dedim aklıma gelince.

-"Önemli değil."

Serhan'ın barına gelene kadar daha konuşmadık. Beş altı araba otoparkta yan yana durdu. İnerken bordo ceketi Atahan'a uzattığımda istemeyince arabaya bırakmıştım.

-"Yanımdan ayrılma gel buraya. Niye üzerini değiştirmedin ?!"

Omuz silktim.

-"Aklıma gelmedi." dedim kapıdan girerken.

-"Gelmez tabi." Sesinin sonlarında müzik sesi yükseldiği için pek duyamadım.

Böylece gece iki üçe kadar orada oturduk ve eğlendik. Otele geri gelirken Atahan'ın da kalacağını öğrenince mutlu oldum.

-"Çok yoruldum." dedi annem asansörde yüzünü buruşturup.

-"Ama çok güzeldi." dedim teselli amaçlı.

Akın abi gülümseyip ona sarılırken Atahan'da elini belime koymuştu. Asansör durunca içinden çıktık.

-"Koridorun sonunda baş oda bizim diğer iki karşılıklı olanda siz kalabilirsiniz. Evlerden bir kaç parça kıyafet istetmiştim." Annem son kez iyi uykular diyip odasına girdi.

Çekinceli gözlerimle elim kapı kolunda Atahan'a bakmak için sırtımı kapıya yasladım.

-"Bakma öyle kedi gibi. Duş alıp geliyorum. "

İstediğim cevapla bir şey demeden odaya girip kapıyı kapattıktan sonra ışığı açtım. İlk önce artık bunaltan elbisemle ayakkabılardan kurtuldum. Ardından direk duş başlığının altında vücudumu temizledim. Bornoza sarılıp saçlarımı kuruttum. Annemin dediği gibi iki çanta vardı tekli koltuğun üzerinde. İç çamaşırlarımı giydiğim sırada kapı çaldı.

-"Atahan ?" diye seslendim ne olur ne olmaz.

-"Benim. " dedi ve girdi.

Kısa kollu penye geceliği onun önünde üstüme giyindim. Gözlerimden uyku aktığı için etrafı yarı kapalı gözlerle görüyorum.

Islak saçlarını eliyle savurup yatağın ortasına atladı. Verdiği sesli soluğu duyunca içime ılık ılık şeyler aktı. Işığı kapayıp yanına yorganın altına girdim.

-"Mis kokulu küçük kızım benim. Bu yaşlı adam seni çok özledi." Yüzünü boynuma soktuğundan sesi boğuk ve aynı zamanda uykulu çıkmıştı. Yan dönüp beline sarıldım.

-"Bende çok...çok." diye fısıldadım. Tişörtün açık yakasından burnumu tenine sürttüm.

-"İyi uykular küçük sevgilim." derken nefesi yanağıma çarptı.

Gözlerim kapalı gülümsedim.

-"İyi uykular sevgilim."

•••

Bölüm sonu

4 yorum

  • Atahanın bu kızı sevdiğini düşünmüyorum ya gavat , yaşlı bunak, liyada sonunda utanmaktan vaz geçmiş içim geçecek ti

  • Ne bu şimdi sürekli ben haklıyım tavrı kızla aradaki farkı sen kapatacaksın o daha deneyimsiz değil mi ama

    1Yanıt