İçeriğe geç

DÖVMECİ

Bölüm 46 · 8 dk okuma

DÖVMECİ

Bölüm 46

D/10

Rüzgarın etkisi ile uçuşan saçlarıma bakındım benim gibi yıpranmışlardı yeşillerim karşımdaki uçağa deydiğinde tanıdık bir sima ile karşılaştım. Roza.. gülümseyerek yanıma geldiğinde kollarını bedenime sarmıştı.. o kötü bir kadın değildi aç olduğumda karnımı doyururdu saçlarımı tarayıp kıyafetlerimi giydirirdi.. kollarımı beline sardığımda gülümsedim yavaşça.. " Seni oradan alamadan gidemezdim Alân ." Aksaanlı sesi ile konuşurken ismimi doğru telefuz edememine içim ısınmıştı, onun Alân'ı olmak güzeldi. " Teşekkür ederim Roza minnettarım sana.." minnettat çıkam sesim ile kollarımı bedeninden ayrılmıştım. Benim için çok şey yaptı şu an yaktığı ise bambaşkaydı benim hayatımı kurtarıyordu özgürlüğüme kavuşturuyor beni.. Gözlerime ışıltı ile bakındığında yanımıza gelen Sare ve Batu'ya deyindi gözlerim " Artık geçelim kimse gelmeden." Tedirgin sesi ile gözlerim etrafta gezindi bana rahat ol diyorlardı ama kendilerinde en az benim kadar tedirginlerdi birlikte uçağa bindiğimizde yerime geçip kemerimi bağladım.. ellerim titriyordu koruyordum ya herşey dahada berbat olursa.. Derin bir nefes aldığımda Batu'nun sesi kulaklarımı doldurdu kokuyordu oda dakikalar bir birini kovalarken uçağın kalkması ile kalbim dahada hızlı atmaya başlamıştı.. Gidiyormuyduk bitiyormuydu? " Sakin ol Alan kurtuluyoruz o şerefsizden." İnanmak istercesine baktı gözlerim... ***** " Uyan Alâ geldik." Kulağımı dolduran heyecanlı sesi ile gözlerim aralandı gelmişmiydik.. Sare'nin kollarında uyuyan Batu'ya değindi gözlerim etrafa bakındığımda Roza yoktu yerimden yavaşça kalktığımda kalbim sanki ağzımda atıyordu.. " Roza nerede?" Merdivenlerden inerken Sare'nin sesini duymuştum ama şu an ayaklarım sanki yere basmıyor gibiydi.. İstanbul.. burası titreyen ellerime bakındım heyecandanmıydı? Gözlerimin dolduğunu hissediyordum.. içimden saatlerce ağlamak geliyordu . Aylardır kendimi burada sanıyordum her gün bekledim her saat o pencerenin önünde bekledim herşeye rağmen.. şimdi burada olmak ona bu kadar yakın olduğumu hissetmem nefesimi kesiyordu... Duygularım darmadağındı korkuyordum ama heyecanlıydım.. kalbimin sesi kulaklarımı delicek gibiydi .. " Nereye gideceksin." Rozanın sesini duyduğumda ona doğru döndüm. Nereye gidecektim bir anda ablamın karşısına mı çıkmalıyım yada Kaya'nın evine mi gitmeliyim... Bilmiyorum ama aklım bana zamanla karşılarına çıkmasını söylüyor fakat kalbim... Kalbim bu özlemi sonlandır yoksa gerçekten hayattan kopacaksın diye sesleniyor.. hangisini dinleyeceğim.. Koluma sarılan parmaklar ile Sare'nin gözlerine bakındım. " Bence her şey için erken önce kendin hazır ol sonra istediğinin kişinin karşısına çık. O zamana kadar da bezimle kal sen bana oğlumu getirdin seni Kaya'ya teslim etmeden bırakmayacağım." Sadece kafamı sallamak ile yetindim önce sakinleşmek istiyorum.. sindirmek istiyorum ama bir an önce güvende olmak istiyorum ben...ben sanırım