İçeriğe geç

EFSUNLU AŞK

Bölüm 18 · 6 dk okuma

EFSUNLU AŞK

Bölüm 18

18

Sabah gözlerimi titremeyle araladım. Üşüyerek uyanmayı severdim ama sonrasında ısınabilirsem. Şuanda da sarıldığım gövde sıcacık fırın gibi.

-"Ne zaman uyanacaksın uykucu ?"

Ah doğru ya Atahan !

Ne güzel bir uyku uyumuştum. Kesintisiz.

-"Günaydın. " dedim yüzümdeki anlamsız tebessümle. Başım dün gece ki gibi hala göğsündeydi.

-"Günaydın." dedi ve derin bir nefes aldı. Aldığı nefesle başım havalanıp inmişti.

Başımı yastığa kaydırıp bacaklarımı kendime çekerken yorganı da burnuma kadar örttüm.

-"Çok mu uyudum ?" Sesim boğuk çıkmış olsa da anlaşılıyordu.

-"Yok güzelim saat daha dokuz. "

-"Erken mi uyandın ?" diye sordum. Gözlerimi iyice açınca dikkatle beni izlediğini gördüm.

Yorganın altından yine beni kendine çekti ve başını aşağıya sokup boynumu öptü. Çıkardığında yine burun buruna geldik.

-"Ben her sabah altıda uyanırım öğren bunları küçük hanım. Yataktan kalkarım sonraa koşuya çıkarım. Hatta çıktım geldim , duş aldım yanına geri girdim."

Anlattıklarıyla gözlerim git gide açılıyordu.

-"Gerçekten mi ?" dedim oldukça şaşırarak.

Böylesine disiplinli oluşuyla o kusursuz kaslarını yaptı demek.

-"Gerçekten." dedi ve burnumu öptü.

-"Ama dışarıda kar var nasıl çıkıyorsun ?"

-"Etrafta yürüyüş yolum var her sabah çıktığımı bildikleri için erkenden temizliyorlar." diye açıkladı.

-"Üşümüş olmalısın." derken hala uykulu olan gözlerim kapandı.

-"Yatağımda uyuyarak beni beklediğini bilmek vücudumu sıcak tuttu." diyince gülüşünü görmek için gözlerimi araladım.

-"Tamamen habersizdim." Gülümsemesi büyüyünce bende gülümsedim.

-"Senin hala uykun var belli ki." Evet anlamında başımı salladım. Artık sağ tarafım uyuştuğu için diğer tarafıma döndüm. Karnımdaki elini bastırıp sırtımı göğsüne yasladı.

Uyandıktan sonra normalde uyurum ama şimdi farklı olan etmen Atahan'ın bana sarılması ve parmaklarını karnımda hareket ettirmesi. Gözümü kırpamadım. Kıpırdanıp başımı arkaya doğru çevirdim.

-"Uykum kaçtı sanırım." dedim. Onunla konuşmaya bile çekiniyorum !

Burnunu burnuma sürtüp karnımdaki elini yukarıya kaydırdı. Tam göğüslerimin altında durmuştu.

-"Yataktan çıkmasak mı bugün ?" Muzip tavırla sorduğu soruya karşılık gülümsedim.

-"Dışarıya çıkmak istiyorum ben." diye düşüncemi söyledim. Karda dolaşmayı çok severdim.

Düşünür gibi durduktan sonra dudaklarımı öpüp yataktan çıktı.

-"O halde bize o güzel parmaklarınla kahvaltı hazırla. Ardından çıkabiliriz." Boydan boya rafların kaplı olduğu dolaba dönünce bende yataktan kalktım. Banyoda elimi yüzümü yıkayıp kabarmış düz saçlarımı elimle güzel hale getirdim.

Çantaları karıştırırken siyah tayt bulup çıkarttım. Üzerim için kazak tarzında bir şey yoktu. Bunlardan biriyle dışarıda çok üşüyebilirdim.

Atahan elindeki kıyafetlerle yanımdan geçince burada giymekten rahatsız olabileceği geçti aklımdan. Tabiki bende utanırım istediğimden değil de dikkatimi çekti.

