Kolumdan çekiştirip zorla bindirdiği arabada kollarımı göğsümde birleştirmiş yolları izliyordum. Beni böyle alıp yanında tutması belki birazcık hoşuma gitmiş olabilir. Asıl sinirimi bozan daha sonra geri çekilmesi ! Hayır yani bir şey yapıyorsan madem arkasında dur ! Yok efendim neymiş bir daha olmayacakmış. Bal gibi istiyor beni.
-"Neye gülüyorsun ?"
Bir anda konuşunca refleks olarak sıçradım. Son düşüncelerimden dolayı gülümsemiştim.
Konuşmayacaktım. Omuz silktim. Ardından yüz ifademi düz yaptım.
Bir süre sonra arabanın durduğu yer Atahan'ın eviydi. Kapıyı açan şoföre kısa bakış atıp arabadan indim. İnmesem zorla indireceğini biliyordum.
Kapının önüne gittim ve kapının tokmağını çaldım. Açılırken Atahan da gelmişti.
Hasibe teyze beni görünce şaşırdı ama sonrasında gülümsedi.
-"Hoşgeldiniz."
-"Nasılsın Hasibe teyse ?" Montumla çantamı çıkartıp ona uzattım.
-"İyiyim kızım çok şükür sağol sen nasılsın ?" derken Atahan'ın da kabanını almıştı.
-"İyiyim bende."
-"Bir şey mi oldu Atahan oğlum bu saatte gelmezsin eve sen ?" diye sorunca bende neden eve geldiğimizi düşünmeden edemedim.
-"Bir şey olmadı. Sen işine dönebilirsin. " dedikten sonra büyük eliyle elimi kavradığı gibi kalbim ağzıma geldi.
Çekmeye çalıştım izin vermedi. Kapının yanında daha önce fark etmediğim merdivenden yukarı çıkmaya başladık. İki kapılı bir yer vardı merdivenin başında. Eliyle itip içeri geçmemizi sağladıktan sonra kapı kendiliğinden kapandı.
Yatak odası.
-"Beni neden buraya getirdiniz ?! Evime gitmek istiyorum ben !" Odada elimi bırakmıştı.
-"Yemem seni merak etme. Daha rahat konuşmak için buraya getirdim. "
-"Konuşmak isteyen kim ?!"
Arkasını dönüp gitti. Onun gittiği banyodan başlayıp gözümü loş ve karanlık sayılabilecek odada gezdirdim. Kapının karşısında yatak vardı. Sağ tarafta banyo , sol taraf ise boydan boya askılarla doluydu. Kapakları olmadığı için tek bir kırışıklık olmayan kıyafetlerinin asıldığını gördüm. Kusursuzdu. Kendisi gibi.
Olduğum yerde yani kapının yan tarafında cam vardı ama ormana baktığı için aydınlık sağlamamıştı.
Gelince etrafı incelemeyi bıraktım. Yatağın önünde ki uzun , ne olduğunu bilmediğim şeyin üstüne oturup elini yanına vurdu.
-"Gel."
Başımı iki yana salladım.
Bana bıkkın bıkkın bakıp yanaklarını şişirip ofladı. Gözüme oldukça sevimli gelmişti.
-"Seni kucağıma oturtmamı istemiyorsan kendi isteğinle gel ve otur. "
Gözlerim korkuyla açılıp kapandı. Tıpış tıpış dediği yere oturdum.
-"Benden kaçmayı çok iyi başardın. Bugün planların tutmadı ama ufaklık. " Büyük elleri yine benim küçük ellerimi sarıp sarmaladı. Avuç içleri sıcacıktı.
-"Sizden kaçtığım falan yok."
-"Şu siz lafını bıraksan artık. Senden zaten yaşlıyım bir de siz diyince iyice kendimi amca modunda görüyorum. " İçten içe güldüm.
-"Konuşmak istediğiniz şeyi söyleyip beni evime bırakırsanız sevinirim." El ele iken mantıklı cümle kurmama şaşırdım.
-"Bana kızdığın için böyle konuşuyorsun. Titriyorsun Liya. Ve bunun sebebinin ben olduğumu biliyorum. Sen çok küçüksün , bu benim sana özgürce gelmemi engelleyen en büyük neden. Anlıyorsun beni değil mi ?"
