İçeriğe geç

EFSUNLU AŞK

Bölüm 16 · 6 dk okuma

EFSUNLU AŞK

Bölüm 16

16

İyi okumalar canlar ♥

-"Ben yaptım o yüzden tadı damağınızda kaldı."

-"Gerçekten Tamay yalan olmasın ilk kez bir yemeğini beğendim." Anneannem kırdığı potla birlikte elini ağzına kapatınca hep bir ağızdan güldük.

-"Annemin eli lezzetlidir bir kere." Anneme öpücük atıp tabağımdaki son lokmayı yedim.

Yine eğlenceli geçen bir akşam yemeğinin daha sonuna geldik. Tek buruk yanım Atahan'ı görmeyişimin ikinci günü olması. İki gün önce Akın abiyle gittiklerinden sonra ona kızgın olduğum için aramasını yanıtlamamış mesaj da atmamıştım. Üstüme düşmesini beklerken o daha hiç bir şey yapmadı inanabiliyor musunuz ?! Bari bir kerecik daha arasaydı. Aramadı.. Ve hiç gelmedi.

-"Ben biraz hava alacağım." dedim ve onlar otururken mutfaktan kış bahçesine çıktım. Soğukluğuyla ellerimi kendime sararken açmış çiçeklerin kokusunu tebessümle içime doldurdum. Buranın sessizliğini çok seviyorum.

Bir süre orada öylece oturdum. Kolumdaki saate bakınca yaklaşık yirmi dakika geçtiğini saatin sekize geldiğini gördüm. Üşüdüğümden dolayı daha fazla oturmamaya karar verip içeri girdiğimde salondaki sesler çoğalmıştı.

Salona eklenen iki kişinin birisi yüreğimi yakarken diğeri canımı sıkıyordu. Tahmin etmek zor değil. Atahan neden o kadınla birlikte gelmişti ki ?

-"Güzel gözlü torunum benim." Anneannem yanına vurunca gidip oturdum. Soğuktan buz tutmuş ellerimi öperken etrafa bakmamaya özen gösteriyordum.

Herkes konuştuğu için anneanneme eğilip

-"Niye gelmişler? " diye sordum.

-"Atahan oğlum hep geliyor ama Duru da bizi görmek için gelmiş işte çok lazım sanki."

Gülüp yanağını öptüm.

-"Kızım hadi elinden bir kahve içelim. "

-"Olur babacım yaparım hemen. " Annem dedemin isteğiyle ayağa kalkarken bende arkasından gittim. Gitmeden değnek gibi dimdik oturan Duru'ya bakmayı ihmal etmedim. Gözleri Atahan'daydı.

-"Ben hallederdim canım otursaydın sen."

Anneme omuz silkip yüksek taburelerden birine oturup masaya yaslandım. Kahveleri yapana dek onu izlemiş ardından birlikte salona geri gitmiştim.

-"Yılbaşına çok az kaldı hala plan yapmadık."

Unuttuğum önemli günü Duru'dan duymak güzel olmasa bile hatırlatması iyi olmuştu. Ben yılbaşını tamamen unutmuşum.

-"Ben bir kaç günlük yılbaşı tatili düşünüyorum. İşlerimizi ona göre hallettik sayılır değil mi canım ?" diye sordu Akın abi anneme bakarak.

-"Evet ama nereye gidelim hiç bilmiyorum. Biraz sakinliğe ihtiyacım var sanırım. Siz ne dersiniz ?"

Anne şunlara siz diyip durmasana ya !

-"Bende aynı fikirdeyim." Olmasan şaşardım. Ayrıca bu kadın neden bizimle aynı plana dahil olmak zorunda ?

-"Sen Atahan ?"

-"Bilmiyorum bu sıralar yoğunum." yanıtını verdi.

-"Eğer istiyorsan birlikte halledebiliriz. Yani yardım ederim sana."

O elini Atahan'ın bacağına mı koydu ?

Baya koydu koydu !

