Selamlarr * bu küçük yıldızı koyduğum yer alıntının başlangıcı ve sonudur aslında alıntıyı renkli yazacaktım fakat çizgi tekrar bozulmuş 🙃 beğenmeyi unutmayın ❤️ Alâ'dan İnanmak zor geliyor şu an heleki geçmişe bakınca bı hayli zor... Hayal gibi ama hissettiklerim hayal olmayacak kadar gerçekçi.. derince yutkunurken dikiz aynasından o kadına bakındım. Gözlerinde iki ifade görünüyordu biri korktuğunu diğeri ise güçlü durduğunu.. sanki bir zamanki ben gibi...korkumu yenmek isteyen ben gibi.. Kucağımda olan minik bebeğin annesiydi.. Sare.. ona güvenmiyorum ama içimden bir ses beni Kaya'ya götüreceğini umud ediyor.. evden ne kadar uzaklaştık bilmiyorum uzun bir süre olmuştu bir yerde inip hava almamıştık.. İtalyanın bir kentinden çıkıp diğerine yol alıyorduk.. Kurumuş dudaklarımı aralarken kafamı arabanın camına doğru çevirdim. " Nereye gidiyoruz." " Türkiye'ye gidiyoruz sen kafanı yorma.. Batu nasıl." Nasıl gideceğimizi bilmiyorum sadece ne şekilde olursa olsun gitmek istiyorum.. Gözlerim göğsüme yaslı olan küçük adama dediğinde gülümsedim.. " Uyuyor acıkmıştır şimdi.." dediğimde dudaklarının kırıldığını fark etmiştim dikiz aynasından. Yavaşça minik sırtını okşarken bebek kokusunu içime çektim.. kısa sürede benim küçük arkadaşım olmuştu.. " Roza nerede." Aklıma gelen soruyu sorduğumda cevabı bekledim kapıma geldiğinden beri Roza'yı görmedim şimdi ne yapıyor merak ediyorum. " Bizimle o bizi buradan götürecek." Gerçekten mi Roza bu kadar güçlü'müydü . Hafifçe camı açtığımda gözlerimi kapadım içimde kıpırdayan bu şey ne bilmiyorum korkuyorum ama çok heyecanlıyım huzuru hissediyorum ama gölgelenmiş bir huzur hissettiğim.. evden çıkarken bir adam vardı ne yapıyordu merak ediyorum benim çıktığımı anlamıştır şimdi çoktan Atakanın arkamızdan gelmesine neden olmuştur... Zaman geçtikçe geçiyor arabanın durduğunu hissettiğimde kapalı gözlerimi araladım.. " Şu markete gidip bir şeyler alacağım aşşağıya inme olur mu Âlâ. " Dediğinde kafamı sallamıştım sadece Batu hayla uyuyordu aç ve susuzdu kıyamam.. Arabadan inip markete ilerlediğinde etrafıma bakındım şehirden uzaktaydık tabelalarda şehirin çıkışına elli kilometre kaldığını gösteriyordu bu iyiydi.. market tarafına bakındığımda kimsecikler yoktu. Acaba şimdi ne yapıyorlardır.. Herkes seni öldü biliyor Türkiye'den birine senin hakkında bilgi vermem beni yakar..O adamın sesi kulaklarımda yankılanırken içime bir sıkıntı basıyordu. Benim hayatta olmadığımı mı sanıyorlar iyide neden. Aklıma Atakanın Kaya'dan intikam almak için bu yola başvurduğu geliyor..Atakandan hoşlandığım güne lânet olsun herşeyimi mahfetti onu kendi ellerimle hayatıma aldım.. dakikalar sonra Sare arabanın kapısını açtığında elindeki poşetleri yanıma koymuştu. " Batu'yu yatırırmısın altını değiştireyim." Yavaşça koltuğa yatırdığımda altını değiştirmişti bacakları hafiften kızarmıştı kıyamam canı çok yanıyordu. "Mamasını yedirirmisin?" Annesinin sesini duyduğumda gülümsedim.. " Yediririm." Kapımı kapatıp yerine geçtiğinde arabayı çalıştırıp sürmüştü yavaşça biberonu ağına veririken yutkunma sesi gülümsetmişti beni minikcikti çok masum herşeye