İçeriğe geç

Düşmanla Anlaşma

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Düşmanla Anlaşma

Bölüm 2

Tehlikeli Rol

Sueda’nın gözleri şaşkınlıkla sonuna kadar açıldı. Ayaz’ın avucu ağzını sımsıkı kapatmış, sıcak nefesi yüzüne çarpıyordu. Alınları birbirine yaslanmış haldeki bu yakınlık, Sueda’nın zihninde çakan tüm tehlike çanlarını daha da şiddetlendirdi. Ne yapmaya çalışıyordu bu adam? Bir yandan boğuk sesler çıkararak elini itmeye çalıştı, diğer yandan Ne saçmalıyorsun sen? der gibi bakışlar fırlattı.

Ayaz ise kafenin diğer köşesinden bakan arkadaşlarının şüpheli bakışlarını üzerlerinde hissettiği için milim bile kıpırdamıyordu. Gözlerini Sueda’nınkilere sabitledi ve fısıltıyla konuştu:

"Sakın sesini çıkarma Sueda. Eğer beni ele verirsen, o ödevlerin nasıl kül olduysa, hayatını da öyle cehenneme çeviririm. Sadece üç dakika. Sadece üç dakika boyunca sevgilimi oynayacaksın."

Sueda’nın öfkesi damarlarında yeniden kaynamaya başladı. Tam "Seninle hiçbir anlaşma yapmam, kafayı mı sıyırdın sen?" diye bağırmak için elini ısırmaya yeltendi ki, Ayaz’ın gözlerindeki o anlık çaresizliği ve gerginliği yakaladı. Zaten canını sıkan başka bir şey olduğunu ilk bakışta sezmişti. Şimdi ise bu durum, Ayaz’ın başına büyük bir bela aldığını açıkça gösteriyordu.

Yan masadan gelen kıkırtılar ve meraklı sesler gittikçe yaklaşıyordu: "Hadi ama Ayaz, yengeyle tanıştırmayacak mısın?"

Ayaz, Sueda’nın ağzındaki elini yavaşça gevşetti ama tehlikeli bir şekilde hala çok yakınında durmaya devam etti. Fısıltıyla devam etti:

"Lütfen..."

Kelime o kadar yabancıydı ki, Ayaz’ın ağzından çıktığına Sueda bile kulaklarına inanamadı. Hayatı boyunca bu adamdan duyduğu en yumuşak şey hakaretti.

Sueda derin bir nefes aldı. İçindeki intikam ateşi bir an için yerini ölümcül bir merak ve stratejik bir plana bıraktı. Ayaz'ı köşeye sıkıştırmanın, onu kendi oyununda yenmenin bundan daha mükemmel bir yolu olamazdı. Ona yardım ediyor gibi görünerek aslında tam da avucunun içine alabilirdi.

Yüzüne ani bir değişimle tatlı, hatta biraz da yapmacık bir tebessüm yerleştirdi. Sesini kafedekilerin duyabileceği ama sadece ikisinin arasındaki mesafede yankılanacak şekilde ayarladı. Alnını hafifçe Ayaz’ınkinden ayırdı, ellerini onun omuzlarına koydu ve dudaklarından şu zehirli cümleler döküldü:

"Haklısın sevgilim... Biraz geciktim sanırım. Ama beni bekletmeyi sevmediğini biliyorsun."

Ayaz, Sueda’nın bu ani dönüşü karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Gözlerinde beliren o kısa süreli tereddüt, Sueda’nın içindeki zafer çanlarını çaldırdı. Şimdi kurallar değişmişti; masada artık sadece iki düşman değil, tehlikeli bir sırrı paylaşan iki zoraki ortak vardı.

Bölüm sonu

2 yorum