Sessiz kalma taraftarı oldum. Sadece parıldayan gözlerine baktım.
-"Büyüdüğünde anlayacaksın."
Dudaklarımı araladım.
-"Anlıyorum. Ama siz bunu bana her defasında anlatıp sonrasında tekrar aynı şeyleri yapmanızı anlayamıyorum. Ben sizden uzak duruyorum. Olması gerektiği gibi. Fakat siz söylediklerinizin aksine...baksanıza evinize , odanıza getirmiş ellerimi tutuyorsunuz ! Siz benim aklımı karıştırıyorsunuz artık çok bunaldım bu durumdan. "
Ellerimi bırakıp yüzümü kavradı.
-"Kendimi senin yanında bulmak istiyorum. Sonra bu masum yüzüne bakınca vicdanım ortaya çıkıyor. Dokunmamalıyım diyorum , aklımı başıma toplamalıyım diyorum. Sadece arkadaşımın kızı gözüyle bakmak istiyorum...bakamıyorum güzelim. Bana çok kızıyorsun değil mi ?"
Kızıyor muydum ? Kızgınlığım vardı. Hemde çok.
Şimdi düşününce belki de en çok kendime kızmalıydım. Bu durumun sorumlusu bendim. Onu ilk gördüğümde farklı hissetmiştim. Yanlış , yasak olduğu halde bile bile kalbime girmesine izin verdim.
Şimdi onu da kendimi de zor duruma soktum. O da elbette hatalıydı. Mesela beni öpmüştü. Hayranlığıma cesaret kazandırmıştı. Yada ben öyle hayal ettim.
-"Size değil. Kendime."
Kollarıyla beni sarınca şok oldum. Konuşmasını bekliyorum evet ama sarılmasını değil.
-"Senin hiç bir suçun yok. Asla öyle düşünme. Bir suçlu varsa o da benim. Ama inan bana konu sen olunca herşey birbirine giriyor. O kadar kısa sürede aklımı doldurdun ki buna inanamazsın. " Eliyle ensemdeki saçlarımı okşayıp bir yandan başıma öpücükler konduruyordu. Ben ise teninden aldığım kokuyla hayat buluyorum. Dokunuşlarının cezbediciliği her geçen dakika ona olan hislerimi kuvvetlendiriyordu.
-"Sonuç olarak? " dedim. Burayı bir yere bağlamalıydık öyle değil mi ?
Saçlarımda hareket eden elini çeneme kaydırdı. Yüzlerimizi birbirine yaklaştırdıktan sonra sanki gözlerinde eriyen bir şeyler gördüm. Nasıl olur da bu denli güzel bakabilir ?
-"Düşündüm ki , bütün yanlışlığımıza rağmen senden vazgeçemeyişime bir nokta koyayım. "
Yine aynı sona varacağımızın korkusuyla gözlerimi kırpıştırıp nefesimi tuttum.
-"Çok güzelsin. Çok kırılgansın. Seni ne kadar istediğimi görünce korkacaksın. Hatta şimdi olduğu gibi seni her kollarıma aldığımda titreyeceksin. Hiç bir şeye zorlamam ben insanları. Tam burda da senin kararların geçerli olacak. Yanında olmamı istiyorsan ben buradayım Liya. Sana şuan tek bir şans veriyorum , gitmek istiyorsan yaşayacağımız zorlukları kaldıramam diyorsan gidebilirsin. Bu seçim senin." dedi ve uzun soluklu konuşmasını bitirdi. Beklediğim şekilde sonuçlanmadığı için oldukça rahatlamış ardından tekrar stres olmuştum. Çünkü bir yola gireceğimizi anlatan konuşmasının sonunda cevap vermeliydim.
O kadar heyecanlıyım ki.
Resmen birlikte olmak istediğini satır satır itiraf etti.
Nasıl olur da istemem derim ? Diyemem ! Karşımda büyülendiğim adam oturup beni istediğini anlattı!! Tanrım lütfen bir rüyada olmayayım.
Bakışlarımı usulca göğsüne indirdim. Çenemdeki elini çekmiş dikkatlice yüzümü izliyordu.
İlk önce bir güzel yutkundum. Ardından heyecandan kekelememek için dua ettim. Bu yaptığımız umarım günah listesine girmez.
