Selam sevgili okurlarım ! Güzel bulacağınızı düşündüğüm bir bölümle daha karşınızdayım. İki aşığımızın buzlarını erittiğim bu bölümde Atahan beyimizin evini yakından göreceğiz ! Fazlasıyla aralarda fotoğraf bulunan bir bölüm oldu şimdiden söyleyeyim. Ben burada kitap okurken görsel görmeyi sevdiğimden koydum. Eğer hoşlanmıyorsanız belirtmeniz güzel olur.
Neyse sizi bölümle baş başa bırakıyorum. İyi okumalar ❤
-"Benimde canımı sıkıyor artık bu uzak durmalar. Beni de kendine benzettin çocuk gibi oldum. Ama sen anlat bende anlatayım çözelim sorunlarımızı. İki yetişkin gibi."
Televizyon odasına inerken Hülya ablaya rahatsız etmemelerini söylemiş üstüne üstlük kapıyı da kilitlemişti. Koltuğun köşesine oturduğunda ise hala ne yapacağımı bilmez vaziyette ayaktaydım. Eliyle koltuğu gösterince ona konumlanmış olarak oturdum.
Düz uzattığım bacaklarımın üstüne kenetlediğim ellerimi koyup gözlerimi yere diktim.
-"Asu dediğin kadınla gözümün önünde kalktın gittin." dedim büzdüğüm dudaklarımla.
-"Birincisi bu sanırım. Evet gittim ama sen bana sormadın bile ne konuştun diye. Ergenler gibi trip attın , hadi zaten ergen olduğunu varsayarak bunu da göz ardı ediyorum. "
Bir hışımla başımı ona çevirip kaşlarımı çattım.
-"Daha olgun biriyle birlikte ol öyleyse !" Kalkmaya yeltenmemle çelik kadar güçlü eliyle sabitlenmem bir oldu. Tutması yetmezmiş gibi bir de kucağına çekti. Ata binercesine kumaş pantolonunun üzerine yerleştim. Serbest bıraktığı ellerim sert karnına düştü.
-"Bırakır mısın ? Şurda oturarak konuşabilirim." dedim özellikle ona bakmadan. Bakarsam yüzüm kızarıcaktı.
-"Sen bir baksana bana güzel gözlüm. Görmüyor musun seni istediğimi ? O dediğin olgun birilerini bulmam zor olur mu ? Olmaz , çünkü kendimi övmek gibi olmasın kadınlar deli oluyor bir bakışıma." Kızacakken alay dolu sesiyle gülüp acıtmak amaçlı sakalını çektim. Parmaklarımı ısırınca kıkırdamaya devam ederek başımı omzuna yasladım.
-"Demek istemem o ki şuan kucağımda bana küçücük gelen bedenine bayılıyorum ben. Kızmak da haklısın öyle gidince farklı düşündün. Bir kere daha uyarıyorum önce bana sor." Ensemden sırtıma getirdiği eli tenimi okşayarak ilerledikçe kalbimin ritminde bir hayli değişim oluyordu.
-"Sorarım." dedim dudaklarımı kıpırdatıp. Nutkum tutulmuş , dilim lal olmuştu uzun zamandır soluyamadığım kokusunu alınca. Sigaray kokusuyla harmanlanmış kaliteli beyaz gömleğine burnumu sürttüm.
-"Başka sorun ?" diyince düşündüm.
-"Senin davranışların." dedim cesaret kazanıp.
Büyük elini belime sarıp boynumu öptü. Başım omzunda onun başı bana yaslı tadından geçilmez bir pozisyonda gülümsedim.
-"Ne varmış davranışlarımda ufaklık ? Neyim battı gözünüze Liya hanım ?"
Elimi gözünün önünde kaldırıp işaret parmağımı gösterdim.
-"İlk olarak benimle konuşmadın."
Yanına orta parmağımı ekledim.
-"İkincisi beni hiç arayıp sormadın , gittin."
Yüzük parmağımı ekleyip üçüncüyü diyecekken iki parmağıma dişlerini geçirmesiyle söyleyemedim.