-"Kazaklarımdan istediğini alabilirsin. Kalın olanlar sol tarafta." İçimi okumuş gibi banyodan seslendi. Kendi kendime gülümseyip dediği yere baktım. Siyah bir tane alıp üstümdeki tişörtü çıkarıp giyindim. Kocaman olmuştu ! Kalçamın altına kadar indi.

-"Palyaçoya döndüm." diye mırıldanırken gömleğini ilikleyen Atahan'la karşı karşıya geldim.

-"Yakışmış."diyip büyük avuçlarını iki yanağıma yerleştirdi ve gülümsedi.

-"Neresi yakışmış ?" dudak bükerek söylediklerimin sonunda dolgun sıcak dudaklarına kavuşmuş oldum.

Bu sefer ki öpüşü dudaklarımı sanki kendi içine çekmek ister gibiydi. Öpüşmemiz baş döndüren cinsten olunca boşta olan ellerimi ensesinde birleştirdim. Gözlerimi yavaşça kapatıp kendimi ona bıraktım. Öyle güzel öpüyordu ki ona karşılık verirken tirtir titriyordum.

Araladığım dudaklarımın arasında dilime değen dili ile içten gelen bir dürtüyle inleyip ona yaslandım. Daha sıkı sarmasıyla ayaklarım yerden kesilmişti. Kısa süre içerisinde sırtım yatağın ortasına yerleşiverdi.

-"Liya...Liya beni deli ediyorsun güzelim." Dudağını bir kaç santim çekip tekrar öpmeye başlayınca aynı şekilde öpüşmeye devam ettim. Ensesinde saçlarıyla oynamaktan parmaklarımı çekemiyordum ve bu çok hoşuma gidiyordu.

Belimde duran ellerini kalçama kaydırdığı anda dudaklarım durdu. Durduğumda kendine gelmiş yüz ifadesiyle geri çekilip yataktan kalktı. Eliyle yüzünü sıvazlarken bana arkasını dönmüştü.

-"Özür dilerim ben..ileri gittim. Giyinip aşağıya gelirsin." Yüzüme bakmadan gitmesiyle şaşklınlığıma şaşkınlık ekledim.

Yataktan kalktığım gibi arkasından gittim ve merdivenlerde arkadan kolunu tuttum. Gözlerinde herhangi bir şey aradım. Ama farklılık yoktu.

-"Bir şey mi yaptım ?" diye sordum.

-"Hayır yapmadın sadece...neyse hadi acıktım ben." Başımın üstünü öpüp saçlarımı okşadı.

-"Pekala." Pes edip odada taytı giyindim. Ayaklarıma çorap geçirip alta indim. Atahan her zaman ki yerinde sigara içiyordu.

Kahvaltılık bütün malzemeleri masaya özenle yerleştirdim. Şimdiye kadar incelediğim özellikleri olan Atahan kahvaltılık haricinde bir şey yemeyi sevmiyordu. Daha doğrusu hiç yerken görmedim.

-"Hızlısın."

Çayları dökerken ona tebessüm edip yanmamaya çalıştım. Döktüğüm bardakları alıp masaya koydu. Gerekli başka ne var diye bakarken Atahan çoktan oturmuştu. Yan tarafındaki sandalyeyi çekip oturdum ve masaya yaklaştım.

Karnımı doyururken Atahan bir kere kalkmıştı. Arkam tezgaha dönük olduğu için ne yaptığını göremesem bile ikinci kalkışında önüme koyduğu sıcak sütten anlamıştım. Bu adamın düşünceli hallerini ayrı seviyorum.

-"Teşekkür ederim." dedim ve sıcak bardağı avucuma aldım.

-"Artık bana daha yakın olmanı istiyorum. Sana dokunurken konuşurken zorla yapıyormuşum gibi geliyor." Şakadan kızıyordu ama isteği netti.

-"Olmaya çalışırım." Olamıyorum. Elimde değil.

-"Çalışma güzelim ol." Masadan kalkıp gözden kayboldu.

Daha fazla yiyemeyeceğimi anlayınca masayı topladım. Yarım kalan sütümü de bitirirken Atahan kabanını giymiş aşağıya inmişti. Çıkacağımız anın geldiğini anlayınca çabucak kendi kabanımı giyip fermuarını çektim. Atahan kapşonumu kapatıp burnumun ucunu öpmüştü.