bundan sonrasını Kaya olmadan yapamayacağım buna gücüm olduğunu düşünmüyorum... " Gitmeden önce bir kere olsa bile onu görmek istiyorum." Bir süre gözleri üzerimde gezdindi nasıl görünüyorum bilmiyorum ama ruhum çoktan firar etmiş gibi.. " Olur . " Birlikte havaalanının çıkışına ilerlediğimizde önümüze gelen taxiye bindik.. yanımda eşyam yoktu sadece ben vardım.. alıp giden yolu izledim bir süre insanların meşguliyetini.. eskiden bu sahilde ne çok gezerdim.. her bir yere baktığımda kendimi görünüyorum farkında olmadan bu şehirin her köşesinde bir anı biriktirmişim... Hava alanının yukarısında ki restorandın yemekleri çok güzel.. sahilin oradaki cafe'de benim favori mekanından biriydi eskiden... Tanıdık bir sokağa gitmemiştik.. önümdeki cam kapanırken boğazıma oturan yumru ile baş başa kaldım.. Onu görmek nasıl hissettirir bilmiyorum ama çıkıp sarılmak istiyorum göz yaşı döküp kokusunda uyumak istiyorum.. Bir kaç dakika öylece izledim etrafı Sare'nin gösterdiği mekândan bir kadın çıkmıştı kapının önünde gülümseyerek bekliyordu müşterisimiydi yoksa.. benden sonra çok değişmiş mi nasıl biri olmuştur ki.. bir kaç gün sonra bir yılımız olacak onsuz geçen koskoca bir yıl.. şu an onunla olsaydım evimde olurdum kocasını işe uğurlayan bir kadın olurdum.. gözlerimden akan yaşlarım ile karşımda bir çift mavi gözleri gördüm.. nutkum tutuldu nefes almak güç oldu kalbim sanki göğüs kafesimi delip geçecekti.. Değişmemişti.. sadece sanki bir şeylerden soğumiş gibiydi.. parmaklarım camın üzerinde durduğunda bakmaya kıyamadım.. seni çok özledim Kaya..seni çok özledim...Arabanın hareket ettiğini fark ettiğimde gitmek istemedim sadece bir kaç saniye mi görecektim.. " Kuşkulanabilir Âlâ." Kuşkulansa ne olacak ki beni gördüğünde hatırlayacağı kesin mi. Ondan uzaklaşıyordum hemde bu kadar yakınken arkamı döndüğümde son kez bakındım ona sanki beni fark etmişti yada ben öyle sanıyordum ettafta gezinen gözleri karşındaki kadını buldu en sonunda... Kimdi ki o neden o kadın ona gülümseyerek bakıyordu? Gözlerime görünen görüntü ile kalbim sıkışıyordu.. o kadın Kaya'nın koluna heyecanlı şekilde sarılırken canım yanıyordu içimde uzun zamandır hissetmediğim bir his dolaşıyordu... **** Uzun bir yolculuktan sonra kafamı yasladığım yerden kaldırıp yeşillerimi etrafta gezindirdim.. o yerden kurtulmak bana özgürlüğümü vermişti.. istediğim zaman çıkmamı her şeyi kendi isteğimle yapmayı unutmuşum sanki.. önümüzdeki dört katlı apartmana bakındığımda gözlerim tedirginlikle gezindi bir yerlerden Atakan çıkıp gelecekmiş sanki. " İnelim hadi daha çok işimiz var." Sarenin sesi ile arabanın kapısını açtığımda kollarımı bedenime sardım hangi aydayız ki? saat kaç? Bugün günlerden ne? Habersizdim bunlardan derince yutkunduğumda birlikte binaya ilerleyip merdivenleri çıkmıştık. Üçüncü kata geldiğimizde Batu'nun sesi ile düşüncelerimden ayrıldım. " Ateşi var üşüttü sanırım." Kıyamam burnu kızarmıştı gözleri beni bulduğunda alt dudağını