İçeriğe geç

EFNAN

Bölüm 14 · 12 dk okuma

EFNAN

Bölüm 14

On Dört

•

Göğüs kafesim belirli aralıkta sıkışırken güçlükle nefes alabiliyordum.

Örtünün altında bacaklarıma kollarımı sarmış otururken durmadan oraya buraya bakıyor sabit duramıyordum.

Tam olarak ne yaşadık?

Tanrım rüya değil değil mi?

Lütfen gerçek olsun.

Sanki..sanki kanayan yaralarım kurumuştu. Kabuk bağlayıp iyileşecekler miydi? Olabilir miydi?

Yıllar sonra tüm bu acı bitecek mi?

-"Geldim."

Gelen aramanın önemli olduğunu söyleyerek bir kaç dakikadır konuşmak için gitmişti.

Devran evet eski kocamdı. Ama ilk kez tanışıyormuş gibi soluksuz bir heyecan yaşıyordum. Bu normal mi bilmiyorum. Belki de gerçekten farklı bir adama dönüştüğü içindi bu ilkmiş gibi yaşadığım heyecan.

Dudağımı ıslatıp gözlerimi gözlerine çevirdim. Yanıma oturmadan kaçıncı olduğunu saymadığım kadehini bitirdi.

Alttan yukarı ona bakarken iyice gözümde büyüyordu.

-"Uykusuz görünüyorsun. Hava iyice serin oldu zaten kalkalım."dedi beni incelerken.

Başımla onayladım. Yeterince utanıyordum ve daha fazla kalbim sıkışırsa bu gece ölecektim.

Önde ben arkamda Devran içeri girmiştik. Kapıyı kapatıp arkamda yürümeyi sürdürdü.

-"Kaldığın odada kullandığın kıyafetler duruyor."

Tekrar başımı salladım. Göğsüm havayla yükseldi. Önünde dururken ellerimle oynuyor göğsüne bakıyordum. Ne yapıyorduk şimdi tam olarak?

-"Sen..yatmıyor musun?"diye sordum. En sonunda konuşabilmiştim.

Sert çehresine, yakışıklı yüzüne bakıp da iç çekmemek çok zor. Olgunlaşmanın verdiği ayrı bir hoşluğu vardı.

-"Birazdan."

Ev sessizdi. Biz sessizdik. En az benim kadar ne yapacağını bilmediği aşikardı.

-"Peki ben yatayım."dedim.

-"Yat. Uyuyamazsan.."

-"Gelirim."dedim hemen.

Belli belirsiz başını sallayıp onayladı. Gözlerimiz birbirinden zorla kopmuştu. Odaya girdiğim an pek de güzel olmayan anlar aklıma geldi. Daha doğrusu acılar.

İlk önce banyoda yüzümü mecburen sabunla yıkayarak makyajımı temizledim. Dalgalı saçlarımı elimle dağıtıp geriye attıktan sonra odaya geri gittim ve üstümü çıkarttım. Büyük dolaptan o zaman Yade ablanın getirdiği eşyalardan aldım.

Üstümdeki tulumu çıkarttığımda sadece külodumla kalmıştım. Aceleden südyen de giyinmemiştim.

Dolaptaki iç çamaşırlardan yeni bir külot alıp giyindikten sonra saten pijama takımını da giyindim. Adeta balayı çantası hazırlar gibi koyduklarına gülmeden duramadım.

İnce fırfırlı askısıyla göbeğime kadar inen bluzun altına kenarları dantelli bir şort takımdı. En azından rahat olacak.

Gerçekten şu an sorun bu mu Efnan?!

Devran'la ne yapacağımı hala bilmeden burada durmuş ne düşünüyorum.

Tanrım.

-"Efnan?"

Yerimde sıçradım.

Kapıyı tıklattı.

Elimi kalbimin üstünde gezdirip derin derin soluklarla kapıya yürüdüm ve kolu yavaşça aşağı indirdim.

Gözlerinin üstümde dolaşmasını es geçerek yüzüne uzun uzun baktım.

-"Telefonun çalıyordu." Uzattığı çantamı aldım ardından içinden telefonumu çıkartırken odaya döndüm ve çantamı pufun üstüne bıraktım.

-"Yade abla aramış."dedim kısık tonda. Muhtemelen neler olduğunu merak etmiştir.

