İçeriğe geç

EFSUNLU AŞK

Bölüm 36 · 7 dk okuma

EFSUNLU AŞK

Bölüm 36

36

Atahan'ın beni utandırmasına vakit kalmadan annemler içeri girince aradı kaynadı gitti. Tabi bir kaç kere göz göze geldiğimizde utanıp kızarmıştım orası ayrı.

Gece yarısına yaklaştığımızda izle annemlerle geri dönmek için eşyalarımı toplamıştım. Artık burada durmamın bana bir faydası olmazdı.

-"Geçin siz." Atahan başıyla evi işaret edince annemle Akın abi eve girdiler. İki evin arasında duvarın önünde beni kollarıyla sardı.

-"Aklına farklı farklı düşünceler sokma olur mu ? Ben seni seviyorum Liya hemde çok. Herşeyden şüphe duy bundan duyma."

İlk defa dile getirdiği sevgisi karşısında vücudum önce alev alıp sonra uyuşurken yanaklarımı öptü.

-"Seni seviyorum." dedim bende parıldayan gözlerimle.

Dudakları yukarı kıvrıldı. Eğilip boynuma öpücükler kondurdu.

-"Uyumaya git küçük sevgilim." Islak ıslak bıraktığı öpücüklerle mest olan bedenimi orada bırakıp arkasını döndü.

Ah ne güzel sevgilim dedi öyle !

Odamda istediğim kadar sırıtabilirim diye düşünüp eve girdim. Bir ses çıkmayınca direk odama koştum. Yatağıma sırt üstü yattığımda yüzümdeki sırıtma uyuyana kadar eksilmemişti.

°

Ertesi gün anneannemle dedem gelmişlerdi. Akşam yemeğine doğru annemlerden önce gelince uzun süre birlikte vakit geçirdik. Yemeğe annemin teyzesi gelecekmiş. Ayrıca kuzenleri de. Onlarla tanışacağım için heyecanla özenerek hazırlandım. Siyah dalgıç kumaş pantolon bedenimi sararken ispanyol paçalarından dolayı topuklu botlarım görünmemişti. Üstüme en uygun transparan tül bluz ve altına dantelli yarım parça giyindim. Birden fazla eklem yüzüğünü aksesuar olarak seçmiştim. Dalgalı saçlarıma hiç dokunmadan hafif makyajımla gayet güzel oldum.

Odamdan çıkacağım anda kapının kolunu tuttum ama benden önce başkası açtı. Atahan'ı görmemle gülümsedim. Yine o alttan kısık bakışlarıyla beni süzdü. Sakallarla kapanmış çenesini usulca öptüm.

-"Hoşgeldin." dedim.

Kapıyı kapatmadan yanaklarımı öptü.

-"Hoş buldum güzelim. Sana bir şey getirdim."

Beni en çok heyecanlandıran cümlesi bu oldu.

Gülümsememi yitirmeden kaşımı kaldırdım.

-"Neymiş o ?" diye sordum.

Elini ceketinin cebine attığında dikkatle onu izliyordum. Küçük kadife kutuyu parmaklarının arasından bana uzattı.

-"Romantik bir adam değilim , ince hiç değilim ama bu hediyemi kabul etmeni istiyorum. Daha önce hayatıma giren kimsede bunu istemedim. Fakat senin bana ait olduğunu herkesin bilmesini istiyorum."

Sabırsızlıkla avucuma koyduğu kutuyu açtım. Parıl parıl parıldayan pırlanta yüzüğe komik tepki vermemek için kendimi sıktım.

Oha !

-"B-bu...bu çok , güzel."

Titrek nefesimi verirken gözlerimi yüzükten Atahan'a çevirdim. Tepki ölçmek ister gibi beni izliyordu.

Gerçekten o an ne diyeceğimi bilemedim. Böyle bir yüzüğü bana vermesi çok güzel hissettirdi. Bu şekilde sahiplenmesi , ilişkimizi artık farklı bir boyuta getirdi.

-"Takmamı ister misin? "

Sadece başımı sallayabildim. Kutuyu elimden alıp parmağıma geçirdiğinde tam uydu. Taktıktan sonra boynuna sarıldım. Yanağımdan süzülen mutluluk göz yaşını fark ettirmeden silerken belime elini koymuş parmaklarıyla okşuyordu.

-"İstemezsin diye endişelenmiştim. Biliyorum henüz bunlar için küçüksün ama-"

-"Hayır , hayır çok mutlu oldum. " diye sözünü kestim. Ensesindeki saçlarından parmaklarımı geçirip eşsiz kokulu büyüleyen boynunu öptüm.

-"Bir daha o güzel dudaklarını bana değdirirsen kapıyı kilitleyip aşağıya asla inmem."

