-"Liya'm. Güzel meleğim benim."
Tatlı uykumdan uyandıran tatlı öpücüklerin sahibi adama sokuldum. Biraz daha öperse kollarında kalbim duracak.
-"Uyuyalım." diye mırıldandım. Daha kollarına doyamadım demek isterdim de halim yok.
-"Uyuyalım hayatım , nasıl istersen."
Ah tanrım kalbim daha fazlasını kaldıramayacak.
Hayatım dedi bana !
Ölmeye ramak kala falanım.
Böyle konuştuktan sonra nasıl uyurum ki ben.
-"Liya burada mısın tatlım ?" Kapının ardından annemin sesi duyuldu.
-"Rahat bırak bizi Tamay !" Atahan'ın göğsüne vurup geri çekildim. Anneme beni utandırmayı çok iyi beceriyor.
-"Fırsatçı adam çık kızımın yanından !" Annem alayla bağırıp kapıya vurunca yataktan kalktım. Elimle saçımı düzeltirken odanın kapısına kadar gelmiştim. Açınca annem önce beni süzdü sonra gülümsedi.
-"Günaydın uykucu yeni mi uyandın ?"
-"Günaydın , evet bir dakika önce." diye yanıtladım.
-"Hazırlan eve geçiyoruz." dedi ve odaya geri döndü. Atahan duyduğu için ona daha söylemeden çantadan pantolonla bluz alıp banyoda giyindim.
-"Geçiyorum ben." Atahan'ın sesinden sonra kapı kapandı. Hızlıca hazırlandım ve çantalarla odadamdan çıktım.
Çalışanlar eşyalarımızı arabalara taşıdı. Atahan'ın da gelişiyle orada vedalaşıp bizim arabaya bindim. Kendisi işi olduğunu bir yere gideceğini söylemişti.
-"Hala dinlenemedim." dedi annem evden içeriye girdiğimizde.
Dün tüm konuklarla ilgilenebilmek için uzun süre ayakta kalmıştı.
-"Al benden de o kadar ama çok işim var gitmeliyim karıcım." Akın abi önce annemi sonra beni öpüp evden çıktı.
Annem koluma girip merdivenlere yöneltti ikimizi.
-"Bizde anne kız takılalım."
-"Birisi gelmez değil mi ? Rahat bir şeyler giymek istiyorum. " dedim.
-"Yok yok gelmez. Gelen olursa da arar."
Televizyon odasına inmek üzere sözleşip odalarımıza girdik. Üzerime spor bir büstiyer geçirip altıma tayt giydikten sonra çıplak ayak alt kata indim. Koltuğa otururken salık saçlarımı at kuyruğu yaptım ve annem de gelip oturunca bir film açtık. Hülya abla atıştırmalıkları önümüze koyunca bizden iyisi yoktu.
-"Yurtdışına çıkmak ister misin ? Görmeni çok isterim." dediği anda gözlerim geriye açıldı. Hevesle ona baktım.
-"İsterim tabikii!" dedim direkt.
-"Öyleyse bu haftasonu gidelim. Nereyi görmek istersin ?" diye sorunca bir kaç saniye düşündüm. Tarihi aşk romanlarında hep aklım bir ülkeye kayardı.
-"İskoçya !" dedim sırıtarak.
Bunu beklemediği için kaşlarını çattı ama sonra güldü.
-"Amerika falan demeni bekliyordum. Yada ne bileyim belki Fransa ? İskoçya nerden çıktı ?"
Bir heves iç çektim.
-"Çok merak ediyorum orayı. Eski kaleleri yada o yeşilliklerini." dedim.
-"Tamam o halde oraya gideriz." diyip yanağımı öptü. O anın mutluluğuyla film bitene kadar anneme sarılı olarak izledim. İçim içime sığmayacak şekilde heyecanlıyım. Filmi de doğru düzgün izleyememiştim. Sürekli hayal dünyamda bir şeyler canlandırıp durdum.
Hülya abla yeniden içecek getirdiğinde ondan telefonumu da istemiştim. Çabucak getirip elime verdi. Annem ikinci filmi aramak için ünitenin önünde bağdaş kurmuş oturuyordu. Koltukta geriye yaslandım ve Atahan'ı aradım. Sesini özlediğim bu adam niye beni aramıyor hiç ?
