İçeriğe geç

EFSUNLU AŞK

Bölüm 21 · 7 dk okuma

EFSUNLU AŞK

Bölüm 21

21

-"Anne ?!"

Kulaklarım duyduğum sesin anneme olduğunu inkâr ederken masadan yere atlayıp ne yapacağımı şaşırdım. Annem kapıda şoka girmiş vaziyette bir bana bir Atahan'a bakıp duruyordu.

-"Anne , anne göründüğü gibi değil açıklamama izin ver lütfen." Bir kaç adımla ona ulaşıp ellerini tutacağım sırada geriye adıp attı. Çok sinirliydi. Bir o kadar da şaşkın.

Dudaklarını aralasa bile konuşma güçlüğü çektiği her haliyle belliydi. Ben ne kadar aptalım ?!! Annemin gelebilme ihtimalini bile bile yaptığım şeye bak ! Nasıl bu denli sorumsuz davranabildim ki ?!!

-"Göründüğü gibi olmayan ne ?!! " Arkasında beliren Akın abi durumu anlamış olacak ki annemi zorla içeriye getirdi. Bizde peşlerinden gittik. Koltukta Atahan'la yan yana oturmak yerine annemin yanına oturdum.

-"Size inanamıyorum ! Nasıl böyle bir şey yaparsınız ?! Liya açıkla bana derhal açıkla !!" Bağırarak ayağa kalkınca irkilip başımı eğdim. Koltuğun önünde eli alnında ileri geri hızla yürüyordu.

Ne diyeceğim ?

Ağzımı açamadım ki.

-"Tamay gel biz seninle bir konuşalım. " Atahan da annem gibi ayağa kalkıp kollarını tutarak onu durdurdu.

Bir hışımla Atahan'ı itti.

-"Neyi konuşacağız Atahan ?! Küçücük kızıma nasıl göz koyduğunu mu ?! Nasıl aklına girdiğini mi anlatacaksın ?! Ben sana güvendim kızımı yalnız bırakma yanında kal dedim ! Meğer kuzuyu kurda emanet etmişim !!"

Evin içinde sesi yankı yaptıkça dolan gözlerimi bir bir siliyordum. Haklıydı. Şaşırmak da kızmak da son derece haklıydı.

-"Saçmalıyorsun Tamay anlıyorum sinirlisin ama ileri gidiyorsun. Ben Liya'ya asla zarar verecek bir davranışta bulunmadım." diye bağırdı Atahan.

-"O senden ne kadar küçük görmüyor musun , nasıl farklı düşüncelere kapılabildin ?!! Hemde senin gibi bir adam ! Kızımı nasıl bir durumun içerisine soktun Atahan ?!! Liya daha çok masum senin dengin mi ?!! " Annemin öfkeyle kalp kıran sözlerine dayanamayan yaşlarım birer birer süzülürken koltuktan destek alarak kalktım.

Gözleri bana kaydı. Konuşmalıyım.

Boğazımı temizleyip yutkundum. İlk defa sesli olarak dile getireceklerim bana biraz ağır gelecekti.

-"Ona kızma bir suçu yok. Ben Atahan'ı seviyorum anne. Biz...biz uzak durmaya çalıştık , gerçekten. O-olmadı. Yapamadık. "

Onu sevdiğimi belkide hiç olmayacak yerde itiraf ettim. Yüzüne karşı söyleyemeyeceğim şeyleri burada yarım yamalak söyledim. Utançtan , mahcubiyetten titreyen ellerimi sıkarak annemin gözlerinin içine baktım.

Yüzüne acırcasına bir ifade yerleştirdi ve önüme gelip yüzümü tuttu.

-"Hayır , hayır bu bu sadece basit bir etkilenme. Atahan çünkü yakışıklı etkileyici birisi her genç kız gibi sende yalnızca etkilenmişsindir. O senden çok büyük Liya ona aşık olmuş olamazsın. "

Yaşlarımla ıslattığım elleriyle yanaklarımı sildiği sırada başımı iki yana salladım. Dudaklarım benden bağımsız titriyordu.

-"Anne..." dedim acı çekercesine. İnanmalı.

Etkilenme olmayacak kadar derin hisler bunlar.

Geriye çekilip annemden bir kaç adım uzaklaşmama neden olan Atahan'dı. Bileğimden çekerek kendi önüne getirdi beni.

-"Daha sakin konuşabiliriz. Ağlatma onu." dedi anneme hitaben.

Annem ciddi anlamda dağılmıştı. Saçlarını geriye atıp gözlerini kapattı ve açtı. Sakinleşmeye çabalıyorken Akın abi devreye girerek ona sarıldı.