Yine de belki farklı bir şey olmuştur diye geri aradım. O esnada bacağımı altıma alarak yatağın kenarına oturdum. Banyodan gelen ışıkla karanlık oda aydınlanırken başımı çevirip kapıda durmayı sürdüren adama baktım.

-"Gelsene."dedim kalbim küt küt atarken. Bunu bekliyormuş gibi içeri adım attı perdesi açık cama doğru ilerledi.

-"Uyandırdım mı?!" Yade abla kısık seste telaşla açmıştı.

-"Yok abla uyumamıştım."

Gözlerimle Devran'ı takip ediyordum. Panjurları indiriyordu.

-"Telefonu da açtığına göre evdesin. Kardeşimi bir başına yalnız mı bıraktın?" Acıklı acıklı çıkarttığı sesine dudaklarımı birbirine bastırdım. Aksi halde gülecektim.

-"Hayır."dedim yalnızca.

-"Ne hayır..birlikte misiniz?"

-"Evet."dedim bu sefer de.

Sevinç nidalarını Devran'ın duymamasını umuyorum.

-"Şifreli mi konuşmaya başladınız? Ne oluyor?" Belli ki merak eden adam daha fazla kendini tutamamıştı.

-"Ay tamam kapatıyorum!" Yade abla telefonu pat diye kapatınca bende kulağımdan indirdim ve başımı kaldırıp Devran'a baktım.

-"Ne yaptığımı sordu öyle başka bir şey yok."diyerek yataktan indim.

-"Niye kapattın? Karanlık oluyor iyice."

-"Gece lambası mı alalım sana?"

Alayına göz devirip banyonun ışığını kapattım. Resmen zifiri karanlık oldu.

-"Baksana." Yatağı bulmaya çalışırken Devran'ın göğsüne çarpıp durdum.

-"Etrafta dolaşıyorlar. İstersen üstte bir odaya geç."

Hırıltılı nefeslerimiz ve sıradanlıktan uzak kalp atışlarımızla dip dibe duruyorduk. Elinin belime doğru kaydığını hissettim. Sol eli ise kolumdan sırtıma ulaşmıştı.

-"İyi burası."diye mırıldandım.

-"İyi mi?"

Başımla onayladım.

Neyle ilgili konuşuyorduk hiçbir fikrim yok.

Çenesini başıma yasladığında ise bütün her şey silindi. Gözlerim kapandı ve bedenim büyük bir yükün altından kalktı.

Hala rüyada olduğumu düşünüyorum.

Yüzüm boynuyla göğsü arasında kaldığında ciğerlerimi ferahlatan kokusunu içime doldurdum. Bir zamanlar bu koku burnumda olmadan yatağa girmezdim.

-"Bir cevap vermedin. Sessizliğini kabul olarak görüyorum."

Bir şans vermek.

Birbirini tanıyan iki yabancıya.

Sesimi çıkarmadım. Aklımda dolaşan türlü soruları kulak arkası ettim. Daha ne kadar yara alabilirim ki? Ya da artık ne kaybederim?

İç çekip geri çekildi.

-"Yat dinlen. Geç oldu."

-"Olur."dedim.

Benden önce davranıp yatak başucunda yer alan abajuru açtı. Ufak adımlarla yatağın örtüsünü kaldırdıktan sonra yatağa uzandım. Eğildi üstümü örttü.

Gülümsedim.

-"İyi uykular."

-"İyi geceler."dedim uyumadan önce yüzüne tekrar tekrar bakarak.

'

Sabah gözlerimi adeta hiç uyumamışım gibi açtım. Fakat fazlasıyla dinlenmiş hissediyordum.

Banyoda elimi yüzümü yıkayıp saçlarımı çantamdaki tokayla at kuyruğu yaptım. Ardından üstüme uzun kollu ayak bileklerime kadar uzanan sabahlık geçirdim.

Odadan çıkarken saat sabah sekizi gösteriyordu.

Mutfaktan salona geçen bir kadınla karşılaşınca beni saygıyla selamladı.

-"Devran uyandı mı?"diye sordum.

Evde birini görmeyi beklemediğim için açık bıraktığım sabahlığın kuşağını bağladım.

-"Devran bey bahçede efendim."

Başımı sallayıp ön bahçeye açılan kapıya yürüdüm. Açık kapının önüne gelmiştim ki Devran çoktan beni gördü.

