Odamda makyajımın son rötuşlarını yapıp pufumdan kalktım. Düzleştirdiğim saçlarımı tepede sıkıca at kuyruğu yaptıktan sonra vücuduma vanilya kokulu losyonu iyice yedirdim. Giyineceğim , özenle seçtiğimiz elbiseyi elime alıp üstüme geçirdim.
Tek kelimeyle nefes kesici !
İlk bakışta anneme abartılı ve fazla açık olduğunu söylesem de yılbaşı gecesi için normal olacağını söylemişti. Atahan'ın nasıl karşılayacağını merak ediyordum. Ona nedense hep güzel görünmek istiyorum. Tamam belki onun seviyesindeki kadınlar kadar alımlı yada çekici değilimdir ama çirkin de değilim.
-"Hadi artık hanımlar çıkmamız gerekiyor !"
Akın abinin çağırısını işitince kahveli kremli kısa kürkü giyindim. Elbiseme uyumlu çantayı elime aldıktan sonra odamdan çıktım. Annemle merdivenlerde karşılaştık. Harika bordo renkte elbise giyinmişti.
-"Bu gecelik yarı çıplaklığınıza izin veriyorum. Düşün önüme." Akın abinin yalandan kızmasına kıkırdayıp arabaya bindik. Telefonumu son kontrol edişimde bir mesaj yoktu. Kızlarla ilk geldiğimde konuşmuştum. Salih de arayınca kısa bir konuşma geçti aramızda. Bu gece Talia ile birlikte o da gelecekmiş.
-"Koluma girin de kaçırmasın birisi sizi." Annemle kapıdan girerken kaldırdığı dirseklerine elimizi koyduk.
Lüks ve bir o kadar gürültülü gece kulübü tarzı mekana girerken ürkmüştüm. Aşırı aşırı denecek kalabalık yoktu ama yinede hatrı sayılır kalabalık vardı. Ortamın geneli karanlıktı sadece spotlar yanıp dönüyordu.
Partinin sahibi iş adamıyla annem ve Akın abi konuştuktan sonra bizi gideceğimiz masaya götürmesi için garsonu çağırdı.
Tüm masalar uzun ve yuvarlaktı. Geldiğimizde masanın kenarında duran tüm ihtişamıyla , çekiciliği ile Atahan'dı. Garson kürklerimizi alıp gitti.
-"Nasıl geçti kısa tatiliniz ?" diye sordu Atahan annemlere.
-"Bir şey anlamadık ki."
-"Evet bu geceden sonra sabah tekrar gidiyoruz ve siz ikinizde geliyorsunuz itiraz yok. Doya doya dinlenelim." Atahan'a çaktırmadan bakınca onaylar şekilde gözlerini kapayıp açtı.
Müzik sesi yükseldiğinde konuşmalar da bitmişti. Spotların aydınlattığı kadarıyla görünüyorduk. Atahan'ın hemen yanında ayaktaydım. Benim yanımda Akın abi onun sağında annem arkadaşıyla konuşuyordu.
-"Bu hal ne Liya ?!" Kulağıma dolan sinirli ses Atahan'ındı. Eğilip kızmıştı.
Konuşmak için ona yaklaşmam gerekiyordu çünkü başka türlü duymazdı beni. Yüzümü boynuna getirdim.
-"Neden ? Ne oldu ki ?" Çıplak sırtımda parmaklarını hissettim. Baskı yapıyordu.
-"Ne mi oldu ?! Her yerin ortada !"
Yüzümü asıp boynuna baktım.
-"Ben sevdim."
-"Yanımdan ayrılma." diyince geri çekilip başımı salladım.
Sahiplenişi hoşuma gitti. Yavaş yavaş bu duyguları daha fazla yaşamaya başlıyorduk.
Kolumdan çekilmemle irkilip arkama döndüm. Talia sırıtarak bana sarılınca şokumu atlatıp sarıldım.
-"Tamay teyzenin mükemmel sarı saçlarından bulup geldim." diye bağırdı kulağıma.
-"İyi bulmuşsun bu kalabalıkta." dedim bende gülerek.
Geri çekilince bileğimi bırakmadı.
-"Gel gidelim."
