Hiç ayrılmak istemediğim evden çıkarken sıkıntıdan patlamamak için akşama doğru Talia'yla buluşmaya karar verdim. Aklımda , gözümde Atahan'la sarılışımız bana olan sözleri varken moralimi kimse bozamazdı.
Oturduğu masaya yaklaştığımı görünce ayağa kalktı. Buluşmamız için söylediği kafe hem şık hem de rahattı.
-"Sana kızgın olsam da öğrenmek için geldim." Tripli tavrıyla yanaklarımı öptü ve burun kıvırarak oturdu. Karşısına geçerken gülüyordum.
-"Neden kızgın olduğunu sormuyorum bile."
Eğik kafasını kaldırıp gözlerini kıstı.
-"Bana nasıl anlatmazsın ?! Magazinden öğreniyorum resmen !" Kısık sesle kızarken bana doğru eğilmişti. Konuşmadan önce garsona sipariş verip gönderdik.
-"Çok yeniydi. Kimse bilmiyordu o yüzden söyleyemedim özür dilerim." dedim.
Masanın üstüne ellerimi koyup birleştirirken o da kollarını göğsünde bağlamıştı. Attığı kötü bakışları yok sayarak göz devirdim. Uzun süre trip atacağı belli.
-"Atahan Atay ya ! Koskoca Atahan ! Asla aklıma gelmedi birlikte olacağınız. Ama ne yalan söyleyeyim ilk duyduğumda baya şaşırdım. Yanlış anlama yaşı büyük olduğu içindi. Yinede birbirinize çok yakıştırdım. Umarım çok mutlu olursunuz. "
Uzanıp elini sıktım.
-"Teşekkür ederim canım benim. İnşallah. " dedim büyük bir tebessümle.
Siparişlerimiz gelince elimi çekip yemek tabağını ortaladım.
-"Ee anlatsana nasıl bir şey Atahan beyle birlikte olmak ? Her davette gördüm onu ama karakterini bileceğim kadar tanımadım. Salon beyefendisi nazik ama mesafeli bir bey diye aklımda kalmış." dedi salatasına çatal batırırken.
-"Yani dediğin gibi birisi aslında. Aslına bakarsan daha birbirimizi çok tanıyamadık. Henüz huyunu suyunu tam olarak çözmedim. Fazla kıskanç olduğunu söyleyebilirim." Ama kıskanmasını çok seviyorum. Kıskandığında sinirlenmesi fazla tatlı !
Talia da benim gibi sırıttı.
-"Böyle bir güzelliği nasıl kıskanmasın ?"
-"Yine de onun yanında kendimi farklı hissediyorum. Sanırım Atahan kadar olgun olmadığım için." diye itirafta bulundum.
Omuz silkti.
-"Zamanla oturur yerine hiç takılma. Şey diyeceğim sana Salih'le son zamanlarda fazla bir araya gelince eskisi kadar sevmiyorum demiyorum. Kuzenim ne de olsa. Bu gece iyi bir dj'in çıkacağı kulübe gidelim dedi. Birlikte gideriz değil mi ?" diye sordu.
Biraz düşünüp dudak büktüm.
-"Anneme haber veririm. Atahan'a da söylemeliyim." diyince yeniden dudakları kıvrıldı.
-"Kızımıza bak sen sevgilisinin sözünden de çıkmazmış !"
Utanarak oturduğum yere sinerken telefonumu çantamdan aldım. Rehberden Atahan'ın ismine tıkladım. Önce arayacaktım fakat vazgeçtim. Meşgul olabilirdi. En iyisi mesaj atmak diyip mesaj bölümüne tıkladım.
-Müsait misin ?'
Yazıp gönderdim ve masanın üstüne koydum. Dudaklarımı ısırarak beklediğim bir kaç dakikanın ardından gelen aramayla umutsuz bakışlarım parlamaya döndü. Kıpırdanıp yanıtladığım aramayı kulağıma getirdim.
-"Sana hep müsaitim güzelim sormana gerek bile yok."
Aradan sadece saatler geçmiş olmasına rağmen sesini özlemem normal mi ?
-"İşin olabilir diye.." dedim cümlenin devamı getirmeden sustum. Karşımda munzur ifadeyle otuz iki diş bakan birisi olunca heyecanıma heyecan katlanıyor.
-"Önemli değil ufaklık , bir sorun mu var ?" Kapı kapanma sesini merak etmiştim ama soramadım.
-"Haberin olmasını istemiştin ya ondan aradım. Talia ile birlikte akşam dışarıda olacağız." dedim bir nefeste söyleyip.
Niye hala onunla konuşurken heyecanlandığımı inanın bilmiyorum. Kalbim göğüs kafesimi delercesine hızlı atarken yüzüme sıcaklık basması cabası !
-"Akşam dediğin geceye doğru oluyor diye düşünüyorum. Nerede olacaksın ?" Sorusunun yanıtı bende olmayınca Talia'ya baktım.
-"Nereye gideceğiz ?" diye sordum.
-"Şey Atahan beyin arkadaşının işlettiği gece kulübü dersen bilir o. Serhan var ya hani.."