-"Çünkü sana sinirliydim. O çocukla ilgili bir konuşma yaptığımız halde evine soktun ! Ayrıca kendi kafanda kurduklarınla bana duvar örünce bende kendimi geri çektim. Bak nasıl da anladın hatanı." dedi elimle oynamaya devam ederken.
Göğsüne hafif sayılacak vuruş yapıp sonra başımı kaldırdım. Kollarımı boynuna dolayınca yüzü çenemden daha aşağı hızaya geldi. Kısaca göğüslerime.
Yüzüm durgunlaşırken parmaklarımı ensesinde gezdirdim.
-"Ben , bitti sandım." diye korkarak itiraf ettim. Dile getirmek zorken yaşamayı asla istemem.
-"Seni kendime aldım ben. Bırakır mıyım hiç? Bu güzel bebek kokundan nasıl mahrum kalabilirim ?"
İki eliyle sırtımdan bastırıp yüzünü göğsüme koyunca nefesim içimden çıkamaz oldu. Saçları çeneme değdikçe gıdıklanan içim yüzünden kıpırdandım.
-"Şimdi ben seni burda kucağıma alıp en yakındaki yatağa götürmeden işlerimin başına gideyim." İkimizide kaldırıp sonrasında üstünü düzeltti. Kapının kilidini açarken kolunu tuttum.
-"Hemen gitmesen ?" dedim.
Hiç bir şey demesen yanaklarımı avuç içlerine alıp dudaklarımı uzun uzun öptü. Karşılık vermeye kalmadan geri çekilince nefes nefese aralık dudaklarımı kapattım.
-"Serhan beni bekliyor evde. Şimdi iç mimarlarla tartışıyordur gidip el atmazsam evim bir türlü bitmeyecek." dedi kapıdan çıkarken. Umutsuzlukla asılan yüzümün beraberinde onu takip ederken üste çıktığımızda durdu.
-"Sende gel. Bütün gün evde olmam ama gidene kadar yanımda durursun. Bahçede sigaram bitene kadar vaktin var."
O arkasını dönünce bende koşarak odama çıktım. Üzerimdekileri tamamen çıkarırken düzleştiriciyi fişe takmıştım. İç çamaşırlarımı çıkarıp yerine göğüs bölümüde dahil olmak üzere tamamen dantel olan ince askılı bir bodysuit giydim ve saçlarımı sıkıca at kuyruğu yaptım. Isınan düzleştiriciyle uçları düzleştirdikten sonra ne kadar vaktim kaldı diyecekken arkamda Atahan'ı görmemle çığlık atmam bir oldu.
-"Hih !!! Çıksana müsait değilim çık çık !!" Ellerimi nereme koyacağımı şaşırıp durdum.
Yüzüne yayılan anlamı hiç de iyi gelmeyen gülümsemesiyle omzunu duvara yasladı.
-"Geciktiğin için beni bekletme cezası kendi kendime ödül verdim. Hadi oyalanma." Kollarını göğsünde birleştirmiş koyulaşan gözleriyle beni süzüyordu. Dolaptan rastgele uzun kollu siyah bir elbise alıp üstüme geçirdim.
-"Kısa o çıkar evde bir sürü adam var." dedi ciddiyete bürünüp.
-"Kısa değil ki." Elbise giymeye yeni alıştığım için daha çok hoşuma gitmeye başlamıştı.
Makyaj malzemelerimin olduğu çekmeceyi açıp yüzüme çok az fondötenle rimel sürdüm. Çok donuk olunca hafif allıkla bitirdim.
-"Daha uzun bir zamanda kıyafet anlaşmamızı yeniden konuşuruz."
Çizme giyinip çantayla mont aldıktan sonra birlikte ilk kez evden el ele çıktık. Yürüyerek yoldan onun evinin önüne gelirken bir an olsun elimi bırakmamıştı.
Mermer yoldan ilerleyip kapıyı çaldı. Karşımda Hasibe teyzeyi görünce şaşırdım ama gülümseyip yanaklarını öptüm.
