İçeriğe geç

EFSUNLU AŞK

Bölüm 33 · 8 dk okuma

EFSUNLU AŞK

Bölüm 33

33

Yataktaki hareketlilik derin uykumdan beni uyandırırken belime dolanan kollarla tamamen gözlerimi açmıştım.

-"Bahar kokulum benim." Soğuk elleri çıplak karnıma değince irkilip başımı arkaya döndürdüm.

-"Neredeydin ?" Sesim uykudan zorla çıkmış , zor anlaşılmıştı.

-"Uyu." Yanağımı öpüp bedenimi kendine çevirince göğsüne doğru sokuldum.

Biraz durup uyumaya çalıştım ama başarılı olamayınca yeniden kirpiklerimi araladım. Burnum sakallarıyla kaşınmıştı. Başımı geriye çekip kapalı gözlerine baktım.

Uyuyor muydu ?

Uzanıp dudağının kenarını öptüğümde belimi sıkınca uyumadığını anladım.

-"Rahat dur." dedi gözlerini açmadan.

Yaramaz çocuklar gibi görmese bile sırıttım ve bu defa dudağına dudağımı bastırdım. Geri çekilmeden , öpmeden durdum. Belimdeki elini kalçama indirip sol bacağımı üzerine çekti. Kasıklarım karnına dayalı beni kendine hapsetti.

-"Beni mi istiyorsun?"

Gözlerimi büyütüp dudaklarımızı ayırdım. Pislik !

-"Öpmem bir daha !" Arkamı dönme çabalarımı boşa çıkarıp koca bedeniyle üstüme çıktı.

-"Beni sabahları öperek uyandırman için ne yapmalıyım ?" diyip boynuma soktu başını. Durmadan öpmesi yüzünden huylanıp gülüyordum.

-"Yaa d-dur.." Kahkaha atıp ayaklarımla ittim onu. Bacaklarımı iki yana ayırdıktan sonra dudaklarıma uzanmasıyla kendisini bastırması bir oldu.

-"Durdum. " dedi kısa süreli fakat son derece tutkulu olan öpüşmemizi sonlandırıp.

-"Öyle dur dememiştim." diye fısıldadım. Hareket etsem çok yanlış yerlerimiz daha fazla temas edecekti.

-"Atahan , oğlum ? " Kapının tıklanma sesini işittiğim gibi üzerimden itikledim ve yan tarafa kaydım.

Atahan da sırt üstü yatıp başlığa başını dayarken eli ensesine kaymıştı.

-"Efendim ?" diye seslendi.

-"Kahvaltını hazırlayayım mı şimdi ?"

İçeri girme ihtimali olmasa da yinede yataktan kalktım.

-"Yok hazırlama."

-"Tamam oğlum." Uzaklaşan ayak seslerinden sonra Atahan'a baktım.

-"Kahvaltı yapmacak mısın ?"

-"Biraz daha yatacaktım niye fırladın çıktın ? Gel kollarıma." dedi bir kolunu geriye açıp.

Önüme düşen saçımı kulağımın gerisine atıp başımı iki yana salladım.

-"Sende kalk annem merak etmiştir şimdiye kadar gitmem lazımdı." dedim.

-"Gideceğiz zaten kahvaltıya çağırdı." esneyerek yataktan kalkarken ona hayran hayran bakmayı kesip pufun üzerinde katlanmış şekilde duran kıyafetlerime kaydı gözüm.

-"Benim iç çamaşırım en son banyoda ıslaktı ?"

Boxerını yukarı çekiştirip arkamdan sarıldı.

-"Yıkayıp kurutmuş getirmişler işte."

Karnımı sıkan ellerinde parmaklarımı gezdirdim.

-"Bizi yatakta birlikte mi gördüler ?"

-"Hıhım." Boynuma bıraktığı ıslak öpücükle dolabına ilerledi.

Kıyafetlerimi elime aldıktan sonra kapıya ilerledim.