Kıkırdayıp geri çekildim. Parmağımda kendini belli eden yüzüğe ufak bir bakış atıp kıpırdandım. Kalbim gümbürtüyle atıyordu.

-"İnelim en iyisi." diyince elinin içine elimi yerleştirdi.

-"Yanımdan ayrılma. Tamay'ın yavşak..kuzeni işte var onunla gerekmedikçe konuşmuyorsun."

Uyarısına bir şey söylemeden merdivenlerden indim. Kalabalık gürültüsünü işitince elimi elinden zorla kurtardım. Tanımadığım insanların içine el ele girip utanmak istemiyorum.

-"Ah canım neredeydin ? Sana bakmaya mutfağa kadar gitmiştim."

Otuzlu yaşlarında esmer kadına döndüğümde gözlerim direk Atahan'ın koluna koyduğu ellerine kaydı. Sinir milim milim damarlarıma işlerken Atahan'a 'hayırdır ?' der gibi baktım.

Anneannem seslenince mecburen istemeyerek de olsa ikisine arkamı dönüp salona girdim. Önce anneannemi sonra dedemi öptüm.

-"Bak bebeğim bu senin büyük teyzen oluyor. Kardeşim Nur."

Anneannemin kardeşi olarak tanıttığı kadına gülümsemek için baktığımda yüzündeki ifade çok farklıydı. Sıcakkanlılıktan baya uzak. Ama yinede istifimi bozmadan uzattığı elini sıktım.

-"Memnun oldum. Liya bende."

Ona ismimi söylemiş olmamdan çok ilgilendiği şey parmak ucuyla tuttuğum elindeki elimdi. Gözlerini kısıp yüzüğe baktı ve samimiyetsiz bir gülüş gösterdi.

-"Hemen de parmağına yüzük taktırmışsın bakıyorum da. O mahalleden gelir gelmez hangi adamı avucuna aldın ?"

Bocalarken elimi hızla çekip sıktım. Tepki bile veremeyecek kadar şaşkınlığa uğradım.

-"Teyze !" dedi annem sesini yükseltip.

Ardından yutkunup geri adım atarken yanımda Atahan belirmiş kolunu ince belime sarmıştı.

-"Sözlerinize dikkat ederseniz sevinirim. Canımızı sıkmayalım değil mi ? Yemek hazır mı Tamay bizim karnımız acıktı ?"

Gözlerimi kapatıp farkında olmadan tuttuğum nefesimi üfledim.

Arkamda olduğunu bildiğim dağ gibi adam bana kendimi oldukça şanslı hissettiriyor.

-"Evet hadi oturalım." diyen annemin sesiyle gözlerimi yeniden araladım.

Atahan'ın belimden ittirmesiyle masanın başında yan yana oturduk. En başta Akın abi , yanında annem ve onun yanında anneannemler oturmuştu. Anneannemin sağına geçen Nur hanım'a alttan alttan bakarken Atahan'ın yakınlarında o kadını gördüm. Kimdi bilmiyorum ancak yine ona yanaşmış oturmuştu.

-"Nerede kaldın oğlum ?"

Kadının sesiyle başımı kaldırıp baktım. Gelen adam sandalyeye oturup masaya göz gezdirdi.

-"Uzun sürdü görüşmem. Bensiz oturmuşsunuz alındım." dedi.

-"Kusura bakma Adem öyle oldu biraz." diyen annemdi.

Gözleri gözlerime değince oturduğum yerde dikleştim.

-"Siz güzel bayan Liya olmalısınız. Güzelliğiniz gözlerimi kamaştırdı."

Nezaketen gülümseyince Atahan masanın altından diziyle dizime vurdu.

-"Evet , memnun oldum Adem bey." diye mırıldandım.

-"Atahan beyle birlikteymiş oğlum , iltifat ederken tekrar düşünmeni isterim." dedi Nur hanım yüzündeki donukluğu bozmadan.

İç çekip servis edilen çorbaya kaşık koyarken annem karşıdan kaş göz yapıp elimi işaret edince gülüp göz kırptım. Benim gibi güldü ve yemeğine geri döndü.

-"Ee Melis sen neler yapıyorsun ?"

Soruyu annem ismini yeni duyduğum kadına sormuştu.

-"Yeni bir butik açtım. Daha sık görüşmeliyiz Tamay bir gün beklerim."

Gözlerimi devirip çorbamdan bir kaşık daha aldım. Ara sıra Atahan'ın tarafına bakıp ona yaklaşıyor mu diye kontrol ediyordum. Yemek boyunca farklı tarzda muhabbetler döndü durdu. Ben hiç konuşmadım. Adem bey bir kere kaç yaşında olduğumu sormuş , Atahan ona sanane cevabını verince susmuştu.