sarkıtıp gözlerini kapatmıştı içim gidiyordu bu oğlana küçük arkadaşım benim.. İçeri geçtiğimizde Sarenin eliyle gösterdiği odaya ilerledim.. salondu burası le koltuğu televizyonu yemek masası ile dolmuştu oda. Koltuğa geçerken gözlerim önüne gelen görüntüye engel olamadım..Neden beni bulmak için bir çaba sarf etmiyor.. yada sarf ettiği çabadan sıkılıp gerimi döndü..ben toprak altında değildim ki . Ama o bunu bilmiyor öldüğümü kabullenip devam mı ediyor hayatına.. " İsterseniz ben yemek yaparım." Rozanın sesi ile gözlerim onlara döndü.. " Zahmete girmeni istemiyorum ama Batu'ya Ilık bir duş aldıracağım hayır demem." Sarenin minnettar sesi ile Batu'ya gülümsedim. Onlar bir işin ucundan tutarken benim bir şey yapmamam bencillikti bence. " Bende sana yardım ederim Roza." Dediğimde anlaşmıştık yerimden kalktığımda başımın döndüğünü hissedebiliyordum iki gündür hiç bir şey yememiştim ve şu an açlıktan başım dönüyordu. " Biraz dinlen Alân ben yaparım yemeği." Yanıma adımlayıp koluma girdiğinde koltuğa uzanmamı sağlamıştı. Yan taraftaki örtüyü üzerime örttüğünde kafamı koltuğun yastığına yasladım. Keşke tek sorunum açlık olsaydı. Mideme giren krampların haddi hesabı yoktu başımın ağrısı bir yana kafamda dönüp dolaşan düşüncelerim ile gözlerimi kapadım.. İçimdeki merak hissi git gide büyüyordu kalbim canımı acıtıyordu her zaman ki gibi çaresizce beklerken gözlerim aralandı nasıl uyuyabilirim ki nasıl iyi hissedebilirim kendimi.. Ablam , Kaya .. ben nasıl karşılarına çıkacağım. Özlem duygusu ağır basıyordu göz yaşlarımın tekrar akmasını istemiyorum.. Kaya'nın karşısına çıkmak için kendimi hazır hissediyormuyum. Neden böyle düşünüyorum ki dirket karşısına çıksam özlemimi gidersem o beni bulamazken yanıma gelemezken ben bu kadar yakın olup gitmemem neden?. Derince yutkunduğumda yavaşça doğruldum. Kendimi hazır yada iyi hissetmiyorum doğru düşünüyormuyum bilmiyorum ben sadece şu an yalnızlığımı gidermek sarıp sarmalanmak istiyorum sadece ..kafamdaki düşüneceleri bir kenara atıp biraz olsa bile iyi hissetmek istiyorum... Derin bir nefes aldığımda yavaşça ayağa kalktım birşeyler için geç kalmak istemiyorum.. gerçekse gerçek... Kaya beni hatırlıyormu varlığım dan haberdar mı bunları bilmek istiyorum.. " Nereye gidiyorsun." Sare'nin sesi kulaklarımı doldururduğunda omuzlarımı dikleştirip gülümsemeye çalıştım. " Ben gitmek istiyorum herşeye bu kadar yakınken uzak kalmak istemiyorum... " Gözlerinde ki ifade anlayıştı önceden tanışaydık en iyi dostum olabilirdi ama şimdi gidersem belkide onu göremeyeceğim bir daha. " Sen nasıl istersen, dikkat et Atakan etrafımızda değilse bile olacak ve ilk geleceği yer Kaya'nın yanı olacak âlâ. " Kaçarak onuda tehlikeyle atacağımı düşünemedim ya Kaya'ya bir şey yaparsa.. erkenden gidip uyarmalıyım onu. Gözlerimi ondan alıp gelen Rozaya çevirdim bizi dinliyordu kapı pervazında.. " Sen mutluluğu hak ediyorsun Alân Kaya denilen adam nasıl bilmiyorum ama sendeki yeri büyük dikkat