İçeriğe geç

EFSUNLU AŞK

Bölüm 32 · 7 dk okuma

EFSUNLU AŞK

Bölüm 32

32

Dönmeme olanak sağlamayan kollarını zorla bollaştırıp suyun içinde ona döndüm. Küçük ellerimi yüzüne koyup dizlerimin üstüne oturdum.

-"Ben senin yanında çok mutluyum. Kimse bu mutluluğu veremez bana. Ben dünyaları istemiyorum Atahan sadece seninle olmak istiyorum." dedikten sonra iki yanağını da gülümseyerek öptüm.

İfadesizliğine karşın biraz bocalasam da kucağına oturtup öpmeye başlayınca duygusunu böyle belli ettiğini anladım. Belimi sıkıp diğer elini bacağıma attı. Dolgun dudağının tadına doyamayışımın sonucu doğan ısırığım beni utandırırken onu inletti. Altımda yükselip tam şişkin yere oturtunca şuan kalp gibi atan hassas yerim onunla birleşti. Ağzının içine inlemem engellenemez bir hale dönüştü. Elimde olmadan kalçamı bastırdım. O anda daha çok istemek kesinlikle anormal değil. Asla tecrübem olmayan bölgeler bana uyuşturucu etkisi yaratırken dilimi dudağında gezdirip uzunca emdim. Durmaksızın parmaklarım saçlarının aralarından geçip gidiyordu.

Nefes almak için çekilince artık suyun çoktan soğuduğunu hissettim. Titrek soluyuşlarımız banyoda yankı yaparken üşüyüp Atahan'ın sıcak bedenine sokuldum.

-"Buz gibi oldun." Nefesini nasıl düzelttiği konusunda içimde merak uyandı.

Başımı sallayıp boynuna sarıldım. Küvetten kucağında çıkarken yerler üstümüzden sızan suyla ıslanmıştı. Duşakabinin camını açıp içeri girince kapattı. Beni yere bastırırken suyu açtığında soğuk gelmesiyle çığlığı basıp altından kaçtım.

-"Dondum !"

Kolumdan çekip bu defa sıcak suya soktu. Hala vücut ısım normale dönemediğinden ona doğru sokuldum. Kollarıyla beni sıkıca sardı.

-"Isıtırız." diyip yanağımı öptü

-"Niye ben seni öpmeye doyamıyorum ? Büyü mü yaptın yoksa sen bana ? Yada kokun mu büyülü minik kız ?" Öpe öpe sorarken duvara ilerlemiştik. Bacaklarımdan tutunca beline sarıp sırtımı duvara sabitledim.

-"Bilmem ." dedim dudağımı büküp. Bu şekilde hissetmesi kalbimi bulutlara çıkarttı. Ondan gelen her cümle beni inanılmaz rahatlatıyor.

-"Sen benim herşeyimsin."

Alınlarımızı birbirine yaslayınca gözlerimi kapattım. Onu daha çok hissetmeye çalıştım.

-"Sevgine çok ihtiyacım var." diye fısıldadım. Ne kadar duydu bilmiyorum. Görmediğim ilgiyi şefkati ondan gördükçe olgunlaşacağım yere çocuklaşmak istiyorum. Ben çocukluğunu yaşayamayan birisi olarak büyüdüm.

-"Kalbimin sana çok ihtiyacı var."

Söylediğine gülümserken gözlerimi açıp dudağını öptüm.

-"Hep kalbinde olacağım." dedim dudaklarım dudaklarındayken. Gülümseyip bir kere daha öpüp kucağından indim.

-"Şimdi seni yıkayalım !" Asılan lifi alıp yerde duran duş jelinden sıktım.

İkimizde aynı kokucaz !

-"Emin misin ?" dedi sırıtırken. Edepsiz düşüncelerini göz ardı edip karın kaslarından başlayarak sürttüm. Birazcık daha yukarıı ama çok incelemeden !

Beni öpme çabalarında her seferinde itmiş son olarak kolunu kendime çekmiştim. Büyük elinden yukarıya omuzuna kadar çıkıp diğer koluna da aynı işlemi yaptım.

-"Hadi dön."

Geniş sırtına bakıp iç çekerken her bir yanını köpürttüm. O suyun altında arınırken şampuanı avucuma sıktım. Arındıktan sonra bir elime bir de boyuna baktım. Yetişemeyeceğim düşüncesini anlayınca gülüp kalçama ellerini koydu. Havaya kalkınca bacaklarımı beline sardım. Gür saçlarını güzelce şampuanla buladım. Kucağından indiğimde saçlarını suyun altında akıtıyordu.