-"Gel."

Bileğimi kavrayıp konuşmama izin vermeden az önce oturduğumuz koltuktan beni kaldırdı. Bahçeye çıktığımız gibi üzerindeki ceketi omuzlarıma attı.

-"Seni gözleriyle yedi bitirdi şerefsiz it." Sinirli sinirli solurken göğsü inip kalkıyordu. Bir sigara yakıp dolgun dudaklarının arasına yerleştirdi.

-"Sakin ol Atahan." diyip önünde küçücük kalan bedenimi göğsüne yasladım.

-"Daha seni insanların içine çıkartmamayı düşünüyorum. Ufak boyunla bu kadar ilgiyi nasıl çekmeyi başarıyorsun ?!"

Bağırmasını umursamadan gülümseyip başımı kaldırdım. Yüz yüze gelmemiz için bir kaç santim daha gerekliyken bana ters ters baktı.

-"Bilmem. Senin ilgini nasıl çektim ?"

Gülümsemem büyürken dudağımı dudaklarıyla örttü. Gözlerimi açıp geri kaçtım. Salonun tamamen görebildiği yerde bunu yapması çok yersizdi !

-"Seni öperim kızım sus." dedi ve sigarasını içmeye devam etti.

-"Ayıp nedir bilmez misin sen ? " dedim az biraz kızgınlığımla. Ama öyle durup dururken öpmesi hoşuma gitmişti de belli etmedim.

-"Yatakta olduğunu duymuştum bir ara bakarız nasıl olduğuna."

Ah.

-"Edepsiz." dedim gülmemi gizleyip. Omzuna elimle vurduktan sonra içeriye geçtim.

-"Canım telefonun çaldı."

Annem öyle söyleyince sehpada duran telefonumu alıp oturdum. Atahan da gelip oturunca gözleri ekrana kaydı.

Serhan aramış , bakmayınca mesaj atmıştı.

Whatsapp'a girip mesajına tıkladım.

-Yengee

-Nerdesin yengelerin en güzeli

-Ara beni bebeğim ' en sonuncu mesajına kalpli göz eklediğini görünce tebessüm ettim.

Atahan'ın elimden kaptığı gibi yazmaya başlamasıyla almaya çalıştım ama izin vermedi. Herkesin içinde de üstüne çıkıp alamam ki.

Elime geri uzattı. Hemen gönderdiğini okudum.

-Lan şerefsiz sen kime bebeğim diyorsun ' Gönderdiği mesaja içimden söylenip Serhan görmeden silecektim ki kolumu sıktı.

-"Kırarım onun ağzını burnunu." dedi kulağıma doğru.

-"Arkadaşın o senin."

Omuz silkip Akın abiyle muhabbet içine girdi.

-Atahan'ın kusuruna bakma sen. Ev kalabalık müsait olunca ararım.

Serhan'a cevap yazıp gönderdikten sonra üstümde hissettiğim gözlere baktım. Nur hanım yine inceliyordu.

Titreyen telefonu açtım.

-Alıştım ben onun kıskanç hallerine

-Sen beyimizin kanına gir de benim buraya gelin takılalım

Evimizin gergin ortamından kurtulma fikri gayet cazip gelince umut dolu bakışlarımı Atahan'a çevirdim. Mesajı gösterdim ve tepkisini bekledim.

-"Çok sıkıldım burada lütfen hadi gidelim." diye fısıldadım.

Bir kaç saniye yüzümü incelemenin ardından elimi avucuna sabitleyip dudaklarını araladı.

-"Bizim bir planımız vardı."

Beraber kalktık.

-"Nereye ?" Sorusu annemden gelmişti.

-"Serhan'ın mekana. Sen git üzerine bir şey al kapıda bekliyorum." Atahan'ı başımla onaylayıp odama gittim. İlk bir dakika boyunca yüzüğüme sırıtırken oyalanmamam gerektiği aklıma dank etti. İnce siyah bir ceketi giyinip çanta aldım ve alta indim.

Evden çıkmadan

-"Herkese iyi akşamlar." diye seslenip öyle çıktım.

Açık arka kapının önünde bekleyen Atahan beni görünce kenara çekildi. İkimizde binmiştik ve araba çalışmıştı.

Konuşmasını beklediğim Atahan Serhan'ı arayıp yolda olduğumuzu söyledikten sonra daha sesini çıkarmadı. Bende fırsattan istifade parmağımı üzerinde gezdirdiğim yüzüğüme döndüm.

Sanırım parmağımdan hiç çıkarmayacağım !

•••

Bölüm sonu

2 yorum