-"Banyoda giyinip geliyorum." dedim ve beklemeden çıktım.

Tamamen giyindikten sonra saçlarımı el yordamıyla düzeltip Atahan'ın yanına gittim. Gömleğini iliklerken onu biraz daha izleyebilmek için sessiz kalıp kapıya yaslandım. İlikledikten sonra pantolonun içine sokup yatağın üstüne bıraktığı yeleğini giyindi. İki düğmesini iliklerken başını kaldırdı.

Yüzümdeki gülümsemeyi silip ilerledim.

-"Ne o doyamıyor musun bakmaya ?"

Beline kollarımı sardım ve başımı geriye atıp ona baktım. Dudağıma minicik bir öpücük kondurdu.

-"Doyamıyorum." dedim gülümseyip.

-"İstediğin kadar izleyebilirsin güzelim ama bir an önce giyineyim de gidelim acıktım." diyince kollarımı çektim.

Lacivert ceketiyle kabanını giyindi. Bende çantamı alınca beraber alta inip evden çıktık.

-"Sonunda gelebildiniz ! Kızımı alıkoydun Atahan bey !"

Salonumuza girerken annem ikimizi görünce söylenmeye başlamıştı.

-"Sanada günaydın Tamay." Atahan kabanını Hülya ablaya verip Akın abinin yanına koltuğa oturdu.

Annemin yanaklarından öptüm.

-"Günaydın annecim." dedim sevimli olmaya çalışırken.

Gözlerini kısıp kötü kötü baktı.

-"Demek sevgiliyle bir gece ?" diye fısıldadı.

Ona göz devirdim.

-"Anne ! Sus lütfen duyucaklar sonra konuşalım bunu." dedim.

-"Hadi hanımlar oturalım artık." dedi Akın abi.

Annem o tarafa dönünce

-"Ben üzerimi değişip geliyorum." diyip merdivene yöneldim. Odamda üzerimdekileri çıkarıp yeni bir iç çamaşır takımıyla eşofman giyinip alta indim. Artık açlıktan guruldama evresine geçen karnımı doyurmak için Atahan'ın yanına masaya oturdum.

-"Bu akşam Azize hanımın oğlunun düğünü var unutmadınız değil mi ? Gitmezsek olmaz." dedi annem kahvaltının ilerleyen dakikalarında.

İçtiğim süt bardağını tabağımın kenarına bırakırken üst üste attığım bacaklarımda yer değişikliği yaptım.

-"Gideriz tabii." diyen Akın abiydi.

Kimden bahsettikleri hakkında fikrim olmadığından sessiz kalmayı tercih ettim.

-"Uzun zamandır düğüne katılmamıştık." dedi annem dudaklarını peçeteyle silerken.

-"Artık bundan sonra kızımızın düğününe !" Akın abinin bana alttan alttan bakıp gülmesi ile üstüme alınmadığım sözün aslında bana geldiğini sonradan anladım.

-"Benim bebeğim daha küçük. "

Ben ?

Evlilik ?

Yani her genç kız ister elbette ama ben daha yeni hayatıma birisini aldığım için öncesinde de böyle bir hayalim olmamıştı.

-"Damadımız büyük hayatım ne yapalım ?" Akın abi gülmesini bastırmak adına çayını ağzına götürdü.

-"Akın yine formundasın sabah sabah !" dedi Atahan en sonunda konuşmaya dahil olup. Her zaman az yaptığı kahvaltısını bitirmiş yeni doldurulan çayını eline almıştı.

-"Ne var yalan mı ? "

Ah hayır kızarmayın yanaklarım lütfen !

Bu düğün konusundan nasıl bize geçtik ?

-"Yalan mı dedik ?" dedi ters mizacıyla.

-"İşinize karışmak gibi olmasın ama sonuçta belli bir yaşa geldin senin için söylüyorum dostum !" dedi Akın abi gülümsemesini silmeden.

Yüzümü tabağa soksam çok dikkat çeker miyim ?

