İçeriğe geç

DÖVMECİ

Bölüm 48 · 8 dk okuma

DÖVMECİ

Bölüm 48

D/12

Sanki kışıma bahar gelmiş gibi , sanki yeniden varoluşumun günü... Ben bir insana bu kadar bağlanacağımı bilemezdim bir kaç yıl öncesine baktığımda bağlanacağım kişinin Kaya olacağınıda bilemezdim. Eskiden Atakanın hayatıma bir şeyler katacağını düşünürdüm iyi şeyler.. ama yaşadıkça Atakanın hayatımdaki en büyük hatanın olduğunu fark ettim. Meğersem ben hayatımı karartacak adama aşık olduğumu sanmışım onun fotoğraflarına bakıp gülümserdim..Şu an ona karşı içimde büyük bir nefret var bitmek bilmeyen bir nefret. Akan göz yaşlarım kadar ölsün istiyorum ama o gece uçurum kenarında söylediği kelimelere hak veriyorum aptalca ama bir yanım onu suçsuz buluyor.. Masum buluyor ama bu yaptıkları şeyler onu aklamaz o beni bir odaya mahkûm kıldı sırtımdaki kurşunların acısını ilk günkü gibi hissediyorum.. o sevdiğim adamı paramparça etti... Şimdi çıkıp gelse ne yapacağız ki her an etrafımızda olabilir her en o uçurum kenarında bir saati yaşayabiliriz.. bundan korkuyorum korkularım ne zaman biter biliyorum ama bildiğim tek şey benim savaşmaya gücümün olmadığım sadece dursun istiyorum her şey bir süreliğine dursun ben sadece şu an saçlarımı okşayan adam ile nefes almak istiyorum.. onun yarasına merhem olmak istiyorum tıpkı onun olduğu gibi... Biz burada oturalı saatler geçmişti hava kararmıştı ayın ışığı odada bizi aydınlatıyordu.. derince yutkunduğumda aralık gözlerimi bir kaç saniye kapadım.. başım dönüyordu midem ağrıyordu kendimi bitkin hissediyordum... Saatlerdir tek kelime etmemişti sadece sarılıp dudaklarını tenime bastırıyordu sadece seviyordu beni.. Kurumuş dudaklarımı ıslattırken yavaşça araladım. " Sen iyimisin." Bunu söylemek istedim ne diyebilirim ki bir anda eskisi gibi olamayız.. göğsüne yaslı olan kafamı kaldırıp mavi gözlerine baktığımda gülümsemeye çalıştım.. Durarak bir şey elde edemem yavaşça doğrulup tek bacağının üzerine oturduğumda parmaklarım yavaşça yüzünü buldu. Yeni çıkan sakallarını yavaşça okşarken yakınlaşıp dudaklarımı dudaklarına bastırdım. İçim titredi hayal gibiydi ne yapacağımı bilmeyerek bir kaç saniye öylece kaldım.. o donuktu.. gözlerinde bir ifade göremiyordum.. geri çekilirken ensemde oluşan baskı ile dudaklarım tekrar dudaklarını buldu.. sadece birbirlerine deyiyorlardı gözlerini kapatmıştı derin yutkunuşunu duyduğumda bir elim boynunu buldu... Kalbim hızla artıyordu sanki ilk defa onunla böyle olmuşuz gibi ilk defa birbirimize yakınız gibi... Hareket eden ben değildim oydu parmaklarının bedenimdeki sert baskısı gibi değildi dudakları yavaşça hafifçe dudak kenarımı ordan çenemi yanaklarımı yüzümün her bir köşesini aklına kazımak ister gibiydi hareketleri.. Ondan gelen bu harekete içim gitti.. bu saniyeler hiç bitmesin istedim. Tekrar dudaklarımın üzerinde durduğunda ihtiraslı sesi kulaklarımı doldurdu.. " Nefes aldığını biliyordum benim sevdiğim kadın yaşıyordu şimdi benim yanımda