Anladım dercesine gözlerimi kapayıp açtım.
-"Duydum tamam. Gidince söyle ve ayrıca içki yasak. Aradığımda da sana ulaşamazsam yakarım bilgin olsun. " İlk açtığının aksine daha da sert sesinden rahatsızlık duyarken yüzünün şeklini görmeden hayal edebiliyorum.
-"Tamam görüşürüz." dedim.
-"Görüşücez." diyip kapattı.
Burnumdan verdiğim nefesle terleyen ensemi tuttum. Elimi indirirken soğumaya yüz tutmuş akşam yemeğimi yemeye başladım.
-"Ne dedi ?"
-"İstemedi ama bir şey demedi."
Yemeğimiz bitene kadar konuşmuş Salih'in bizi almasıyla dedikleri yere gidiyorduk. Salih tanıştığımız zamanlardaki yakınlığını artık öğrendiği birlikteliğimden dolayı kaybetmiş gibiydi. Uzaklaşmıştı kısaca. Yolda da anneme mesaj atmayı unutmamıştım. Çok gecikmemek kaydıyla izin verdi.
-"Bir dakika Liya hanım."
Kulübün kapısında kalabalık sıraya girmeden geçecekken iri yarı güvenlik beni durdurdu. Nazik olmaya çalışması ona tezatlık oluştururken aklım beni nerden tanıdığındaydı.
Salih'le Talia durduğumu görünce durmuşlardı.
Adam kulağındaki kulaklıkla konuşup bana döndükten bir kaç dakika sonra içeriden Serhan geldi.
-"Yengem hoşgeldin!" Onu görünce niye durdurulduğumu anlamış ilerlemiştim.
-"Atahan mı söyledi ?" dedim yanında yürürken. Elini omzuma koymuş ilerletiyordu
-"Tabikide. Küçücük bir sorun çıkarsa beni öldüreceğini söyleyince tedbirimi aldım. Kendisinin işi olunca gelemedi. Şöyle geçin."
Dj kabinin en ön kısmında bir masaya yerleştirdi bizi. Çok ama çok kalabalıktı. Müzik sesi zaten kulak patlatacak kadar yüksek. Ama çok eğlenceli!
-"Sağol Serhan yardımcı olduğun için." derken beni duyması için ona biraz eğilmiştim.
-"Rica ederim. Bir şey olursa şurada olacağım yanıma gelebilirsin. İyi eğlenceler." Hepimize söyleyip ardından gitmişti. Ceketimi yuvarlak masanın kenarına asarken çantamı koluma asmıştım.
İlerleyen saatlerde deli gibi eğleniyorduk. Aramızda sadece Salih alkol içerken biz meyve kokteyl içiyorduk. Şarkılar eğlenceli olunca sarhoş olmadan da gayet iyi eğlendik. Bir kaç defa Serhan kontrole gelmişti fakat aklıma gelmeyen bir diğer nokta Atahan'dı. Saate bakmak için aldığım telefonda ekran gece yarısı ikiyi gösterirken yalnızca bir araması olan Atahan vardı. Eyvah dedim içimden. Bu kez kesin büyük kızacak. Beni uyardığından yalnızca bir defa aradığını biliyorum.
Dönüşte beni eve Serhan götüreceğini söyleyip kulüpten beraber çıkmıştık. Kapıda magazin ordusundan zar zor sıyrılmış arabaya bindiğimizde endişeden tir tir titriyordum. Bütün bedenim Atahan korkusundan buz kesilmişti.
-"Serhan çok kızacak bana ya." dedim.
Aramaya cesaret de edemiyorum ki.
-"Kızım sende adamın huyunu biliyorsun ne diye bakmazsın. " Dikkatini verdiği yolda bana bakıp önüne döndü.
-"Görmedim işte ! Biraz da unuttum of. Uyumuş mudur sence ?" diye sordum.
-"Sinirden uyuduysa bilmem."
Çok yardımcı oldun teşekkürler.
-"Bu saatte uyanık olsa bile sakin olmaz o. En iyisi yarın sabah konuşmak. " dedim gözlerimi etrafta dolandırırken. Evin önünde durunca sıkıntıyla nefesimi üfleyip kapıyı açtım.
-"Getirdiğin için teşekkür ederim. İyi geceler."
-"Sıkma canını Atahan kızar eder ama sana kıyamaz. Bende bir daha eve geçmem şimdi gider yatarım bunda. Sabah da senden önce alırım biraz havasını. Hadi iyi geceler. "
Serhan'ın onu sakinleştireceği konusunda biraz endişelerim vardı. Yine de bir şey demeden indim. O da otoparka sürmüştü. Eve girdiğimde sadece üstümü çıkarıp yatağa serildim. Duş almaya halim kalmamıştı ancak makyajımı da çıkarmayı ihmal etmeden uyuya kaldım.