Dün geceki travmam olan köpekle birlikte yanında korumalarından bir kaçı vardı.

Direkt olarak döndü ve bana doğru ilerlemeye başladı. Yaklaştığı gibi nazikçe kolumdan tutarak beni eve soktuktan sonra kapıyı kapattı.

-"Sen beni katil etmeye mi çalışıyorsun acaba?"demişti dişlerini sıkarak.

-"Dur ya Devran." İttirmesine son verince dönüp yüzüne baktım.

-"Efnan. Şu üstüne başına dikkat etmeden camın önünden bile geçmiyorsun. Anladın mı?" Çatık kaşlarına ve sinirli yüzüne karşılık şaşırmıştım.

Pekala.

Eskiden de kıskançtı ancak şimdi pek bir sertleşmiş.

-"Abartmıyor musun biraz?"

Cevapsız kalarak geniş sırtını izledim. Masanın başına geçtiğinde gözlerini üstüme dikti.

-"Gel." Komutuyla ayaklarımı hareket ettirip çektiği sandalyeye oturdum. Sağ tarafımda baş köşeye oturduğunda bir ona bir kendime baktım.

Yataktan kalkmış sabahlıkla karşısında dururken kendisi kırışıksız jilet gibi bir lacivert takımla oturuyordu.

-"Uyuyabildin mi?"

Başımla onayladım.

Hiç normal bir durumun içinde değildim. O yüzden nasıl davranacağımı bilmiyorum. Kendimi tuhaf ve eğreti hissediyordum.

Yapbozun oturmayan parçası gibi.

Halbuki çok mutluydum.

-"Çay ister misiniz?"

Yanımda duran kadına bakmadan başımı salladım.

-"İstemiyorum teşekkürler."

Devran'ın evine gittiğim gün geldi aklıma. Aynı böyle diken üstündeydim. Sıcacık aile ortamından çıkıp hizmetlilerin bakışı altında yemek yemeye çalışmak çok zor gelmişti.

Ekstra olarak anne ve babasını belirtmiyorum bile.

-"İçeri geçebilirsiniz." Devran'ın emri üstüne adım sesleri uzaklaşırken portakal suyundan bir yudum içtim.

Gece farklı hislerle girdiğimiz bu yol gündüz gözüyle beni içime kapattı. Tam olarak sindiremedim. Ağır bir gerçekti bu. Yıllar üstüne tekrar yan yana olmak. Tekrar denemek.

Denemek ne kötü bir kelime. Tekrar sevmeyi mi deneyecektik? Ben hiç bırakmamıştım ki. Birbirimizi mi tanıyacaktık? Zaten aynı insanlar değildik.

-"Ne düşünüyorsun?" Kahvaltı tabağıyla ilgilenen adama göz ucuyla bakıp önüme döndüm.

-"Bir şey düşünmüyorum."

-"Problem ne?"

Omuz silktim.

-"Normal bir rutinde değiliz."dedim.

Başını salladı.

-"Normalleştirmeye çabalayacağız."dedi ve masada titreyen telefonunu aldı.

-"Olur."dedim yalnızca.

Telefon görüşmesini yaparken bir toplantıdan bahsettiği için dinlemek yerine kahvaltı yapıyordum.

Karnımı pek istekli olmasa da doyurduğumda Devran konuşmasını sonlandırmıştı.

-"Çıkacaksan bende giyineyim mi?"diye sordum.

Kalbi gözleri tamamen aşık olduğum adamdı. Ama nasıl anlatılır bilmiyorum her şeye rağmen yabancı geliyordu işte. Büründüğü adam değişen karakteriyle çekinmeme neden oluyordu.

-"Nereye gideceksin? Bir kaç saatlik işim var. Geleceğim."dedi çatılmaya yüz tutmuş kaşlarıyla.

Dudağımı ıslatıp elimi yanağıma yasladım.

-"Benimde evim var ya hani.."

Yüzü ifadesiz bir hal almıştı. Gözlerini gözlerimden ayırıp güçlü bir nefes aldı ve sandalyesini ittirerek kalktı.

-"Tamam hazırlan bekliyorum."dedikten sonra bir kaç adım atmıştı ki ayağa kalkıp kolunu tuttum önüne geçtim.

-"Devran."

