İçeriğe geç

Düşmüş melek

Bölüm 21 · 2 dk okuma

Düşmüş melek

Bölüm 21

HAKİKAT

üçüncü günün sabahı başladığında artık kontrolü tamamen kaybettiğimi ve zihnimin iplerinin başkalarının eline geçtiğini hissediyordum sabah uyandığımda aynadaki yansımam şişmiş gözlerim ve bitkin bedenimle bana bir yabancı gibi bakıyordu çaresizce annemi tekrar aramaya çalıştım ama telefonun o ruhsuz kapalı sinyali odanın boşluğunda yankılandı "Bir şeyler yapmalıyım böyle devam edemem" dedim kendi kendime ama ne yapacağımı bilmemenin verdiği o ağır felç hali tüm benliğimi sarmıştı tek bildiğim o siyah çiçeğin evin içindeki varlığının artık tahammül edilemez bir boyuta ulaştığıydı ​masanın üzerinde her an yer değiştirecekmiş gibi duran siyah çiçeğe nefretle baktım ondan kurtulmam gerektiğini biliyordum çiçeği saksısıyla birlikte hışımla kavrayıp bahçenin en ücra köşesine fırlattım "Buradan uzak duracağım" diye yemin ettim kendi kendime ama içeri girdiğimde içimdeki o huzursuzluk azalmak yerine daha da katlandı çiçek bahçede olsa bile sanki görünmez kökleri evin altına sızmış ve ayak bileklerime dolanmıştı gün boyunca camın önünden ayrılamadım annemin o soluk fotoğrafını cebimde sıkarken dışarıdan birilerinin gelmesini bekledim ama ne annem ne de babam o gri sessizliğin içinden çıkıp gelmedi ​saatler birbirini kovalayıp karanlık çöktüğünde bahçede bir hareketlenme fark ettim pencereye yapışıp baktığımda çiçeği bıraktığım yerden morumsu siyah bir dumanın bir yılan gibi yükseldiğini gördüm bu normal bir duman değildi havada rüyalarımdaki kargaların kanat çırpışlarını andıran garip ve geometrik şekiller çiziyordu duman sanki annemin odasında bulduğum o eski fotoğraftaki yabancı yüzlerin silüetlerine bürünüyor ve bana sessiz bir mesaj iletmeye çalışıyordu dizlerimin bağı çözüldü ve sırtım soğuk cama yaslandı "Bu bir kabus sadece bir kabus" diye fısıldadım ama dumanın kokusu camın aralıklarından sızıp odayı kapladığında bunun kaçamayacağım tek gerçek olduğunu anladım ​o an tüm hikayenin tam merkezine çekildiğimi her hücremde hissettim annemin çekmecede sakladığı o sarsıcı fotoğraf rüyalarımda ismimi fısıldayan siyah saçlı melek ve bahçede zehirli bir nefes gibi tüten siyah çiçek artık birbirinden bağımsız parçalar değildi hepsi kaçmaya çalıştığım ama kaderimin beni sürüklediği o büyük ve karanlık resmin parçalarıydı bahçedeki duman yavaşça şekil değiştirip evin kapısına doğru süzülmeye başladığında o kapının arkasında beni bekleyen şeyin artık sadece ailem olmadığını çok iyi biliyordum sırtımdaki doğum lekeleri sanki derimi içeriden yırtmak istiyormuş gibi bir basınçla şişmeye başladı ve kapı kendiliğinden yavaşça aralandı

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.