Evde ki kahvelerden sonra Atahan'ın bir işi çıkınca kalktık. Serhan'la birbirimize görüşürüz diyip arabaya oturdum. Onlarda kısa bir konuşmadan sonra ayrılmıştı. Atahan giymediği kabanını ön koltuğa bıraktı ve sol tarafıma bindi.
Evden çıkarken elime aldığım telefonum titreyince ekrana baktım. Salih mesaj atmıştı.
-Akşam yemeğine ne dersin ?
Ne diyeceğimi düşünürken ikincisi geldi.
-Talia da gelecek zor ikna ettim. Sana sormadan ettim ama olsun.
Sonuna gülücük koymuştu. Evde kendi kendime mutluluktan delirmektense onlarla vakit geçirebilirdim. Sık sık buluşuyorduk.
Mesajın üstüne tıklayıp klavyeye dokundum.
-Olur. Kaçta ve nerede ?
Yazıp gönderdim.
Telefon bir anda elimden çekilince başımı hızla kaldırdım. Atahan eline almış okuyordu. Meraklı.
-"Gidemeyeceğini söylersin." diyip uzattı.
Ekranı kilitleyip ona baktım.
-"Nedenmiş ?" derken imayla gülmüştüm.
Kıskandığına adım kadar eminim.
Çenemi sıkıp yanağıma dudaklarını değdirdi.
-"İstemiyorum."
Şoför olduğu için geriye kaydım.
-"Ama ben istiyorum. " dedikten sonra telefonuma geri döndüm.
Beni alacağını yazmıştı. Ona evden almasını söyleyip telefonu çantama attım. Atahan benden aksi yöne dışarı bakıyordu. Yüzü ifadesizdi.
Ona doğru birazcık kayıp elimi koluna koydum.
-"Kızdın mı ?" dedim masumca.
Başını iki yana salladı.
-"Kızmadım. Hoşlanmadığım şeyler sadece."
-"Anladım ama onlar arkadaşlarım benim." dedim.
-"İlk baştan sıkmak istemiyorum seni Liya. Zamanla anlayacak ve uyacaksın." dedikten sonra beni göğsüne çekmişti. Gözlerimle şoförü işaret edince önemsiz diyip çekilmeme izin vermedi. Bende keyfini çıkarmak adına yanağımı yerleştirip rahat ve uzun yolculuğa hazır hale geldim.
Yol bitince üzülmüştüm. Biraz daha ona sarılı durmak istiyordum. Bundan sonra bolca vaktimizin olacağını düşünüp kendimi teselli ettim. Evin önünde duran arabadan inmeden önce uzanıp sakallı yanağına minik bir buse kondurdum. Onun heyecanıyla arabadan indiğim gibi arkama bakmadan eve girdim.
Üzerimi değiştirip akşama uygun daha şık bir şeyler giyindim. Asker yeşili suet kumaşı olan mini dar eteğin üstüne transparan bir bluz giydim. İçimde ki dantelli bralet çok hoş durmuştu. Kıyafetime uygun kaban , bot ve çantayı tamamlayıp alta indim. Mutfaktakiler yemek hazırlarken bende çikolatalı süt istedim. Hülya abla verene kadar çantamdan çıkardığım telefonla annemi aradım.
-"Efendim kızım ?"
-"Anne ben evdeydim de çıkıcağımı söylemek için aradım. Salih ve Talia ile yemek yiyeceğiz." dedim. Önüme koyulan bir bardak sütten yudum aldım.
-"Atahan'la olduğunu sanıyordum." İsmini duyunca içim bir hoş oldu.
-"Hayır eve bıraktı beni o." dedim heyecanımı belli etmeden.
-"Tamam bebeğim bizde birazdan eve geçeriz. Geç kalma."
Sonrasında kapattım. Sütüm bittikten sonra Salih gelmişti. Birlikte oldukça şık bir restoranta geldik. Burasının yeni açılıp çok fazla ilgi gördüğünü annemden duymuştum.
Deniz manzaralı masaya otururken aklım neden hala Talia'nın gelmediğindeydi. Ben bunu düşünürken Salih'in telefonu çaldı. Açıp konuşmadan Talia olduğunu söyledi.
-"Nerede kaldın biz geldik ?"
..
-"Hadi ya gelemeyecek misin yani ?"
Neden gelmiyor ki ?
