İçeriğe geç

EFSUNLU AŞK

Bölüm 10 · 6 dk okuma

EFSUNLU AŞK

Bölüm 10

10

Beş gün geçmişti o imalarla dolu kahvaltının üstünden. Atahan'ın çözemediğim cümlesi aklımda takılı iken daha üstüne konuşmadan gitmişlerdi. Şimdi de beş gündür eve uğramadığım için onu görmedim.

Yarın sabah Eylül'ün gitmesi gerektiği için bu akşam dışarı çıkma kararı aldık. Ama şık kıyafetler için bizim eve gelmiştik. Annem ve Akın abi yemekteymişler. Yolda gelirken Talia'yı da ayrıca arayıp hazırlanmasını söyleyip haber verdim. Beraber eğlenebiliriz. Ama eğlenmek için buraları bilen Talia'ya ihtiyacımız vardı.

Hazırlanıp alta indiğimizde dışarıdan korna sesi geldi. Talia beyaz spor bir arabanın içinden bize el sallıyordu. Kendisinin kullandığını ilk kez gördüm.

Ama hava buz gibi olduğundan düşünmek yerine arabaya atladım.

-"Selam kızlar ! Bu gece uçmaya hazır mısınız ?!"

-"Evet evet ben hazırım !"

-"Ben pek emin değilim sanki. Ürkütüyorsunuz." dedim.

Onlar beni daha da ürküten kahkahalarını attılar. Anlaşılan gece uzun olucak.

Talia gürültüden geçilmeyen bir barın önüne arabasını park etti. Talia ve zengin çevresinin geleceği lüks kulüplerin aksine burası baya her tipin olduğu bir bar. Ayrıca gerçekten korkutucu.

-"Başımıza bir şey gelmesin burada ?" dedim korkulu gözlerle.

İkisi bana göz devirip önden yürümeye başladılar. Üzerime çevrilen erkek gözleri yüzünden hızlı adımlarla onları takip ettim.

Zorla bulduğumuz boş köşeye yerleşirken anneme haber vermek adına aldığım telefonda mesajı yeni gelmişti. Akın abinin babasının rahatsızlandığını Bursa'ya acilen gidip eve gelemeyeceklerini bildirmişti. Bende bulunduğumuz barın ismini ne olur ne olmaz diye söyledim.

Yaklaşık üç saat sonra kızlarla ortada zil zurna sarhoş çılgınlar gibi dans ediyorduk. Ama öyle böyle bir dans değil. Artık yorulunca bizim masayı bulmaya çalıştım. Sendelerken etrafta kim varsa ondan destek alıp yürüyordum. Bulunca dirseklerimi masaya koydum. Yarım kalan içkimi başıma dikleyip hıçkırdım. Gözlerim etrafı artık hafiften puslu gördüğü sırada kızlar birbirlerine kolları dolanmış şekilde geldiler.

-"Ben...ben..var ya..ne diycektim ? Hah ben çok şeyim. Neyim ? Şey şey sarhoşum kızlar."

Talia'ya katıldığımı belli eden baş hareketlerimi kontrol altında tutmak zordu. Beynim allak bullaktı.

-"Ay elleniyorum sapık var yardım edin !!" Arkamdan dolanan kolla cırlayıp çırpınırken beni çeviren kolun sahibine baktım.

Bakışlarına hasta olduğum adam nerden buldu beni burda ?

-"Kızım bela mısınız siz ?! Ne işiniz var böyle sikim yerlerde?!! "

Müziği bastıran sesiyle kaşlarımı çattım.

-"Şiişt." İşaret parmağımı dolgun dudaklarına bastırıp

-"Küfür etme." dedim.

-"Yarım saattir sizi arıyorum ve sen küfür etme mi diyorsun ?! Görürsün küfür neymiş !!"

Gözlerimi yanımızda yiyişenlerden çekip elimi yanağına kaydırdım. Ne kadar yumuşakmış teni.

-"Kullandığın bir ürün mü var ? Benim yüzümden daha yumuşaksın." dedim ve ardından hıçkırdım.

Nerden çıktı hıçkırık ya ?

Yüzü öfkeye büründü.

-"Sensin yumuşak ! Sen cidden sarhoşsun ! Allah'ım sabır ver bana !"