Anneme Talia'yı işaret ettim ve masadan çantamı aldığım gibi peşinden sürüklendim. Atahan'a bakma fırsatı bırakmamıştı.
Getirdiği masada Salih , iki tane daha kız ve üç erkek vardı. Salih'in arkadaşlarıymış. Talia da yeni tanışmış ve yabancı kalmamak için beni getirdiğini söyledi.
Kızlar havalıydılar ama samimiydiler. Aradan geçen bir iki saatte parti sahibi olan adam kısa bir yılbaşı konuşması yapıp geriye eğlenceli şarkılara yer verdirdi.
Talia ile konuştuğumuz sıra hareketli şarkı son buldu. Bir kız mikrofonu eline alıp şarkıya girişi yaptığı anda sadece isim olarak tanıştığımız Can belimi tuttu.
Başıyla dans edenlerin arasını gösterdi. Onu kibarca geri çevirmeme kalmadan elimi kavrayıp dans etmeye zorladı.
-"Ben dans etmek istemiyorum." dedim ama nafile.
Beş altı çiftin ortasına kadar ikimizi getirip kolunu belime doladı.
-"Bir kerelik kırmazsın beni değil mi ? Hem Salih kaldırmadan erken davrandığım için şanslıyım." dedi gülümseyip.
-"Sadece bir dakika." dedim ve istemeyerek elimi omzuna koydum. Yüzlerimiz yakın olmasın diye oldukça mesafemi koruyordum. Fakat Atahan'ın uzun boyundan dolayı görünen yüzünün sertliği beni bir sarstı diyebilirim.
Ah bunun açıklaması zor olacak.
-"Bırakır mısın artık !" dedikten sonra yüzüne bakmadan Talia'nın yanına geçtim.
-"Şikayet etme hiç Liya. Bu kadar güzel olursan beyler de kendilerini tutamazlar." dedi ardından güldü.
Onun dediğine göz devirip masadan çantamı aldım.
-"Biraz da annemlerin yanında olmalıyım. Eğer sıkılırsan gelirsin. " dedim.
Atahan ile Akın abinin arasındaki boşluğa girerken Duru'nun da burada olduğunu fark ettim. Atahan'ın diğer yanında annemle etrafa bakıyorlardı.
Burnu düşse yerden almaz tavrıyla gözleri bana değdi. Yapmacık ve bir o kadar sinir bozucu tebessümünü gösterdi. Bende aynı samimiyetsizlikle karşılık verdim.
Dirsek içime Akın abi parmaklarını koyunca ona döndüm. Kulağıma yaklaştı.
-"Atahan sana fazla sinirlendi. Eğer Duru'ya yaklaşırsa sinirinden kaynaklandığını bil. Kızma." Tavsiyesi üzerine minnetle teşekkür edip geri çekildim.
Atahan dimdik ileriye bakıyordu. Sanki geldiğimi hiç fark etmemiş gibi. Masa yüksek olduğundan görünmeyeceğini bildiğim elimi salık duran elinin avucuna yerleştirdim. Başını hafifçe çevirip göz ucuyla baktı. Gözlerinin içi resmen bana bakarken kararmıştı.
Haklı aslında..
Bende olsam çok sinirlenirdim ama ben isteyerek gitmedim ki. Can bir anda zorla çekti.
Bu öfkeli bakışı bir kaç saniye sürdü. Hem elini hem gözlerini benden çekti. Anladım ki öfkesi kolaylıkla dinecek türden değil.
Sessizce oflayıp annemin yakınına sokuldum ve dışarıda hava alacağımı söyledim. Olumlu cevabıyla insanlarının arasından sıyrılarak girdiğimiz kapıya kadar ilerledim.
-"Bir şey mi istemiştiniz efendim ?" Önüme çıkan üniformalı kadına baktım.
Başımı iki yana salladım.
-"Hava alacaktım yalnızca."
-"Sağda ve solda bulunan merdivenlerden birini kullanıp yukarıdaki balkonlara çıkabilirsiniz efendim. Ama hava soğuk üzerinize bir şey getireyim mi ?"
-"Hayır teşekkür ederim." dedim ve eliyle işaret ettiği merdivenlerden çıktım. Yukarıya devam ediyordu ama geniş balkon kapılarını gördüğüm yerde durdum. Açık oldukları için içeriye baya baya esiyordu.