karşı.. anlamıyorum nasıl bu kadar cani olabilirler bir bebeği annesinden nasıl ayrı bırakabilirler..Biberonun içindeki mamayı bitirdiğinde gözlerini kapatmıştı. Onu hafifçe sallayıp pışpışladığımda uykuya bırakmıştı kendini.Aslında kafamda dönüp dolaşan sorular vardı bunları söylemek istiyorum ama cevabı beni korkutuyor.. derince yutkunurken boğazımı temizleyip dudaklarımı araladım. " Kaya neden beni almaya gelmedi bunca zaman." Dediğimde sesimin titrememesine dikkat ettim. " Sana bazı şeyleri anlatmalıyım galiba ama merak etme her şey yoluna girecek... umarım.." Sondaki kelimesini fısıldamıştı bana ne anlatması gerekiyor neler oldu. Kaya ne yaşadı... Aklımda dolanan soruları uzun bir yol ile Sare açıkladı..ve galiba ben Türkiye'ye gitmekten korkuyorum.. " Şu an ablan arkadaşların Kaya herkes senin hayatta olmadığını sanıyor.. Kaya senin ölümün sonrası ağır bir depresyon denilmez ama aklını kaybedecek duruma geldi..ve bu Atakanın istediği bir şeydi hastane doktorlar hepsi planlı bir şekilde hazırdı geriye kalan şey ise Kaya'nın parçalanmasıydı.." Aklını kaybedecek duruma geldi.. Yüzümdeki ifade şaşkınlıktı nedeni belli herşeyin ama bu kadar büyük bir oyuna gerek varmıydı bilmiyorum sevdiğim adamın nasıl acılar içinde olduğunu bilmeden aylarca suçladım onu bir ara gerçekten beni unuttuğunu ve hayatına başka bir kadın aldığını sanmıştım ama o beni öylesine sevmişki bir akıl hastanesine yatacak kadar yıpranmış...Boğazımda oluşan yumruğu yutmaya çalışırken kulaklarıma gelen sesi dinledim.. " Senden özür dilerim Alâ bunca şeyi bilip sustuğum için seni ilk odada gördüğümde vicdanım sızladı biliyor musun ama mecburdum kucağında uyuyan bebeğim için mahkeme aracılığı ile yirmi yıl hapis yatacak kocam içindi herşey..." Kocası cezaevinde miydi.. düşününce sanırım ben olsam bende yapardım.. Çünkü göğsümde huzurlu şekilde nefes alan bu bebeğe her baktığımda kalbimde oluşan his tarif edilemez. Bunca zamandan sonra bir özür kurtarmayacak hayatımızı , gözlerinden akan yaşları görüyordum aynadan.. herşeye rağmen Kaya onu benim için göndermişti bunu bilmek içimde dolaşan bir sıcaklığa neden oluyordu .Boğazını temizlediğinde sesini duymuştum tekrardan.. " Kaya hastaneden taburcu oldu sensiz bir şekilde seni hatırlamaması hiç bir işe yaramadı biliyormusun.. o kendi işinin başına geçti azaktan bakılınca yıkılmaz görünüyordu her zaman ki gibi.. ve buda Atakanı rahatsız ediyordu. Atakan'ın amacı yıllar sonra senin canına kıyıp onun yanına göndermesiydi biliyor musun. Ve o zaman amacına ulaşırdı çünkü yıllardır kaybettiğin bir şey aslında yanındaymış ve bir an karşında buluyorsun bunun vicdan azabı öylesine büyüktü ki.." Kaya onun sevdiği kadını isteyerek hayattan koparmadıki..eğer o kaza olmasaydı belkide bunlar olmazıdı..Atakan sevdiğini kaybetti onunla birlikte vicdanını sevgisinide kaybetti..ama öfkesi hırsı ilk günkü gibi diri bazen odada iken yanıma geldiğinde gözlerindeki nefreti iliklerime kadar hissediyordum... O zaman aklıma eğer bende Kaya'yı kaybetseydim bu kadar zalim biri olurmuyum sorusu gelmişti.. bunun üzerine günlerce düşündüm benim hırsım kendime