-"Böyle çıkmak olmaz ama değil mi ?" Ne diyor diye bakarken elini boxerın beline atmasıyla arkamı anında döndüm.

-"Ne yapıyorsun ya ?! Öyle pat diye yapılır mı ben çıksaydım !!"

Arkamda çıplak değil mi o ?

-"Ben utanmıyorum ki sen utanıyorsun. Eninde sonunda göreceksin ne diye utanırsın." Son cümlesini kendi kendine söylediğini sanarken bende duydum ! Terbiyesiz !

Beş dakika geçmiş hala aynı şekilde durmaktan yorulmuştum. Suyun altında olmayınca da çok üşüdüm.

-"Atahan çık artık bitmedi mi ?!" diye kızdım.

-"Bitti yavrum çıkıyorum." Omzumu öpüp bel boşluğumu okşarken duşakabinin açılma sesi geldi.

-"Dur bir dakika ! Ben ne giyeceğim getirdin beni buraya soktun suya ?"

-"Ayarlarız." Kapıyı kapatınca soğuk hava kesildi. Sıcaktan camlar buhar olduğu için önümü dönmemde sorun olmazdı. Kendimi direk suyun altına attım. Kollarımı ovuşturup ısınmayı beklerken banyonun kapısı açılıp kapanmıştı.

Atahan'ın şampuanıyla saçlarımı iki kere yıkadım. Sabun da olunca yüzümü köpürterek temizledim. Gelmeyeceğinden emin olmasam bile başka çarem olmayınca üstümdekini çıkarıp yere ayaklarımın dibine bıraktım. Baştan aşağıya yeniden köpürttüğüm vücudumu yıkayıp suyu kapattıktan sonra dolaplardan bulduğum havluyu bedenime sardım.

Daha küçük bir havluyla saçlarımın nemini alıp saç kurutma makinesiyle kuruttum. Dalgalı saçlarım omuzlarıma değerken havlunun kenarını iyice sıkıştırıp banyodan çıktım.

Evin geri kalanı karanlıktı. Hızlı adımlarla girdiğim yatak odasında Atahan'ı aradım , bulamadım. Gözüm yeşilliklerin olduğu cam bölüme gidince kapının açıklığı dikkatimi çekti. Usulca o yöne yürüdüm. Küçük koridor gibi uzanan bir yer vardı. İki üç adımla sonuna ulaşınca neredeyse iki kişilik balkonu gördüm. Arkaya ormana bakıyordu ve Atahan altında sadece iç çamaşırıyla demirlere yaslanmış sigara içiyordu.

Soğuk hava ıslak vücuduma vurunca havluma sardım kollarımı.

-"Atahan ?" diye seslendim iki duvarın arasından çıkmadan. Sesimi duyduğu gibi dikleşip bana döndü. Bir saniyede üzerimi süzmüş kaşlarını çatmıştı.

-"Hasta olacaksın gir içeriye." Sigarasını bırakıp önünden ilerletti.

-"Seni bulamadım ne yapsaydım ?"

Kapıyı kapatıp dolabına yürüdü.

-"Al bunları giyin idare edersin." Elime tutuşturduğu boxera ve tişörte bakarken odadan ayrıldı.

Başka çarem olmayınca mecburen giyindim. Südyensiz sadece tişört giymek pek rahat gelmemişti. Kalçamın aşağısına gelen tişörtü çekiştirirken Atahan geldi ve odanın ışığını söndürdü.

-"Daha erken değil mi uyumak için ?" diye sordum.

-"Hayır değil seninle daha uzun süre yatakta kalmak istiyorum." Kolumdan çekiştirerek yorganın altına soktu beni ve boynuma kadar örttü. Üzerimden atlayıp yanıma girdi.

-"Günün en güzel kısmı sen olabilirsin." Sırtımı göğsüne çekince karnımdaki eline elimi koydum.

-"En huzurlu kısmı da sensin." dedim mutluluk dolup taşarken.

-"Hmm öyle miyim ?" Parmaklarını karnımda oynatıp boynuma yüzünü gömdü. Bir sürü öpücük kondurdu.

Kıkırdayıp elini durdurdum.

-"Annem yarına bana kızacak." diye konuyu değiştirdim.

-"Kızamaz kimse benim kızıma."

Umarım.

-"Atahan ?"

-"Bir daha ismimi söylesene sen ." Omzumu boynumu ve yanağımı sırayla ard arda öpüp tekrar beni güldürdü.

-"Sen hani her sabah yürüyorum demiştin ya , şimdi buraya taşındın daha çıkamayacaksın." dedim merak edince.

Saçlarımın arasını koklayıp dudaklarını değdirdi.

