İçeriğe geç

Duncan Lisesi

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Duncan Lisesi

Bölüm 6

Üçüncü Bölüm

Arabadaydım. Üstümde okul formam vardı. Okul formam siyah pileli etek ve beyaz gömlekten oluşuyordu. Boynunda kırmızı kurdele vardı. Okul formamı gömleğini sevmiyordum. Büyük alınca kötü duruyor bedenimde alınca da göğüslerimi sıkıyordu. Beyaz dizlerime kadar gelen uzun bir çorap giymiştim. Ayakkabı olarak siyah postallarımı giymiştim. Tam okul ayakkabısıydı. Biraz anime kızlarına benzemiştim.

Saçlarımı açık bırakmıştım. Dün topuz yaptığım için kendinden doğal dalgaları vardı. Yüzümde çok makyaj yoktu. Rimel, ruj ve uzun zaman sonra ilk defa çektiğim eyeliner. Uzun zamandır makyaj yapmama rağmen eyelinerımın mükemmelliği tartışmasız bir gerçekti.

Yanımda Aaron oturuyordu. Arabanın arka koltuğundaydık ve uzak kalmak için ikimizde cama yapışmıştık. Reşit olmadan önce onu öldürmeliydim. Yoksa bir ıslahevi ile kurtulamazdım.

Aaron ile aynı okula gidiyorduk ve ben bunu bu sabah öğrendim. Okul değiştirme şansım olsaydı düşünmeden değiştirirdim. Fakat Duncan lisesi bana lazımdı. Ama Aaron'a değildi. Onu attırabilirdim.

Aaron'a baktım. Dürüst olacağım forma ona yakışmıştı. Siyah pantolon ve beyaz gömlekle gayet hoş olmuştu ama ben onun bir İtalyan takımı ile daha iyi duracağını düşünüyordum. Ama onun seksi bir iş adamı olmayı tercih etmeyeceğine adım kadar emindim. O daha çok bir beyefendiydi. Bana karşı olmasa bile tam bir beyefendiydi. Babasına çekmiş.

Fred'i düşününce o kadar ceza almama rağmen hala gülüyordum. Hayatımda gördüğüm en iyi dramaydı.

Aaron gülüşümü duyup bana döndü.

"Hala gülüyor musun?"

Kafamla onayladım çünkü gülmekten konuşamıyordum.

Önce ciddi kalmaya çalıştı ama o ciddi kalmayı başaramıyordu. Zaten Aaron'un dünyayı kocaman bir şaka olarak gördüğünü düşünüyordum. Üç saniyeden fazla ciddi kaldığını görmemiştim.

" Ay özellikle babanın anneni görünce babamı fıraltışını gördüğümde kendimi zor tuttum."

"Sen ona tutmak mı diyorsun. Seni cimceklemesem orada gülmekten çatlardın."

"Ama kabul et çok komikti"

Gözlerini kırparak onayladı. Gözüme birden sevimli göründü. Bir daha yapmamalıydı.

Bir süre sonra gülmemi durdurdum.

"Aaron sen neden Duncan lisesine gidiyorsun ki?"

"Niye gitmeyeyim ki? Hem sen niye bunu soruyorsun?"

Şöfer ile aramızda olan ses geçirmez camı açtım.

" Açık konuşacağım Aaron. Seninle aynı okula gitmek istemiyorum. Sebebini açıklamam gerek yok sanırım. Ortaokulda üç beş görüşmemizde bile disiplinlik olduk. Senin varlığın sinirlenmeme yeterli oluyor. Bu yüzden okul değiştirmeni istiyorum."

Bana ciddi misin der gibi bakıyordu.

" Kitty'ciğim eğer çok rahatsızsan sen gidebilirsin"

"Olmaz"

"Neden?"

"Okul forması güzel ve göğüslerimi büyük gösteren tek forma."

Az görmeme rağmen benim açık konuşmama alışmıştı. Önceden olsa gözlerini kocama açıp 'ben de bir erkeğim' der ben de ne önemi var ben cinsiyetçi değilim derdim. Müslüman olmalıydı.

"Sadece bunun için mi?"

"Evet. Yeterli değil mi?"

"Açıkçası Dumans lisesinin forması daha çok senin tarzın ve göğüslerinin büyük görünmesinin umurunda olacağını sanmıyorum. Hayatın boyunca aseksüel gibi davrandın."

"Artık liseye geçtim ve seksi bulduğum her erkeği tavlama gibi bir karar almış olabilirim."

"Bu kararı benim tanıdığım Kitty kesinlikle alır ama lisede değil. O seks sever canım cicim değil."

Sanırım onunla fazla açık konuşmuştum. Ne ara beni tanıyordu. İmkansızdı. Bu işte bir bit yeniği var.

"Eğer gitmezsen seni seksi bulduklarım listeme eklerim ve bilirsin bir şeyi istediğimde alırım."