-"Bak sakin ol oturalım konuşalım olur mu ? "

Annem kaşlarını çattı.

-"Bir dakika sen biliyor muydun ?"

Aralarının bozulması en son isteyeceğim şey.

-"Hayır bilmiyordu." dedim direkt.

Akın abi gözleriyle teşekkür etti.

-"Kafayı yiyeceğim. Arkadaşımla sevgiliyken kızımla beraber olduğunu öğreniyorum. Ben Duru'yla aranız düzelsin derken siz birlikte miydiniz ?!"

-"Evet Tamay. Böyle bir tepki vereceğini bildiğimizden söylemedik." Yakınlığımızın annemi daha sinirlendireceğini düşünüp ondan biraz uzaklaştım.

-"Ben ne diyeceğimi bilmiyorum. Aklım durdu sanki. Atahan bunu nasıl yapabilirsin hala inanamıyorum ?!!"

Annem bağırmaya devam ederken Atahan dayanamamış olmalı ki kolundan tutup mutfağa sürükledi. Arkalarından bakakalırken ayaklarımın gücü artık kalmamıştı. Koltuğa çöküp ellerimle yüzümü kapattım. Omzuma sardığı kollarıyla destek olan Akın abinin dokunuşunu hissettiğim an göz yaşlarım çoğaldı.

-"Herşey düzelecek Liya annenin şimdi böyle olduğuna bakma. Beklemediğinden bu tepkisi yoksa anlayacaktır. Ama sana bir şey sormak istiyorum." diyince iç çekip yanaklarımı sertçe sildim.

Dinlediğimi görünce konuşmasına devam etti.

-"Atahan'ı sevdiğine emin misin ? Yani gerçekten sevmek ? "

Cümlede Atahan geçince bile içim titrerken nasıl sevmiyor olabilirim ? Ben onu düşünmekten kendimi düşünemez hale gelmiştim.

Az önce önünde onu sevdiğimi söylemiştim değil mi ? Bu olay geçince utanmaktan ölmeyi aklımın bir köşesine yazdım.

Sadece başımı salladım. Tekrardan dile getirmeye şimdilik cesaretim yok.

Bana gülümesini gösterip sarıldı. Babamın sarılmadığı şekilde sarıldı bana. Sahi bir babam vardı. Varlığı zarar olan adam.

Desteği yüzünden bende ona sarılıp fısıltıyla teşekkür ettim.

-"Sen şimdi odana çık. Tamay da sakinleşince yeniden konuşursunuz." Bir şey demeden yanından ayrıldım. Odaya girdiğim gibi zorlukla zapt ettiğim hıçkırıklarımı serbest bıraktım. Yatağın yorganını kaldırıp içine kıvrılırken görüşüm yaşlardan bulanıklaşmıştı.

'

Yanağımdaki hareketlilikten ötürü uykum yavaş yavaş açıldı. Karanlık odaya alışmak isteyen göz bebeklerim büyürken uyuşmuş bedenimi kıpırdattım.

-"Güzelim uyansana."

Atahan'ın yumuşak ses tonuyla ruhum gevşedi. Parmağıyla saçlarımı geriye atıp yüzümü usulca öptü. Oda tamamıyla karanlığa gömülmüş. O kadar uyumuş muydum ?

-"Liya'm...iyi misin ?"

Gözlerimi iyice açarken yanımda uzanmış konumda olan Atahan'a doğru sokuldum. Hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyuyordum ona.

-"İyiyim." dedim. Yeni uykudan uyandığımdan dolayı sesi kısık ve uykulu çıkmıştı.

-"Gece uyuyamayacaksın." Sırtıma koyduğu eliyle tenimi nazik dokunuşlarla okşuyordu.

-"Annem nerede ?" diye sordum aklıma gelmesiyle.

-"Aşağıda yemek hazırlıyorlar. Konuşacaktı seninle ama uyuduğun için rahatsız etmedi."

Nefesimi tutup yatakta doğruldum.

-"Beni affetmeyecek." Kendi kendime mırıldanıp ayaklarımı yere bastım. Ardından Atahan da kalkmış alnıma dudaklarını değdirmişti.

-"Hayır güzelim sakin sakin konuşacaksınız. Ben hallettim konuştum sana kızmaz. Kabullenmesi zor oldu tabi ama artık daha anlayışla yaklaşıyor."

Aklım fikrim annemde olduğundan dolayı Atahan'a yaklaşamıyordum. Önceliğim sorunu çözmek. Sonradan kavuştuğum annemle aramın bozulmasını asla istemem.