-"İyi tamam görüşürüz." Ona baktığımı bildiğinden telefonu bıraktığı gibi konuştu.
-"Misafirleri gelince annesi bırakmamış. Gelemiyor maalesef." diyince bir şey diyemedim. Onunla baş başa yemek istemesem bile yapacak bir şeyim yoktu.
İlerleyen dakikalarda yemek söyledik. Salih yanına şarapta istemişti.
Yemeği yerken yerimde rahatsız oluşumdan dolayı sürekli kıpırdanıyordum. Gözlerim bir ara kapıya kayınca üç tane erkek havalı havalı içeriye giriş yapmıştı. Onlardan önde geleni tabiki Atahan. Diğeri Serhan'dı. Ötekisi büyük ihtimalle bahsettikleri adam olsa gerek. Beni fark edince gözlerimi kaçırdım. İçimden bir ses kızacağını söylüyordu.
-"Aa Liya da buradaymış." Serhan'ın sesini duyunca mecbur başımı kaldırıp gülümsedim ve elimdeki çatalı tabağın kenarına bıraktım.
-"Merhaba." diye mırıldandım zorlukla. Gözlerimi gezdirdiklerim arasında sadece tanımadığım adam bakmıyordu. Atahan ise bana değil de Salih'e boğacak gibi bakıyor.
-"Neyse size iyi akşamlar."
Atahan'ın kısık sesle yürü dediğini duysam da benimle iletişime geçmeden gitti.
Arkamızda olduklarını bilerek yemek boyunca gergin durdum. Salih sürekli bir şey olup olmadığını soruyordu. Geçiştirir cevaplarımdan anlamış olmalı ki daha sormadı. Havadan sudan öylesine konuşmuş yemeği bitirmiştik.
-"Kalkalım mı ?" diye sorarken çoktan kalkma adımındaydım. Kabanımı ve çantamı elime almıştım.
-"Olur sen zaman bu akşam pek havanda değilsin."
-"Biraz." dedim tebessüm ederek.
-"Sonra telafi ederiz artık." O hesabı öderken bende çıkışa yakın bir yerde ayakta bekliyordum. Baktığım nokta da birlikteliğine henüz alışamadığım adam beni izliyordu.
-"Gel gidelim." Belime yerleşen el desteği ile yürümeye başladım. Arabaya oturduğumuzda mesaj sesi geldi. Alıp bakınca kayıtlı olmayan bir numaradan gelmişti.
-O adamla bir daha yan yana gelmeyeceksin.
Atahan'ın atmış olma ihtimali herhangi birisinden yüksekti. Dudaklarımı ısırıp yan gözle arabayı süren Salih'e baktım.
Cevap yazmadım.
Evin orada iken Salih'le alel acele vedalaşıp eve girdim. Salondan annemin sesi gelince yukarı çıkmadan ileriye yürüdüm.
Akın abi yoktu ama annemin yanına sarı gıcık kadın Duru vardı.
-"İyi akşamlar." dedim beni fark etmeleri için.
İkisi de bana döndüler. Annem çağırınca elimdekileri Hülya ablaya verip yanlarına oturdum.
-"Nasıl geçti akşam yemeğiniz ?"
-"Talia gelemedi. Salih'le beraber yedik geldim öyle." Duru'ya kötü bakışlar atmamak için kendimi öyle tutuyorum ki.
Atahan'a çok yakın bir zamanda yakın olduğunu bilmek sinir bozucu.
-"Atahan'la ne yaptınız ?" Gülümsememi zar zor saklayıp öyle konuştum.
-"Hiç arkadaşı geldi kahve falan içtik."
Duru'nun bana olan sinirli gözlerini görmemek için kör olmak lazım. Öyle düşmanca bakıyor ki.
-"Atahan'la fazla içli dışlı gibisiniz ?"
Sa-na-ne !
-"Nerden bu sonuca vardınız ?" diye sorarken yüzüme yapmacık bir gülüş koymuştum.
-"His." diyip geçti.
-"İyi anlaşmanıza seviniyorum." diyen anneme içten içe üzüldüm biraz. Durumun nasıl bir farklılık içerdiğini bilse bana eminim çok kızardı.
-"Evet bir sorun yok." dedim.
-"Sizde aranızdaki sorunu halletseniz yeniden bir araya gelseniz daha güzel olacak ama işte."