Hemen bakmadı. Bir kaç saniye sonra bana bakmıştı.

-"Gelirim yine. Sende gelirsin."dedim düşüncelerini anlayabildiğim için.

Bir tek evinde kalmamla olmazdı. Bir şeyleri yoluna koymak için daha fazla zamana ve çabaya ihtiyacımız vardı.

-"İlk kez tanışmıyoruz biz. Ben baştan almak değil kaldığımız yerden devam etmek istiyorum. Yeterince vakit kaybettik."

Omuzlarımı düşürüp elimi kolundan çektim.

-"Devran koskoca altı yıl. Sende de bende de değişen çok şey oldu. İkimizinde zamana ihtiyacı var. Ben...ben bir anda adapte olamıyorum. Rahat hissetmiyorum ve alışmak içinde bir süre gerekli."

Kalbim çarpıyor. Yüzüne baktıkça dünyalar kadar servetim varmış gibi bir sonsuzluk hissediyorum. Fakat..başka eksiklik var işte.

-"Gerekli olan alışma süreni yan yana daha kolay atlatamaz mısın?"derken kaşları derince çatılmıştı.

-"Bilmiyorum."diye mırıldandım.

-"Neyse tamam Efnan. Nasıl istiyorsan öyle yapalım."dedikten sonra salondan çıktı gitti.

Yanlış bir şey mi söyledim?

Oflayıp kaldığım odaya girdim. Dünki tulumumu üstüme geçirip çantamı koluma astım ve ayakkabılarımı giyindim.

Devran da bahçede arabalardan birine yaslanmış sigara içiyordu. Geldiğimi görünce baş işaretiyle bir korumaya kapı açtırdı.

Yüksek arabanın arka koltuğuna yerleşip bacaklarımı birbirine bastırdım. Telefonumda bir sürü bildirim vardı. Sosyal medyada bir çok magazin sayfası dün geceyi paylaşmıştı.

Özellikle Devran'dan bahsediliyordu.

-"Eve mi?"

Yanıma yerleşen adama bakmak için telefonumu kapattım.

-"Evet. Akşama bir lansmana davetliydim. Bu durumda gidilir mi emin değilim."dedim boşluğu izleyerek.

-"Boşver boş işler."

Gözlerimi devirdim. Bir şey söylemedim.

Böyle her şey sanki olağan halindeymiş gibi davranıyor olabilirim fakat hala içinde bulunduğum durumun şokundan çıkmış sayılmam.

Yol boyu sessizliğimi korudum. Devran da pek konuşma yanlısı değildi ki herhangi bir cümle kurmamıştı. İkimizde kendimizi dinliyor gibiydik.

Eski apartmanın önünde duran araçtan önce şoför indi. Devran ile birbirimize döndük baktık.

-"Görüşürüz o halde."dedim mırıltıyla.

-"Görüşürüz."

İçimden geçen doya doya boynuna sarılıp gitmekti ancak henüz onu yapacak cesaretim yoktu.

O yüzden gözlerimle ona sarılmakla yetindim. Çantamı alıp arabadan indikten sonra direkt olarak apartmana girdim.

Sanki yaşadığım bir rüyaydı ve uyanmıştım. Öyle bir ürperme gelmişti.

Eve girdiğimde yapmam gereken görüşmeleri yaptım. Bir kaç firmanın iş teklifine dönüş yaptım. Bazıları ürün tanıtımı bazıları koleksiyon fotoğraflarının çekimiyle ilgiliydi.

Mete beyle yaşadığımız olaya rağmen çekilmemiş olmaları benim şansımaydı.

Telefon görüşmelerimi son olarak Yade abla ile sonlandırdım. Heyecanla neler olduğunu merak ederken ona kısa bir özet geçecektim ki beni konuşturmadı. Yüz yüze daha heyecanlı olacağını söyleyerek evine çağırmıştı.

Akşam için sözleşip kapattıktan sonra evi toparlamaya giriştim. Bir kaç gündür yoğunluktan ötürü dağınık bırakmıştım. İyi bir temizlik yaptım. Normalde ortak alanları kızlarla temizlerdik fakat bir süredir ben kullandığım için mecburen yalnız temizliyordum.

Dip bucak temizliği bitirmem yaklaşık olarak dört beş saatimi almıştı. Yorgunluktan bitap düşmüş halde kendimi duşa attım.

