İçeriğe geç

DRACO M ENEMİES TO LOVERS

Bölüm 5 · 4 dk okuma

DRACO M ENEMİES TO LOVERS

Bölüm 5

ÜÇ SÜPÜRGE

düştükten sonra Yerdeki karları üstümden silkeleyerek ayağa kalktığımda, kıçımın acısından çok kalbimin göğüs kafesimi delmek istercesine atması canımı yakıyordu. Blaise hala arkamızdan kahkaha atıyor, Pansy ise Draco'nun kolunu resmen kendi malıymış gibi mühürlemeye çalışıyordu. Draco ise... arkasını dönüp giderken bana son bir kez baktı. O gri gözlerinde ilk defa nefret değil, ne olduğunu çözemediğim, beni baştan aşağı titreten bir parıltı vardı. Tabii arkasından homurdanarak yürüyen Ron’un sesini duyana kadar büyü bozulmadı.

"Şerro Malfoy," diye mırıldandı Ron, hala eliyle Blaise’in kartopu attığı omzunu silkerken. "Gördün mü nasıl bilerek bıraktı seni yere? Tam bir pislik."

"Evet," dedim içimden. "Tam bir pislik." Ama yalan söylüyordum. Beni tuttuğu o iki saniye boyunca belimdeki elinin sıcaklığı, o nane ve karanfil karışımı kokusu... Lanet olsun, Hogsmeade’in tüm ayazı bir anda yok olmuş gibi hissetmiştim. Kendine gel, y/n! O bir Malfoy.O kadar dramın içinde blasie hala bide savasa devam etti a-. dondurucu soğukta blasie sayesinde uzun bir süre kartopu savaşı yaptık kartopunu kimin attığını seçemedim bile! bi tanesi kafama dank etti ölüyodum neyse işte draco'da zaten blasie sayesinde utancından bana çok yaklaşmadı.en sonunda Blasie yanlışlıkla Hermione'ye kartopu atınca Hermione çıldırdı (divaa) ve savaşı sonlandırdı.biz de çok üşüdüğümüz için hary hermione ron ve ben üç süpürgeye gittik harry hala görünmezlik pelerininde bu arada. oturduk ve tam kaymakbirasını içecekken kimi gördük..O LANET OLASI PANSY BLASİE VE DRACO ÜÇLÜSÜNÜ kader mi şans mi yoksa bilinçli mi bilmiyorum ama sürekli peşimizdeler yahu! neyse takmamaya çalıştım ama küçücuk yerde pansynin o cırtlak sesini duymamak mümkün mü tabii değil. draco nun yanına oturmuş ikide bir 'dracocum sana sıcak bişeyler söyleyelim boğazın acır zaten daha yeni kolun kırıldı' diyerek koluna dolanmış ona sırnaşıyo ama dracocuk umursamadan direkt **bana** bakıyordu bikaç saniye göz göze geldik tabi de beni yere attığı için hala kızgındım ona. neyse dedim ve kendi masama döndüm tabbe çenesi kırılasıca ron bişeyler anlatıyo dinliyorum ama hani görünüden aklım o malfoy da ve nane ve karanfil kokusundaydı ve kahretsin ki masaları tam yanımızdaydı istemedende olsa gözüm kayıyordu o tarafa pansy ulti açmış dracoyla ron la aynı hızda konuşuyodu ama draco hala bana bakıyor yavv ben de dedim bare kaymak biramdan içem lan bi işide düzgün yap ya demeyin dudağımda köpük kalmış ama bilmiyorum draconun gözleri gözümden ayrılıp dudaklarıma kaydı ve bir anda hafifçe sırıtmaya başladı şerro o sırıtınca ben de kaşlarımı çattım otomatikmen Sol eliyle, kendi dudağının kenarını yavaşça sildi; bana resmen "Dudağında köpük kaldı sakar" işareti yapıyordu! hay Allah kahrıbelaa hemen peçetelerden bi tanesini alıp dudağımı sildim ve

Hermione:yn iyi misin kıpkırmızı olmuşsun?

Yn:evet.. iyiyim ya soguktandır

diyip tuvalete fırladım.Aynada yüzüme bakıp kendime gelmeye çalışıyordum. "O bir düşman. Sarışın bir şeytan. Ondan nefret ediyorsun." Lavabodan çıkıp tam koridora adım atmıştım ki, arkamdaki ahşap duvardan bir tıkırtı geldi. Koridor o kadar dardı ki, birinin gölgesi tamamen üzerime düştü. Kafamı kaldırdığımda kalbim bir kez daha tekledi.

Draco Malfoy, sırtını duvara yaslamış, kollarını göğsünde kavuşturmuş bir halde tam karşımda duruyordu. Koridorun loş ışığında gözleri her zamankinden daha koyu, daha tehlikeli duruyordu.

"Yolumu kapatıyorsun Malfoy," dedim, sesimin titremesini engellemeye çalışarak. Ama sesim ne yazık ki kafa tutmaktan çok, bir fısıltı gibi çıkmıştı.

Draco yerinden kıpırdamadı. Aksine, aramızdaki o birkaç adımlık mesafeyi kapatarak bana doğru bir adım attı. O kadar yakındı ki, yine o kütüphanedeki nane ve karanfil kokusu etrafımı sardı. Eğilip yüzünü yüzüme yaklaştırdı, gözleri yine dudaklarıma kaydı.

"Karın üstünde daha iyi duruyordun y/n," diye fısıldadı, sesi pürüzsüz ve alaycıydı ama gözlerinde bambaşka bir yoğunluk vardı. "Burada da dengeni kaybedip üstüme düşme diye bekliyorum."

"Sana düşmeye meraklı değilim," dedim diklenerek, göğsüm hızla inip kalkıyordu. "Ayrıca beni orada bilerek düşürdün, şerro."

Dudakları hafifçe kıvrıldı, gözlerini gözlerime dikti. Elini yavaşça kaldırıp duvara, tam başımın hemen yanına yasladı. Beni resmen duvarla kendi arasına sıkıştırmıştı. Kaçacak hiçbir yerim yoktu.

"Bilerek mi?" diye mırıldandı, nefesi tenimi yakıyordu. "Eğer seni bilerek düşürmek isteseydim sevgilim... en başta yakalamazdım."

O "sevgilim" kelimesi dudaklarından o kadar doğal, o kadar alaycı ama bir o kadar da yakıcı çıkmıştı ki, tüm vücudumun uyuştuğunu hissettim. Tam bir şeyler söylemek için ağzımı açmıştım ki, koridorun başından bir ayak sesi geldi.

Draco hiç istifini bozmadan, gözlerini gözlerimden ayırmadan geri çekildi. Kulağıma doğru eğilip, sadece benim duyabileceğim bir sesle ekledi:

"Bir dahakine seni tutmayabilirim. Ya da... daha sıkı tutarım. Kim bilir?"

Arkasını dönüp hiçbir şey olmamış gibi koridordan çıkarken, ben arkasında nefes almayı unutmuş bir halde, sırtımı duvara yaslamış kalmıştım. yüzüm cayyır cayyır yanıyorduda harbi bu çocuk salak galiba bi beni yere atıyo bi geliyo sevgilim demeler falan noluyo yaa...

ASKOLLAR ARTIK DİĞER BÖLÜMDE DİREKT HOGWARTSA İKSİR DERSİNE IŞINLAYACAM HABBERİNİZ OLSUN SPOİ NEYSEE OKUDUYSANIZ Bİ BEĞENİN YORUM FALAN ATIN HA.. SİZİ SEVİYORUUUM.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Yeni bölüm plsss çok güzel yazıyorsun btww

    1Yanıt