Yok artık anne !!
Öyle bir şey olamaz maalesef Duru avucunu yalar.
-"Atahan biraz katı bu konuda. Bilirsin bitti dedi mi biter. Aslında benden uzaklaşarak bitirdiği için ona bir adım atmak istemiyorum. " sesindeki gıcık tona bile tiksiniyorum.
-"Zaman gösterir canım."
-"Liya hanım ?" İsmimi söyleyen Hülya ablaya döndüm.
-"Şey telefonunuz çalıyordu. Çantanızdan alıp size getirecektim yanlışlıkla açtım kusura bakmayın." Mahçup oluşuna sıcak bir tebessümle bakınca rahatlamıştı.
-"Sorun değil. Kim ?" diyip elimi uzattım.
Kızarmış yanaklarıyla hala açık olan telefonu uzattı.
-"Atahan beymiş." diyince elime aldığım telefonla oturduğum yerden kalktım.
Hadi ama şimdi olacak iş mi ?!!
Kulağıma getirirken annem ve Duru kaşlarını kaldırmış şaşkınlıkla beni izliyordu. Yutkunup sakinleşmek adına koltuğa geri oturdum.
-"Efendim ?" diyerek Atahan'dan gelecek cevabı bekledim.
-"Nerdesin kızım kaç kere mesaj attım ?"
Yanak içimi acıtacak kadar ısırıp derin bir soluk aldım.
Düşün Liya düşün.
-"Ya öyle mi ? Kulaklığım sizin arabanızda düşmüş demek. Önemli değil alırım bir ara."
Evet evet iyi oldu bu.
-"Ne diyorsun ?"
Ses tonuna eriyip bitmek istiyorum.
-"İyi geceler sizede." dediğim gibi kapattım.
-"Bugün giderken kulaklığımı düşürmüşüm demek." dedim ve sorgulayan bakışlardan sonunda kurtuldum. Annem inanmış olsa bile hala duygusuz sarının gözleri üstümdeydi.
Mesaj kutusuna girip Atahan'dan gelenler kısmına tıkladım. İlk numarasını kaydetip ardından mesaj yazmaya başladım.
-Annem ve Duru yanımdaydı.
Yazıp gönderdim.
Saniye geçmeden yazmıştı.
-Tamam
Bu mu sadece ? Bir hevesle konuşuruz diye ne güzel heyecan yapmıştım. Gerçi adam bu yaştan sonra flört mesajları mı atacak sanki.
Belki bir işi vardır boşuna tutmayayım diyip bir şey yazmadım.
-"Anne ben odama çıkıyorum."
Koltuktan kalkarken ikisi de bana döndü.
-"Kahvaltıya annemler burada olur sende bize katıl olur mu canım ?"
Başımı sallayıp onayladım.
-"İyi geceler size." Odama hızlı adımlarla çıktıktan sonra uyumadan önce rahatlatan duşumu aldım.
Ev sıcak olsa da hasta olmamak için saçlarımı kurutup üzerime ince pijamaları geçirdim ve yatağa atladım. Komodine bıraktığım telefonumu alırken pofuduk rahat yastıklarımın arasına gömülmüştüm.
Atahan'ın mesajını görünce sırıtıp kilidi açtım.
-Uyudun mu ?
Ya keşke sabaha kadar konuşsak da uyumasam hiç.
-Hayır şimdi yattım.
Telefonu göğsüme bastırıp yüzümdeki aptal gülümsemeyle tavana gözlerimi diktim. Lütfen bu mutluluğum bozulmadan tadını çıkarayım lütfen.
Titreyince heyecandan telefonu yorganın arasına düşürüp sonra el yordamıyla buldum.
-Uyku vaktin geldi küçük. Hadi kapat gözlerini ve uyu.
Gözlerimi devirip klavyede parmaklarımı gezdirdim.
-Öyleyse iyi uykular sana da Atahan amca !
Gönderdikten sonra kıkırdayıp sağ tarafıma döndüm.
-Dilin uzamış senin yanına gelince bir kontrol edeyim.
Yanaklarımı basan ateşten mi bahsedeyim yoksa kalbimin gökyüzüne kadar atmasından mı ?
-İyi geceler. Dedikten sonra daha fazla utanmamak için telefonu kendimden en uzak köşeye atıp yorganı başıma kadar çektim.
•••