-"Efendim güzelim bir şey mi oldu ?" diyerek açtı. Erkeksi sesinin yanı sıra yanından farklı erkek sesleri de yükseliyordu.
Elimle ensemi kaşırken gözlerimi anneme diktim.
-"Hayır...olması mı gerekiyor ?"
Annem başını çevirip bakınca utançtan yanaklarım kızarmaya başladı. Hala bir nebze Atahan'la ilgili yerlerde utanıyorum.
-"Yok güzelim öyle söylemek istemedim. Pek aramazsın gün içinde o yüzden şaşırttın." Doğru bir yönden haklı aslında. Sadece uzun süredir uzak kaldığımızdan özlemim geçmedi.
-"İşin var sanırım." diyerek konuyu başka yere çevirdim.
-"Yemeğe çıkmıştım. Gelirim birazdan yanına evde misin sen ?"
-"Evdeyim annemle." dedim.
-"Tamam görüşürüz. "
-"Görüşürüz." dedikten sonra kapattım.
-"Sevgilisini de merak edermiş." Annem kendi kendine konuşur gibi benle dalga geçtikten sonra gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı.
-"Anne..!" dedim sitemle.
Filmlerin olduğu hasır kutuyu kucağına alıp koltuğa oturdu.
-"Sana nasıl davrandığını merak ediyorum. En yakın arkadaşımızın kızımla birlikte olması , gerçekten çok tuhaf."
Yanak içlerimi ısırıp ellerimi birbirine kenetledim. Onunla ilgili herhangi bir konuda henüz rahat rahat konuşamıyorum.
-"Size nasılsa banada öyle anne."
Burası fazla mı sıcak oldu ne ?
-"Hadi ordan." dedi dizime vurup.
-"Bizle bir mi bu ? Siz birliktesiniz illaki farklıdır."
Biraz düşündüm.
-"Anne bunu konuşmak zorunda mıyız ?" dedim işin içinden kaçmak için.
Gözlerini devirdikten sonra koltuktan kalktı.
-"Kime çektin sen böyle utangaç ? Neyse gidip ikimize kahve yapacağım." Havadan öpücük atıp odadan çıktı.
Onun arkasından çıkarken vakit kaybetmeden koşarak odama girdim. Yüzümü saçımı düzelttim. Üzerim düzgündü. Değişmeye gerek yoktu.
Bir iki fıs parfüm sıkıp banyoda dişlerimi iki kere fırçaladım. Yüzüm aynada biraz solgun görününce rimelle dudak balmı sürdüm ve alta indim. Merdivenlerin sonundayken Atahan içeri giriyordu. Son basamağa basmadan atlayıp beline sarıldım.
-"Hoşgeldin sevgilim." dedim yanağını öperken. Öpmem için eğilmesi gerekti tabiki.
Belimi tutup yerden ayaklarımı keserken o da boynumu öpmüştü. Dolgun dudaklarının tenime değmesini dahi özlemiştim.
-"Senin kokunu aldığım heryer bana hep hoş geliyor."
Ayaklarım yere basınca kıkırdadım. Kollarımı çekip gözlerinin içine baktığım sırada annem mutfak tarafından geldi.
-"Hoşgeldiniz Han bey. Evimizde sizi görmeyeli uzun zaman oldu." dedi annem son zamanlarda olanları. Ardından bana göz kırpıp elindeki kahve bardağını uzattı.
Başını geriye çevirdikten sonra içeriye doğru seslendi.
-"Atahan'a bir kahve yapar mısın Hülya ?"
-"Hoşbuldum. Akın yok mu ?"
-"Gelir birazdan bahçede oturalım mı ? Hava güneş üşümeyiz herhalde." dedi annem dışarıya bakarken.
Atahan üzerimi süzüp açık karnıma baktı ve kaşlarını çattı.
-"Bu bollukta üzerini kapatacak kıyafet alamıyor musun kendine ?"
Ne güzel laf soktun sen böyle .
-"Yok aç bırakıyorlar beni." dedim gülerek. Annem de gülüp portmantodan hırka uzattı. Kendisinede aldıktan sonra hep birlikte bahçeye çıktık. Bahara ilk girdiğimizde tüm bahçenin bakımlaro yaptırılmıştı. Yeni bahçe takımına ilk kez şimdi oturacaktık.