Kollarının arasından sıyrılıp masaya yaslanmaya devam ettim. Olduğum yerde müziğin ritmiyle sallanırken o da eline aldığı telefonuyla bir şeyler yapıyordu.

-"Bu nameler saz mı caz mı oh oh !" Talia ile Eylül şarkıyı söyleyip karşılıklı oynarlarken istemsiz güldüm.

Biraz sonra bir yada iki tam sayamıyorum adam geldi. Eşyalarımızı niye aldıklarını soramadan kolumdaki büyük elle sürüklenmeye başladı.

-"Hey hey dur. Eylül nerde ? Talia ?" Sürekli arkaya dönme çabalarımı boşa çıkarıp beni sertçe tutuyordu.

-"Ya canım acıyor !!" diye bağırınca tutuşunu biraz olsun gevşetti.

Atıldığım arka koltuğa yerleşmek için ayağımda canımı yakan topuklu botların fermuarını açıp döşemeye bıraktım. Bacaklarımı kendime çekerken yanıma oturdu.

-"Arkadaşlarım nerde ?" diye sordum mayışık ses tonumla. Arabanın sıcak olmasından dolayı çok uykum gelmişti.

-"Talia evine götürülüyor. Eylül önde uykuya daldı farkında değilsin herhalde." Arabaya koyulduğunu görmemiştim bile. Eğilip bakınca gördüm. Çoktan sızmış.

Yerimde kıpırdanıp yatacak rahat bölge bulamayınca çekinmeden Atahan'a sokuldum. Kesinlikle sarhoşluğun cesareti.

-"Hadi sarıl bana." dedim mırıldanarak. Kaldırdığı kolunun altına girip göğsüne yanağımı ve elimi koydum. Dünyanın en rahat uyuma şeklini bulduğum için kendimi tebrik edip gözlerimi kapattım.

'

Sabah gözlerimi açtığım yer kendi yatağımdı. Ama yabancı olan başımı koyduğum sert göğüs. Dün gecenin görüntüleri bir bir gözlerimin önüne düştü. Utançla gözlerimi yumdum.

Atahan'ın gelişi , arabada ona sokulmam , eve gelince benimle uyuması için bas bas bağırıp sarılarak uyuya kalmam. Herşeyi hatırladım. Hani sarhoş olanlar hatırlamazdı. Ben neden hatırlıyorum ya ?!!

Durun durun.

Belki de hatırlamıyorumdur. Neden olmasın?

İçimden sırıtıp doğrulmaya çalıştım. Benim kalkmamla askıları sıyrılmış elbisemden dantel südyende olan göğüslerimin gözükmesi bir oldu. Hemen düzeltip yataktan çıktım. Atahan da hareket edip gözlerini açtı. Şu uykulu haliyle öyle masum ki.

-"Sen...senin ne işin var burda ?!!" diye bağırdım rol gereği. Sanki kendim zorlamamışım gibi.

Gözlerini ovuşturup yataktan çıktı.

-"Ne bağırıyorsun sabah sabah ? Zaten kafamın içine ettin tüm gece."

Yanağımın içini ısırıp ona baktım.

-"Ne yaptım ki ? Hatırlamıyorum." dedim korka korka. Biraz da utançla.

Muzip bakışları gözümden kaçmadı. Yatağın kenarından dolaşıp önüme geldi. Büyük iki elini yüzüme koyunca iç çekişimi engelledim.

-"Beni tekrar öp diye yalvarıp durdun." Söylediği yalan karşısında gözlerimi büyütüp itiklediğim ellerine vurdum.

-"Yalancı ! Öyle bir şey söylemedim ben !" Büyüyen gülümsemesi ile ellerini ince belime sardı. Böylelikle göğsüne yapışıp hale geldim. Bir hamlede çevirip sırtımı yatakla buluşturdu. Yataktan sarkan bacaklarımı bacaklarının arasına sıkıştırıp üstüme eğilene dek put kesilmiştim. Her hareketine bakışına hayranlık duyduğum adam bana hayli yakındı ! Nefes alamayacağım kadar yakın !

-"Hani hatırlamıyordun ? Evet yalvarmadın ama ben yine de öpeceğim." demesiyle dudaklarımı esir aldı.