Suda iyice gevşeyip bedenime peeling saçıma hoş kokulu bir maske yaptıktan sonra duştan çıkmıştım. Saçımın ıslaklığını havluyla alırken bir yandan telefonuma bakıyordum.

Hayatımın en sosyal dönemini yaşadığım aylardaydım. Sosyal medyada influencer diyeceğim bir kaç kızla davetlerde tanışmıştık. Bu renkli dünyaya çok ayak uyduramıyordum ancak çaba gösterdiğimi söyleyebilirdim.

Moda konusunda başarısıyla tanınan Nida ise benim yaşlarımda bir kadındı. Akşamki lansmana giderken beni almayı teklif etmişti.

Dün geceki haberleri görmemiş olması imkansızdı. Haliyle ona bundan bahsettiğimde sosyal medyada haber olmanın daha fazla işe yaradığını söylemişti.

Yalnız katılmak yerine birlikte gitmemiz için ısrarda bulunmasından ötürü geri çevirmedim. Kendime farklı bir yol çizmiyordum. Sadece olurunu deniyordum.

Hazırlanmaya başlamadan önce Yade ablaya bir iki saat gecikeceğimi bildirip saçlarımı kurutmaya başladım. Hava bugün çok sıcaktı. O yüzden hafif nemli bıraktığım saçlarımı ensemde toplayıp spreyledim.

Bir yalıda yapılacak lansman daveti markanın yıldönümü partisiydi.

Bu bir kaç ayda davetlerde giyinmek için almış olduğum elbiselerden birini dolaptan çıkarttım. Altıma ince bir külot geçirdikten sonra kısa elbiseyi giyinip fermuarını çektim.

Tam bir yaz elbisesiydi.

Sade ten makyajıyla hazırlanmayı sonlandırıp bir kaç takı taktım. Çantama eşyalarımı koyduğum esnada telefonum çalmaya başladı.

Kayıtlı olmayan numaraydı.

Tereddüt etsem de açtım.

-"Efnan?"

Devran.

Yutkunup yatağımın ucuna oturdum.

-"Efendim."diye usulca konuştum. Nasıl da anında dizlerimin bağı çözüldü.

-"Ne yapıyorsun?"

-"Dışarı çıkacaktım hazırlanıyorum. Sen ne yapıyorsun?" Ona sorarken bir yandan elimle yüzüme hava yapıyordum.

Bir kaç saniye nefesini işittim.

-"Nereye yine?"

-"Davet var diye bahsetmiştim. Arkadaşımla gideceğiz. Sorun mu var?"

-"Sorun oluyor Efnan evet. Bütün...neyse tamam. Seni almaya birini gönderirim. Gecikme."dedi sert bir tonda.

Omuzlarımı düşürüp nefesimi üfledim.

-"Gerek yok. Yade ablaya geçeceğim zaten."

-"Gereğini sormadım." Ne bu tavır şimdi bu adamda.

-"Pekala tamam."dedim pes ederek.

-"Gideceğin yeri mesaj atarsın."dedi ve telefonu kapattı.

Cidden anlamıyorum. Tekrar baştan tanışmamız gereken bir haldeymişiz gibi hissediyorum. Özellikle Devran tarafından.

Kendi kendime geçiştirerek evden çıktım. Davette Nida sayesinde bir sürü kişiyle tanıştım. Ki çoğu benden haberdardı. Dedikodu magazin böylesine hızlı yayılırken haliyle ilgi odağı olmuştum.

-"Aşkım bak şimdi kullanmana gerek yok. Story atman yeterli oluyor." Özgür tanıştığım en kibar erkeklerden birisi olabilir. Daha ilk dakikadan oldukça samimi davranmıştı.

Gelen ürünlerin sosyal medyada paylaşılması kısmını hala henüz çözemediğim için onunla ilgili sohbet dönüyordu.

-"Hala alışamadım oturup video çekmeye."dedim utanarak ve gülerek.

Omzuma hafifçe vurup içkisine uzandı.

-"Evet kendi başına konuşup anlatmak ilk başlarda komik geliyor. Alışıyorsun ama rutin oluyor."

Davetin sahiplerini etiketleyerek atılan storylerden sonra canlı müzik ve biraz şampanya ile sohbet devam etmişti.