Havuzun kenarından geçip tamamen baştan dizayn edilmiş oturma bölümüne yerleştik.
-"Haftasonu İskoçya'ya gidiyoruz bavulunu hazırla !"
Ya anne inanamıyorum ! Atahan'ın da gelebileceğini hiç düşünmedim. Onunla herşey daha güzel olacaktır.
-"İskoçya mı ? Başka yer mi kalmadı ?"
-"Ya ama !" diyip karnına vurdum ve kollarımı göğsümde bağladım.
Bu tavrıma sadece kaşını kaldırarak tepki verdi.
-"Ne ama ufaklık ?"
-"Kendisine sordum o istedi. Kırma kızımın hevesini." diyen annem bana arka çıktı. Ona gülümsemek istesemde o anda yapmadım.
-"Öyle mi üzgünüm bilmiyordum." Kolunu omzuma sarıp kendine çektikten sonra başımın üstünü öptü.
-"Sen istiyorsan dünyanın öteki ucuna giderim ben."
Gülümsemem annemin kahkahasıyla utanca dönüştü.
-"Ay Atahan seni bu hallerde görecek miydim ?! Güldürdün beni."
Atahan ona ters ters bakıp beni iyice sardı ve göğsüne bastırdı.
-"Kıskanma kıskanma." dedi nispet edercesine.
-"Niye benim karım seni kıskanacakmış ?" Akın abinin sesinden sonra kendisi göründü. Karşımıza geçip annemin yanına oturdu.
-"Kendisine sor." diye yanıtladı. Bollaştırdığı kolları arasında nefes alabilmek için dikleştim.
-"Çok ince bir adama dönüşmüş onunla dalga geçiyordum hayatım." dedikten sonra yanağına minik bir buse kondurdu.
Akın abi kaşlarını kaldırıp indirdi ve büyük gülümsemesiyle ikimize baktı.
-"Aşk insanı değiştirir derler."
Ama demeyin böyle şeyler ! Daha ne kadar utanabilirim ?
-"Neyse siz burada takılın. Ben Liya'yı alıyorum" Elimi daha ne oluyor demeden tutup beni sürüklemeye başladı. Anneme son anda el sallamıştım. Eve girdiğimizde yine elimi bırakmamış merdivenin oraya kadar getirmişti.
-"Ceket bir şey giyin üstünü değiştirmene gerek yok benim eve geçiyoruz."
Başımı sallayıp yukarıya çıktım. Hırkayı yatağın üstüne bırakıp ince şişme montu giyindim. Karnımı kapatmak için de fermuarı çektim. Ayakkabı dolabından aldığım spor ayakkabıyı giyinmeden ayağıma çorap geçirmeyi unutmadım. Son olarak telefonumu cebime koyduktan sonra alta yanına gittim. Tekrardan elimi tuttu. Sıcacık avuç içine hapsolan elimle benimde içime sıcaklık doldu .
-"Neden gidiyoruz ki ?" diye sordum evine yürürken.
-"Baş başa olmak istiyorum. İstediğim gibi sarılamıyorum ne yapayım ?"
Diğer elimi de dirseğinin içine yerleştirip başımı koluna yasladım. Bayılıyorum sana diye çığlık atmak istiyorum.
-"Olsun gidelim." dedim sesimdeki mutlulukla.
Evden içeri girerken ilk Hasibe teyzeye selam verdik. Atahan aç olmadığını söyleyince direk alta indik. Ceketiyle yeleğini Hasibe teyzeye verip odanın kapısını kapattı. İlk gördüğümde rahatlığına hayran kaldığım koltuğa oturmadan montumu çıkarttım ve bir kenara koyup ortaya oturdum.
Telefonu çalınca sıkıntılı şekilde nefesini dışarıya üfleyip yanıma yerleşti. Aynı zamanda beni göğsüne çekince elimi karnına koyup yan döndüm.
-"Efendim ?" diye açtı.
Saçımı diplerimi okşamaya girişince gözlerim kendiliğinden kapandı.
-"Ayça ben sana onu sabah göndermen için vermiştim zaten. Şimdi bana bahane üretme , yap !" Kapatmasıyla telefonu koltuğun diğer tarafına atması bir oldu.
-"Eveet...sıra sana geldi küçük hanım. Benimle ilgilenmek mi istersin yoksa , seni durmadan öpmemi mi ?"
•••