Yetmezmiş gibi hareket de ettiriyor !

Şeytan diyor ki kalk o elini kopar.

Sakin ol Liya sakin ol !

Bilerek Atahan'ın gözünün içine bakıyorum ama adam bana bakmıyor bile !

Nefesimi seslice üfleyince mecburen baktı. Dik dik bakışlarımı kısa kesip kahve fincanını elime aldım. Kaçamak bir bakışla Duru'nun elini ittiğini gördüm.

-"Yok ben ayarlamaya çalışırım." Bir de kabul etseydin.

-"Sen bilirsin ısrar yok."

-"Buldum. " Umarım güzel bir şey bulmuşsundur annecim.

-"Şu kulübeler var ya hani geçen kış gitmek istemiştik yine gidememiştik. Bir tanesini kiralayalım işte güzel olur. Dağda karın altında daha iyi bir huzur bulamayız."

Ayılara da Duru'yu verelim.

Duru demişken git gide Atahan'a mı kayıyor ben mi öyle görüyorum? Umarım gözlerim bozulmuştur.

-"İyi fikir hayatım. Hatta hemen arıyorum." Akın abi telefonuyla kalkıp bahçeye çıktı.

-"Anne siz de gelmek ister misiniz ?"

-"Yok kızım siz gidin biz daha yeterince dinlenemedik." dedi anneannem.

-"Bebeğim sen bir şey söylemedin gelmek istersin değil mi ? " Bana yöneltilince gerginliğimi kenara bıraktım.

Duru gidecekken orada huzurlu olmam imkânsız olacaktı.

-"Bilmem düşünürüm."

Her yılbaşında Eylül'lerin evinde sıcacık sobanın yanına toplanırdık. Çok güzel geçirirdik o akşamı. Çayımız çerezimiz tüm samimiyetiyle yeni dertlerle dolu yıla girmişliğimiz çoktur.

-"Kalkalım o zaman biz." dedi dedem bir saatten sonra.

-"Bende gideyim canım kardeşim gelecekti Milano'dan biliyorsun." Git git pis sarı.

-"Sen kal Atahan otururuz biraz daha." diyen Akın abiydi. İçten içe ona teşekkürlerimi sundum.

Giden üç kişi için annemle ayakta kalıp uğurladık. Ondan sonra annem yukarı çıkıp geleceğini söyleyince koltuktaki yerime geçtim.

-"Bir şarap alıp geleyim aşağıdan içeriz." Akın abinin yalnız kalmamızı sağlayan hamlesinden iki saniye sonra Atahan yanıma yerleşti ve yanağıma uzandı.

-"Gitme birlikte olacağız." dedi dudaklarını uzaklaştırınca. Bende öpmek istiyorum ama öpemiyorum. Henüz o cesarette değilim.

-"Nasıl ?" diye sordum. Soluk soluğa kalışımı gizlemek bu kadar yakınımdayken zor olmuştu. Her yaklaştığında fena oluyorum.

-"Sen sadece gitmeyeceğini söyle gerisi bende."

Başımı sallayıp onayladım. Bir kez daha yaklaştı. Öpecek sandım ama burnunu yanağıma sürtüp derin bir iç çekti.

-"Öhö öhö ! Bak bu sefer öksürerek geldim."

Akın abiye gülerken dudaklarımı birbirine bastırdım. Atahan da uzaklaşıp koltuğa yaslandı.

-"Öğreniyorsun bir şeyler. Doldur bakalım içelim."

Kadehlere şarap döküp ikimize uzattı.

-"Keyifler yerinde." Annem de gelip bir kadeh aldı ve Akın abinin yanına oturdu. Kolunun altına girerken bende o pozisyona heveslenmiştim. Ama ne yazık ki aramızda mesafelerle öylece oturuyoruz.

Şuan aklıma şey geldi. Ben Atahan'ın öpmesine falan izin verdim de bizim eve Duru'yla geldiği aklıma dank etti.