Gözü korkmuştu ama bu bile onu ikna etmeye yetmemişti. Sessizleşti. Düşünüyordu. Konuşmadan önce düşünmek Aaron'un yapmayacağı bir şey. Bu çocuğa ne oluyordu. Sinirimi bozuyordu.

"İstisna olacağım desene"

Ona laf anlatmakla uğraşmayacaktım. Ne kadar düşünse de bilinçsizsen düşünsen bile bir halta yaramıyordu.

Tekrar arabanın penceresinden dışarıyı izlemeye başladım. Aaron ise kulaklığını takıp müzik dinlemeye başlamıştı.

Kısa bir süre sonra okula gelmiştik. Tam arabadan inicektim ki Gilbery ben ve Aaron'a döndü.

"Çocuklar ailelerinizin isteği üzerine banka kartlarınızı almak zorundayım."

Aaron şaşkınca baktı.

"Bugün okuldan çıktıktan sonra arkadaşlarımla randevum var. Yarın veririm."

"Efendim maalesef çıkamazsınız ev yasağınız var. Ev dışında gidebileceğiniz tek yer okul ve Helen hanımın evi."

Niye benim evim. Ailelerimiz fazla sıkı fıkıydı. Siyasi konumlarını göz önünde bulundurunca çok saçma geliyordu ama Jane ve Lily'i görünce gayet normal geliyordu.

İstemeye istemeye kartlarımız verdik. Babam gerçekten kızgın olmalıydı. Gelir gelmez bir hafta olmuştu ve benim yaptığım şey gerçekten saygısızcaydı. Aaron'a kanmıştım.

Arabadan indik.

"Hepsi senin aklına uyduğum için. Arkanı kolla yoksa feci sarsılacaksın."

"Umarım arkanı kolla derken popomdan bahsetmiyorsundur."

Bana ayak mı uyduruyordu. Var bu işte bir bit yeniği.

Poposuna ufak bir tekme attım.

Yere düştü. Ne kadar oyuncuydu.

Ayağa kalktı.

"Bir daha vurma demeyeceğim dersem yine vurursun ama lütfen biraz daha nazik ol."

"Abartma gören de sert vurdum sanacak."

"Kitty ortaokuldan beri elin ağırlaştı. Gerçekten vurduğunda canım acıyor."

"Biliyor musun? Bir daha sana vurmayacağım ama sende elinden geldiğince benden uzak duracaksın"

"Gerçekten bir daha vurmayacak mısın?"

Kafamla onayladım.

"Eğer sen benden uzak durursan vurmayacağıma söz veriyorum."

"Mühürle"

"Ne"

Elini uzattı serçe ve bas parmağı dışındaki diğer parmaklarını yumruk yapmıştı.

Serçe parmaklarımızı birbirine doladık ve baş parmağımızı bastırdık.

"Şimdi sözünü tut ve benden uzak dur."

Gülümsedi ve benden uzağa doğru yürümeye başladı.

Birden The Weeknd Earned İt çaldı. Birisi beni arıyordu. Telefonumu çantamdan çıkardım. Annem beni arıyordu. Aramayı yanıtladım.

"Efendim anne"

"Kızım bir şey isteyeceğim."

"Tabi."

"Ama aramızda kalacak."

"Dinliyorum"

"Sabah Fred ve Ford'u böcek kamera ile izlemiştin. Acaba sende videosu duruyor olabilir mi?"

"Evet var. Atmamı ister misin?"

"Evet, ağzını sıkı tut tamam mı?"

"O konuda hiç merak etme anne benden sır çıkmaz. Peki Jane bilecek mi?"

"Evet ne oldu?"

"Bir şey olmadı. Başka bir şey yoksa kapatıyorum anne"

"Tamam görüşürüz. Kendine dikkat et. Okulda biri sana bulaşırsa bana gel okulun güven verdiğini söyleyemeyeceğim."

"Neden okul güvensiz geliyor?"

"Eve dönünce konuşuruz şimdi ben seni tutmayayım."

Okulun güvensiz olduğunu biliyordum ama annemin bundan haberi olduğunu bilmiyordum. Aslında okul o kadar güvensiz değildi ama bu seneki dönemin öğrenciler kesinlikle öyleydi. Bir de okulun sınıf sistemi yüzünden çıkan sorunlar vardı ama ben şu an bunu düşünemiyordum.

Kafam Aaron'a takılmıştı. Gerçekten ona bir şey olmuştu. Akıllı duruyor. Düşünerek konuşuyor. Sinirini bozamıyorum. Benim saçma şakalarıma katılıyor ve sözünde duruyor. Gerçi hep sözünde durardı ama bu seferki farklı bir sözdü. Umarım bana aşık olmadı çünkü ne kadar onu sevmesem de onu bu konuda kırmaya cesaretim yoktu. Bunun sonuçlarına katlanamazdım.

Üçüncü bölüm sonu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.