-"Sitenin de yürüyüş yolu var güzelim çıkarım yani her türlü."

Hım gibi bir ses çıkarıp daha konuşmadım. Sonra aklıma bir sorucuk daha geldi.

-"Hasibe teyzenin yanındaki kız kim ?"

-"Yeğeni ona yardımcı olsun diye çağırdı. İşe ihtiyacı varmış gelsin dedim." diye cevapladı.

-"İyi yapmışsın." dedim ve gözlerimi yumdum.

Yorganın altında tişörtün yukarı kaymasıyla açığa çıkan kalçam Atahan'ın kasıklarına dayalı dururken nasıl uyuyacağım ?

Telefonumun mesaj sesiyle gözlerimi araladım. Çantam pufun üzerinde duruyordu.

-"Bakma bırak."

-"Önemlidir belki." dedim kolundan kurtulup. Yataktan çıktım ve telefonumu alıp yerime geri döndüm. Yan yatarken elini yeniden karnıma sararken çenesini omzuma koydu. Kilidimi açıp Eylül'ün attığı mesaja bakmak için whatsapp'a girdim.

-Buralarda yalnız başına bir şehirde yaşayan unuttuğun kardeşin var

Yazdığına gülüp klavyeye dokundum.

-Seni unutmak ne mümkün' yazıp gönderdim.

Hemen çevrimiçi oldu.

Yazıyor..

-Tabi tabi kendisine yakışıklı zengin ve ek olarak havalı sevgili bulup arkadaşını unutan ben değilim hayırsız ' yazmış sonuna ağlayan emoji koymuştu.

-"Yakışıklı olduğum doğrudur diğerlerine katılmıyorum mütevazı biriyimdir."

Utançla telefonu yüzüme vurmak istedim.

-"Ona bakma sen saçmalıyor." diye mırıldandım.

-Uyusana sen ' yazdım.

Uzun uzun yazarken Atahan da benim gibi ekrana bakıyordu.

-Eski hayatımızı özledim. Senin şimdi mutlu olduğunu biliyorum bu yüzden çok mutluyum ama ben çok eksik kaldım burada. Eskiden bu saatlerde annem bize sobada yaptığı kestaneleri yedirirdi ne güzel mahallenin dedikodusunu yapardık , babamda uyuyamaz ses yapıyoruz diye bize kızardı'

Okudukça her kelimesinde dolan gözlerimden süzülen yaşlar yastığa düştü. Buğulanan bakışlarımla bir kaç dakika yazamayacağımı anlayınca ekranı kilitleyip gözlerimi sildim.

Atahan omzumdan bastırıp sırt üstü yatmamı sağladıktan sonra yaşlı gözlerimden öptü.

-"Yaşlanmasın artık o gözlerin. Ne duygusal çıktın sen böyle ?" Şakaya vurup yüzümü güldürmeye çalışsa da gülmeden sertçe yutkundum.

-"Güzel bir ailem , evim olmasa bile sahip olduğum insanlarla çok mutluydum. Hatırlayınca duygulandım sadece." Ağlamayı kesip ona baktım.

-"Burada mutlu değil misin ?"

Başımı salladım.

-"Mutluyum. Sen varsın , annemi buldum. Mutluyum ama eski hayatım daha sıcak daha samimiydi. Yaşamadığın için bilmiyorsun o yüzden anlayamazsın. Mesela sobanın yanında yatmak için Melike teyzeye yalvarırdık biz. Bizi yatırmazdı hiç bir şey olur diye. O sıcakta mayışır öyle yataklara girerdik." Hem gülüp hem yaşlara boğulurken anlattım. Gözümün önünden geçti her bir gün.

Düz çizgi halini almış dudaklarını burnuma değdirdi.

-"Bir gün bizi davet ederlerse bana gösterirsin olmaz mı ? Öğrenmiş olurum."

Gözlerim parlayarak onu onayladım.

-"Olur , olur tabiki ! "

Sevdiğim hayatımdan bir parçaya dahil olmak istemesi hoşuma gitmişti.

-"Daha ağlama deniz gözlüm. Mavilerin dalgalanınca içim sıkışıyor bak."

Eski pozisyonumuza geri dönüp Eylül'e yazdım.

-Biz birlikteyiz ya bu yeter hem hala aynı yerde duruyor o günler üzülme sen bende üzülüyorum. Söz gelince birlikte uyuyacağız.'

Gönderdikten sonra veriyi kapayıp telefonumu komodine koydum.

-"İyi uykular miniğim."

Kollarının arasında yatağa gömülüp başımı iki yastığın arasına soktum.

-"İyi uykular Atahan."

•••

Bölüm sonu

1 yorum