olurdu öfkemde kendime... Onu kaybetseydim sanırım nefes almak istemezdim... Gözlerimden akan yaşlarımı sildiğimde yavaşça nefes almaya çalıştım.. kurumuş dudaklarımı aralarken gözlerim camdan akan yolu deydi.. " Peki Kaya eskisi kadar beni...beni seviyor mu?" Kalbimdeki yeri derindi o benim sevdiğim adamdandan öteydi nefesim olmuştu.. gözlerim yavaşça kapandığında gözlerim önüne gelen görüntüler ile dudaklarım kıvrıldı... * " Bağcıklarını neden bağlamıyorsun anlamıyorum takılıp düşmekmi istiyorsun sen " Sitemkâr sesini duyduğumda omuzlarım düşmüştü ayaklarım şişmişti ve bağcıkları bağladığımda canım yanıyordu. Ama bunu ona söylemeyecektim beni eve gönderirdi o zamanda o dükkana gidemezdim erkenden.. sesimi tatlı çıkarırken dudaklarım aralandı.. "Daha evden çıkarken bağladım kendisi açılıyor ne yapayım yani sevgilim."uzun parmakları bağcıklarımı bağladığında uzattığı elini kavradım. Yavaşça ayağa kalktığımda sesini duymuştum.. " Bir şey demedim güzelim." Mavi gözlerine baktığımda gülümsedim sanırım hayattaki tüm şansımı bu adamda kullanmış olabilirim ve bundan pişman değilim. Belime doladığı kolu ile saçlarım arasına dudaklarını bastırırken iç çekiş sesini duymuştum ,bir şey demediği söylüyordu birde benimle takıldığını bildiğimden bende o yönde bir cümle ile karşılık vermiştim sevdiğime.. " Bu bir şey dememiş halin ise dediğini düşünemiyorum neyse gidelim de şu dükkanı temizleyelim daha çok işim var.." Alel acele çekiştirip dükkanın önüne getirirken uzaktan bakındım uzun zamandır böyle bir şey düşünüyordum ve şu an gerçekleşmesi beni heyecanlandırıyordu. " Umarım her şey iyi gider Kaya." Göğsündeki elim gövdesini sarınca kafamı göğsüne yasladım kollarımı bedenimi saniyeler sonra bulurken sesi kulaklarımı doldururdu. " Merak etme kar tanem tabloların satılmaz ise hepsini ben alırım." Kıkırdarken kafamı yavaşça kaldırıp gözlerimi mavi gözlerine denk getirdim.. satılmaz ise onun alacağına eminim yaptığım her tablonun aynısı zaten onda vardı . " O zaman bir fırçaya yirmi bin alırım." Alayla konuştuğumda gözlerime bakındı bir süre. Parmakları yüzümü kavradığında gülümsedim sesi kulaklarımı doldururken içimde ona karşı olan bu heycanı yenemeyeceğimi anlamıştım. " Feda olsun yirmiler.." * Yeşillerim akan yolu tekrar gördüğünde özlemin ne kadar kötü bir şey olduğunu anladım.. nedenini bilmiyorum ama canım yanıyor onu göremediğimden değil ama.. derin bir iç çektiğimde onun beni eskisi kadar hissetmesini istedim beni unuttuysa bir daha nasıl eskisi gibi olabiliriz ki bana tekrar balonlar alır mı? Üşüdüğümde ellerimi Isıtırmı ? yada mavi gözleri eskisi kadar sevgiyle bakar mı bilmiyorum... belki beni bir daha hatırlamayacak yada şu an hayatında biri vardır belki benim yerimi alan.. işte bu yüzden korkuyorum gitmekten.... Kendimle tartışırken Sarenin sesi kulaklarımı doldurmuştu. " Bilmiyorum Alâ her şeyi oraya gidince öğreneceğiz.." Oraya gidince öğreneceğiz...ne olacak peki nasıl şu an ne yapıyor aklımdaki düşünceler ile gözlerimi kapatıp biraz olsa bile ara vermeye çalıştım herşeye..
Bölüm 45
D/09
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.