kollarımın arasında.." dediğinde yüzüme bir tebessüm yayıldı.. ben sensiz nefes alamıyordum ama şimdi gerçekten nefes aldığımı hissediyorum.. " Çok zayıflamışsın yıpranmışsın sevdiğim..sana bunu yapanlardan bunun hesabını soracağım ama ilk önce seni hayata döndürmem gerek..." Benim kadar onunda yıprandığını biliyorum biz birlikte yaşadığımız hayata döneceğiz eskisi gibi mutlu olacağız buna inanıyorum.. onu kaybetmekten korkuyorum Atakan karşımıza çıktığında yapacağımız tek şey onu polislere teslim etmek olsun daha kötüsünü düşünemiyorum.. bu konu ile alakalı bir şey demedim sustum kafamı omzuna yasladığımda bir kolu bacak altımı kavramıştı. Ne yapacağız demedim bu saatten sonra o ne yaparsa yapsın kabulüm.. Banyoya ilerlediğimizde kolları arasından yere indim. Gözlerim önüne düşen saçlarımı geriye doğru attığımda sesi kulaklarımı doldurmuştu. " Sıcak bir duş aldıracağım sana sonra yemek yeriz daha sonrada sen ne istersen o olacak Âlâm.. " anlıma bastırdığı dudakları ile gözlerim bir kaç saniye kapandı.. tenimiz birbirinden ayrılsın istemiyorum.. Kafamı yavaşça sakladığımda su ile dolan küvete bakındım.. aslında banyo yapmak istemiyorum tenim üşüyordu sanırım hasta oluyordum.. Parmakları giydiğim hırkanın fermuarını bulduğunda üzerimden çıkarmıştı.. soğuk parmakları bu sefer giydiğim tişörtün uç kısımlarını buldu tenime deyen elleri ile nefesimi tutmuştum. Ne oluyordu bedenimi basan bu sıcaklıkta neydi.. uzun zaman sonra beni gerçekliği ile görmesinden utanıyordum.. Belki daha önce beni çıplak gördü ama şimdi bunu istemiyorum utanıyorum daha doğrusu benden uzaklaşmasına ya unuttuysa o zaman ne yapacaktım.. Ellerimi ellerinin üzerine yerleştirdiğimde yeşillerim maviliklerini buldu.. " Üzerimi çıkarmasam.." bir kaç saniye öylece gözlerime bakındı.. gözleri parıldıyordu ve bu beni heyecanlandırıyordu .. " Bu konuyu aşmıştık ama istemezden kalsın.." dediğinde ellerini çekmişti.. hatırlıyordu demek.. Yavaşça soyunduğumda küvetin içine girdim. Başımdan aşağı döktüğü su ile derince yutkundum.. yavaşça usulca döktü suyu şampuanın kokusu burnuma dolduğunda elleri saçlarım arasında gezindi dokunuşları narindi sanki kıyamıyordu.. gözlerimi kapadığımda sabırla bitmesini bekledim.. " Nasıl geldin buraya." Dediğinde kafamı ona çevirdim.. herşeyi en başından anlatmak istiyorum ama o gücü kendimde bulamıyorum.. " Sare ve Roza sayesinde geldim." Derin bir iç çektiğimde saçlarımı omuzlarımdan alıp sırtıma doğru sarkıtmıştı.. " Yavaşça ayağa kalk sevdiğim.." üzerimdeki tişörtün suyunu sıktığımda yavaşça ayağa kalktım getirdiği havluyu önümde tuttuğunda gözlerine bakındım.. " Gözlerini kapatırmısın." Onun yanında kendimi güvende hissediyorum evet ama utanç duygusu farklı.. gözlerini kapadığında üzerimdeki tişörtü çıkarıp havluyu bedenime sardım.. Gözlerini açtığında bakışlarındaki mana çok güzeldi sevgiyle , şevkatle bakıyordu.. eğilip bedenimi kolları arasına aldığında kollarımı boynuna sardım.. odaya