İçeriğe geç

Düşmanla Anlaşma

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Düşmanla Anlaşma

Bölüm 3

Gözleri Üzerimizde

Yan masadan gelen kıkırtılar, Sueda’nın kurduğu bu yapmacık ama bir o kadar da inandırıcı cümleyle anında kesildi. Ayaz’ın arkadaşları kafalerini çevirip hayretle ikiliye baktılar. Aralarından biri, hafifçe kafasını sallayarak onaylayan bir gülümsemeyle seslendi:

"Vay be Ayaz! Sert kızları sevdiğini biliyorduk ama bu kadarı da fazla. Yenge masaya bile giriş yaptı!"

Ortamdaki gergin hava bir anda yerini hafif bir kahkaha dalgasına bıraktı. Ayaz’ın arkadaşları tekrar kendi aralarındaki oyuna ve sohbete döndüğünde, ikilinin üzerindeki baskı da biraz olsun hafifledi.

Ancak aralarındaki mesafe hâlâ tehlikeli derecede yakındı. Sueda, ellerini Ayaz’ın omuzlarından çekmek yerine, parmaklarını biraz daha bastırarak hafifçe geriye doğru çekildi. Yüzündeki o tatlı tebessüm bir anda silinmiş, yerine buz gibi ve sorgulayan bir ifade oturmuştu.

"Evet, oyun bitti Bay Kahraman," dedi Sueda, dişlerinin arasından tıslayarak. "Ağzındaki elini çektin, arkadaşlarının da şüphesi kalmadı. Şimdi açıklasana bakalım; bu ezik duruma düşmeni gerektiren o büyük bela ne?"

Ayaz, hâlâ masanın üzerine çıkmış olan Sueda’nın belinden tutarak onu yavaşça ve güvenli bir şekilde yere indirdi. Yüzündeki yorgun ifade geri gelmişti. Bilardo masasının kenarına yaslandı ve kollarını göğsünde birleştirdi.

"Bunu bilmek seni sadece daha fazla tehlikeye atar, Sueda," dedi Ayaz, sesinde hiç de alışık olunmayan bir ciddiyetle. "Burada oynadığımız oyun sadece birkaç dakikalık bir tiyatro değildi. O masadakilerden biri... ya da daha doğrusu arkamda dönen bazı dolaplar var ve şu an buraya inmemem gerekiyor."

Sueda kollarını bağlayıp kaşlarını kaldırdı. İnanmayan bir ifadeyle tek kaşını yukarı dikti:

"Bana kibarlık yapıp 'seni tehlikeye atmak istemem' falan deme Ayaz. Beş ay önce çantamı suya boğarken hiç böyle düşünmüyordun. Ortada bir sır varsa, bunu öğrenmeden buradan bir adım bile atmam. Yoksa arkadaşlarının yanına dönüp aslında sevgili olmadığımızı, sadece anlık bir intikam sahnesi sergilediğimi seve seve haykırabilirim."

Ayaz, Sueda’nın inatçı karakterini çok iyi biliyordu. Onun bu konuda geri adım atmayacağını, kafasına koyduğunu yapacağını anladığında derin bir iç çekti. Etrafı hızla süzdü; kafenin çıkış kapısına doğru bakan şüpheli birkaç adamı işaret ederek kafasını salladı.

"Peki," dedi Ayaz, sesini iyice alçaltarak. "Madem bu kadar kaşınıyorsun... Kapıdaki o adamları görüyor musun? Beni arıyorlar. Ve eğer o masadan kaçmasaydım, şu an bu kafeden yürüyerek değil, sedyeyle çıkıyor olurdum."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.