-"Akın , konuyu değişir misin canım ? Liya'yı böyle konuşmalara katabilmemiz için daha çok erken. Önünde uzun yıllar var ne olacağını bilemeyiz. Şimdiden bunları konuşmayalım." dedi annem. Rahatsız olduğu her halinden anlaşılır yüz ifadesini takınmıştı.

Niye böyle sert tepkisini koydu anlayamadım. Bende evlenmek için ayılıp bayılmıyorum fakat Akın abinin alay ettiği konuya annem daha aksi yönde tepki verdi.

-"Ne olacağını biliyoruz Tamay."

Konuşmasını hiç beklemediğim Atahan arkasına yaslanıp gayet rahat tavırla konuştu. Masanın altında gerginlikle bacağıma yapıştırdığım elimi avucuna alıp kendi bacağına çekti. Tuttuğu an göz göze gelince gözlerimi kaçırdım.

-"O henüz çok küçük ve sende bunu biliyorsun."

Annemin git gide sinire bürünen sesiyle biraz sonra hiç iyi şeyler olmayacağının habercisiydi. El atmam lazım ama nasıl ?

Elimi tutan Atahan'ın eli sıklaştı. Yüzü gerilmiş kendini sakin tutmaya çalışıyordu.

-"Ne söylemek istiyorsan söyle geveleme !" Atahan sesini yükselttiği anda diğer elimi koluna koydum. Her zaman eğlenceli geçen yemek soframızda bugün ne olmuştu da böyle herkes sinirliydi ?

Annem dirseklerini masaya yaslayıp ellerini çenesinin altına koydu.

-"Herkes etrafta konuşurken senin kulak ardı etmen hoşuma gitmiyor ! Bütün çevremiz senin yaşının büyüklüğüyle nasıl benim kızımla birlikte olabileceğin hakkında saçma sapan teoriler üretiyorlar ! Ben Liya'nın böyle olaylarda isminin anılmasından rahatsızım."

Ne yani insanlar bunu mu konuşuyorlardı ?

Tamam birbirimize görünüş olarak uymuyor olabilirdik ama..önemli olan kalplerimiz değil mi ? Hakkımda ne söylediklerini benim umursamadığımdan daha fazlasını annem umursuyordu. Rahatsız olmasını anormal karşılamıyorum. Haklıydı. Kim bilir neler konuşup annemi mahcup etmişlerdir.

-"Kimin ne bok dediği sence umrumda mı ?! Ağzı olan konuşuyor bunu benim kadar iyi biliyorsun ! Beni biliyorsun Tamay şuanda senin önem verdiğin bir sikime yaramayan insanların konuşmaları yüzünden kendime başka bir yol çizdim. Sende gelmiş bana niye umursamadığımı soruyorsun , bir kez daha eğer bu konuyla bana gelirsen kalbini kırarım."

Donmuş bakışlarım evden hırsla ayrılan Atahan'ın sırtına baka kaldı. Açık kapıdan yerleri sarsarak yürüyüşüyle yüzünü görmeden nasıl öfkeli olduğunu hissedebiliyorum.

Az önce ne olmuştu öyle?

-"Şu insanlar yüzünden aranızı bozmaya gerek var mıydı ? Kimin ne dediğinin ne konuştuğunun ne önemi var onlar beraber mutlular görmüyor musun ? Endişen çok yersiz Tamay ! " Her daim yüzü gülen Akın abi bile kaşlarını çatmış anneme kızıyordu.

Yaşlarla dolmuş gözlerinden bir damla akıtmayan annemin duruşuna dayanamayıp sandalyeden kalktığım gibi yanına gittim.

Birbirlerine böyle karşı konuşmalarına çok üzülmüştüm hatta Atahan'ın sinirle kırgınlıkla gitmesi daha çok üzücüydü ama anneme de kızamazdım.

Aklımda bir yandan Atahan'ın anlamadığım cümlesi diğer yandan annemin endişeli bakışları. Başını göğsüme yaslayıp sarıldım.