Elimi kavradığı gibi evden çıkarttığı sırada ayağımdaki topuklu botlarla bakıştım. Karda bunlarla yürüyemezdim ki.

Atahan da anlamış gibi eğilip baktı.

-"Gel temizlenmiş yerlerden yürürüz."

Saatlerce soğuktan donana kadar dışarıya el ele yürümüştük. Hasta olurum diye beni eve sokmanın peşindeydi.

Islanan kıyafetlerimizi odada sırayla değiştirmiş salona inmiştik. Çantamdan telefonu aldığımda annemin , Eylül'ün ve Talia'nın aramaları vardı. Birde Salih mesaj atmıştı.

Ekrana göz gezdirip koltuğa oturacaktım ki Atahan'ın çekmesiyle bacaklarının arasına düştüm.

-"Kalkma." karnıma bastırınca titrek nefeslerim eşliğinde hareketsiz kaldım. Biraz daha çekip başımı göğsüne getirdi. Arkaya yaslı tuhaf pozisyonda bacaklarıma yer bulamayınca üst üste attım.

-"Annem aramış. Ne diyeceğim ?"

Dudaklarını başımın üstünde hissettim.

-"Birlikte olduğumuzu söyleyebilirsin istersen. Yemek yediğimizi mesela."

Yani bunda bir sorun olmaz.

Başımı salladım ve annemi aradım. İlk çaldığı gibi açtı.

-"Bebeğim çok merak ettim neden açmadın ?"

-"Duymadım anne."

Atahan elini şortumun belinde durdurunca bir an dilim damağım kurudu.

-"Ne yapıyordun canım ?"

-"Ben şey anne , Atahan..abiyle yemek yiyordum dışarıda." Söylerken dudaklarımdan zorla çıkan kelime yüzünden canım yandı.

-"Ya öyle mi ne güzel ! Yalnız olmamana sevindim tatlım. " Ses tonu normal çıkınca rahatlama yaşadım.

Konuşmayınca yeniden konuştu.

-"Erken dönmemiz gerekti o yüzden aradım kızım bir arkadaşımızın yılbaşı partisi varmış ısrar etti onu kıramazdık. Katılmak için geliyoruz kısaca."

Cümlesini bitirir bitirmez ayağa fırladım.

-"Geliyorsunuz demek iyi anne bende eve geçeyim." Konuşurken Atahan'a bakmadan yukarı merdivenlere yöneldim.

-"Sen bilirsin canım bu akşam için ben bir kaç kıyafet söyledim arkadaşıma eve gönderecek."

-"Tamam anne görüşürüz."

-"Görüşürüz bebeğim." Yatağın üstüne telefonumu bıraktım ve saçlarımı geriye attım.

-"Abi öyle mi ?" Atahan'ın belime sardığı koluyla göğsüne sokuldum.

-"Ne diyecektim başka ?" diyip gülümsedim.

-"Gitmeni istemiyorum daha doyamadım ki sana. Bir gece daha benimle uyusan ?"

Başımı olumsuz anlamda salladım.

-"Olmaz ki kalamam."

Yüzümün bir kaç yerini öpüp son olarak dudağımı öptü.

-"Bana her anını haber vermeyi unutma. Ayrıca sinirleneceğim hareketlerden kaçın güzelim olur mu ? "

Tam onaylayacağım anda bir şey aklıma gelince parlayan gözlerine baktım titrek bakışlarımla.

-"Sende Duru'yu yanına yaklaştırma !"

Yeniden gülümsemesini sağladım. Bir kez daha öptü.

-"Kıskanç küçüğüm benim. Yaklaştırmam merak etme." dedi ciddileşip.

-"İzin verirsen üzerimi değişeceğim." diyince beni odada yalnız bıraktı.

Buraya gelirken giyindiklerimi giyip odaya son kez göz attım. Bir gecede olsa çok güzeldi.

Giyindikten sonra Atahan beni eve getirmişti. Zorlaşan vedalaşmamızın üstünden iki dakika geçmeden onu özlediğimi fark edince kendimi yokladım.

Aşk insanı alt üst eden bir duyguymuş .

•••

Bölüm sonu

3 yorum