İçeriğe geç

Ebedi Tutsak

Bölüm 9 · 2 dk okuma

Ebedi Tutsak

Bölüm 9

Zarafet ve Kıskançlık Krizi

O gün malikanedeki sessizlik Mirza’nın o tok sesiyle bölündü. Odama geldiğinde elinde giysi kutusunun yanında kadife siyah bir mücevher kutusu vardı. "Bu akşam dışarı çıkıyoruz Lalin," dedi. "Benim dünyama davetlisin."

Kutuyu açtığımda içim rahatladı. Ölçülü, askılı, sırtında zarif bir oyuntusu olan ve göğüs dekoltesi tam kararında, asil bir duruş sergileyen siyah saten bir gece elbisesiydi. Aynanın karşısına geçtiğimde Mirza arkamda belirdi. Kadife kutuyu açtı. İçinden göz alıcı, pırlanta ve zümrütlerle bezeli ağır bir gerdanlık çıkardı. Gerdanlığı boynuma takarken o hırıltılı nefesi kulağımı okşadı. Aynadan bana baktı; dudaklarının kenarı o nefret ettiğim, hafif piç kurusu edasıyla kıvrıldı. Gözleri dekoltemde ve boynumda duraksadı.

"Çok güzel olmuşsun," dedi tok sesiyle, sesi pürüzlüydü. "O kadar güzelsin ki, seni o restorana götürüp herkesin görmesine izin vermek içimden gelmiyor."

Şehrin en lüks, sadece yeraltının seçkin isimlerinin girebildiği o restorana gittiğimizde Mirza kolunu belime öyle bir doladı ki, onun heybetinin altında tamamen eridiğimi hissettim. Salona girdiğimiz an tüm gözler bize döndü.

Yan masadaki adamlardan biri bana biraz uzun, hayranlık dolu bir bakış atacak oldu; Mirza elindeki kadehi masaya öyle bir koydu, o adama doğrudan öyle buz gibi bir bakış fırlattı ki, adam anında önüne döndü.

Restorandan çıkıp o uzun koridorda yürürken Mirza beni aniden duvarla kendi arasına sıkıştırdı. İki elini duvara dayadı, heybetiyle beni tamamen gölgeledi. Kömür gözleri kıskançlıktan kapkaranlık olmuştu.

"Sana benden başka bir adamın gözü değerse, bu şehri yakarım Lalin," dedi hırıltılı bir sesle. Sorgular ve korkmuş gözlerle yüzüne bakıyordum. "Bana öyle bakma, Sen sadece bana aitsin."

Nefesim kesildi. Kalbim deli gibi atıyordu. Korkmuyordum; aksine, bu hırslı kıskançlık içimi sımsıkı sardı. Dudaklarının kenarı o an hafifçe kıvrıldı, hislerimi anlamıştı.

Ortamın havasını dağıtmak için birden çıkıştım. "Sanki ben dedim beni buraya getir diye dingil! Kendin ettin kendin buldun. Bende çok meraklıydım sanki senin sapık adamlarının bana bakmasına. Şimdi çekil önümden." Kollarını zorla üstümden çekiştirerek arabaya doğru yürüdüm. Kendini tutamayıp gülmeye başladı. Giderken arkamdan onun kıkırdamalarını duyuyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.