En son gözüm gürültüden telefona kaydığında Devran'ın aradığını görmemle kalbim hızlandı. Hızlıca açtım.

-"Seni bekliyorum."dedi açtığım gibi.

-"Sen mi geldin?"diye sordum şaşırarak. Birisini göndereceğini söylemişti.

-"Evet hadi."

-"Tamam geliyorum."dedim ve aramayı sonlandırdım.

-"Bizde çıkalım mı kızlar?" Özgür diğerlerine sorarken onlar da buradan başka bir partiye geçeceklerini söylediler.

Benimle birlikte dört beş kişi halinde yalının kapısından çıktık. Merdivenleri inerken Özgür haberlerden dolayı fazlasıyla merak ettiği Devran'ı bana soruyordu.

-"Kocan olay hayatım."

Kıkırdayarak çantamı omzuma astım.

-"Eski eşim diyoruz biz ona."

-"Eskisi mi kalmış? Delisin galiba. Adam dövmüş senin için."diyen Nida oldu.

İç çekerek gülümsedim ve başımı kaldırdım. Karanlıkta dahi parlayan spor arabasına yaslanmış adama gözüm gitti. Beni gördüğünde sigarasını attı ve dikleşti.

Yanımdakiler fısıldayarak beni utandıracak cümleler sarfediyordu.

-"Keşke kadın olsaydım." Özgür'ün bu cümlesiyle utançtan dudaklarımı ısırıp gülmemek için kendimi sıktım.

Nida gür bir kahkaha atıp Özgür'ün koluna girdi.

-"Ben sana daha yakışıklısını bulurum."

Devran'a yaklaşmadan arkamı döndüm.

-"Tanıştığıma çok memnun oldum. Güzel bir akşam oldu."dedim gülümseyerek.

Kızlar uzaktan öpücük atıp el salladılar. Özgür ise mahsun bakışlarıyla bir bana bir Devran'a bakarken gülümsemem büyümüştü.

Deli ya.

Onları arkama alarak Devran'a yürümeye başladığımda ayağımdaki topuklu terlikler artık beni yormaya dönmüştü.

-"Merhaba."dedim mırıltıyla.

Durgun gözleri önce etrafı inceledi ardından beni baştan aşağı süzdü:

-"Gece hayatına alışmış görünüyorsun."

-"Ayak uyduruyorum diyelim."dedim karşılık olarak.

-"Canın isteyince her koşula uyum sağlıyorsun demek ki."dedi ve binmem için kapıyı açtıktan sonra kendi tarafına geçti.

Ne demek istedi şimdi?

Aklımı bulandırarak beni iyice düşünceli birine çeviriyordu.

-"Efnan."

Hala binmediğimi fark edince koltuğa oturup kapıyı kapattım.

-"Niye gerginsin?"

Arabayı çalıştırıp gözlerini yola dikti.

-"Gergin halim bu değil."

-"Beni sürekli tersleyeceksen eve gideyim."dedim sözleri üstüne.

-"Terslemiyorum Efnan."

-"Tersliyorsun işte."dedim sesimi yükseltip.

-"Sinirliyim çünkü gergin değilim."

Kollarımı göğsümde bağlayıp sağ bacağımı sol bacağımın üstüne koydum ve nefesimi üfledim.

-"Neden sinirlisin peki?"

-"Kendine sor."

Sinirli bir gülüş çıkarttım.

-"Bugün senin evine taşınıyorum desem bütün sinirin geçecek gibi hissediyorum nedense."

Bana yandan bir bakış atıp dudağını yukarı kıvırdı. Of. Çok yakışıklı.

-"Evde konuşuruz."dedi konuyu kapatarak.

Ardından Yade ablanın evine gitmek üzere yola çıkmıştık. Kalbim durmadan sıkışıyordu.

Devran'la ortak bir yaşamda buluşmak karar almak umarım artık iyilik getirirdi. Çünkü bizim bir ayrılığa daha gücümüz yoktu.

•

Merhaba ❤️

Çalışırken iş yerinde biraz zor tamamladım. Az da olsa yayınlıyorum. Beğendiğiniz bir bölüm olmasını diliyorummm

Sizi çok seviyorum ❤️

Buraya fotoğraf bırakamadım nedense fakat Devran olarak hayal ettiğimi insta storyde paylaşacağımm bakarsınız

Bölüm sonu

8 yorum