et bu..hayattaki tek şansın olabilir şansımız olabilir.." aksanlı konuşması ile fazla ciddi durmazdı ama şu an aksanı bile onu tatlı kılmıyordu ciddiyetinden. Hayattaki tek şansım olabilir ve ben bu şansı doğru kullanmalıyım sevdiklerim için. Kolları açıp Rozaya yürürken sıkça sarıldım ona.. annem gibi olmuştu neden Atakanın eline düştüğünü hiç söylemesede bir yarasının olduğunu hissediyorum... Boğazıma oturan yumru ile sol gözümden bir yaş firar etti.. geri çekilip saçlarımı okşamasını hissettim.. " Ağlama..sen benim küçük kardeşim gibi oldun onu kaybetmiştim yıllar önce onun yerinde geçip acılarımı unutturdun Alân.." söylediklerini duyduğumda ağlama hissini bastıramadım.. neden hayat bu kadar zor.. Yavaşça geri çekildiğimde arkamda olan kadına bakındım. Sare gördüğüm en güçlü kadınlardan biriydi.. korkusuzca yanıma gelip beni almıştı ona hayat borçluyum ben açtığı kolları arasına yerleştiğimde minnettar sesini duymuştum. " Bana küçük bebeğimi getirdin.. o evden çıktığında çok korkmuştum Batu'yu alamayacağın diye ama geri dönüp aldın ya...ben sana ne yapsam boş.." Küçük arkadaşım mı? Onu orada bıraksaydım kendimi asla affetmedim canımdan can giderdi.. o yüzden vicdanım rahat şimdi küçük arkadaşım annesinin yanında.. " Yeter ama ağlamayalım ömür boyu ayrılmayacağız ya herşey düzeldiğinde Atakan tutuklandığında tekrar birlikte olacağız canım." Roza bize ağlamayın diyordu ama yanağına düşen yaşları belli ediyordu kendisini.. Yavaşça geriye çekilip derin bir iç çektim herşey güzel olacak. Herşey iyi olacak. Herşey güzel olacak mı? Kendimi düşüremezdim kötü düşünecelerimi bir kenara bırakıp koridora ilerledim.. gitmeden son kez Batu'yu görmek istedim. " Batu uyuyor mu?" Sareye sorduğum soru ile yanımdan geçip yatak odasının kapısını açmıştı yatağın üzerinde elleri kıpırdanıyordu.. diğer çocuklara karşı gelişmeyen bir bebekti.. konuşması hareketleri.. anneden uzak kalmak böyle bir şey işte.. yanına yaklaştığımda gözleri beni buldu.. içim gitmedi değil anlamsız yere onun için ağlıyordum duygularım birbirine karışmıştı.. kollarım arasına küçük bedenini aldığımda saçlarına dudaklarımı bastırdım. " Seni çok sevdim küçük arkadaşım.." kulağına fısıldarken yatağa bırakıp doğruldum.. cenemdeki ıslaklığı sildiğimde Sare'nin uzattığı avucuna deydi gözlerim. "Lazım olur biraz para ve adres var." Yeşillerim minnetle tekrar baktı ne diyebilirim ki... Yavaşça avcundan aldığımda son kez onlar ile vedalaşıp evden çıktım Sare kendisinin bırakmasını istemişti ama kabul etmedim bu kadarı çok fazlaydı zaten yeterince yıpranmıştı oğluyla tam buluşmuşken bu saatlerini bozmak istemedim. Çağırdığı taxiyi beklerken kalbimin hızla attığını hissedebiliyordum..

***

Bir kaç gün girmiyorum uygulamaya girdiğimde eserlerime gelen oyları ve yorumları görmek istiyorum ama yok olmayıncada bölüm yazmak içimden gelmiyor bu hikâyeyi kısa kesip bitireceğim bu yüzden hoşçakall 🎀🤍

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.