Partinin gece yarısı kısmına yaklaşıldığı için herkes aşağıdaydı. Yada hava soğuk olduğundan benim gibi akıllılar balkona çıkmamıştı. Büyük balkonda ileriye doğru yürürken ellerimi kollarıma getirip sıvazladım. Soğuk tenimi dişlercesine sızlatıyordu.
-"Bu halde mi çıkıyorsun Liya ?!" Geçmeyen kızgınlık sesi tamamıyla Atahan'a aitti.
Arkamdan gelip çıkarttığı siyah ceketini bana giydirdi. Dışarıda yağan kar esintiyle birlikte üzerimize düşüyordu.
-"Bana kızdın mı ?" sorarken arkamı parmaklıklara dönüp Atahan'ın önünde durdum.
Beyaz dapdar gömleğiyle çok göz alıcı duruyor.
-"Sence ?" diyip yüzüme bakmadan ellerini pantolonun ceplerine soktu ve yan tarafıma adım attı. Parmaklıklarla arasında kalan küçük boşluğa girdiğim gibi kollarımı beline doladım. Kendi isteğimle yaptığım bu sarılmadan dolayı yüreğim kuş gibi çırpınıyordu.
-"Kızma. Talia istediği için kıramadım onun yanına gittim. Dans meselesi ise ben itiraz ettim. Can zorla götürdü."
-"O zaman gidip ağzını yüzünü dağıtayım onun ben !" Geri çekilip beni iteceği an daha sıkı sarıldım.
-"Hayır dur lütfen !" dedim çabucak.
-"Liya var ya delirtiyorsun beni. Nasıl sana zorla dokunmasına izin verirsin ?! Bir daha asla anladın mı ?! Asla kimsenin sana parmağının ucunun değmesine izin vermiyorsun !"
Başımı kaldırıp gözlerine baktım.
-"Vermem." diye mırıldandım kısık sesle.
Gözleri dudağımla gözlerim arasında gidip geldi. Dayanamamış olmalı ki sert şekilde dudaklarıma baskı uyguladı ve geri çekildi.
-"İçeriye geç hasta olacaksın. "
-"Sen gelmeyecek misin ?" dedim kollarımı belinden çözerken.
-"Sigara içip geliyorum." dedi. Ceketini çıkartıp ona uzatınca iç cebinden paketi çıkarttı.
Tam arkamı dönmüş gidecektim ki attığım adımla geri geldim ve gözlerimi ona diktim. Ona baktığımı anlayınca gözlerini kısıp dudağındaki sigarasının ucunu yaktı. Yüksek topuklarım sayesinde boy farkımız aza indirgendiğinden zorlanmadan yanağına dudaklarımı değdirdim.
Küçük ama benim için heyecan verici öpücüğümden sonra yanından tabiri caizse kaçtım.
Yeni yıla girmeye dakikalar kala sesten bunalmış sıkılmış ruh halimle masaya yaslanmıştım. Atahan yanımdaydı evet ama ona istediğim gibi bakamadıktan sonra zevkli olmuyor. Annem sürekli beni izleyip gülümsüyordu. Yanlış anlayacağı bir harekette bulunmak istemiyorum.
Sonlara yaklaşırken ışıklar artık tamamen sönmüştü. Aitlik hissinin sarmalandığı kol beni kendine çekerken kimsenin görmemesinin rahatlığı ile göğsüne sokuldum. Anında başımın üstünü öpmüştü. Arkasından beline kolumu doladım ve yanağımı sert göğsüne yaslayıp gülümsedim.
Parmakları çıplak sırtımda aşağıya yukarıya gezinirken tenim ürperiyordu. Bıraktığı etkiyi bilse şaşıracağına eminim.
-"Birlikte lütfen...10..9.."
Geri sayımı hep bir ağızdan yaparlarken başımı yukarı çevirip burnumu çenesine sürterek yüzüne bakmaya çalıştım. İleri bakarken eğildi.
-"Birlikte daha güzel yıllara.." dediği anda büyük bir cümbüş koptu.
Sanırım yeni yıla bundan daha iyi giremezdim.
•••