'
Sabahın ilk ışıklarıyla alabildiğim en hızlı duşu almış saçlarımı dümdüz yapıp açık bırakmıştım. Makyaj masama oturduğumda önceden elime bile almadığım ama şimdi önümü dolduran malzemelere baktım. Çok doğal sayılacak makyajı yapıp dudaklarıma nemlendirici sürdükten sonra kalktım. Dün Atahan'ın karşısında ezilip büzülmeme neden olan iç çamaşırın farklı bir modelini bugünde giyinip çıtçıtını alttan kapattım. Bugün camdan gördüğüm kadarıyla kış mevisiminde ısıtmayan güneş vardı. Dolaptan alırken çok beğendiğim elbiseyi çıkarıp giyindim. Altına spor ayakkabıyla kahveli çantayı raftan aldım.
Giyindiğimde güzel olduğuma karar verip Atahan'ı göreceğim mutluluğuyla bileklerime ve boynuma güzel kokan bir losyon sürdüm. Saat sekiz olduğunda bu saatte hazır olmama şaşırıp odamdan çıktım.
-"Sanada günaydın !"
Merdivenlere ayak attığım an arkamdan gelen sesle durup baktım. Akın abiyle annem odalarından çıkmışlardı.
-"Günaydın."
-"Nereye böyle özenle sabah sabah süslenilmiş ?" Annem yanımdan inerken Akın abi de omzuma doladığı koluyla benimle birlikte iniyordu.
-"Şey anne dün gece birazcık geciktim. Atahan beni aramış duymamışım." derken merdivenin son basamağına gelmiştik. Akın abi kolunu çekip güldü.
-"Sende gönlünü almaya gidiyorsun. Aman dikkat et parçalamasın seni. Sinirli olunca canavara dönüşüyor." Gözlerini büyütüp alay etti ve arkasını dönüp salona girdi.
-"Kahvaltını etmeyi unutma."
Annemin yanaklarını öpüp evden çıktım. Yan eve geçtiğimde çaldığım kapı hemen açıldı. Geçen gün Hasibe teyzeye yardım eden kızdı.
-"Buyrun ?" dedi ciddiyetini bozmadan.
-"Atahan evde mi ?" diye sordum bir adım öne gidip.
-"Çekilsene ne tutuyorsun kızı kapıda ? Gel içeriye güzeller güzeli yengecim." Serhan kapıyı açan kızı kenara nazikçe itince içeri girdim.
-"Günaydın , Atahan nerde ?" diye yinelediğim soruya gözlerini devirdi.
-"Ne değerliydi Atahan Atahan ! Odasında senin asık suratlın koş."
Sevimli olmaya çalıştığım gülümsememle yukarıya çıktım. Odasının kapısına geldim tıklattım. Sesini duyuyordum ama gel demese de usulca girdim. Üzerinde koyu renk eşofmanlarıyla elinde havlu saçlarını kurularken telefonla konuşuyordu. Kapattığım kapıya yaslandığım sırada bakışlarını bana çevirdi.
-"Ben gelene kadar hallet şu işi." Kapatıp telefonunu yatağa attıktan sonra büyük adımlarla yanıma ulaştı. Yüzünde tek bir mimik oynamadan dibime girmişken heyecanla ellerimi sıktım. Ben benimle ilgileneceğini sanarken kapıyı açınca mecburen kenara çekildim. Dumura uğramak bu oluyor. Şaşkınlığımı belli edip rezil olmaktansa suskunluğumu korudum. Gidip geldiğinde elinde havlusu yoktu.
-"Konuşalım mı biraz ?" dedim. Dolapların önünde bana arkası dönük kapakları açıyordu. Dolapla arasına sıkışıp ilgisini sonunda çektim.
-"Kızdın mı çok ?" Masum masum bakıp daha dikkatli görmek istediğim gözleri için başımı kaldırdım. Bu kez parlamak yerine kararmıştı kahveleri.
-"Kızdım." dedi tıslarcasına. Kaşlarını çatıp kolumdan kenara çekti. Askılardan takıma uzanırken kollarını tuttum. Nefesini yüzüme öyle sert üflemişti ki geri kaçmak istedim.
-"Özür dilerim haklısın. Ama görmedim daha doğrusu telefonu çantamda unutunca arayacağın aklımdan çıktı. Öyle çatma kaşlarını !" İşaret parmağımı kaşlarının ortasına koydum. Yaptığım şeyle irkilip elimi indirdim. Saçmalama Liya ne yapıyorsun ?!
-"Beni sinirlendirmekten haz mı alıyorsun ? Eğer alıyorsan uzaktan al ve sinirliyken bana yaklaşma !"
Önümde dağ gibi duran kaslı göğsüne ellerimi yerleştirdim. Hissettiğim sertliğiyle yutkunurken bacaklarım uyuşmuştu. Toparlanıp geriye ittirdim. Kendi istemese asla hareket ettiremezdim ama o bir kaç adım geri gitti.
-"Kız istediğin kadar. Ama gitme."
Geçen iki dakika bana uzun saatleri andırdı. Vereceği tepkileri kaçırmamak için gözlerimi ondan bir an bile kaçırmadan izledim. Konuşmayacağını anladığımda umudumu kaybedip cesaretim kırılırken sırtımın cam dolap kapaklarına yaslanması bir oldu.
Aklım çıktı !
Kocaman bedenli bu adam beni kıstırmış dudaklarıma gömülmüştü.
•••