geçtiğimizde karşımdaki kadın ile kaşlarım çatılmıştı.. o kadın hayla buradaymıydı iyide neden ki. " Seni merak ettim." Bu merakı bana değildi biliyorum o yüzden sesiz kalıp Kaya'nın beni yatağın üzerine bırakmasını bekledim.. sırtım soğuk yastıkla buluştuğunda yeşillerim mavilikleri buldu. " Sana söylemiştim Leyla bir gün yanımda olacak diye o gün bugün.." derin bir iç çektiğinde ıslak saçlarıma dudaklarını bastırmıştı.. Belkide Leyla polis falandır o yüzden Kaya'nın yanındadır.. Leyla'ya baktığımda yüzünde zoraki bir gülümseme vardı.. sanki herşeyi mahfetmişim gibi bakıyordu. Kaya dolaptan çıkardığı kıyafetleri yatağın üzerine bıraktığında kaşlarım çatıldı. Bu evde tek yaşamıyormuydu kimindi o zaman. Yoksa Leyla'nınmıydı tamam bu cümle çok saçmaydı açlıktan nasıl düşüneceğimi şaşırdım " Ben Alâ'yı giydirne kadar ona tarhana çorbası yaparmısın." Kafamı geriye yasladığımda yan tarafıma oturmuş Leyla'ya bu cümleyi kurmuştu. Neydi bu kadın çalışan mı.. " Tabi yaparım bekliyorum sizi." Odadan hızla çıktığında gözlerim sevdiğim adamı buldu. Elleri ellerimi bulduğunda eğilip parmaklarımın üzerine dudaklarını bastırmıştı.. yavaşça ona yaklaşıp sarıldığımda parmaklarım ensesindeki saçlarını kavradı.. " Beni hiç bırakma Kaya ben...ben sensiz yapamıyorum sevgilim.." kokusunu içime çektiğimde gözlerim kapandı sırtımı yavaşça okşarken omzumda dudaklarını hissettim. " Seni asla bırakmayacağım geldin ya sana canım feda.." sesindeki özlem kalbimi yumuşacık yapmıştı.. yavaşca geri çekildiğimde yan taraftaki iç çamaşırını alıp bacaklarımdan yukarı çıkardı.. " Bunlar kimin." Dediğimde gözlerime parıltıyla bakındı.. " Hiç bir zaman senin toprağın altında olduğuna inanmadım sen yokken sanki yanımdaymışsın gibi davranmak acımı hafifletiyordu sevdiğim.." Sesi konuşması hepsini özlemiştim en çokta bu sözlerini.. dudaklarım kıvrıldığında üzerimi giyinip saçlarımı taramasını izin verdim.. sanki bir bebekmişim gibi dokunuyordu açıtmadan dudaklarını sık sık tenime bastırması kalbimin hızlandımasını sağlıyordu.. makine ile kuruttuğunda saçlarımdan sonra kendimi uzun zaman sonra ilk kez bu kadar temiz hissettim. Son kez boynuma bastırdığı dudakları ile sesini duydum. " Leyla 'yı sana daha sonra anlatacağım her şey gibi şu an tek şey özlemimi yatıştırmak.." Kafamı yavaşça sakladığımda sırtımı göğsüne yasladım sesizdim sessizdi sadece nefes alış verişleri ve kabimin sesi kulaklarımı dolduruyordu.. ****** Bir hafta sonra Zaman ne kadar hızlı geçiyordu..daha dün birbirimizi bulmuşken şimdi eskisi gibi olmaya çalışıyoruz.. belime sardığı kolunun altında güvendeyim.. bir hafta geçti o günün üzerinden ama hayla korkum var Atakan bir kez olsun karşımıza çıkmadı yakalanmadıda merak ediyorum.. bu zaman içinde Sareyi hiç aramadım aslında arayamadım çünkü ağır bir şekilde zatüre hastası oldum sağlıklı beslenem üşütmem her şey beni hasta etmişti bu zamanda sorgusuz sualsiz yanımdaydı her dakika nefesimi kontrol edip