-"Bana iki tercih sunmanıza gerek yoktu." Siz diye hitap etmekten kendimi alamıyorum. Bu elimde değil gerçekten.
Başını hafif sağa yatırıp dolgun dudağına dişlerini geçirdi. Bacaklarımdan aşağıya bir şeyler akmış gibi hissettim. Bu adam bana çok tuhaf şeyler hissettiriyor.
-"Yani ?"
Daha fazla asla konuşamazdım. Çok ama çok utanıyorum. Dahasında da utanacağım bir şey yaptım. Başımı geniş kaslı göğsünü saran beyaz gömleğine yasladım. Yakın oturduğumuz için zor olmamıştı.
Küt küt atan kalbine eşlik eden ondan daha hızlı atan kalbimdi. Döktüğüm göz yaşlarının karşılığını alacağımı biliyordum. Bu kadar erken beklemiyordum sadece.
Ona yaslandığım gibi güçlü kolları bedenimi sıkıca sardı. Boşta duran ellerimi beline doladım. Ne güzelmiş ona sarılmak.
-"Benden kurtulamayacaksın. Asla ve asla." Boynumda iç çekişlerine karşılık bende kokusunu içime depoluyordum.
Bizi ayıran kapının tıklanması oldu. Direk göğsünden itip telaşla ayağa kalktım.
-"Serhan geldi." Kapıdan seslenen Hasibe teyzeydi.
-"Geliyorum." Atahan da ayağa kalkıp gömleğini düzelttikten sonra eğilip yanağımı uzun uzun öptü.
-"Daha müsait bir zamanda konuşuruz. Şimdilik birisinin bilmesini istemeyeceğine eminim. Normal davran sen."
Son kez öpüp odadan çıktı. Arkasından merdivenleri inerken elimle saçlarımı yokladım. Düzlerdi. Bu iyi.
Alta indiğimizde Hasibe teyzenin sorgulayıcı bakışlarının haricinde bana meraklı gözlerle bakan Serhan denilen kişiydi. Atahan gibi esmer ve uzun boylu olsa da onun kadar kimse yakışıklı olamazdı.
-"Merhaba ben Serhan." diyip elini uzattı.
-"Merhaba , bende Liya." dedim ve gülümsedim. Halbuki içimden kahkahalar atmak geliyor. O derece mutluyum.
-"Duydum seni ama bir türlü tanışmak kısmet olmamıştı. Akın bahsediyordu senden. Burada ne yapıyordunuz ? " Yüzüme ateşler basınca koltuğa geçip oturdum.
-"Hesap mı vereyim Serhan ? Niye geldin sen ?"
-"Allah Allah bir şey de sorulmuyor beyefendiye. Ne yapayım yanına gelecektim aradım bakmadın. Hasibe sultanı aradım sağolsun evde olduğunu söyleyince kalktım geldim." diyip yanıma oturdu.
Atahan da karşıya tekli koltuklardan birine oturmuştu.
-"İyi yaptın aferin."
-"O kadar yoldan geldim bir kahveni içerim abi." Arkasına yaslanırken bana göz kırpmıştı.
-"Yapıyorum hemen. Hepiniz içer misiniz ?" Hasibe teyzeyi ikimizde onaylayınca yapmaya mutfağa geçti.
Elim ayağım birbirine dolanıyordu sürekli. Baya bildiğiniz birlikteyiz biz. Hani şu ilk sevgililik evresindeyiz. Baya baya ! Kocaman adamla sevgiliyiz ! Ay şimdi bayılıcam. Yüreğim kaldıramıycak.
Bir de karşıdan alttan alttan bakmaları yok mu ! Kalbim hop ediyor.
-"Ulaş geldi konuştunuz mu ? Yanına geleceğini söylemişti bana ama."
-"Haberim yoktu geldiğinden. Ne ara geldi ?" diye sordu Atahan.
O sırada duruşunu inceliyordum. Her zamanki gibi ayağı dizinde arkasına yaslı oturmuş eliyle sakalını karıştırıyordu.
-"Sabah erken gelmiş. Geldiği gibi zaten Aydan'ın peşine uçmuş. Deli aşık."
Bende şuan deli divane aşık onu izlemeye bayılıyorum. Hasibe teyze kahve servisi için gelince dikkat çekmemek için kendimi toparladım. Kahveler bitene kadar bir daha onun tarafına bakmamıştım.
•••