-"Hoşgeldiniz. Sizi böyle birlikte görmek çok güzel." dedi gözleri ellerimizde takılı kalıp.
Utanıp çekmeye çalışsam da Atahan daha sıkı tutmuştu. Bizim evle bu evin girişi arasında sadece aksesuar farklılıkları vardı.
Yeni boya kokusuna bayıldığım için içime çektim.
-"Bu tablolar ne Serhan ? " dedi Atahan sesini biraz yükseltip. Üstten gözüken Serhan ikişer ikişer indi.
-"Geç gelirsen bende böyle kendime göre koyarım tabloları. Hem güzel oldu. Olmadı mı yenge ?"
Bana soruyu yöneltince bilmem dercesine alt dudağımı büktüm.
-"Çıkarttır hadi gerek yok fazla bir şeye." Elimden çekerek ileriye salona getirdi. Bir kaç adam eşyaların yerleri hakkında konuşuyorlardı.
-"Atahan bey bu teklileri şöyle koyalım diyoruz. Sizce ?" dedi camın önündeki bordoları işaret edip.
-"Olmuş öyle kalsın." dedi Atahan'da.
Işıl ışıl bir salon olmuştu. Göz kamaştırıcı diyebilirim.
-"Piyanoyu sen mi çalıyorsun ?" diye sordum gözüme çarpınca.
Avucunda duran elimi dudaklarına getirip öptükten sonra indirdi. Bu hareketiyle gülümsemem hiç kaybolmadan kaldı.
-"Çat pat diyelim. Beğendin mi burayı ?"
Başımla onayladım.
-"Güzel olmuş. Güle güle otur." dedim.
-"Bari Liya beğenseydi eşyaları ileride tekrar ev derdine girmezdiniz." Sol omzuma elini koyan Serhan'a gözlerimi büyüterek baktım. Bunun derdi de beni utandırmak.
-"Serhan , lütfen." dedim kısık sesle.
-"Çek lan elini." Atahan'ın itmesiyle omzumdan düşen elini çekti.
Salonla iki birleşmiş yeri ayıran duvar aynayla kaplıydı. Diğer kısımda kocaman bir yemek masası yer almıştı.
-"Aman yedik ! Alta inelim orası tamam oldu."
Alt kat bizim evden baya farklıydı. İlk mutfağa baktık. Gayet sıcaktı. Hasibe teyze çoktan mutfağa girişmiş yanında birisiyle daha eşyaları yerleştiriyordu.
-"Kolay gelsin. Yardım edebilirim bende gerekiyorsa ." dedim.
-"Sağol yavrum biz hallederiz az kaldı sen yorulma." dedi Hasibe teyze.
-"O zaman ihtiyacınız olursa söylersin." diyip Atahan'ın çekiştirmesiyle mutfaktan ayrıldım. Alt katta bulunan bir başka yere geçtiğinde gözlerimi büyüttüm. Yok artık dedim içimden. Dışımdan söylemedim ki görgüsüz demesinler.
Evin içine basketbol odası yapmış !
Camdan gördüğüm kadarıyla küçük bir yeri spora ve unutmadan dar alana duş yerleştirilmiş.
-"İyi oldu burası." diye yorum yapan Serhan'dı.
-"Yani idare eder." diyip etrafa göz gezdirdi Atahan. İnceledikten sonra buradan da ayrıldık. Tahminlerime göre altta ki son odaya girdik. Galiba rahatına düşkün biri olarak en sevdiğim oda burası oldu. Hatta şuan Serhan'ın koltuğa atladığı gibi atlayasım geldi.
-"Sende kalmaya gelirsem burada uyuyabilirim."
Serhan'a gülüp
-"Bende seninle kalabilirim." dedim.
Atahan elimi sıkıp uyaran gözlerini gözlerime dikti. Serhan'la yakın olmamı istemeyişini anlayamıyorum. Onun arkadaşı sonuçta ne olacaktı ?