İlk içim itme isteğiyle doldu. Sonra nazik , yumuşak öpüşüyle dolgun dudaklarını dibine kadar hissedip uyuştum. Olanlara inanamıyordum. Beni ikinci defa öpüyor !! Bu sefer ki ayaklarımı yerden kesen türdendi. Durduramadığım hisler yüzünden yanlış olduğunu bile bile onu amatörce öpmeye yeltendim. Ama o benden daha usta daha istekli durmaksızın öpüyordu.

Ellerimi ne zaman doladığımı bilmediğim boynundan çekerken dakikalardır öpüştüğümüzün farkına vardım. İkimizde çekildiğimizde nefes nefese gözlerimizi buluşturduk. Çok derin bakıyordu. Böyle gözleri dipsiz kuyu gibiydi ama o çok uzaktan gelen parıltıyı görebiliyordum.

Belki de bu anı hiç unutmamak için hafızama kazımalı ve her gece hayal ederek taze tutmalıydım. Rüya gibiydi. Sanırım sondu. Birazdan da yanlışlıkla öptüğünü söyleyecekti.

-"Sen var ya , büyü gibisin kızım." Bulunduğum durumun gerginliğine rağmen gülümsedim. İltifatı ruhumu okşamıştı. Karşımda benden yaşça büyük adamın beni beğendiğini tam şuanda anladım.

-"Neden , yine neden ?" diye sordum.

Üstümden kalkmamıştı. Ama ağırlığını vermeden ellerinden destek alarak duruyordu. Burnunu yanağıma bastırdı. Oradan kulağıma kadar sürttü ve altında nefesimi tutmama neden oldu. Duracağını sanarken bu defa boynuma indi. Dudağını değdirdiği gibi huylanıp başımı yatırdım. Çok huylanmıştım.

-"Yapmayın." dedim ve ellerimi göğsüne koyup ittim. Yada itemedim desem daha doğru olur. Başımla boynum arasında kalıp çekilmedi.

-"Neden sana karşı koyamadığımı düşünüyorum sürekli. Küçücük bir kızsın ama aklımdan çıkmıyorsun. Çok yanlışsın Liya çok." Kısık sesini duymak için başımı biraz geri çekmek zorunda kalmıştım. Gerçekten böyle mi düşünüyordu ? Yanlış bir şey olduğunun elbette farkındaydım fakat onunla aynı düşünceleri paylaştığımı bilmiyordum.

-"Beni tekrar öptünüz. Eğer beni kullanıyorsanız cidden fena bozuşuruz." Sarsılan göğsüyle dizlerini yatağa bastırıp ellerini çekti ve üstümde oturur şekilde ellerimi tuttu. Tek tek parmak uçlarımı öptüğünde ruhum gökyüzüne doğru kanat çırpıyordu.

-"Sen beni tehdit mi ediyorsun küçük kız ?"

Başımı sallayınca tebessümü daha da büyüdü. Ellerimi bırakmadan kalkınca bende onunla kalkmış oldum. Gözlerimi gözlerinden ayırmadan onu izledim. Sanırım günlerce yüzünü izleyebilirim.

Çok çekici. Evet kesinlikle çok çekici.

-"Seni tekrar öpmeden git bence."

Hayır ama !

-"Bana cevap vermeden olmaz !" Sonuçta gelip öpen bir insanın nedeni olmalı.

-"Gitmem gerek işim var. Gelirim sonra." Saçlarımı geriye atıp dudaklarını alnıma bastırdı. Ardından bir şey dememi beklemeden gidiverdi.

Kendime gelmek için soğuk suya ihtiyacım vardı. O yüzden koşarak banyoya girdim. Sırıtmaktan kendimi alamıyorum. Resmen birlikte uyuduk !!

Aynanın karşısından geçerken bir durakladım. Gördüğüm görüntüyle hem gözlerim yerinden fırladı hemde çığlık attım.

Bu tipimle mi öptü beni ?!! Üstelik o kadar yüzüme baktı !! Tanrım !! Olamaz !!

Göz altlarıma eyeliner akmış saçım başım birbirine girmişti. O kadar içersem iyi oldu bana.

Ama odaklanmam gereken Atahan'la yapacağım konuşma olmalıydı.

•••

Umarım zevkle okuduğunuz bir bölüm olmuştur. Yorumlarınızı bekliyorum , bir sonraki bölümde görüşmek üzere !

Bölüm sonu

6 yorum