-"Özür dilerim seni üzmek istemezdim benim yüzümden oldu." dedim , sesim çoktan titremeye başlamıştı.

Akın abi annemden beni çekerken annem yanağından süzülen yaşları siliyordu.

-"Biraz yalnız kalıp düşünsün anlayacak hatasını gel sen benimle." Annemle kalmak istesem de izin vermeden beni mutfağa sürükledi. Su doldurduğu bardağı uzatırken sandalyeye oturdum.

-"Atahan neden öyle söyledi ?" dedim uzun sessizlikten sonra.

Bizim geldiğimizi gören yardımcılar az önce mutfaktan çıkmışlardı.

Karşıma oturup ellerimi avuçlarına aldı.

-"Bu onun kapattığı geçmişiyle ilgili. Benim anlatmam doğru olmaz eğer istersen ona sorabilirsin. Anlatacağını pek sanmıyorum ama her neyse. "

Anlamasam bile başımı aşağı yukarı salladım.

Kafam çok karışmıştı.

-"Ne diyorlar ? Yani annemin bahsettikleri." dedim dalgınlıktan çıkıp.

Akın abi ensesini kaşıyıp gözlerini etrafta gezdirdi. Söylemek istemez hali her hareketinden anlaşılır.

-"İşte yok Han'la birlikte olabilmek için Duru'dan ayırmışsın falan ona yamanmak için gibi gibi saçma sapan şeyler."

İnlemeye benzer sesimle ellerimi yüzüme kapattım.

-"Tanrım...inanamıyorum !"

-"Bunları söyleyenler dedikoduyla beslenen bir grup kadın. Takılma sen kısa süre sonra susarlar. Tamay da onlara sinirlenince böyle oldu." diye izah etti.

Sandalyeden güçlükle kalkıp alnımı sıvazladım.

-"Ben odama çıkıyorum."

Girdiğim odamda kapıyı kapatırken telefon zil sesimi duydum. Komodinin üstünden alıp baktığımda Melike teyzenin evden aradığını gördüm. Konuştuğumuzda biraz olsun kafam dağılmıştı. Halimi hatrımı sormak için aramıştı ama ben bana iyi geleceğini bildiğimden onlara gitmeye karar verdim. Söyleyince de hemen çağırdı.

Durum böyle olduğundan evden ayrılmış anneme duştan çıktıktan sonra mesaj attım. Üstüme pantolon kazak kombini yapıp hazırlanırken Atahan'ı aradım fakat açmadı. Rahatsız etmemek için de bir daha aramadım. Mahalleye giderken markete uğrayıp annemin sürekli yüklü miktarda verdiği ama asla harcamadığım parayla Melike teyzelere alışveriş yaptım. A'dan Z'ye fazlasıyla aldıklarım ondan fazla poşetteydi. Şoför evlerinin içine taşırken Melike teyze itiraz edip istemiyordu. Zorla susturdum ve içimden geldiğini kabul ettirdim.

-"Bende senin kızın değil miyim asma yüzünü bak küserim. Zaten canım sıkkın." dedim dudağımı sarkıtıp.

Halime bakınca gülümsediği gibi sarılıp saçlarımdan öptü.

-"Kim üzdü seni anlat bakıyım bana."

-"Aslında belli birisine üzülmedim. Evde annemle bir mesele oldu aklım ona takıldı. " dedim üstü kapalı.

-"Önemli bir şey mi peki bu ?" diye sordu saçlarımı okşamaya devam ederken.

-"Şimdilik bilmiyorum. " dedim ve sıkıntılı nefesimi üfledim.

-"Bir çay koyayım ben içelim seninle." dedikten sonra kalkmış mutfağa gitmişti.

Bende özlemini çektiğim sobanın yanında yerdeki mindere kurulup arkamı duvara yasladım.

•••

Yorumlarınızı , düşüncelerinizi bekliyorum ❤

Bölüm sonu

1 yorum