sevgisini aşılıyordu.. Boğazımın kuruluğu ile yutkunmaya çalıştım kafamı kaldırıp masanın üzerine baktığımda sürahi deki suyun bittiği fark ettim.. aşşağı gitmeye üşeniyorum.. bir kaç dakika öylece beklerken sırtımı yasladığım adamın sesi kulaklarımı doldurmuştu.. " Neden uyumuyorsun güzelim.." ona doğru döndüğümde burnumu burnuna sürttüm yavaşça.. ellerimi çıplak göğsüne yaslarken dudaklarım aralandı.. " Sürahide şu bitmiş aşşağıya gidip su alacağım." Dediğimde üzerimdeki yorganı onun üzerine attığımda benimle beraber oda kalkmıştı.. " Uyumamanın nedeni bu olamaz değilmi." Evet yaklaşık yarım saattir gözüme uyku girmedi sabahın ilk ışıkları odayı doldurmaya başlamıştı bile.. uyku düzensizliğimi nasıl düzene sokacağım bilmiyorum.. " Uykum gelmiyor ki ." Yataktan kalktığımda omuzlarıma bıraktığı hırkaya bakındım.. kollarımı içine geçirdiğimde fermuarını çekip ellerimi cebine sokuşturdum. "Dün akşam ilacını içmediğindendir gözümden kaçıyor sanma güzelim.." Üst üste ilaç içemiyorum o yüzden uyku ilacını içmedim her dakika yanımda olup a'dan z'ye herşeyimle ilgileniyordu yedirip uyutuyor ama uyumuyor bu aralar işlerindede sorunlar var yani benim yüzümden batıyor. Elimden tutup aşağıya indirdiğinde dolaptan su bardağı çıkarıp suyumu yudum yudum içtim.. bardağı tezgaha bıraktığımda sesini duymuştum.. " Doğum kontrol hapını içiyormusun?" Dediğinde gözlerimi gözlerinden kaçırdım.. o bir aile kurmak istiyor bende istiyorum ama bir çocuk doğuracak gücüm yok aklıma Batu geldi gece ağladığında biberon ile beslerdim bebeğimidemi biberon ile besleyeceğim ne kadar acı benim için kendimi yetersiz hissediyorum.. " Evet içiyorum." Derin bir nefes çekmişti içine.. " Sen benim hayattaki tek nefesimsin ne istersen o olur." Yanıma yaklaşıp saçlarıma dudaklarını bastığında kollarımı beline sardım.. onu üzmek istemiyorum ama olmuyor işte.. " Seni çok seviyorum Kaya çok." Göğsüne bastırdığım dudaklarım kıvrıldığında çenemi göğsün yaslayıp gözlerine baktım.. "Aile olmamızı istiyorsan benimle evlenmen gerekmiyor mu?" En son evlilik teklifinde kalmıştık kötü günleri geride bıraktığımıza göre ben onunla evlenmeyi istiyorum.. Erkeksi gülüşü kulaklarımı doldurduğunda avuç içleri yanaklarımı bulmuştu.. mavi gözlerinde ışıltı vardı aşk vardı.. " Benim karım olmanı herşeyden çok istiyorum bana ait olduğunu resmiyettede görünsün ama önce senin yaşadığını herkese söylemek böylece hiç bir engel kalmayacak..." Haklıydı ölü olarak biliniyordum onunla evlendiğimi söylerse inananlar gerçekten bu sefer delirdiğine inanır.. Ama herşeyden önce ablam.. ablamın karşısına çıkmam gerekiyor.. ***** Düşüncelerinizi bekliyorum canlarım 🎀 @Afranurata83 uzun zamandan sonra bu hikâyeye yorum ve oy yapıldı teşekkür ederim 🙃 morelim düzeldi ayol tabi bu mesajı ne zaman görüyorsun bilmiyorum eğer buraya kadar okumuşsan fav okuyucumsun 🌸 Bu arada Amber kokusu eserime göz atmayı unutmayınnn o bu hikâyeden daha can alıcı 😻

Bölüm sonu

1 yorum