Somurtarak yukarı çıkarken asılan yüzünü öpmek istedim. O sert haline rağmen gözüme sevimli görünüyor.
Yukarıda önce iki tane aynı olan çift kişilik yataklı misafir odası vardı. Üst kattaki terası gözlerim arıyordu ama odaların yerleri daha farklı olduğundan bulamadım. Misafir odalarının ardından açtığı kapıda banyo bulunuyordu. Büyüklüğü ve lüks oluşu karşısında seslice yuh dediğimde Serhan arkamdan kıkırdadı.
-"Sencede biraz büyük değil mi ?" dedim kaşlarımı kaldırıp. Banyo güzeldi. Cidden çok güzel ama tek kişinin yaşayacağı eve göre büyük yapılmış. Puf bile var !
-"Misafir odalarındakiler haricinde başka banyo yok. Sevmedin mi yoksa birlikte güzel değerlendirebilirdik ?"
Hı ?
Kırk derece ateşin bastığı yüzümü eğerken utançtan konuşamadım.
-"Öhö yani öhö ! Ben varım burada !" Bir de sen eklen utanmaktan suda kendimi boğayım Serhan !
Atahan halimi anlamış olmalı ki yüzümü göğsüne bastırırken gülüyordu. Başımı öpüp sarıldı.
Banyodan çıktığımızda hemen yan kapıdan içeri girdik. Son derece cezbedici küçük kütüphane tarzında döşenmiş çalışma odası yer almıştı. En erkeksi olan oda.
Sonuncu oda olan yatak odasına girdik ama utanmak bir yana çekinmedim bile. Bu oda büyüleyici !!
Diğerleri kadar büyük değildi ancak hepsinden güzeldi. Terasın neden kullanılmadığını şimdi anladım. Yatak tarafından açılan camla büyük sayılmayan bir alan bitkilerle büyüleyen alana dönüştürülmüştü. Yatağın sağından öteye giysi dolapları koyulmuştu. Her yanı takımlarla gömleklerle dolu. Kapının bulunduğu duvar ise boydan boya ayna. Bir kaç tabloyla yatak baş ucundaki komodin haricinde birde banyodakine benzer puf vardı. O da yatakla giysi dolapları arasındaydı.
-"Bende böyle oda istiyorum !" dedim baya baya imrenip.
Atahan bedenimi önüne çekip ellerini karnımda birleştirdi.
-"Zaten bizim." diye fısıldadı kulağıma. Serhan'ın duyamayacağı tonda olduğundan bu defa utanacak durumda olmadım.
-"Sana bir şey kalmadı. Herşey halloldu gördün sende. Ben kaçıyorum artık işim gücüm var." Serhan odadan çıkıp bizi yalnız bıraktığında Atahan'ın kollarında ona döndüm.
Bana sanki hayran kaldığı şeyi izler gibi bakıyor. Acaba bende ona bakarken böyle mi görünüyorum ?
-"Sen benim mucizemsin."
Beklemediğim cümlesi karşısınca bocaladım. Avuç içlerim bedenime basan ateşten terlemeye yüz tutmuştu. Gülümsememi saklamak adına yüzümü göğsüne yasladım.
-"Ben içimdeki seni , sana anlatacak kelime bulamıyorum." dedim mutluluktan dolan gözlerimle. Dar beline kollarımı sarıp gözlerimi kapattım. Ömrüm boyunca kalacağım yer eminim bir tek göğsüdür.
Aldığı derin nefesle sert göğsü havalandı ve yavaşca indi. Enseme koyduğu eliyle kendine bastırırken diğer eli bel boşluğumu okşuyordu.
-"Senin bana ne yaptığını inan bilmiyorum. Sana kaç beden büyük olan bu adamı emrine amade kılıyorsun. Ve ben küçücük bir kızın yüreğinde yer edinebilmek için çırpınıyorum. Nefesini hissetmek benim bu dünyada sahip olabileceğim herşeyden daha yüce. Benden nefesini çekmemen içinse elimden geleni yapacağım. "
•••




