İçeriğe geç

DRACO M ENEMİES TO LOVERS

Bölüm 4 · 3 dk okuma

DRACO M ENEMİES TO LOVERS

Bölüm 4

HOGSMADE

Artık iyicene kış gelmişti ve profesör mc gonagall herkesten hogsmade gezisi için izin kağıtlarını istemişti ve ben harry hermione ve ron (tabii harry yine o gizli tünelden görünmezlik peleriniyle geliyor) birlikte hogsmade yoluna koyulduk. yolda dördümüz yapacaklarımızı konuşuyorduk. üç süpürgeye gidip o mükemmel kaymak birasını içecektik ve bağıran barakaya gidecektik. harry de yanımıza pelerinle geldikten sonra üç süpürgeye doğru yola koyulduk. hava buz gibiydi ve dışarısı karla kaplıydı. benimde aklımda hala o kütüphanede yaşanan olay vardı,o malfoyun kokusu gizemli bi şekilde sürekli burnuma geliyordu,çok sinir sürekli kendime onun bi pislik olduğunu hatırlatıp duruyorum.yolda o soğukta ilerlerken kimle karşılaştım dersiniz,tabiiki de o sarı çiyanla! (iyi insan lafın üstüne gelirmiş koçm) yanındada burnu arşa çıkan parkinson (sürekli dracoya yaklaşıyor 'hava çok soğuk draco,donuyorum' modlarına giriyor) ve o unutulmaz Blaise Zabini vardı.Pansy, sanki donmak üzereymiş gibi daha da sıkı sarıldı Draco’nun koluna. "Draco aşkım, bu ayazda senin sıcaklığına muhtacım, ellerim buz kesti bak!" (Buldok surat a-)derken sesi o kadar tizdi ki yakındaki bir karpuzun çatladığına yemin edebilirdim. Draco ise, "Pansy, iki saniye önce içerideydik, bir kolumu serbest bıraksan belki dolaşımın düzelir," diye mırıldandı, sesi bıkkınlıktan neredeyse duyulmuyordu. O sırada gözleri benim üzerimde durdu ve her zamanki gibi bir kaşını havaya kaldırdı Zabini ise, tamamen kendi dünyasındaydı. Gözlerine takdığı o acayip güneş gözlüklerini (bu kış kıyamette?) hafifçe indirip bize, daha doğrusu olmayan Harry'nin durduğu boşluğa doğru sırıttı. "Hey Pot—... pardon, havada süzülen bu harika görünmezlik pelerininin altındaki kimse... size de merhaba! Hava tam pelerinini giyip birilerinin kafasına kartopu atmak için uygun değil mi? Ron tam o sırada gaza geldi. Draco’nun koluna yapışmış Pansy’i işaret ederek, "Bana bak Malfoy," dedi, sahte bir acımayla dudaklarını büzüp sesini incelterek. "O kırık kolun iyileşmedi mi hala? Yazık, Pansy’e sarılırken çok acı çekiyor musun? *Cık cık cık*, vah zavallı sarı civciv." Draco’nun yüzü anında asıldı. "Kolum gayet iyi Weasley," diye hırladı. "Ve senin o saçma taklidinden daha acı verici olamaz." Pansy, "Draco’yla doğru konuş Weasley!" diye cırladı ama kimse onu tınlamadı bile. Hermione, Ron'u dürtüp "Kapa çeneni Ron," derken Blasie,: "Çocuklar, çocuklar! Kavga etmeyin, kar topu atın! Bak, ben ilkini hazırladım bile." Ve cidden de elinde koca bir kar topuyla bekliyordu.Tam Ron yeni bir laf atacakken, Zabini’nin az önce şakayla ima ettiği şey gerçekleşti. Görünmezlik pelerininin altından, havada süzülen bir el gibi, koca bir kar topu fırladı ve— *bam*! Tam Draco’nun sarı saçlarının tepesine patladı.Draco, "Neler oluyor be!" diye bağırdı, kar taneleri yüzünden aşağı süzülürken.Pansy’nin çığlığı kulaklarımı deldi: "AAAH! DRACO’MUZA SALDIRI VAR! KATİL!" Blaise ise, gözlüklerini tamamen çıkarıp havaya attı ve gülmekten iki büklüm oldu. "POTTER! AHAHAH, BU HARİKAYDI! HAVADA SÜZÜLEN BİR KAR TOPU! BİR EFSANESİN!"Draco, sinirle karı yüzünden sildi. "Senin o görünmez... arkadaşına bir ders vermeli," dedi ve yerden kocaman bir kar topu kaptı. Ama Harry çoktan pelerinini düzeltip kaybolmuştu bile. O sırada Draco’nun gözü bana kaydı. Yüzünde muzip, biraz da şeytani bir gülümseme belirdi. "Eh, Potter yoksa..."Kar topunu bana fırlattı!Ben de geri kalmadım tabii. Yerden bir avuç kar alıp ona fırlattım ama o sırada Zabini bir başkasını fırlatınca hepimiz kar topu savaşının ortasında kaldık. Pansy hala bağırıyordu ama kimse onu dinlemiyordu. Ron, Blaise'i hedef alırken, ben ve Draco birbirimize kar atıyorduk.Savaşın dozajı artarken, Zabini'nin fırlattığı bir kar topundan kaçmak için sağa doğru sıçradım ama ayağım kaydı. Tam yere kapaklanacakken, belimde güçlü bir kol hissettim. Kafamı kaldırdığımda, Draco’nun yüzü sadece santimler uzaktaydı. Kar taneleri kirpiklerine yapışmıştı ve nefesi yüzüme çarpıyordu."Dikkat et..." diye fısıldadı. Sesi, her zamanki alaycı tonundan uzaktı.Gözlerimin içine baktı ve o an, etrafımızdaki tüm kar topu savaşı, Pansy'nin çığlıkları ve Zabini'nin gülüşleri kayboldu. Sadece biz vardık."Ben... dikkatliydim," diye kekeledim, hala ona tutunurken Bir an için sanki zaman durdu. Dudaklarıma kayan bakışları kalbimin daha hızlı atmasına neden oldu. O tanıdık, nane ve karanfil karışımı kokusu burnuma geliyordu. Tam bir şeyler olacak gibiydi ki...Zabini'nin sesi patladı: "Ooo, barış antlaşması mı imzalanıyor yoksa?"Draco hemen geri çekildi, şerro yüzünden çekilir çekilmez yere kapaklandım tabii ama kar vardı zaten lo .yüzünde hafif bir kızarıklık vardı. "Kapa çeneni Zabini," diye mırıldandı Ama Zabini'nin gözleri parlıyordu. "Bence bu kış havasında sıcaklık sadece Pansy'den gelmiyor," dedi, imalı bir gülümsemeyle. "Ama neyse, savaş devam ediyor!" Ve bize doğru bir kar topu daha fırlattı.(Yeter blasie)... ASKOLAR DÜZENLEDİM BÖLÜMÜ DEVAMINI YARRIM SAATE YÜKLÜYORUM BEKLEYİN UNUTMUSEM NOLMUS.

Bölüm sonu

3 yorum