-"Teşekkür ederim. Annemi çağırır mısın buraya gelse? "

Başını salladı ve odadan çıktı. Işığı açma gereği duymadan yatağın kenarına oturdum. Dakikalar geçmeden annem kapıdan girip ışığı açtı ve yanıma geçti.

İkimizde kısa bir süre sessiz kalıp yeri izledik. İlk konuşan yine annem oldu.

-"Biraz fazla bağırdım sana özür dilerim."

Bunu dediği gibi ona çevirdim başımı.

-"Sen bağırmakta haklıydın asıl ben özür dilerim anne. Bu duruma seni sokmamalıydım. Hayal kırıklığına uğrattım seni değil mi?" Konuşurken titreyen sesimle beraber gözlerim yeniden dolmuştu.

-"Yok ben çok şaşırdım. Aslında kızdım. Sana değil Atahan'a. Çünkü seni bir şekilde etkileyip aklına girdi sandım. Ama görüyorum ki siz birbirinizi nasıl olduğunu anlayamasam da seviyorsunuz. İkinize karşı çıkıp sizi üzmek yerine alışmaya çalışabilirim sanırım. " Göz yaşlarımı silerken gülümseyip anneme sıkıca sarıldım.

-"Seni çok seviyorum anne çok. Söz veriyorum bir daha üzmeyeceğim seni." O da bana sarılınca ruhum hafifledi.

-"Atahan'dan daha mı çok seviyorsun az mı ?"

İkimizde gülerek geri çekildik. Onunda yanağında kuruyan damlayı sildim.

-"Senin yerin daha ayrı ." dedim gülümserken.

Ayağa kalkıp güldü.

-"O halde bunu Atahan'a karşı kullanabilirim !"

Aramızın düzelmesiyle dünyalar kadar mutlu oldum. Odadan çıkınca bile gülmeye devam edip arkasından baktım. Toparlanmak ve daha iyi rahatlayabilmek için banyoya gittim. Kapıyı kilitleyip soyunurken bir yandan da suyun sıcaklığını ayarlıyordum. Çabucak aldığım sıcak duştan sonra çıkınca havlu ve kıyafet almadığımı fark ettim. Kapının arkasında gri uzun bir havlu vardı. Alıp vücuduma sardım. Dolaptan küçük havlu aldım ve saçlarımın nemini onunla aldım. Kurutma makinesiyle iyice kuruttuktan sonra odama kaçtım. Allah'tan kimse yoktu. Üzerime pijama giyinip saçlarımı topladım. Alta inerken mutfaktan sesler gelince o tarafa yöneldim. Annem masayı kurarken Akın abiyle Atahan oturuyordu.

-"Liya da geldiğine göre artık yiyelim şekerim düştü açlıktan." Akın abiye tebessüm edip yanlarına yürüdüm.

-"Kaseleri verin siz çorba koyayım." diyince annem dediğini yapıp verdim. Koyduğu kaseleri tek tek tabaklara yerleştirip en sonunda oturdum. Annem de yanıma gelince yemeğe başladık.

-"Yukarı da bir kahve içeriz artık üşümezseniz." Akın abinin bahsettiği yeri bilmediğimden sesimi çıkartmadım.

-"Olur örtü falan alırız üstümüze." dedi annem.

Yemeğin sonlarına doğru Atahan çalan telefonuyla konuşmak için salona geçerken bizde masayı toplayalım diye hep birlikte kalktık. Annemle bulaşıkları yerleştirip kahveleri yapmaya koyulduk.

-"Aranız nasıl ? Tuhaf oluyorum düşündükçe sizi."dedi annem ikimiz yalnız kaldığımızda.

Ellerimi yıkayıp tezgaha yaslandım.

-"Aslına bakarsak bende hala tuhaf oluyorum." dediğimde utancımda yanaklarım ısınmıştı.

-"Daha yeni olduğunu söyledi Atahan. Bana ilk baştan duyguların olduğunu anlatsaydın belki daha ılımlı olabilirdim."

-"Söyleyemezdim anne. Sen olsan anlatabilir miydin ?" Yüzüm düşünce yanağımı okşadı.

-"Neyse daha fazla uzatmayayım. Sana güveniyorum eğer hislerin doğruysa umarım mutlu olursunuz. Duru bunu duyunca biraz kötü olacak ama sanırım halledebilirim." Omzuma dokunup sıvazladıktan sonra kahvelerin olduğu tepsiyi aldı.

Annemin arkasından giderken Akın abi ile birlikte kalın örtüler almış yukarıya küçük balkonda çıkmıştık.

Yorucu günü bu şekilde atlatmak rahatlatıcı olacaktı.

•••

Bölüm sonu

2 yorum