şantajcı pislik herif" diye tısladım un paketine uzanırken "annem sana değil bana inanır bir kere ben onun masum keçisiyim" leon ise masaya yayılmış bacak bacak üstüne atmış bir vaziyette "göreceğiz bakalım kim masum kim cadı" diyerek bana öpücük attı içimdeki mızmız ses ise "seriel bak bu herif kaşınıyor dök şu unu kafasına gitsin melekliğimiz mi kaldı zaten" diye gaz veriyordu vişne reçeli kavanozunu sertçe tezgaha vurdum "tamam yapacağım o lanet kurabiyeleri ama zehirlenirsen benden bilme" dedim un çuvalını açarken sanki yanlışlıkla yapmışım gibi puf diye leona doğru bir bulut savurdum leon "öhö öhö ne yapıyorsun lan" diye öksürürken suratı bembeyaz un olmuştu "ay elim kaydı abi pardon sakarım biliyorsun" dedim sırıtarak içimden de "oh canıma değsin ucube" diye geçirdim hamuru yoğurmaya başladığımda leon yanıma gelip parmağını hamura daldırmaya çalıştı "çek o kirli toynaklarını hamurdan" diye bağırıp eline vurdum sonra avcumdaki yapış yapış hamuru "yanlışlıkla" yanağına sürdüm "seriel kaşınma bak seni bu hamura gömerim" diye hırladı leon ama ben hiç istifimi bozmadan vişneleri hamurun ortasına yerleştiriyordum vişne suyu parmaklarımdan kırmızı kırmızı akarken rüyamdaki o okyanusun içindeki siyah kan geldi aklıma bir an ürperdim "ne oldu keçi yine mi cinlerini gördün" dedi leon unlu suratıyla bana bakarken dalga geçtiğini sanıyordu ama sesi biraz endişeliydi "yok bir şey leon vişne suyu işte her şeye de bir kulp bulma" dedim ve elimdeki vişne çekirdeğini fırlatıp tam alnının ortasına isabet ettirdim "isabet" diye bağırdım leon "ulan bittin sen" diyerek un dolu elleriyle saçlarıma daldı mutfak bir anda un ve vişne savaşı alanına döndü iç sesim "ay harika seriel mutfak savaş alanına döndü annem sabah bizi oklavayla kovalayacak ama değdi bak bu herifin karizması yerle bir oldu" diye kahkaha atıyordu leon beni belimden yakalayıp un çuvalının üzerine oturtmaya çalışırken "dur dur tamam pes kurabiyeleri yap artık açlıktan öleceğim" dedi nefes nefese kollarından kurtulup "tamam geç otur zıkkımlan şimdi" dedim tepsiyle kurabiyeleri fırına sürerken mutfaktaki o vişne kokusu yayılmaya başladığında bir an durup karanlık pencereye baktım o vişne kırmızısı azhevorun gözlerini hatırlatıyordu bana leon ise arkamdan "neden sustun cadı kurabiyeler yanmasın bak" diye seslendi "yanmaz merak etme senin gibi odun değiller" dedim ama hala o ormanın karanlığını ensemde hissediyordum o yalanlar o kanlı geçmiş ve şimdi mutfaktaki bu sahte neşe... her şey çok garipti
Bölüm 51
Kurabiye
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.