boğazımdaki o kuruluk geçmek bilmeyince "geberip gideceğim susuzluktan" diye söylenerek odadan dışarı süzüldüm merdivenleri inerken yine ayağım basamağın kenarına takıldı ve duvara tosladım "ananı avradını ya bu evin duvarları niye her gün yer değiştiriyor" diye fısıldayarak mutfağa ulaştım ama içeriden gelen o kıtır kıtır sesleri duyunca duraksadım karanlık mutfakta bir karaltı vardı yavaşça yaklaşıp ışığı pat diye açtım ve gördüğüm manzara karşısında nutkum tutuldu leon mutfak tezgahına tünemiş bir elinde koca bir süt bardağı diğer elinde ise benim özel sakladığım favori çikolatalı kurabiyelerimle resmen tıkınıyordu ağzı burnu kırıntı içindeydi içimdeki mızmız ses "al işte seriel azhevor melek falan dedik ama asıl şeytan karşında senin kurabiyelerini götürüyor bu herif" diye feryadı bastı "ulan leon o benim kurabiyelerimdi onları yarın için saklamıştım pis boğazlı ucube" diye bağırdım ama sesim hala uykulu ve kısıktı leon ağzındaki kurabiyeyi zorla yutup sütle aşağı gönderdi sonra o sinir bozucu sırıtışıyla bana baktı "oğlum masum keçi sen uyumuyor muydun ne bu halin yine hortlak görmüş gibisin" dedi bir tane daha kurabiyeyi ağzına atarken "hem bunlar biraz bayatlamış gibiydi ben de ziyan olmasın diye sevabına yiyorum" "sevabını sikeyim senin leon ver onları buraya" diye üzerine atıldım ama o uzun kollarıyla beni engelledi "hop orada dur bakalım keçi önce şu ağzını topla ne bu küfürler melek gibi kızdın sen hani" dediğinde rüyamdaki o elektrik çarpmalarının artık olmadığını hatırlayıp iyice coştum "melek falan değilim ben asıl sen tam bir hayvansın bırak o tabağı" leon kahkaha atarak son kurabiyeyi de ağzına attı ve boş tabağı tezgaha bıraktı "bitti işte ne bağırıyorsun" dedi bardağındaki son sütü kafasına dikip sonra gözlerini kısıp bana baktı "madem uyandın ve bu kadar çok açsın hadi bana o meşhur tarçınlı kurabiyelerinden yap da kardeşliğimiz pekişsin hem belki o zaman o 'yaban domuzundan' kaçarken kaybettiğin enerjiyi toplarsın" dedi omzuma şaka yollu bir yumruk atarak "hadi dökül unları şekerleri masum keçi abin acıktı" içimdeki ses "seriel sakın yapma bak bu herif seni kullanıyor fırlat un çuvalını kafasına" diye kışkırtırken ben mutfak tezgahına yaslanıp leonun o gıcık suratına baktım "bu saatte kurabiye mi pişireceğim ben sana gerçekten kafayı yemişsin sen git o kırıntıları ye" dedim ama leon tek kaşını kaldırıp "yapmazsan yarın anneme ormanda o adamla öpüştüğünü anlatırım" dediğinde kalbim duracak gibi oldu "yalan söylüyorsun öyle bir şey demedim ben" diye kükredim leon ise "olsun annem bana inanır" dedi göz kırparak
Bölüm 50
SEVAP
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.