-"Atahan bir şey soracağım sana ama hemen tersleme yani." dedi annem dudaklarını kadehin kenarından ayırmadan.

Atahan başını eğip sor der gibi baktı.

-"Sen şimdi Duru ile de güzel bir ilişkin varken ayrıldın-"

-"Güzel olduğunu söylememiştim. Devam et.."

Annem duraksayıp konuşmaya devam etti.

-"Yani bende hayatına birisini aldın mı merak ettim."

Güzel bir merak anne.

-"Nerden çıktı bu özel hayat merakın ?" dedi Atahan gülerek.

-"Ne olmuş söylesen canım sormak suç mu ?"

Gergin ortamın etkisiyle kadehin dibinde kalan şarabı bir dikleyişte içtim.

-"Varsa da zamanı gelince öğreniriz karıcım değil mi zorlama istersen." Akın abinin ara bulucu yanına hayranım. Bir adamın hiç mi olumsuz özelliği olmaz.

Annem peki gibi bir şeyler mırıldanıp konuyu kapattı.

-"Sen istesen gelirsin niye işlerim var dedin ?" diye sordu Akın abi.

Atahan bitirdiği şarap kadehini uzanıp sehpaya koyduktan sonra pantolonunu biraz yukarı çekip tekrar yaslandı.

-"Duru'yla tekrar birleşmeyeceğime göre onunla aynı ortamda olmama gerek yok. Boşuna çekemem onu kusura bakmayın." diyince içimden sırıttım. Beklediğim ve istediğim cevaplar.

-"Siz birlikte gelmediniz mi ?" Akın abi önce ona sonra bana bakıp güldü. Atahan'ın çenesini sıktığını buradan görebiliyorum.

-"Kapıda karşılaştık niye onunla geleyim?! Bu akşam iyice gerdiniz beni gidiyorum ben." Onunla birlikte bizde ayağa kalktık.

Ona iyi geceler dilerken evden gitmişti.

Annem ve Akın abinin gittiği gün onları zar zor gelmek istemediğime ikna etmiştim. Dört gün kendi başıma idare edebileceğimi defalarca söyleyince kabul ettiler.

Yardımcıların da izinli olmasıyla mutfaktan atıştırmalık bir şeyler yiyip odama çıktım. Saat akşam üzeri beşe geliyordu. Hava çoktan kararmaya dönünce bu evde tek kalmak ürpertici geldi.

Tam odaya girdiğimde telefonumun çaldığını duydum. Hızlı hareketlerle elime alınca Atahan'ın aramasını yanıtladım.

-"Üç oldu üç." dedi ilk açışımda.

-"Annemlerle vedalaşıyorduk." derken yatağıma oturdum.

-"Hazırlan , kalın giyin geliyorum ." diyip kapattı.

Elimde telefon öylece kaldım. Nereye gideceğiz ki ? Dudaklarımı heyecandan kemire kemire giysi odama geçtim. Dediği gibi kalın ama şık giyinip son kontrollerimi yaparken dışarıdan araba sesi geldi. Çantamı kaptığım gibi merdivenlere koştum. Son basamakta geçirdiğim düşme tehlikesini saymazsak bir kaç saniyede inmiş kapıya ulaşmıştım.

Arabaya doğru yürürken kalbim yerinden çıkarcasına deli gibi atıyordu. Yaklaştığım sıra ön kapı açıldı. Atahan sürüyordu.

-"Senin kalın anlayışın bu mu kızım ? Hadi mont tamam o eteğe ne demeli? "

Yüzüne baksam da bir şey demedim. Bence kışlık eteğim de kalın.

Sabır çeke çeke arabayı çalıştırdı. Gittiğimiz tanıdık yol uzayınca onun evine doğru yol aldığımızı anlamam uzun sürmedi.

Birlikte olacağız derken evinde olacağımızı hiç ama hiç aklıma getirmemiştim.

•••

Kısa oldu biraz ancak diğer bölüm daha erken gelecek.

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere ❤

Bölüm sonu

1 yorum